# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Nezir Karabaş (Barış ve Demokrasi Partisi, Bitlis)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim
- **Tarih:** 28 Nisan 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-nezir-karabas-23-2010-04-28-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2

> Mehmet Nezir Karabaş (Barış ve Demokrasi Partisi), 28 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 785 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BDP GRUBU ADINA MEHMET NEZİR KARABAŞ (Bitlis) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçici 19’uncu madde üzerine, Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, uzun bir süredir, onuncu gündür, Anayasa’daki değişiklik teklifi üzerine görüşme yürütüyoruz. Şimdi, değişikliğini düşündüğümüz Anayasa, 1982 darbe Anayasası. Tabii, anayasalar üzerine konuştuğumuz zaman, anayasaları değerlendirdiğimiz zaman, tarihte anayasalar, ya bir toplumsal devrimin, bir ülkede ulusal, toplumsal bir mücadelenin sonucunda veya çağın, toplumun gereklerinin değişmesi sonucu o toplumun tüm kesimlerinin büyük bir mutabakatla artık mevcut Anayasa’nın cevap olmadığı, dünyanın geldiği seviyeyi de, dünya hukukunun, uluslararası hukukun geldiği seviyeyi de dikkate alarak yeniden toplumun tüm kesimlerinin üzerinde değerlendirme yapıp yeni bir anayasa yapmasından kaynaklı doğar bu ihtiyaç.

Şimdi, Türkiye’ye baktığımız zaman, 1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin 90’ıncı yılını kutladık, bu sürenin dörtte 1’inden fazlasını tek parti iktidarı altında geçirmiştir. Yani, bir ulusal kurtuluş mücadelesi verilmiş ama ardından, uzun bir süre, cumhuriyet tarihinin bugüne kadarki süresinin dörtte 1’inden uzun bir süresini tek parti iktidarıyla geçirmiş ve bu tek partinin yaptığı Anayasa geçerli olmuş. Türkiye’deki çok partili seçimden kısa bir süre sonra 1960 darbesi gelmiş, 1970 müdahalesiyle Anayasa’da bazı değişiklikler yapılmış ve 1982’de de bu mevcut Anayasa yapılmış. Bugüne kadar bu Anayasa 17’nci kezdir değiştiriliyor, seksen beş maddesi değiştirildi bugüne kadar ama sonuçta bu Anayasa’yla idare ediliyoruz.

Şimdi, belli bir hukukunu, anayasal düzenini oluşturmuş ülkelerde hem uluslararası hem de ülke içindeki mevcut ihtiyaçlardan kaynaklı bir anayasa değişikliği gerekebilir. Bu Anayasa değişikliği üzerinde çok tartışılmadan, toplumun tüm kesimlerine yaymadan… Çünkü sonuçta bir teknik veya o andaki gerekliliği karşılamak üzere bir ihtiyaç doğar. Zaten orada demokratik anayasal hukuk oturmuştur. Onun çok tartışılması gerekmiyor ama Türkiye’de, doksan yıllık süreyi olağanüstü bir şekilde geçirmiş, mevcut anayasaları ya tek parti döneminde ya da darbe dönemlerinde darbeciler tarafından hazırlanmış bir ülkede Anayasa değişikliği ciddi bir olaydır.

Türkiye’de tüm toplum kesimleri Anayasa değişikliği talebinde bulunuyor. Bu talebi en fazla isteyen, bu toplumda dikkate alınmamış, bu anayasalarda dikkate alınmamış veya zaten inkâr edilmiş kesimlerdir; Kürtlerdir ve inancını özgürce yaşaması anayasal kurala bağlanmamış veya yasaklanmış kesimlerdir; Alevilerdir, gayrimüslimlerdir ve yine, bu toplumun önemli bir kesimini nüfus anlamında, sayı anlamında oluşturan işçidir, emekçidir ve yine, cins ayrımı gözetilen ve Anayasa’ya, tüm yasalara sığınmış kadınlardır ve çağdaş toplumda korunması gereken ve özel kanunlarla, uygulamalarla korunması gereken engellilerdir, çocuklardır.

Şimdi, bu Anayasa’da, hem daha önceki tartışmalarda hem getirilen değişiklik teklifinde hem de buradaki tartışmalarda genelde bunlar çok dikkate alınmıyor, bunlar değerlendirilmiyor. İşte, bir taraftan iktidar partisi “Ben zaten toplumun çoğunluğunun oyunu aldım, bu halkın iradesiyim, sivil yapıyı da temsil ediyorum; onun için, istediğim gibi bir teklif getiririm, istediğim zaman Anayasa tartışmalarını, değişiklik tartışmalarını başlatırım, istediğim maddeleri getirir burada oylarım, istediğim maddeleri geçiririm.” diyor ve yine bir siyasi parti, geçmiş tartışmalarda da, bugün de bu teklif tartışılıyorken, bu teklifin yetersizliğini, Türkiye toplumunun taleplerini karşılamadığını dile getirmek yerine, işte “cumhuriyetin, laikliğin temelleri” diyor, “tarafsız, bağımsız yargı” diyor.

Değerli milletvekilleri, biraz önce belirttik. Aksini ispat eden gelsin, burada söylesin. Bu ülkede çok kısa bir dönem hariç ki o da tek partili dönemde, savaşın hemen sonrasında cumhuriyetin kuruluşunda hazırlanan 1924 Anayasası’dır. 1921 Anayasası çok farklıdır, 1924’te değiştirilmiştir. Darbe anayasalarıyla yönetiliyoruz. Şimdi darbe anayasalarıyla yönetilen, ordunun, askerin istediği zaman darbe yaptığı, yargının devletin yanında hukuk, hukukun üstünlüğü, çağdaş hukuku herkese eşit, herkese tarafsız uygulayan ve bağımsız olan bir yargı yerine bu darbe anayasalarına biat eden bir yargı var ve şimdi “bunun temelleri sarsılacak” diyor ve yine bazı vekillerimizle siyasi partiler, devletin birliğinin, bütünlüğünün bozulacağını ve ülkenin bölüneceğini söylüyor.

Şimdi, değerli milletvekilleri, dünyaya baktığımız zaman farklı etnik yapıları, farklı kültürleri ve bunların çözümlenmemiş sorunlarının olmadığı hiçbir ülke ne anayasasında ne yasalarında birlikten, bütünlükten ve bölünmeden bahsetmez. Eğer bir ülke anayasalarında, yasalarında ve o ülkenin siyasetçileri, hukukçuları tüm söylemlerinde önce birlikten, bütünlükten, sonra da bölünmeden bahsediyorsa o ülkede farklılıkların sorunları var ve çözümlenmemiştir.

Şimdi biz şunu söylüyoruz Barış ve Demokrasi Partisi olarak: Daha önce Anayasa’yla ilgili düşüncelerimizi belirttik, bu konuda çalışmalar yaptık. Bu çalışmaları yürütürken akademisyenlerden, anayasa profesörlerinden, farklı kesimlerin düşüncelerinden yararlandık, bunları kamuoyuyla paylaştık.

Yine, bu Anayasa Değişiklik Teklifi tartışması başladığı zaman bizler Barış ve Demokrasi Partisi olarak hem Anayasa’da temel olan, değişmezse, olmazsa olmaz olan bazı gerçeklerin olduğunu, bunlar konulmadığı zaman teklifin sorunu çözmeyeceğini ve bu teklifin buradan da, Meclisten de geçse, sonuçta referandumda halk tarafından kabul de edilse Türkiye’de Anayasa tartışmasının bitmeyeceğini ve seçimde de, seçimin de, sonrasının da tartışmasının, siyaset tartışmasının Anayasa değişikliği olacağını belirttik.

Sadece onunla yetinmedik. Sonuçta biz şunu söylüyoruz, her siyasi parti söylüyor, biz de söylüyoruz: Tüm bizim üzerimize uygulanan dışlanma politikasına rağmen, sadece Kürt halkına değil, onun siyasetçisine ve bu Parlamentoda tüm engellere, barajlara rağmen gelmiş olan Demokratik Toplum Partisine ve o kapandıktan sonra şu anda grubu bulunan Barış ve Demokrasi Partisine tüm ayrımlara rağmen, biz, başta iktidar olmak üzere tüm siyasi partilerle diyaloğa açık olduğumuzu…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Nezir Karabaş (Barış ve Demokrasi Partisi, Bitlis). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 28 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-nezir-karabas-23-2010-04-28-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
