# Köy kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:1429)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Nuri Saygun (CHP, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim
- **Tarih:** 27 Mayıs 2007
- **Gündem:** KÖY KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:1429)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c159/b114/tbmm221591140338.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-nuri-saygun-22-2007-05-27-koy-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-1429

> Mehmet Nuri Saygun (CHP), 27 Mayıs 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÖY KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:1429)); konuşma 1.218 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET NURİ SAYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Köy Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tek- lifı'nin 4'üncü maddesiyle ilgili olarak söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinize saygılarımı sunuyorum.

Değerli arkadaşlarım, görüşmekte olduğumuz bu kanun, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu tarafından onay gören, desteklenen bir metin. Ancak, birtakım eksiklikleri var, onları sizlerle paylaşmak istiyorum. Yöreyle ilgili birtakım sancı ve sıkıntılar var, bir de onları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bir kere, her şeyden önce, birkaç dakika önce getirilmiş olan değişiklik önergesiyle, 3'üncü maddeye gönüllü köy korucularının da dâhil edilmiş olması doğru bir yaklaşımdır. Bu anlamda getirilmiş olan önergeyi zaten destekledik ve doğru bir adım attığımıza inanıyorum.

Değerli arkadaşlarım, yörede her şeyden önce, köy muhtarları tarafından vatandaşları korucu yapmak adına uzun bir dönem çalışmalar yapılmış ve koruculuk teşvik edilmiştir, ama, buraya kadar yapmış olduğumuz konuşmalarda, böylesine bir gayretin içinde olan ve oradaki asayiş tedbirlerinin alınması amacıyla koruculuk sisteminin geliştirilmesine katkı veren muhtarlarımızla ilgili lehte bir söz duyamadım ve bu kürsüden, vatandaşları korucu yapmak adına teşvik eden, bu yönde emeği geçen, böylece, asayiş tedbirlerinin alınması konusunda katkısı olan tüm yöredeki muhtarlarımıza bir kez daha bu kürsüden teşekkür etme ihtiyacını duydum; onlara teşekkür ediyorum.

Gene, değerli arkadaşlarım, bu kanunda bir eksik husus var, onu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Şimdi, korucuların silah taşımaları hususunda taşıma ruhsatları var, ancak, bu taşıma ruhsatları, özel bir düzenlemeyle, sadece görevli bulundukları sahayı kapsıyor. Yani, koruculuk görevini sürdürdükleri bölgeyle ilgili olarak bu silahlan taşıma hak ve yetkileri var, ama, onun dışındaki yörelerde bu silahlarını taşıma yetkileri yok.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, korucuların toplumdan dışlanmasını, ayrı yaşamasını hiçbirimiz kabullenenleyiz. Yani, korucu arkadaşlarımıza, ister geçici ister gönüllü köy korucusu arkadaşlarımız olsun, bunların da sosyal ilişki kurmak, yöredeki bölgelere gitmek hakları, ama, buraya giderken, ne yazık ki, bu, taşımayı hak kazandıkları silahlarını taşıma hak ve yetkileri yok. Hâl böyle olunca, görev alanlarından uzaklaşıp sosyal bir yapılanmanın içine girmeyi düşünen korucu arkadaşlarımızın güvenlik açısından ciddi endişeleri ve sıkıntıları oluyor. Ben, tüm şehir merkezlerine sırtlarına tüfek alarak herkes girsin gibi bir iddianın peşinde değilim, ama, ne olursa olsun, bu koruculuk görevini sürdüren insanların da yaşamlarını daha iyi bir şekilde korumak ve PKK terörüne karşı onlan silahsız, mağdur olacak bir konumda bırakmamak gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle de bu yasada var olmayan bu düzenlemenin ama bu yasa içinde, ama olabilecek en kısa süre içinde yeni baştan düzenlenmesinin doğru olacağına inanıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye'de, ne yazık ki, son günlerdeki en önemli gündem maddelerinden bir tanesi terör, terör mağdurları ve terörün uluslararası bağlarından kaynaklanan ülkemizde çekilen sıkıntılar. İzin verirseniz, bu terör yapılanmasıyla ilgili olarak birtakım açıklamalar yapmak istiyorum. Şimdi, ülkemizde, ne yazık ki, artan bir grafikle terör eylemlerinin sayısı artıyor, bize yarattıkları huzursuzluklar artıyor, sancı ve sıkıntılar artıyor. Ben, Trakya Milletvekiliyim, Tekirdağ Milletvekiliyim; ama, hem Trakya hem Türkiye'nin her yöresi terörden nasibini almakta. Bizim Trakya bölgemizde neredeyse her köyümüzde teröre muhatap olmuş şehit cenazelerimiz var. Yani, yöre olarak biz de bu sancının, bu sıkıntının dışında değiliz ve bir şekilde, olabilecek en sağlıklı bir yapıyla bir an önce bu terörün ve terörist eylemlerin sonlandırılmasını canı gönülden istiyoruz.

Değerli arkadaşlarım, peki, terörü nasıl sonlandıracağız? Terörü sonlandırmak için, kanımca, üç temel husus var. Bunların başta geleni, silahlı kuvvetlerin yapacakları görev ile terörist eylemleri ve terörizmi bir şekilde sindirmesi ve durdurması gerekiyor. Ülkemizde bu konuda bir sancı ve sıkıntı olduğu inancında değilim. Yani, silahlı kuvvetlerimiz, kolluk kuvvetlerimiz, emniyet güçlerimiz, bu ülkede terörün bir an önce pasivize edilebilmesini sağlamak için, bir an önce terörden doğabilecek mağduriyetleri en aza indirebilmek için ellerinden gelen bütün imkânları kullanmaktalar. Ama, bir ikinci, terörle mücadelede önemli husus var, bu da, terörün uluslararası boyutu. Değerli arkadaşlarım, eğer ülkemizdeki bu terör eylemleri ve terörist yaklaşımlar uluslararası boyutuyla bir güç elde edemeseler, inanın ülkedeki terör eylemlerinin önüne geçmek çok daha kolay olur. Ama, ne yazık ki, uluslararası boyut ve dış güçlerden almış oldukları destek, terörle ilgili mücadelede dönem dönem çok daha zor koşullar altında kalmamızı gerektiriyor. İşte, bu konuda - bir kere bir parantez içinde şunu söyleyeyim, amacım, iktidar partisini yermek değil ama, gerçekleri, kendi doğrularım olarak, kendi doğrularım olarak ortaya koyduklarımı sizlerle paylaşmak için bunu söyleyeceğim- uluslararası ilişkilerde gereken hassasiyeti gösteremiyor olmamızdan ya da yeterince uluslararası politikayı sağlıklı yürütemiyor olmamızdan ötürüdür ki, terör, uluslararası desteğini bir şekilde kaybetmedi, artan bir şekilde de geliştirdi. Bunda, tabii, Irak'ın parçalanmasının çok önemli bir payı var, ama, her şeyden önce, Türkiye'deki siyasi iktidarın, dış politikasının teröre yönelik uluslararası destekleri önleyecek nitelikte yapmış olduğu girişimlerin kanımca yeterli olmadığına inanıyorum. Yapılabilecek çok daha fazla işler vardı diye düşünüyorum. Bunlar eksik kaldı ve bu nedenle, terörün bu ikinci ayağında, gerek siyasi iktidar olarak gerekse -sizlerle paylaşmakta olmak zorundayız- Parlamento olarak, korkarım bu boyutu konusunda yetersiz kaldık ve bu nedenle terörün uluslararası ayaklarını kıramadık, eksiltemedik, çaresiz hâle getiremedik. Bizim, bu ve benzeri kanunlarla, yöremizdeki köy korucularının özlük haklarını, sosyal haklarını, geleceklerini, ailelerini, sağlık haklarını teminat altına almak doğru. Buna "hayır" demek mümkün değil. Ama, bir taraftan bunu yaparken bir taraftan da uluslararası boyutla ilgili üzerimize düşenleri yapmalıydık. Bu eksik kaldı diye inanıyorum.

Bir üçüncü bölüm var, bence esas eksik kalanı bu. Yörenin, yani terörist eylemlere muhatap olan Doğu'nun, Güneydoğu'nun temel sıkıntısı bölgesel kalkınma farklılığı.

Değerli arkadaşlarım, demin de söyledim, ben Trakya Milletvekiliyim, ama bu ülke bizim, bu ülke hepimizin; yani, sadece kendi yöremizle ilgili sancı ve sıkıntıları değil, ülkemin her karışında yaşanan sancı ve sıkıntıları bilmek ve onlar için çözüm üretmeye çalışmak zorundayız.

Şimdi, sizin siyasi iktidarınızda bir teşvik yasası getirdik ve yanılmıyorsam, elli sekiz ilde teşvik uygulanmasına karar verdik. Ben, o teşvik uygulamasıyla ilgili olarak da bu kürsüye çıkıp, bunun yeterli olmayacağını, doğru olmayacağını...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Saygun, buyurun.

MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla) - ...yeterli ve doğru olmayacağını, temel çözümün, bölgesel farklılıklarda devletin yatırımcı sıfatıyla bu yörelere gitmesi gerektiğini ve o yörelere verebileceği ekonomik destekle bu yörelerdeki terör örgütlerinin elinin, ayağının kırılacağını ifade etmiştim. Ama, ne yazık ki, bu bölgesel farklılıkları, kalkınma farklılıklarını gidermek adına 59'uncu Hükümet yeterince hizmet üretemedi, yeterince çalışamadı, bizim talep ve iddialarımızı da çok fazla dikkate almadı.

Sonuçta, ne yazık ki, terörde bir yükselme periyodu oluştu. Biz, bunu söylediğimiz zaman da amacımız, Adalet ve Kalkınma Partisinin Hükümetini ve parlamenterlerini kınamak değil; ama amacımız, bir vakıayı, bir gerçeği teyit etmek, dile getirmek, ortaya koymaktı. Biz bunu ortaya koyduğumuz zaman, sanki temel amacımız sizi suçlamakmış gibi algıladınız. Hayır, biz, kimseyi suçlamak istemiyoruz, ama, biz, Doğu'da da Güneydoğu'da da ülkemin hiçbir yöresinde de bundan böyle sancı ve sıkıntı çekmek istemiyoruz.

Değerli arkadaşlarım, bunları sizlerle paylaşabildiğim için kendimi mutlu hissediyorum. Gündemimizde görüşmekte olduğumuz bu kanunun yöremize ve ülkemize yarar getireceğine inanıyorum. Ama, şunu lütfen unutmayınız: Burada, doğrudur, bu yöredeki koruculuk sistemi içinde korucu arkadaşlarımıza tam hak ettikleri verilmemiştir. Bunu özellikle yöre milletvekilleri çok ifade ettiler. Ama, şunu da unutmayalım: Sadece koruculara değil ki, bizim ülkemizde devlet sektöründe, kamu sektöründe çalışanlardan veyahut özel sektörde çalışanlardan kime tam hakkı verilmiş ki, hangi işçi, hangi memur, hangi çalışan hak ettiğinin karşılığını alabilmiş ki? Salt korucular değil...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Saygun, lütfen...

MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla) - Bitiriyorum Başkanım.

BAŞKAN - Teşekkür için açıyorum.

Buyurun.

MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla) - Yani, sadece o yöredeki bu arkadaşlarımız değil, ülkemizde ihtiyacı olan hiç kimse, hak ettiğinin tam karşılığını almamıştır. Umarım, 22 Temmuz sonrasında iktidara kim gelirse gelsin, bu çalışanlara emeğinin karşılığını verme konusunda üstüne düşen görevleri yerine getirir ve 23'üncü Dönem Parlamentosu da bu anlamda mutlu, huzurlu ve başı dik olur.

Hepinizi saygılarımla selamlıyorum arkadaşlarım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Nuri Saygun (CHP, Tekirdağ). “Köy kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:1429)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 27 Mayıs 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-nuri-saygun-22-2007-05-27-koy-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-1429 (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c159/b114/tbmm221591140338.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
