# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Nezir Karabaş (Barış ve Demokrasi Partisi, Bitlis)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim
- **Tarih:** 26 Nisan 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-nezir-karabas-23-2010-04-26-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas

> Mehmet Nezir Karabaş (Barış ve Demokrasi Partisi), 26 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 735 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BDP GRUBU ADINA MEHMET NEZİR KARABAŞ (Bitlis) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Kanun Teklifi’nin 22’nci maddesi üzerine Barış ve Demokrasi Partisi adına söz almış bulunmaktayım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, günlerdir Anayasa’da yapılacak değişiklikleri tartışıyoruz. Bugün de askerî yargıdaki değişiklikler üzerine görüşmeler yapılıyor.

Tabii, ilginç bir ironi var. Şimdi, bir tarafta Hükûmet, AKP, çok ciddi değişiklikler yaptıklarını, askerî yargının yapısını, Avrupa, çağdaş dünya standartlarına getirdiklerini söylüyor; bir taraftan bazı hatipler, sürekli, geçmişten beri bağımsız yargıdan bahsediyorken askerî yargının genel hukukun dışına çıkarılmış olan, geçmişte dünyanın birçok ülkesinde benzeri olmasına rağmen mevcut, günümüz, çağımız hukukunda idari yargı içine alınan bu tür değişikliklere, asgari değişikliklere bile şiddetle karşı çıkıyorlar; bazı hatipler de mevcut çağdaş, çağcıl hukukla uyuşmayan, denk gelmeyen askerî yargıdaki değişiklikleri askerin zayıflatılmasına, askerin gücünün zayıflatılmasına bağlıyor.

Bunların hiçbiri gerçekçi değil. Burada gerçeğin ne olduğunu halka aktarmamız gerekiyor. Ne Hükûmetin getirdiği, her ne kadar Hükûmet “Bir grup partili, AK PARTİ’li getirdi.” diyorsa bile Hükûmetin getirdiği bu teklif, ne askerî vesayeti ve askerî yargının bulunduğu durumu çağdaş hukuk seviyesine getiriyor ne de muhalefet milletvekillerinin bu konuda dedikleri gerçekçidir.

Şimdi, dünyanın tüm ülkelerinde belli dönemlerde, geçmişte, askerin kendisine göre kendisinin oluşturduğu bir hukuku, bir yargısı vardı ama özellikle 1900’lü yılların yarısından bu yana, 1945’lerden, 50’lerden bu yana bu ülkelerin birçoğu askerî yargıyı ya tümüyle ortadan kaldırdı, sadece disiplin suçlarına bakan askerî yargılama kaldı veya askerî mahkemeler olsa bile onların işleyişini, onların denetimini sivil yargıya, adli yargıya bağladı.

Şimdi 157’nci maddeye bakıyoruz, 157’nci maddede yapılan tek değişiklik “askerlik hizmetlerinin gereklerine göre” kısmı çıkarılmış. 157’nci maddeye baktığımız zaman, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi, askerî olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idare işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir.

Şimdi, değerli milletvekilleri, biz, işte, Avrupa hukukuyla, Avrupa Birliği normlarıyla uyuşan bir askerî yargı oluşturmayı düşünüyoruz. Bugün Avrupa ülkelerinin birçoğunda askerî mahkeme bile yok sadece disiplin mahkemeleri var. Fakat askerî mahkemelerin olduğu ülkelerde de yüksek askerî yargı kaldırılmış durumda. Askerî mahkemelerde hatta disiplin mahkemelerinde görülen her dava, verilen her karar sivil, adli mahkemelerin denetimine açıktır ve bu mahkemelere itiraz yapma hakkı vardır. Şimdi, bunu burada tutuyorken, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi yerinde duruyorken ve tesis edilmiş olan kararlar idari mahkeme tarafından verilmiş olsa bile bunların son karar mercisi Askerî Yüksek İdare Mahkemesiyken burada koparılan kıyamet nedir? AKP’nin bir taraftan “Ben Avrupa normlarında, Avrupa Birliği normlarında bir hukuk düzenlemesi getirdim. “ muhalefetin de işte “Askeri denetim altına alıyorsunuz, askerin gücünü kırıyorsunuz, askerin idarenin denetimine geçmesini ve görev yapmasını engelliyorsunuz.” diyor. Yani bu kıyametin koparılmasının nedeni nedir? Tek bir sözcüğün buradan çıkarılması, askerin vesayetini, askerî yargılamadaki eksikliği Avrupa normlarında, çağdaş hukuk normlarında uyumlu olmamasını ortadan kaldırmaz.

Şimdi, bu askerî mahkemelerin yapısına da biraz bakmamız gerekiyor. Burada yapılan bir düzenlemeyle Askerî Şûra kararları yargı denetimine tabi tutuldu fakat askerî disiplin mahkemeleri var ve disiplin mahkemesinde görev yapan disiplin mahkemelerinin 3 tane görevlisi yargıç, hâkim subaylardan oluşmuyor, hâkim olmayan subaylardan oluşuyor ve bunlar karar alıyorlar. Peki, bunlar neden itiraza, bu verilen kararları idari yargıya taşımaya açık değil ve yine Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin de, Askerî Danıştayın da kararları son kararlardır ve adli yargı denetimine kapalıdır.

Peki, bu mahkemelerin yapısı nasıl oluşuyor? Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin subay olan üyeleri birliklerinin komutanı tarafından atanıyor; hâkim olan üyeleri de, yargıç olan üyeleri de yargıyla ilgili disiplin ve terfi işlemleri hâkimler tarafından ancak diğer taraftan bunlar askerî yapıya, askerî hiyerarşi içinde askerî yönden de bunlara verilen terfiler ve notlar işleme alınıyor ve ortalaması alınıyor.

Peki, biz mevcut çağcıl hukuka, yargının bağımsızlığına, yargının bağımsız ve tarafsız olma ilkesine sahipsek ve bu kürsülerden her siyasi partinin temsilcisi bunu savunuyorken, bu mahkemelerin yapısını Avrupa Birliği standartlarına taşıdığımızı nasıl söyleyebiliriz? Şimdi, Bakan, Komisyon Başkanı sanırım bu konuda gelip bir açıklama yaparlar. Yani Avrupa’da böyle mi işliyor Sayın Başkan? Avrupa’da askerî yargı bu şekilde mi işliyor?

Evet, son dönemde, 2003’ten bu yana yapılan değişikliklerle askerî yargının bakmakla yükümlü olduğu birçok konu idari yargı kararlarının denetimine alındı, bu kişilerin askerî yargıda yargılanmasından vazgeçildi ancak bunlar yeterli değil. Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve Askerî Yargıtay olduğu sürece ve bunların yargılaması idari yargı denetimine açık olmadığı sürece, idari yargıya bu davalarla ilgili ve bu davalarda mahkemelerin verdiği kararla ilgili itiraz edilecek bir üst idari mahkeme olmadığı sürece askerî vesayetin bittiğinden bahsedemeyiz ve gerçek, çağcıl Avrupa Birliği hukukuna denk bir hukuki düzenlemenin yapılmasından bahsedemeyiz. Bu nedenle, bu konudaki önerimiz, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve Askerî Danıştayın Anayasa’mızdan ve yargı sistemimizden çıkarılması gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Nezir Karabaş (Barış ve Demokrasi Partisi, Bitlis). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 26 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-nezir-karabas-23-2010-04-26-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
