# Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Nezir Karabaş (Bitlis)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 17 Şubat 2010
- **Gündem:** KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.383)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-nezir-karabas-23-2010-02-17-kamu-duzeni-ve-guvenligi-mustesarliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkind

> Mehmet Nezir Karabaş, 17 Şubat 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.383)); konuşma 558 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET NEZİR KARABAŞ (Bitlis) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığıyla ilgili tasarının 18’inci maddesinde verdiğimiz değişiklik önergesi üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, tüm maddelerde belirttik, birincisi: Bir müsteşarlığın kurulması ve adı da güvenlik müsteşarlığı ve görevinin de terörle mücadele olduğu belirtildikten sonra böyle bir müsteşarlığın, böyle bir kurumun sonuç almayacağını baştan belirttik.

Tabii, burada güvenlik politikalarını ve sosyoekonomik politikaları birlikte ele almaktan bahsediliyor. Bugüne kadar hem geçmiş hükûmetler hem askerî yetkililer, bölgede terörle mücadele iddiasında olan tüm kurumların söylemi sadece güvenlik politikalarının, terörle mücadelenin yetmeyeceğini, bunun yanında sosyal, toplumsal, ekonomik, kültürel tedbirlerin alınması gerektiğini söylemediler mi ve bu yönde birçok kurum oluşturulmadı mı?

Şimdi, bu yasa tasarısı ve bu yasa tasarısıyla ilgili başta Sayın İçişleri Bakanı olmak üzere diğer yetkililerin, Hükûmet yetkililerinin dile getirdikleri ve üslup ve tarzları bugüne kadar, bu ülkede çatışma ve savaş ortamından bugüne kadar sürdürülen politikalardan ve kullanılan söylemden hiç farklı değil.

Şimdi, kullanılan tabirlere bakalım:

1) “Terörist ile vatandaşı kesinlikle ayıracağız.” Biz, Sayın Bakan, terörist ile vatandaşın ayrılmasının ne olduğunu yıllardır deneyimlerimizden, pratiklerimizden gördük.

2) “Terörle mücadele yanında, güvenlik politikaları yanında sosyal, ekonomik, kültürel politikalar da uygulayacağız.” Onları da gördük, özellikle AKP döneminde çok daha yoğun yapılıyor.

Güvenlik politikalarının yanında ekonomik, sosyal, kültürel politikalar nedir biliyor musunuz sayın milletvekilleri? Oradaki vatandaşların eğer muhalifse, eğer devlet ve Hükûmet gibi düşünmüyorsa onun sosyal yaşamını, ticaretini, ekonomik ilişkilerini, sosyal, toplumsal ilişkilerini denetim altına almaktır; onun toplumda nefes almasını engellemektir.

Yine, çok ilginç tespitlerde bulunuluyor: “Geleneksel örgütlenme modelinin yerine hızlı ve etkin karar almaya müsait esnek bir teşkilatlanma.” deniliyor. Biz bu tür çok hızlı, etkin ve esnek karar alma yeteneğine ve hakkına sahip olan yapıların bölgede nelere sebep olduklarını, 17 bin faili meçhulü, asit kuyularında, insanların asit kuyularında yakılmasını, eritilmesini çok iyi biliyoruz. Esnek çalışma biçimi budur; geçmişte uygulanmıştır, çok etkili uygulanmıştır, çok hızlı uygulanmıştır ve esnek olmuştur.

Yine “Bugüne kadar sosyal ve ekonomik alanda yaptığımız reformlar, bölgesel adaleti sağlamak için attığımız dev adımlara ilaveten daha kuşatıcı adımlar atmayı planlıyoruz.” Daha kuşatıcı adımlar… “Sorunlarımızın çözümü için bugüne kadar yapılanlardan daha fazlasını yapmak istiyoruz.” Bugüne kadar yapılanlardan daha farklı bir politika uygulayacağız, denilmiyor. Bugüne kadar yapılanlardan daha farklı bir yol alacağız, denilmiyor. “Daha fazlasını yapacağız.” deniliyor. Bugüne kadar yapılanları bizler, sizler, tüm Türkiye kamuoyu, tüm dünya kamuoyu iyi biliyor.

Yine “Kuşatıcı adımlar” denildiği zaman, kuşatıcı adımlar ilginç bir söylem. Acaba DTP’nin kapatılması, BDP’ye yönelik binlerce kişinin, kadronun, yöneticinin, belediye başkanlarının alınması bu kuşatıcı adımlarla mı ilgili? Kuşatıcı adımlar bunu da içeriyor mu? Evet, eğer buysa, zaten bu politikaları uygulamaya geçirdiniz.

Yine, kurulacak bu Müsteşarlığın illerdeki ayağının adı da ilginç.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun efendim, konuşmanızı tamamlayınız.

MEHMET NEZİR KARABAŞ (Devamla) – Teşekkürler Başkan.

Güvenlikle ilgili bir müsteşarlık kuruluyor, her ile bununla ilgili bir yetkili atanıyor ve bu yetkili kurumun adı: İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü. Güvenlikle ilgili bir müsteşarlık ama ildeki adı “İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü” oluyor. Yani bu, şu anlama geliyor: Orada artık eskisi gibi çok kaba, insanları imha eden, yok eden, asit kuyularına atan politikalar yerine, insanların yaşamını, ticaretini, sosyal yaşamını, devletle ilişkisini… “Böyle davranacaksınız, mevcut, şimdiye kadarki düşüncenizden, davranışınızdan, ilişkilerinizden vazgeçeceksiniz veya devlet her yönde, her alanda sizin yaşamanızı, ticaretinizi, ilişkilerinizi engelleyecek.” denilmektedir.

Onun için biz bu bakışın, bu mantığın sonuç getirmeyeceğini, bu yasanın bir an önce geri çekilmesini istiyoruz. Bu yasanın aleyhine oy kullanacağız.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Nezir Karabaş (Bitlis). “Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 17 Şubat 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-nezir-karabas-23-2010-02-17-kamu-duzeni-ve-guvenligi-mustesarliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkind (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
