# Ceza muhakemeleri usuhlü kan.tas.(s.s.698)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Nuri Saygun (CHP, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim
- **Tarih:** 3 Aralık 2004
- **Gündem:** CEZA MUHAKEMELERİ USUHLÜ KAN.TAS.(S.S.698)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-nuri-saygun-22-2004-12-03-ceza-muhakemeleri-usuhlu-kan-tas-s-s-698-2

> Mehmet Nuri Saygun (CHP), 3 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA MUHAKEMELERİ USUHLÜ KAN.TAS.(S.S.698)); konuşma 591 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET NURİ SAYGUN (Tekirdağ) - Konuşacağız Sayın Başkan; söz istiyorum.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Saygun.

Süreniz 5 dakikadır.

MEHMET NURİ SAYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bu saate kadar, Ceza Muhakemesi Yasası Tasarısıyla ilgili ahenk içinde, birlikte, tüm eksikliklerine rağmen, Anamuhalefet Partisinin de katkılarıyla, pek de küçümsenmeyecek oranda çalışmalar yaptık ve 77 nci maddeye kadar ulaştık; ama, ne yazık ki, 77 nci madde, uzlaşma zeminini, iki siyasî parti arasında anlayış farklılığından doğan, bana göre, siyasal gerekçelerle, bu madde için ortadan kaldırdı.

Efendim, öncelikle şunu belirtmek istiyorum: Bugün, şu yasa maddesi olmasa dahi, uygulamalar, zaten, bu merkezde.

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Mesele yok o zaman...

MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla) - İzin verin...

Bu ve benzeri taleplerde bulunan insanlara, ama kadın, ama erkek, zaten, bunu, bugünlere kadar, imkânların elverdiği oranda sağlamışız. Bunu bir yasa maddesi olarak düzenlemenin pratikte hiçbir yararı yok; olsa olsa, siyasal bir gerekçesi var; tabanınıza mesaj vermek. Ben, Adalet ve Kalkınma Partisinin, bu maddenin tasarı metnine alınmasındaki temel gerekçesini böyle algılıyorum; böyle algılamam için başka gerekçeler var.

Demin, Adalet ve Kalkınma Partisi adına Bekir Bey bir konuşma yaptı. Bekir Beyin konuşmasından bir iki not belirtmek istiyorum.

Efendim, öncelikle, bu maddenin, kadın-erkek eşitliğine dayalı olduğu iddia edildi; ama, bu kadın-erkek eşitliğine dayalı ve eğer, pozitif ayırımcılık söz konusuysa, ona katılıyoruz; ama, buradaki ayırımcılığın pozitif değil, negatif bir ayırımcılık olduğu düşüncesindeysek -ki, böyle düşünüyoruz- o zaman buna katılmamız mümkün değil.

Bekir Bey bir de örnek verdi, geçmiş yıllarda Cumhuriyet Halk Partisinin bu konudaki düzenlemelerinden bahsetti; ama, sanıyorum, o zamanki Cumhuriyet Halk Partisi pozitif ayırımcılığı doğru tahlil ederken, bu kadar sene geçmiş, siz, hâlâ, tahlil edemiyorsunuz! (CHP sıralarından alkışlar)

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Ne alakası var?!

MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla) - Ne alakası olduğunu da şöyle tamamlayalım: Bekir Bey, yine konuşmasında bir şey söyledi; "bireyler ihtiyaç duyarlarsa, kadın veya erkek doktoru tercih ederler"; doğrudur, bu bireysel bir haktır; ama, biz, burada, bir yasal düzenleme yapıyoruz, yapmış olduğumuz yasal düzenlemede genel ahlaka uygunluk gerekçesi koyuyoruz ve getiriyoruz. Şimdi, Türkiye'deki bayanların cümlesinin bir bayan doktor isteyeceğini herhalde hep birlikte düşünmüyoruz; içlerinde böyle talebi olmayanlar da var.

FAHRİ KESKİN (Eskişehir) - İsteyen istediği yere gider.

MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla) - Tamam.

Şimdi, efendim, eğer bir gerekçe getirirseniz ve bunu genel ahlaka bağlarsanız, kadın doktor isteyenler genel ahlak kurallarına uyumlu olur, peki istemeyenler sizce ne olur?!

FAHRİ KESKİN (Eskişehir) - İsteyen istediği kişiye muayene olur.

MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla) - Şimdi, böyle bir mantıkla, böyle bir gerekçeyle bu düzenleme olmaz! (AK Parti sıralarından gürültüler)

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Öyle bir şey yok orada!

MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla) - Efendim, aynen öyle; Bekir Beyin de ifadesi budur.

Şimdi, komisyonda bu madde tartışılırken, neden, bilmiyorum, hükümet, ısrarla, Alman Ceza Muhakemeleri Usulü Yasasından bahsederek oradan alıntı yaptığını iddia etti. Sonra, biz, burada bir değişikliğin söz konusu olduğunu ve böyle bir alıntının Alman Ceza Muhakemeleri Yasasından alınmış olmasının söz konusu olamayacağını söyledik. O dakikada, bürokratlar gerekli girişimlerde bulundular "evet, doğru söylüyorsunuz; bu, Alman yasasından değil, Avusturya yasasından alınmıştır" dediler; çünkü, Alman yasası değişmişti, yeni bir gerekçe yaratmanız gerekiyordu, yeni gerekçeyi Avusturya'da buldunuz; eğer orada da değişmiş olsaydı, mutlaka yeni bir ülke yine bulunurdu.

CANAN ARITMAN (İzmir) - İran'da var işte!

MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla) - Şimdi, efendim, yine çarpıcı bir gerekçesi var bunun -Bekir Beyi göremiyorum ama- cezaevindeki kadın mahkûmların kadın gardiyanlar tarafından gözetim altında tutulduğundan bahsetti. Arkadaşlar, cezaevindeki kadın mahkûmlar yaşamlarını orada sürdürüyorlar; yani, bir yerde, o koğuşlar, onların özel yaşam alanı.

MUSA SIVACIOĞLU (Kastamonu) - Hiç de özel yaşam alanı değil.

MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla) - Şimdi, özel yaşam alanındaki yapılanmayı ayıralım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Nuri Saygun (CHP, Tekirdağ). “Ceza muhakemeleri usuhlü kan.tas.(s.s.698)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 3 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-nuri-saygun-22-2004-12-03-ceza-muhakemeleri-usuhlu-kan-tas-s-s-698-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
