# Büyükşehir belediyeleri kanunutasarısı (s.s.619)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Mustafa Açıkalın (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim
- **Tarih:** 9 Temmuz 2004
- **Gündem:** BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ KANUNUTASARISI (S.S.619)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mustafa-acikalin-22-2004-07-09-buyuksehir-belediyeleri-kanunutasarisi-s-s-619

> Mehmet Mustafa Açıkalın (AK Parti), 9 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ KANUNUTASARISI (S.S.619)); konuşma 1.951 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET MUSTAFA AÇIKALIN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Büyükşehir Belediyeleri Kanunu Tasarısı üzerinde, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün görüşeceğimiz Büyükşehir Belediyeleri Kanunu Tasarısı, mahallî idareleri doğrudan düzenlemeye yönelik olarak görüştüğümüz tasarılardan üçüncüsü.

Türkiye, bundan, aşağı yukarı yirmi yıl önce büyükşehir belediyesi statüsüyle ilk defa tanıştı. O günden bugüne kadar olan uygulamada da, esasen, bu projenin belediyeleri yönetmede uygun bir proje olduğu görüldü; ancak, takdir edileceği üzere, zaman içerisinde değişen ihtiyaçlar ve gelişen şartlar karşısında hem Belediye Kanununda hem de Büyükşehir Belediyesi Kanununda değişiklik yapmak zarureti hâsıl olmuştur.

Gerçekten, hükümetimiz, bu tasarıları Meclise sunmakla, hem Anayasanın mahallî idarelerin daha çok güçlendirilmeleri gerektiği amir hükmüne hem de Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına uymak istemektedir.

3030 sayılı Kanunun, görev ve yetki paylaşımını objektif olarak tayin etmemesinin, yönetim kademelerindeki işbirliğinde zafiyet, bir bakımdan yanlışlık veya eksiklik olarak görüleceği ifade edilirse de, büyükşehir belediyeleri hâkimiyette olması itibariyle, birtakım zafiyetleri bünyesinde bulundurmaktaydı.

Merkezî idare bundan böyle genel görevli veya genel yetkili olmayacaktır, merkezî idarenin görevleri kanunda sayılacaktır; ancak, mahallî idareler ve belediyeler, mahallî müşterek ihtiyaçlar konusunda genel yetkili olacaklardır; bu kanun tasarısının getirdiği ana konsept budur.

Büyükşehir Belediyeleri Kanunu Tasarısında da -gerek 3030 gerekse 1580 sayılı Kanunlardaki gibi- belediyeler ve büyükşehir belediyeleri arasındaki ilişki aynen muhafaza edilmiştir; yani, Belediye Kanununun Büyükşehir Belediyeleri Kanununa aykırı olmayan hükümleri büyükşehirler hakkında da uygulanacaktır.

Sayın milletvekilleri, bu kanun tasarısının incelikleri ve özellikleri hakkında bilgi vermeden önce, izninizle, Türkiye'de kurulmuş bulunan birtakım istatistikî bilgiler sunmak istiyorum.

Malum, ülkemizde toplam 3 215 adet belediye bulunmaktadır. 16 büyükşehir belediyesi, büyükşehir bünyesi içerisinde 58 adet ilçe belediyesi, 31 adet alt kademe belediyesi, 792 adet ilçe belediyesi, yani, büyükşehir bünyesi dışındaki ilçe belediyesi, 2 250 adet de belde belediyesi vardır.

Nüfusları itibariyle kademelendirmeye baktığımızda; 5 000 nüfusun altındaki belediyeler 2008 adetle, toplam belediyelerin aşağı yukarı yüzde 62'sidir. Nüfusu 10 000'e çıkardığımızda, 558 belediyenin de ilavesiyle, toplam belediye sayısı 2 566'ya çıkmakta; yani, 3 215 belediyenin 2 566'sının nüfusu 10 000'in altında bulanmaktadır; bu da toplam belediyelerin yüzde 80'idir. Bu belediyeler, ülke nüfusunun ancak yüzde 12'sini iskân etmektedir.

Büyükşehir belediyeleri, söylediğim gibi, 16 adet; fakat, büyükşehir belediyeleri içerisinde barınan nüfus, toplam nüfusun aşağı yukarı üçte 1'i, yüzde 33 mertebesindedir. Ülkemizde, belediye sınırları içerisinde yaşayan nüfussa yüzde 80 civarındadır; yüzde 20 nüfus, belediyesi bulunmayan yerleşim yerlerinde iskân edilmiş bulunmaktadır.

Çalışanlar açısından baktığımızda, belediyelerde istihdam edilen personel sayısı şöyledir: Aşağı yukarı 200 000 civarında memur, 110 000 civarında işçi istihdam edilmektedir. Büyükşehir belediyelerindeki memur istihdamı, toplam memur istihdamının yüzde 10'udur; yani, 22 000 civarındadır.

Buradaki çarpıklığa dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Ekonomik olmayan ölçekte kurulmuş bulunan çok sayıdaki belediyeler sebebiyle, büyük ölçüde kaynak israfı bulunmaktadır. Oysa, çağın gidişi, büyük ölçekte, fakat az sayıda yönetilebilir ekonomik kaynaklara sahip belediyelerin kurulmasıdır.

Bu bilgilerden sonra, izninizle, Büyükşehir Belediyeleri Kanunu Tasarısı hakkında bilgi vermek istiyorum. Mahallî idareleri düzenleyen bütün kanunlarda, Büyükşehir Belediyeleri Kanunu Tasarısında anafikir, merkezî idarenin vesayet yetkisini, vesayet denetimini asgarîye indirmek olmuştur. Bununla alakalı olarak tasarı metninde düzenlemeler vardır. Mesela, meclis kararlarının vali onayı olmadan yürürlüğe girmesi hükmü kaldırılmıştır. Tayinler, genel sekreter dahil, tamamen büyükşehir belediyesi tarafından yapılmaktadır. Yazışmalar doğrudan belediyeler tarafından yerine getirilecektir. Aynı şekilde, norm kadroya uygun olmak şartıyla, büyükşehir belediyesi bünyesindeki birimlerin kurulması, kaldırılması ve birleştirilmesi, merkezî idarenin herhangi bir kararına ihtiyaç olmadan, doğrudan belediye meclisi tarafından alınacak kararla gerçekleştirilecektir.

Bu tasarıyla, ilk defa, büyükşehir belediyelerinin kurulmasına birtakım objektif şartlar getirilmiştir. Nedir onlar; birinci olarak nüfus şartı getirilmiştir. Nüfus şartı, hükümetin gönderdiği tasarıda 1 000 000 idi, komisyonda 750 000'e indirilmiştir. Buradaki müzakerelerde çıkacak netice ne olursa... Bu, objektif bir şarttır ve ilk defa getirilmektedir. Aynı şekilde, nüfusun 750 000 olması dışında, beldenin fizikî yerleşim durumu, ekonomik gelişmişlik düzeyi de dikkate alınacaktır. Bundan ayrı olarak, belediye sınırları içerisinde ve bu sınırlara en fazla 10 000 metre uzaklıkta olma -son sayıma göre nüfusu 750 000'den fazla olan yerlere- şartı getirilmiştir. Demek ki, üç tane objektif şart getirilmiştir.

Bilindiği üzere, bundan önce, büyükşehir belediyeleri kanunla kurulmuştur. Bugün, 12 000 000 nüfuslu bir yerleşim yeri de büyükşehir statüsündedir, buna mukabil, 300 000 nüfuslu bir belde de büyükşehir statüsündedir.

Nüfus kriterini dikkate aldığımızda, bugün aşağı yukarı 6-7 belediye bu nüfus kriterini taşımamaktadır; ancak, takdir edileceği üzere, bunların statüsünde herhangi bir değişiklik olmayacaktır.

Büyükşehir belediyelerine katılmada kanunî zorunluluk ortadan kaldırılmıştır. Aynı il sınırları içerisindeki belediye ve köy tüzelkişilikleri, talep etmeleri halinde ve büyükşehir belediye meclisinin de kararı olumlu çıktığı takdirde, büyükşehir belediyesine katılabilecektir.

Bundan ayrı olarak, imar ve altyapı zaruretleri dolayısıyla, büyükşehir belediye meclisi kararıyla, İçişleri Bakanlığının teklifiyle ve Bakanlar Kurulu kararıyla, yine, büyükşehir belediyesine katılım gerçekleşebilecektir.

Arz ettiğim gibi, bu tasarıyla, hem büyükşehir belediyesinin hem de büyükşehir belediyesi bünyesinde bulunan ilçe ve ilk kademe belediyelerinin görev ve sorumlulukları sayılmıştır. Bunları şöyle özetleyebiliriz:

Birinci olarak, büyükşehir belediyesi, stratejik planı yapacak, yıllık hedefleri koyacak ve yatırım programlarını yapacaktır.

Bunun dışında, 1/2 000 ile 1/25 000 arasındaki her ölçekte nazım imar planını yapacaktır. Burada, bir yenilik olarak, nazım imar planının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde uygulama imar ve parselasyon planlarını yapmayan bünyesindeki ilçe ve ilk kademe belediyelerinin yerine kaim olmak üzere, uygulama imar ve parselasyon planlarını yapma yetkisini elde etmektedir. Bilindiği üzere, bundan önce, maalesef, ilçe belediyeleri imar planlarını yapmamakta, parselasyon planlarını büyükşehir belediyesinin tasdikine sunmaktaydı. Bu zaruret, yani, bir yıllık bir süre içerisinde bu vazifeyi ifa etmeme durumunda getirilen müeyyide, ilçe belediyelerini, daha iyi bir yerleşmeye imkân vermek üzere, imar planlarını yapmaya zorlayacaktır.

Büyükşehir belediyelerinin önemli görevlerinden biri, ulaşım anaplanını yapmaktır; toplutaşıma hizmetlerini planlamak, koordine etmektir.

Büyükşehir belediyeleri, coğrafî ve kent bilgi sistemini üretecektir.

Tarım alanlarını ve su havzalarını koruyacaktır.

Katıatık yönetim planını yapacaktır ve bunların depolanması, bertaraf edilmesine ilişkin hizmetleri ifa edecektir.

Kültürel hizmetlerden olmak üzere, kütüphane, müze ve spor, dinlence, eğlence ve benzeri yerleri yapacak veya yaptıracaktır.

Doğal afetlerle ilgili olarak hazırlıklar yapacak, her ölçekte plan yapacaktır.

Merkezî ısıtma sistemi kuracaktır.

Detayları tasarıda yazılıdır, bunları daha fazla okumak istemiyorum. Bundan sonra da ilçe ve ilk kademe belediyelerinin görevleri gelmektedir.

Burada önemli bir yenilik ve değişiklik de şudur: Belediyeler, bu hizmetleri, hem kendileri yapacaklardır -mesela, imar planını- hem de yaptırabileceklerdir; yani, kendi bünyesindeki personele yaptırabilecekleri gibi, sayılmış bulunan görevlerin önemli kısmını, dışarıdan mal ve hizmet satın almak suretiyle yaptırabileceklerdir. Bu, önemli bir yenilik ve değişikliktir.

Büyükşehir belediyesi bünyesinde "AYKOME" ve "UKOME" kurumları muhafaza edilmiştir. Bilindiği üzere, AYKOME, altyapı koordinasyon merkezidir. Burada, bir yenilik olmak üzere, özelleştirme planına uygun olarak, altyapı hizmetinden sorumlu bir özel kuruluş bulunduğu takdirde, o da AYKOME'nin üyesi kılınmıştır. Bilindiği üzere, telekomünikasyon hizmetleri özelleştirme aşamasındadır. Şehirlerde, doğalgaz dağıtım hizmetleri, önemli ölçüde ihale edilmektedir. Altyapı hizmeti veren bu kurumlar da, bundan böyle, AYKOME'de temsil edileceklerdir.

AYKOME üyesi bu müesseseler ortak yatırım programı hazırlayabilirler. Bu durumda, bu hizmetin gerektirdiği, bu yatırımın gerektirdiği fonları altyapı yatırım hesabına tevdi edeceklerdir. Burada, bir yenilik olarak, yeterli ödenek bulunmadığı takdirde, bir koordinasyon bozukluğu olduğu takdirde, büyükşehir belediyesi veya ilgili kuruluş, yeterli ödeneği kendi fonlarından karşılayacak ve ilerideki ödemelerle mahsuplaşma gerçekleşecektir.

Yine, büyükşehir bünyesindeki önemli kurumlardan bir tanesi UKOME'dir. UKOME, büyükşehir dahilinde ulaşım ve trafik hizmetlerinin tek elden yönetilmesine yönelik olarak kurulmuş bir müessesedir. Bu müesseseye şehirde ulaşım hizmeti veren kamu ve özel sektör temsilcileri iştirak etmekte, kararlarda söz sahibi olmaktadırlar. Büyükşehirde buna paralel hizmet veren il trafik komisyonunun yetkileri UKOME'ye devredilmiştir. Böylece, bugüne kadar, il trafik komisyonu ve UKOME arasındaki hizmet mükerrerliği, karar mükerrerliği sona erdirilmiş bulunmaktadır. Aynı şekilde, Karayolları Trafik Kanununun bu kanuna aykırı hükümleri uygulanmayacaktır.

Meclis komisyonlarına baktığımızda, komisyonların çalışmalarına süre ve zaman tahdidi getirilmiştir. Büyükşehir belediyelerinde en çok çalışan, en çok hizmet üreten komisyon olan imar komisyonu 10 gün, diğer komisyonlar 5 gün çalışacaktır. Bu komisyonlar, bu süre içerisinde, kararlarını meclise sunmadıkları takdirde, meclis başkanının resen bu kararları gündeme alma yetkisi bulunmaktadır. Bunu da, meclis çalışmalarına ve özellikle komisyon çalışmalarına hız kazandırmak bakımından önemli bir değişiklik olarak takdirlerinize sunuyorum.

Bu tasarıyla encümenin yapısı değiştirilmiştir. Bilindiği üzere, daha önce uygulanmakta olan kanunda, encümen tamamen atanmış görevlilerden oluşmakta iken; bu tasarı, 5 artı 5; 5 atanmış, 5 de seçilmiş üyenin encümende görev almasını düzenlemiş bulunmaktadır. Esasen, İhale Kanununun getirdiği düzenlemeler çerçevesinde, encümenin de yetki ve fonksiyonu değişmiş bulunmaktadır. Meclis tamamen karar organı statüsü kazanmış, encümenin yürütme organı olma vasfı öne çıkmıştır.

Elbette, belediye başkanı, belediyenin başı ve tüzelkişiliğin temsilcisidir. Burada, belediye başkanlarının, bundan böyle siyasî partilerin genel idare kurulu ve parti meclisinde görev alabilecekleri; ancak, genel merkez yönetim ve denetim organları ile il, ilçe, belde teşkilatında görev alamayacakları; aynı şekilde, profesyonel spor kulüplerinin başkanlığını yapamayacakları ve yönetimde bulunamayacakları tarzında bir düzenleme getirilmiş bulunmaktadır.

Belediye başkanlarının görevden alınmasında, belediye meclisinin feshini gerektiren sebeplerle görevden alınmasında Danıştayın kararı gerekli bulunmaktadır.

Bu tasarıyla, memurları çalışmaya teşvik etmek bakımından, toplam personel adedinin yüzde 10'unu geçmemek üzere çalışanlara 2 ikramiye verilmesi öngörülmüş bulunmaktadır. Takdir edileceği üzere, memurun tamamına ikramiye vermek teşvik fonksiyonunu yerine getirmez. Bu ikramiyeden istifade etmek isteyen personel, memur, teşvikin gereğini, icabını yerine getirmek zaruretinde olduğunu hissedecektir.

Büyükşehir belediye gelirlerine ilişkin olarak getirilmiş bulunan yenilik ve değişiklik şudur: Büyükşehir belediyesinin kurulu bulunduğu ildeki toplam vergi hâsılatının yüzde 4,1'i büyükşehir belediyelerine gelmekteyken, bu tasarı büyükşehir belediyesinin gelirlerini artırmakta, bunu yüzde 5'e çıkarmaktadır. Aynı şekilde, bu yüzde 5'in dağılımına ilişkin olarak büyükşehir belediyeleri arasındaki adaletsizliği giderici düzenleme yapılmıştır. Daha önceki uygulamada o ilde toplanan vergilerin yüzde 40'ı doğrudan o büyükşehir belediyesine, yüzde 60'ı havuza gitmekteyken, yeni düzenlemeyle bu oranlar yüzde 75 ve yüzde 25 olarak tanzim edilmiştir. Yani, büyükşehir belediyesinin kurulu bulunduğu ildeki toplanan vergi hâsılatının yüzde 75'i doğrudan doğruya o il büyükşehir belediyesine, yüzde 25'i havuza gidecektir.

Belediyelerin borçlanmasıyla ilgili olarak bu kürsüden çok şey gündeme getirildi. Şuna dikkatinizi çekmek istiyorum: Bugüne kadar belediyelerin borçlanmasına ilişkin olarak hiçbir yasal düzenleme bulunmamaktaydı. İlk defa hükümetimiz belediyelerin borçlanmasına sınır getirmektedir. Bu sınırlama düzenlemesine, Belediye Kanununda değişiklik yapılmak suretiyle borçlanmada getirilmiş bulunan bu tahdide, büyükşehir belediyesi de dahil olmak üzere bütün belediyeler riayet etmek zorundadırlar.

Nedir getirilmiş bulunan sınırlama; birinci olarak, dışborçlanma, ancak, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanuna uygun olarak ve yatırım programında yer alan yatırımların finansmanı amacıyla yapılabilecektir.

Aynı şekilde, tahvil ihracı, yatırım programında yer alan yatırımların finansmanında kullanılabilecektir. Tahvil ihracı, esasen, 1580 sayılı Kanunda da belediye gelirleri arasında sayılmış bir gelir unsuru idi; bu bir yenilik değildir. Burada, ilk defa tahvil getiriliyor, belediyelere, borçlanma yöntemi olarak; özellikle komisyonda tenkit edilmiştir. Arz ettiğim gibi, bu, esasında, 1580 sayılı Kanunda da bulunan bir gelir tarzıdır belediyeler bakımından.

Belediyelerin, bağlı kuruluşlarının ve sermayesinin yüzde 50'sinden fazlasına sahip olduğu şirketlerin iç ve dışborç stoku, bu gelirlerinin -bütçe gelirlerinin- yüzde 1'ini aşmayacak. Bu oran, büyükşehirler bakımından yüzde 1,5 olarak uygulanacaktır.

Aynı şekilde, yıllık borçlanmaya sınır getirilmiştir. Burada da, içborçlanma, aynı şekilde, bu gelirlerinin yüzde 10'u mertebesinde kalacaktır.

Gayet tabiî, bu borçlanmaya sınır getirilirken, belediyelerin yapacakları hizmetlerin de önü kesilmek istenilmemiştir. Bu amaçla, teknolojik yatırımlarda, altyapı yatırımlarında Devlet Planlama Teşkilatının uygun görüşü alındığı takdirde, Bakanlar Kurulu kararıyla bu sınırlar aşılabilecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Açıkalın.

MEHMET MUSTAFA AÇIKALIN (Devamla) - Bu tasarının getirdiği önemli değişikliklerden biri de, Belediye Kanununda düzenlenmiş bulunan kentsel dönüşüm ve gelişim projeleridir.

Bilindiği üzere, burada iki şart bulunmaktadır; nüfus şartı vardır, alanın 50 000 metrekare olması şartı vardır. Takdir edileceği üzere, bu bir fikir projesidir. Bunun gerisinde, elbette ki, ilçe belediyelerinin ve büyükşehir belediyelerinin, kendilerine verilmiş bulunan yetkiler çerçevesinde imar planlarını yapmaları gerekmektedir. Bunu kolaylaştırmak üzere, davaların üç ay içerisinde neticelenmesi öngörülmüştür. Aynı şekilde, buradaki, münferit -binalardaki- harçlar da, indirimli uygulanmak suretiyle, dönüşüm projelerinin gerçekleşmesinde kolaylıklar getirilmiş bulunmaktadır.

Gelecek yıllara sari hizmetlerde, gerçekten, bir yıllık süre, birtakım hizmetlerin ifa edilmesinde hizmetin yerine getirilmesini ya pahalı kılmakta idi ya da o hizmeti yerine getirme hususunda engel teşkil etmekteydi. Burada, bu tasarıyla, tasarıda sayılan hizmetlerin yıllara sari olarak birden fazla yılda temin edilmesine imkân veren düzenleme getirilmiş bulunmaktadır.

Son olarak, büyükşehir belediye sınırları konusunda düzenleme yapılmış bulunmaktadır. İstanbul ve İzmit Büyükşehir Belediyelerinin sınırları, mülkî sınırlar olarak düzenlenmiştir. Diğer büyükşehir belediyeleri bakımından kilometre esaslı bir düzenleme yapılmış bulunmaktadır.

Bu tasarının belediyelere, ülkemize hayırlı olmasını diliyor, teşekkür ediyorum.(AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Mustafa Açıkalın (AK Parti, İstanbul). “Büyükşehir belediyeleri kanunutasarısı (s.s.619)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mustafa-acikalin-22-2004-07-09-buyuksehir-belediyeleri-kanunutasarisi-s-s-619 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
