# Türkiye cumhuriyeti hükûmeti ile suudi arabistan krallığı hükûmeti arasında güvenlik, uyuşturucu ve psikotrop maddelerle mücadele alanında işbirliği anlaşmasının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s.s.:12)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Şahin (AK Parti, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim
- **Tarih:** 24 Ekim 2007
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÛMETİ İLE SUUDİ ARABİSTAN KRALLIĞI HÜKÛMETİ ARASINDA GÜVENLİK, UYUŞTURUCU VE PSİKOTROP MADDELERLE MÜCADELE ALANINDA İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (S.S.:12)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c003/b011/tbmm230030110194.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sahin-23-2007-10-24-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-suudi-arabistan-kralligi-hukumeti-ara

> Mehmet Şahin (AK Parti), 24 Ekim 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÛMETİ İLE SUUDİ ARABİSTAN KRALLIĞI HÜKÛMETİ ARASINDA GÜVENLİK, UYUŞTURUCU VE PSİKOTROP MADDELERLE MÜCADELE ALANINDA İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (S.S.:12)); konuşma 1.068 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET ŞAHİN (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bu vesileyle 70 milyon vatandaşımızın yüreğini yakan menfur terör saldırılarında şehit olan şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize sabırlar diliyor, taziyetlerimi arz ediyorum.

12 sıra sayılı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Güvenlik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı hakkında AK Parti Grubu adına görüşlerimizi arz etmek için huzurunuzdayım.

Türkiye, malumları olduğu üzere, bütün dünyada saygınlığını, vazgeçilmezliğini artıran bir ülke olarak her geçen gün daha çok önem kazanmaktadır. Bir tarafta Avrupa Birliğine tam üyelik müzakerelerini yürütmekte, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine geçici üyelik için aktif bir dış politika sürdürmekte, komşu ülkelerle dostluk temelinde siyasi ve ekonomik ilişkilerini, millî men- (x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağın sonuna eklidir. (xx) 12 S. Sayılı Basmayan tutanağı eklidir. TBMM B:ll 24 .10 . 2007 O: 2 faatlerimizi en üst düzeyde tutarak derinleştirmekte olan Türkiye, sadece kendi halkı için değil, barış ve adalete hasret kalan, güvenlik sorunları yaşayan komşularımız için de büyük bir önem arz etmektedir.

AK Parti İktidarımızın 3 Kasım 2003 seçimlerinden bu yana yürüttüğü çok boyutlu, aktif ve derinlikli dış politikamız, bütün Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Orta Doğu, İslam ülkeleri ve Orta Asya Türk cumhuriyetleri tarafından da çok büyük bir alakayla ve dikkatle izlenmektedir. Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde büyük bir dinamizm kazanan siyasi ve ekonomik ilişkilerimiz Türkiye'ye karşı tarihî ön yargıları kırmakta, rasyonel bir zeminde millî çıkarlarımıza ve tarihî rolümüze uygun bir diyalog ve iletişim zemini hazırlamaktadır. Bugün iftiharla söyleyebiliyo- ruz ki hiçbir dünya ülkesini ihmal etmeden bütün dünya devletleriyle ilişkilerimiz en saygın bir düzeye çıkmıştır ve yine gururla ifade edebiliriz ki artık Türkiye'nin dünyayla ilişkileri eskiden olduğu gibi karşılıklı ön yargılarla, hamasi sözlerle, dar çerçevedeki diplomatik temaslarla, sembolik düzeydeki ziyaretlerle yürümüyor. Artık Türkiye sadece kendisi için değil, bütün dünyanın barışı için, özellikle Orta Doğu'nun barışı için bir anahtar konumuna yükselmiştir ve dünyadaki itibarı her geçen gün daha yükselmektedir. Bir yandan Avrupa Birliğine tam üyelik sürecini yürüten, bir yandan medeniyetler ittifakı projesiyle dünya barışının öncülüğünü yapan, öte yandan bölgesel güvenlik sorunlarının barışçı yollarla çözümü için kriz noktalarında aktif rol alan ve bir yandan ekonomik ilişkilerini sağlam bir zeminde geliştiren ülkemiz bugüne kadar hiç olmadığı düzeyde dünyanın gündeminde yer almıştır. Elbette içeride büyümenin, kalkınmanın, siyasi istikrarın ve güvenin dışarıya yansıması sadece ekonomik kazanımlarda, sadece dış ticaret hacmindeki gelişmelerde görülmüyor, Türkiye'nin sözünün ağırlığı bugün Amerika'dan Suudi Arabistan'a, Rusya'dan Avrupa Birliği ülkelerine kadar artmıştır. Bu, tartışılmayacak kadar açık ve net bir durumdur. Bu noktada Türkiye, terörle mücadele dahil, bütün uluslararası ilişkilerini aklıselimle, mantıkla ve öz güvenle derinleştirmek zorundadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; küreselleşen dünyada toplumlar birbirinin kaderiyle doğrudan ilgili hale gelmiştir. Bugün insanlığın en temel kaygısı güvenlik sorunudur. Şiddetsiz, savaşsız bir dünya için yeniden karşılıklı güven zemininin oluşması elzemdir bütün dünyada. Bugünün dünyasında artık, en gelişmiş ülkeler dahil hiçbir ülke güvenlik konusunda tek başına gayret göstererek nihai sonuç elde etme imkânına sahip değildir. Ülkelere yönelik dahili ve harici tehditler ne yazık ki artık uluslararası bir boyut kazanmıştır. Sorunlar hiçbir ülkenin, hiçbir toplumun ve hiçbir topluluğun tek başına mücadele ederek çözemeyeceği kadar girift bir hal almıştır.

Şunun altını çizmek istiyorum: Biz, Türkiye olarak, başta komşularımız olmak üzere, başta bölgemizdeki dost ve kardeş ülkeler olmak üzere ilişkilerimizi çok boyutlu ve sağlıklı olarak geliştirmenin, ilerletmenin çabası içindeyiz. Hiç şüphesiz, bizim, komşularımızla sayılamayacak kadar çok ortak noktamız ve kopmaz bağlarımız vardır. Bir kere aynı kültürü, aynı kültürel mirası, müşterek bir tarihi ve müşterek hatıraları ve ortak manevi değerleri paylaşıyoruz. Ancak, bu ortaklıklarımızı dünyadaki yeni gelişmeler çerçevesinde artırmak, çeşitlendirmek, ilerletmek, geliştirmek gibi bir zorunluluğumuz da var. Güvenlik konusunda dost ve kardeş Suudi Arabistan'la ortak olarak gerçekleştireceğimiz bu anlaşma son derece önemlidir. Bölgenin iki güçlü ülkesi olarak çevremizde barışı, huzuru, istikrarı tesis etmek, bölgemizi refaha kavuşturmak konusunda daha çok iş birliği ve daha çok yardımlaşma içinde bulunmak zorundayız. Bu noktada, özellikle bugün Batı dünyasında bir paranoya hâlini almış olan "İslami fobia" yanlış algısıyla mücadelede ortak olarak yapacağımız çok sayıda girişimin var olduğunu da kabul etmek zorundayız. Barış, adalet ve güvenlik için her iki ülkenin yapacağı iş birliği inanıyorum ki mevcut yanlış anlamaları ortadan kaldıracak, evrensel barışa ve adalet arayışlarına büyük katkılar sağlayacaktır. Yine, iki ülkenin güvenlik konusunda atacağı ortak adımlar da bölgemizde cereyan eden hadiselerin çözümü adına bölge huzuruna önemli katkılar sağlayacaktır. Terörün her türlüsüne, insan hayatına kasteden her türlü girişime, ülkelerin istikrarına yönelen her türlü tehdide karşı kararlı ve birlikte bir duruş sergilemek gibi bir sorumluluğumuz vardır. Zaten yüce Meclisimizin iktidarıyla ve muhalefetiyle birlikte son tezkereye verdiği destek de bunu apaçık göstermiştir. Bu vesileyle, katkıda bulunan herkese teşekkürlerimi bildirmek istiyorum.

Küreselleşmenin küresel terörle birlikte anılır hâle geldiği bir dünyada artık "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın." tarzı bir yaklaşım içinde olmamız mümkün değildir. Keza, komşularımızla ilişkilerimizde stratejik yerimiz ve tarihî rolümüzle övünerek de ilişkilerimizi gerçek ihtiyaçlarımıza cevap verecek düzeye getirmemiz mümkün değildir.

İnanıyorum ki bölgesel güvenliğimiz için, insani değerleri yok etmek isteyen ve esasında birbiriyle irtibatlı olan uyuşturucu gibi, terör gibi belalarla mücadelede ülkemizin Suudi Arabistan'la imzalaması gereken Güvenlik İşbirliği Anlaşması çok önem arz etmektedir.

Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; şuraya dikkatinizi çekmek istiyorum: Türkiye'nin 2002 yılında toplam dış ticaret hacmi 100 milyar doları aşmazken, geçen yıl dış ticaret hacmimiz 200 milyar dolar seviyesini aşmıştır. 2002 yılında sadece 36 milyar dolar olan ihracatımız, bu yıl on iki aylık dönemde 100 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır.

Türkiye'nin ihracat yaptığı, ithalat yaptığı ülkeler içinde Suudi Arabistan da önemli bir yere sahiptir. Bakınız, sadece 2007'nin Ocak-Ağustos döneminde Suudi Arabistan'a yaptığımız ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 61 oranında artış göstermiştir. Geçen yıl Ocak-Ağustos döneminde 610 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmişken, bu yıl aynı dönemde 1 milyar dolar seviyesine yaklaşmış bulunmaktadır bu rakam. Suudi Arabistan'la ortak dış ticaretimiz, özellikle son beş yıl içinde kayda değer bir artış göstermiş ve 2,5 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır.

Her ne kadar dış ticaretimiz hızlı bir artış eğilimi göstermiş olsa da bu ülkeyle olan imkân ve potansiyellerimiz olarak bu miktarın 10 milyara, hatta 50 milyar dolara ulaşması mümkündür ve bu hedef en kısa zamanda yakalanmalıdır.

İki ülkenin ticarette gerçekleştireceği iş birliği bir taraftan bölge ülkelerine örnek teşkil edecek, bir taraftan da bölgenin istikrarına, huzuruna, güvenine, insanların maddi ve manevi sağlığına önemli katkılar sağlayacaktır.

Biz, sadece iki ülke arasındaki ilişkilerin değil, bölgedeki tüm ülkelerin bu tür iş birliği içine girmelerini arzu ediyoruz. Zira, bölgemizde barışa, istikrara, huzura giden yol iş birliğinden geçmektedir.

Suudi Arabistan ile ülkemiz arasındaki Güvenlik İşbirliği Anlaşması'nın kabulünün gereğini dikkatlerinize arz eder, AK Parti Grubu adına yüce Meclisi saygıyla selamlarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Şahin (AK Parti, Malatya). “Türkiye cumhuriyeti hükûmeti ile suudi arabistan krallığı hükûmeti arasında güvenlik, uyuşturucu ve psikotrop maddelerle mücadele alanında işbirliği anlaşmasının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s.s.:12)”. TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim tutanağı, 24 Ekim 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sahin-23-2007-10-24-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-suudi-arabistan-kralligi-hukumeti-ara (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c003/b011/tbmm230030110194.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
