# Genel Kurul konuşması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Mesut Özakcan (CHP, Aydın)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim
- **Tarih:** 6 Temmuz 2004
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mesut-ozakcan-22-2004-07-06

> Mehmet Mesut Özakcan (CHP), 6 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 1.168 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET MESUT ÖZAKCAN (Aydın) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 616 sıra sayılı Belediyeler Kanunu Tasarısının 16 ncı maddesinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, yerel yönetimler deyince, kuşkusuz, akla, öncelikle belediyeler gelmektedir ve bu da kaçınılmazdır; çünkü, ülke nüfusumuzun önemli bir kısmı belediyelik alanlarda yaşamaktadır. Belediyelerin tabi olduğu yasalar güncel ihtiyaçlara cevap vermemektedir. Kentsel yapının ve ihtiyaçların değişimine karşın, yerel yönetimlere yönelik çıkarılan yasaların oldukça eski tarihlere dayanması, yereldeki değişime uygun yeni yasal düzenlemeleri zorunlu kılmaktadır.

Merkezî idarenin, belediyeler üzerinde Demokles'in kılıcı gibi sallanan ağır vesayet yetkisi söz konusudur ve bu durum, belediyelerin hareket alanını giderek daraltmaktadır. Kendi kaynaklarını yaratan, ihtiyacına cevap verecek kaynakların aktarıldığı, kendini yöneten belediye yapısı halen kurulamamıştır; bu düzenlemelerle de kurulamayacaktır. Merkezden belediyelere aktarılan paylar yetersizdir ve bu payların dağılımında bile çeşitli yöntemlerle yıllardır partizanlıklar yapılmakta, muhalif olan belediyeler cezalandırılmakta ve yerel yönetimler arasında yapılan ayırımcılık belediyeler arasındaki dengesizlikleri artırmaktadır. Bütün bu gelişmeler sonucu kentsel yapı bozulurken, kentsel hizmetler de istenilen düzeyde verilememektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önümüze gelen "yerel yönetimler reformu" adı altındaki bu yasalar, düzenlemeler, ülkemizin, ulusumuzun onlarca yıllık geleceğini şekillendirecek önemli yasalardır. Belediyeler Kanunu Tasarısı da, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı esas alınarak hazırlanmıştır. Oysa, bu tasarı, pek çok hükmüyle Anayasaya aykırılıklar içermektedir. Aynı mantıkla ele alınan Belediyeler Kanunu Tasarısında da doğal olarak Anayasaya aykırı düzenlemelere yer verilmiştir. İl Özel İdaresi Kanununda, Belediyeler Kanunu Tasarısında ve Büyükşehir Belediyeleri Kanunu Tasarısında çok sayıda yetki ve görev tekrarı bulunmaktadır. Böyle bir düzenleme, tasarılar yasalaştığında pek çok bürokratik işlemin doğmasına, yetki ve görev karmaşasına ve kavgasına sebep olacaktır.

Değerli milletvekilleri, şunu belirtmek gerekir ki, Belediyeler Kanunu Tasarısı da, bundan öncekiler gibi, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı, İl Özel İdaresi Kanunu ve önümüzdeki günlerde gelecek Büyükşehir Belediyeleri Kanunu Tasarısı gibi tümüyle katılımdan uzak, çoğulcu, katılımcı demokrasi anlayışımızdan uzak, geniş halk kesimlerinin, üniversitelerimizin, siyasî partilerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın, yerel yönetimlerimizin, sendikalarımızın katkı ve katılımlarından uzak bir şekilde hazırlanmıştır; dolayısıyla, toplumsal bir mutabakat söz konusu olamadığı için, demokratik bir katılım süreci söz konusu olmadığı için, yasaların yapılanma gerekçeleri olarak sunulan demokratiklik, şeffaflık, katılımcılık gibi iddiaların gerçekçi olmadığı, hazırlık süreçlerinde gösterilen yaklaşımlarla ortaya çıkmıştır.

Değerli arkadaşlar, yerel yönetimlere yönelik hazırlanan bu tasarılar yanında, önemli tasarı olarak, belediye ve il özel idareleri gelirleri kanunu tasarısı henüz kamuoyuna açıklanmış değildir. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi iddiasıyla hazırlanan bu yasa tasarılarıyla, yerel yönetimlerin bu hizmetleri yerine getirecek malî olanaklara sahip olup olmayacağı net bir şekilde belli değildir.

Belediyeler Kanunu Tasarısının genel gerekçesinde "belediyeler, sorumluluklarında bulunan hizmetleri görmek için yeterli kaynaklara da sahip değillerdir" denilmektedir. Yerel yönetimlere devredilen alanlar itibariyle, genel bütçelere bakıldığında, yerel yönetimlere önemli oranda kaynak aktarımının yapılması gerektiği görülmektedir. Bunun yapılmaması durumunda, yerel yönetimlere, belediyelere, borçlanma, özelleştirme dışında seçenek bırakılmayacaktır. Bu yasalar görüşülürken, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısının 10 uncu maddesinde yer alan "mahallî idarelere yetki, görev ve sorumluluklarıyla orantılı gelir kaynakları sağlanır" ifadesinin ne ölçüde yerine getirileceğinin de bilinmesi, dolayısıyla, bu paket yasaları içerisinde belediye ve il özel idareleri gelirleri kanunu tasarısının da bulunması gerekirdi; böylelikle, tasarılar bütünlüklü olarak ele alınmış olur, ne yaptığımızı bilerek, görerek ortaya koymuş olabilirdik.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Belediyeler Kanunu Tasarısına baktığımız zaman, büyükşehir belediyesi, il özel idaresi, yetki, imtiyaz, görev ve sorumluluklarında örtüşen birçok benzerlik bulunmaktadır; kimin, neyi, nasıl yapacağının ayrıntılı olarak sınırları belli değildir. Değerli arkadaşlar "iki ebeli çocuk şaşı doğar" diye hepinizin bildiği bir halk deyimi vardır. Eğer, bu yasalar Anayasa Mahkemesinden dönmez ve bu şekliyle uygulanacak olursa, vatandaş da, yerel yönetimler de ne yapacağını şaşar hale gelecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; belediyelerin sorumlulukları, görevleri, yetki ve imtiyazları arasında, hizmetlerin özel kişi ve kurumlar tarafından yaptırılmasına olanak sağlayan "kurdurmak", "işlettirmek", "yaptırmak" ifadeleri hemen her maddede yer almaktadır. Bu düzenlemeyle, kamusal nitelikli hizmetler, yerel yönetimler tarafından değil, özel sektöre yaptırılacaktır.

Belediye meclisinin görevleri arasında, belediyeler adına imtiyaz verilmesine ve belediye yaptırımlarının yap-işlet veya yap-işlet-devret modeliyle yapılmasına, belediyeye ait şirket, işletme ve iştiraklerin özelleştirilmesine karar vermek de sayılmaktadır. Belediyeler Kanunu Tasarısında, belediyelerin görev ve sorumlulukları içerisinde "belediye, öncelikle, imar, su ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık, zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans, şehiriçi trafik, defin ve mezarlıklar -bunun altını çizerek tekrarlıyorum; defin ve mezarlıklar- ağaçlandırma, park ve yeşilalanlar, konut, kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor, sosyal hizmet ve yardım, evlendirme, meslek ve beceri kazandırma, ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır" denilmektedir.

Değerli milletvekilleri, tabiî ki, il özel idareleri, büyükşehir belediyeler ve belediyeler ve gelirleriyle ilgili yasa tasarıları, bir bütünün parçalarıdır; bunların hepsini de bir paket olarak değerlendirmek durumundayız.

Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumluluklarının yer aldığı 7 nci maddeye bakarsak, 7 nci maddenin fıkraları, bentleri, alfabenin (z) harfine kadar gitmektedir. Aynı 7 nci maddede "ilçe ve ilk kademe belediyelerinin görev ve yetkileri şunlardır" denilerek, (e) bendinde "defin ile ilgili hizmetleri yürütmek" ifadesi yer almaktadır. Bu 7 nci maddenin (s) bendinde, büyükşehir belediyesinin görev ve yetkileri içinde "defin ile ilgili hizmetleri yürütmek, mezarlık alanlarını tespit etmek, mezarlıklar tesis etmek ve işletmek, işlettirmek" hükmü yer almaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aynı madde içerisinde, büyükşehir ile ilçe ve ilk kademe belediyeleri arasında bu görev ve sorumluluklar örtüşmekte; ancak, büyükşehir belediyesinin, fazladan, "mezarlıkları tesis etmek ve işletmek, işlettirmek" gibi bir yetkisi bulunmaktadır.Yani, mezarlıkları işletme haline getirir ve işlettirirseniz, elbette, mezarlığı işleten, kâr amacıyla size hizmet sunacak, ömrü, açlık sınırının altında, zorluklarla geçmiş vatandaşın, cenazesi bile müşteri muamelesi görecektir; yani, vatandaşın, dirisi değil, ölüsü de müşteri haline getirilmiş olacaktır. Sosyal devletin yok edilişinin çok somut bir örneğidir bu.

Değerli arkadaşlar, tasarının bir önceki maddesinin son fıkrasını da özellikle vurgulamak, buna dikkatleri çekmek istiyorum. "Belediye vergileri, resimleri, harçları ve proje karşılığı borçlanma yoluyla elde edilen gelirleri, şartlı bağışlar ile kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları haczedilemez" denilmektedir.

Bu hükümden, belediyelerin kamu hizmetlerinde fiilen kullanılmayan mallarının haczedilebileceği anlaşılmakta. Bu hüküm, yerel yönetim sisteminde iflas kurumunun önünü açacak bir düzenlemedir. 1580 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin 7 nci fıkrasında yer alan düzenlemede, haczedilebilirlik için, doğrudan doğruya kamu hizmetinde kullanılmama ve akar, gelir getirmeme koşulları birlikte aranmaktadır. Tasarıdaki düzenlemenin bu şekilde düzeltilmesine ihtiyaç vardır.

Yine o son fıkradan bir önceki fıkrada, "Belediye mallarına karşı suç işleyenler devlet malına karşı suç işlemiş sayılır" ifadesi yer almakta. Şimdi, belediyenin malına karşı bir suç işlendiğinde "devlet malı" olarak nitelendiriliyor; ama, kullanılmayan mallar haczedilebiliyor; yani, devlet malının haczinin önü açılıyor. Aynı madde içerisinde bu çelişkiler yaşanıyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabiî ki, bu tasarılarla, yerel yönetimlere, belediyelerimize, yetkiler, sorumluluklar, kaynaklar aktarılacaktır. Burada önemli olan, zihniyetin de değişmesidir.

Bakınız, bundan onbeş gün kadar önce, Aydın İlimizin Karacasu İlçesinin Geyre Beldesiyle ilgili bir olay yaşadım. Hepinizin bildiği gibi, Geyre Harabeleri olarak da bilinen Aphrodisias Antik Kenti, bizim bölgemizde turistlerin en çok ziyaret ettikleri bir uğrak yeridir.

Belediye, kendi ismiyle anılan bu antik kentte otopark ve tuvaleti işletme talebinde bulunmuş; fakat, Bakanlığımız, bunun işletmesinin Bakanlık tarafından yapılacağını bildirerek, ücretlerin belirtilip, biletlerin bastırılıp gönderileceği ifade etmiştir.

Otoparklarda, örneğin, otobüslerden 10 000 000, minibüslerden 6 000 000, otomobillerden ise 4 000 000 TL otopark ücretinin alınmasına diye, Döner Sermaye İşletme Merkez Müdürlüğü karar almış ve makama, Sayın Bakanın onayına sunmuş ve Sayın Bakanımız da onaylamışlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Mesut Özakcan (CHP, Aydın). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 6 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mesut-ozakcan-22-2004-07-06 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
