# Sözleşmeli erbaş ve er kanunu tasarısı ile türk silahlı kuvvetleri personel kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:633)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Nezir Karabaş (Bitlis)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim
- **Tarih:** 10 Mart 2011
- **Gündem:** SÖZLEŞMELİ ERBAŞ VE ER KANUNU TASARISI İLE TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:633)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-nezir-karabas-23-2011-03-10-sozlesmeli-erbas-ve-er-kanunu-tasarisi-ile-turk-silahli-kuvvetleri-per

> Mehmet Nezir Karabaş, 10 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SÖZLEŞMELİ ERBAŞ VE ER KANUNU TASARISI İLE TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:633)); konuşma 456 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET NEZİR KARABAŞ (Bitlis) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 12’nci maddesi üzerine verdiğimiz önergeyle ilgili söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, şimdi, sözleşmeli er alımıyla ilgili bir tasarı… Tabii, bugüne kadar hem özel yetiştirilmiş birlikler, askerî birlikler, özel timler, uzman çavuşlar bu savaşta, otuz yıldır sürdürülen çatışma ve savaşta görevlendirildi. Ancak artık, Türkiye toplumu da bugüne kadar sürdürülen propagandalara, “vatan, millet, Sakarya” laflarına güvenmiyor, kurdurulan şehit dernekleri, şehit aileleri de artık çocuklarının gidip Kürt coğrafyasında öldürülmesine karşı çıkıyor.

Bu tasarının mantığı şudur: Evli olmayan, genç, yirmi otuz yaşında, hatta eğer mümkünse anne babası da olmayanların arasından alınıp orada savaşırken -öldürürken, öldürülürken- Türkiye’de yaşayan insanlara, Türk insanına bu savaşı hissettirmemek. Bunun mantığı budur.

Siz, burada parayla, parasını verip, kimsenin sahip çıkmadığı, eşi olmayan, çocuğu olmayan, işte, bir asker, bir uzman çavuş, bir özel tim öldüğünde anne babasının feryadı, “İşte, çocuğu bu yaştaydı…” Onları görmek istemiyorsunuz. Çünkü bu toplum bir bütün artık bu sorunun çözümlenmesini istiyor, çocuğunun ölmesini istemiyor.

Bu ülkede açlığı, sefaleti dayattınız, yirmi otuz yaşlarında insanlar aç, diyeceksiniz ki, buyurun kardeşim bu kadar paraya razı olursan ve savaşmaya -ölmeye, öldürmeye- gidersen ben sana bu kadar para veririm ve bu da primler üzerinden oluyor. Yani ne kadar fazla başarı gösterirse bir sözleşmeli er, o kadar da ücreti artacak. Nedir savaşmaya gidenin, paralı askerin, lejyonerin başarı koşulu? Daha fazla adam öldürmek. Kelle başına adam öldürmeyi yaşadık. Bu coğrafya yaşadı, Kürtler yaşadı, anne babalarımız yaşadı ve Türkiye coğrafyasında herkes bunu yaşadı. Dünyaya yansıdı. Bunun üzerine kitaplar yazıldı. Şimdi yine aynı yöntemle fakat bu defa toplumda sahip çıkacağı kimsesi de olmayan çünkü artık uzman çavuş da olsa, artık asker de olsa, subay da olsa insanları oraya savaşa göndermiyorsunuz. İnsanlar, çocuklarının oradaki çatışmada, savaşta ölmesini istemiyor. Siz, zaten parasını aldı, kendi isteğiyle gitti diyebileceğiniz insanlar gönderiyorsunuz; 50 bin tane sözleşmeli er, mümkün olduğunca evli olmayan, eğer mümkünse yetiştirme yurtlarında büyütülmüş, anne babası da olmayan çocuklar. Bunlar üzerinden yeniden savaşı tırmandırma mantığıdır bu, yoksa profesyonel askerliğe geçme değil.

Dünyanın hiçbir yerinde, profesyonel askerliğe geçeceğim diye, bu yaş ile bu yaş arasında, sınır bölgesinde, çatışma bölgesinde görev alacak paralı asker alınmaz. Birçok ülkede, -Avrupa ülkelerinin hepsi- dünyanın birçok ülkesinde profesyonel askerlik vardır ama bu ülkelerin hiçbiri profesyonel askerliğe geçerken böyle bir tasarı, 50 bin tane paralı asker, bu paralı askerlerin taşıması gereken koşullar, yaşları ve görev alacakları yerler, maaş alma biçimlerini böyle belirlememiştir.

Bu, Kürtlere karşı yeniden savaş tasarısıdır. Bu, yeniden, Türkiye’de anne babalardan, ailelerden hiç tepki almadan, gidip orada ölecek ve öldürecek adam bulma, lejyoner bulma tasarısıdır. Bunu kabul etmek, Türkiye’de on yıl daha, yirmi yıl daha savaşa devam demeyi kabul etmektir.

Onun için, tüm Parlamentonun üç grubunun üzerinde anlaştığı tasarının, burada son madde görüşülürken, yeniden gözden geçirilmesini istiyoruz. Bu tasarıyı reddediyoruz Sayın Bakan.

Hepinize saygılar sunuyorum.(BDP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Nezir Karabaş (Bitlis). “Sözleşmeli erbaş ve er kanunu tasarısı ile türk silahlı kuvvetleri personel kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:633)”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 10 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-nezir-karabas-23-2011-03-10-sozlesmeli-erbas-ve-er-kanunu-tasarisi-ile-turk-silahli-kuvvetleri-per (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
