# Milletvekilleri lojmanlarında işlenen cınayetin aydınlatınması hakkında (s.s.1056)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Salih Erdoğan (AK Parti, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim
- **Tarih:** 28 Mart 2006
- **Gündem:** MİLLETVEKİLLERİ LOJMANLARINDA İŞLENEN CINAYETİN AYDINLATINMASI HAKKINDA (S.S.1056)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-salih-erdogan-22-2006-03-28-milletvekilleri-lojmanlarinda-islenen-cinayetin-aydinlatinmasi-hakkind

> Mehmet Salih Erdoğan (AK Parti), 28 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLETVEKİLLERİ LOJMANLARINDA İŞLENEN CINAYETİN AYDINLATINMASI HAKKINDA (S.S.1056)); konuşma 1.407 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET SALİH ERDOĞAN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; milletvekilleri lojmanlarında Mustafa Güngör'ün öldürülmesinin aydınlatılması ve sorumlularının belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu raporu hakkında AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarken, onbeş yıldan bu yana bu menfur cinayetin failinin ortaya çıkması mücadelesini sürdüren, merhum Mustafa Güngör'ün babası Erol Güngör ve eşine sabır ve esenlikler diliyorum.

Değerli milletvekilleri, faili meçhul cinayetler, uzunca bir süre ülke gündeminden hiç düşmemiştir; ülkenin gündeminde, siyasetin gündeminde, medyanın gündeminde devamlı yer almıştır. Aslında, faili meçhul cinayetler gündemden hiç düşmemelidir. Canilerin ellerini kollarını sallaya sallaya aramızda dolaştığı bir ortamda, huzur ve güven olmayacaktır. Bu nedenle, faili meçhul cinayetlerle mücadele hepimizin aslî görevi olmalıdır.

Güvenlik güçlerimiz açısından, faili meçhul cinayetlerle, tüm suçlarla mücadele onur meselesidir; çünkü, faili meçhul kalan her cinayet, başta güvenlik güçlerimizi zan altında tutmaktadır; ancak, bu mücadeleyi sadece güvenlik güçlerine terk etmek de, kanımca çok doğru olmayacaktır. Bu konuda, ayrıca toplumun duyarlı olması, suçluların yakalanması noktasında güvenlik güçlerimize de yardımcı olması gerekmektedir. Sadece faili meçhul cinayetlerle ilgili değil, başta terör olmak üzere tüm suçluların tespiti ve etkisiz hale getirilmesinde toplumun duyarlılığı çok önemlidir. Terör örgütü mensupları, bir apartmandan daire kiralıyor, bu dairede bomba imal ediyor ve apartmanda oturan komşular bu olaydan haberdar bile olmuyor; bombanın teröristin elinde patlamasıyla olay aydınlanıyor!.. Toplum olarak bunu iyi düşünmemiz, bazı şeyleri yitirdiğimizin farkına varmamız gerekiyor.

Değerli milletvekilleri, faili meçhul kalan her cinayet, birtakım kuşkulara ve büyük sorunlara sebebiyet vermektedir. Birincisi, faili meçhul cinayete kurban gidenlerin yakınlarının gözyaşları hiç dinmemiştir. İkincisi, faili meçhul kalan cinayetlerde, hemen hemen her zaman, eğer bu cinayet siyasî ve ideolojik ise, karşı görüşte olanlar toptan suçlanmıştır. Hatta, devletin suç işlediği, güvenlik güçlerimizin suçluları koruduğu, gizlediği gibi ithamlarla karşılaşılmıştır. Bu husus, toplumsal barış ve demokratik rejim açısından hiç de temenni edilmeyen bir ortam meydana getirmektedir.

Mustafa Güngör'ün öldürülmesi olayında birtakım eksiklikler vardır. Bu eksiklikler baştan bu yana dile getirilmiştir. Bu konuda emniyet güçlerimizin ihmali söz konusudur; ancak, faili meçhul suçlar ve cinayetler sebebiyle güvenlik güçlerimizi toptan suçlamak da büyük haksızlık olacaktır. Emniyet güçlerimiz, faili meçhulle mücadelede, suçluları tespit ve adalete teslim etme konusunda pek çok ülkeden daha başarılıdır. Her ülkede faili belirlenemeyen pek çok suç işlenmektedir. Başta terör olmak üzere, bütün suçluların ortaya çıkarılmasında güvenlik kuvvetlerimizin canı pahasına gece gündüz mücadele ettiğini de aklımızdan çıkarmamak gerekir.

Değerli milletvekilleri, temennimiz, bütün cinayetlerin, bütün suçların faillerinin bulunması, hiçbir cinayetin karanlıkta kalmamasıdır. Ülkemizde faili meçhul cinayete kurban giden tek insan elbette Mustafa Güngör değildir. Bugüne kadar, pek çok insan böyle menfur cinayete kurban gitmiştir ve faili bulunmayan cinayetler de mevcuttur; ancak, Mustafa Güngör'ün öldürülmesi diğer cinayetlerden farklılık arz etmektedir. Mustafa Güngör, sokakta yürürken, bir yoldan geçerken öldürülmemiştir. Mustafa Güngör, 10'u aşkını bakan olmak üzere, 395 milletvekilinin oturduğu ve 24 saat korunan, iki güvenlik kapısından geçilerek içeriye girilebilen bir sitede, evin içinde tabancayla vurularak öldürülmüştür, ayrıca boğazı da kesilmiştir. Böyle bir cinayetin bugüne kadar aydınlatılamamış olması, elbette üzücüdür, düşündürücüdür ve bu cinayet sebebiyle pek çok spekülasyonlara neden olması da normaldir.

Değerli milletvekilleri, hiçbir cinayet ve hiçbir suç karanlıkta kalmamalıdır. Faili bulunmayan her cinayet, yeni cinayetlerin habercisidir. Ayrıca, faili meçhul cinayetlerin devlete olan güveni sarstığı da bir gerçektir; çünkü, can güvenliği, kişilerin en önemli haklarının başında gelmektedir. Devletin en önemli görevi, kişilerin can güvenliğini en etkin biçimde korumak ve güvence altına almaktır.

İnsan hakları çağını yaşıyoruz. Bu çağda yaşam hakkı, insan haklarının en başında gelmektedir. Bu hak, insan henüz doğmadan önce, ana karnındayken başlayan ve korunması gereken en kutsal bir haktır. Yaşam hakkı, başta insanın maddî ve manevî varlığının dokunulmazlığı olmak üzere, din, vicdan ve düşünce özgürlüğünü de içine alan bir haktır. Hem aklın hem vicdanın hem canın korunmasıdır yaşam hakkı. Hiç kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağı gibi, dinî vecibelerini yerine getirmesi sebebiyle ve açıkladığı fikir ve düşünceler nedeniyle de suçlanamaz, kınanamaz. Anayasamıza göre, insanların dinî inanç, düşünce ve kanaatleri nedeniyle kınanamayacağı, din, vicdan ve düşünce özgürlüğünün Anayasamızın teminatı altında olmasına rağmen, insanların siyasî görüş, din ve düşünceleri sebebiyle öldürülmeleri, devletimizi, rejimimizi ve demokrasimizi yaralayacaktır. Bu sebeple de, elbette, bu olaylar gündemimizde yer almaya devam edecektir.

Burada, biraz önce, CHP Grup Başkanvekili Sayın Kemal Anadol İnsan Hakları Mahkemesinden bahsetti, diğer konuşmacılar da bahsetti. Ben, bu İnsan Hakları Mahkemesi konusunu biraz açmak istiyorum.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bu olay sebebiyle Türkiye'yi mahkûm etmiştir; ancak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararı iki şekilde olmaktadır. Bunlardan birincisi, pozitif yükümlülük açısındandır; ikincisi, etkin ve verimli mücadele, soruşturma yapılmaması açısındandır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Mustafa Güngör olayında, Türkiye'yi, Mustafa Güngör'ün can güvenliğini koruyamadığı noktasından, yani pozitif yükümlülük açısından mahkûm etmemiştir; etkin ve verimli soruşturma yapmadığı konusunda sorumlu tutmuştur. Bunun anlamı şudur: Mustafa Güngör'ün öldürülmesinin öğrenilmesinden itibaren, devletin olaya müdahale ederek, etkin ve verimli bir soruşturma yapması gerekirdi. Böyle bir soruşturmanın asıl amacı, yaşam hakkını güvence altına alan iç hukuk normlarının etkili bir biçimde uygulanmasını sağlamaktır. Bunun için, maktul yakınlarının şikâyetçi olma ve soruşturma açılması girişiminde bulunmalarına da gerek yoktur. Resen bu araştırma yapılmalıdır ve bu soruşturma, en verimli ve en etkin bir şekilde yürütülmelidir. Soruşturmanın verimliliği, sorumluların tespit edilmesi ve cezalandırılmalarının sağlanması anlamında mutlaka gerçekleşmelidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bu konuda, sonuca yönelik değil, kullanılan yönteme yönelik bir yükümlülük üzerinde durmuştur. Yetkililer, olayla ilgili erişilebilir tüm delillerin toplanması yanında, tüm tedbirleri de almış olmalıdır. Özellikle, görevli tanıkların ifadeleri alınmalıydı.

Bu öldürme olayının özel korunan bir mahalde işlenmiş olması, bu olayın belirli bir önem ve ivedilik gerektirdiğini göstermektedir. Cinayetin, ifade edildiği gibi, on gün sonra temizlik amacıyla evde temizlik yapılması, maktulün üzerinde ölü bulunduğu yatağın kaldırılması, delillerin toplanmasında gecikmelere sebebiyet verilmesi gibi durumlar, Türkiye'nin etkin ve verimli soruşturma yapmadığı noktasında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde, sözleşmenin 2 nci maddesinin ihlali neticesini doğurmuş ve Türkiye mahkûm edilmiştir.

Değerli milletvekilleri, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması, hem adaletin gerçekleşmesi hem de toplumsal barış ve huzur açısından önemlidir. Suçluların tespiti kadar, bunda ihmali ve kusuru olanlar varsa, bunların da tespiti önem arz etmektedir. Ancak, bütün bu mücadeleler hukuk ve demokrasi kuralları içinde yapılmalıdır.

Raporunu görüşmekte olduğumuz Mustafa Güngör'ün öldürülmesiyle ilgili bu komisyon, yargılama yapmak için kurulmamıştır. Yargı görevi bağımsız mahkemelere aittir. Bu konuda derdest bir dosya da bulunmaktadır. Komisyonun görevi, bu olayın işlenmesinde fail veya faillerin bulunmamasında görevlilerin ihmali var mı yok mu, bunu ortaya çıkarmak için yapılmıştır. Ancak, halk nezdinde yanlış bir intiba vardır. Ne zaman Meclis bu konuda bir araştırma komisyonu kursa, toplum bunu yargının yerine kurulan bir komisyon gibi algılamaktadır. Oysa komisyonun görevi, yargılama yapmak ve suçluyu bulup cezalandırmak değil. Bu, bağımsız yargının işidir.

Değerli milletvekilleri, Mustafa Güngör olayının aydınlatılmasını sağlamak, suçluları ortaya çıkarmak ve varsa soruşturmalarda ihmali görülenleri tespit etmek amacıyla bugüne kadar 2 Meclis araştırması önergesi verilmiştir. Bunlardan birincisi, 19 uncu Dönem Denizli Milletvekili Adnan Keskin ve arkadaşları tarafından 1.7.1992 tarihinde verilen Meclis araştırma önergesidir. İkincisi ise, 20 nci Dönemde Antalya Milletvekili Sayın Deniz Baykal ve 41 arkadaşı tarafından verilen, 15.5.1998 tarihli Meclis araştırması önergesidir. Ne yazık ki, 19 uncu ve 20 nci Dönemde verilen bu Meclis araştırması önergeleri, dönem sona erdiğinden, Meclis araştırma komisyonları kurulamamış ve önergeler görüşülememiştir.

22 nci Dönemde, yani bu dönem, geçen sene, İzmir Milletvekili ve CHP Grup Başkanvekili Sayın Kemal Anadol, İstanbul Milletvekili Ali Topuz ve Samsun Milletvekili Haluk Koç tarafından verilen (10/185) esas numaralı bu önerge, AK Parti Grubu ve Mecliste temsil edilen diğer partilerimiz tarafından da desteklenmek suretiyle komisyonumuz kurulmuş ve çalışmalarımız tamamlanmıştır.

Komisyonumuzun kuruluşundan itibaren rapor aşamasına kadar takip edilen süreci ve komisyonun aldığı prensip kararlarını detaylı bir şekilde Sayın Kemal Anadol anlattı.

Hakikaten, bu komisyon, Mecliste her zaman takdirle anılacak bir komisyon olarak çalışmıştır. AK Parti Grubu adına, biz de, bu araştırma görevini yerine getiren komisyonumuza, bu komisyona destek veren, başta CHP Grubu olmak üzere, AK Parti Grubuna ve Mecliste temsil edilen diğer partilerimize teşekkür ediyoruz.

Komisyon, görev süresi içerisinde, ifade edildiği gibi, 3'ü İstanbul, İzmir ve Tekirdağ'da olmak üzere 29 toplantı yapmış, 124 kişinin bilgi ve görüşüne başvurmuş, İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı ile işbirliği yaparak birtakım delilleri incelemiş, diğer yandan komisyon olarak otopsi raporları tutanaklarını, tahkikat dosyasındaki beyanları yeniden gözden geçirerek, açıklanması icap eden hususlar ilgililere yeniden açıklattırılmıştır. İlgili tüm kurum ve kuruluşlarla irtibat halinde çalışma yapılmış, aradan geçen ondört yıllık süreye rağmen her delil yeniden gözden geçirilmiş ve bu konu hakkında en küçük bilgi sahibi olan kişiler de dinlenmiştir. Özellikle, rahmetli Mustafa Güngör'ün babası Erol Güngör ile irtibat hiçbir zaman kesilmemiştir. Görüş ve katkıları her zaman değerlendirilmiştir. Kendilerine, bir kere daha sabır dilerken, komisyonumuza yaptığı katkılar sebebiyle, Sayın Erol Güngör'e teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Değerli milletvekilleri, temennimiz şudur: Milletimizin yüzü hiçbir zaman solmasın, tek bir suç gizli ve karanlıkta kalmasın diyor, Yüce Heyetinizi tekrar saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Salih Erdoğan (AK Parti, Denizli). “Milletvekilleri lojmanlarında işlenen cınayetin aydınlatınması hakkında (s.s.1056)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 28 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-salih-erdogan-22-2006-03-28-milletvekilleri-lojmanlarinda-islenen-cinayetin-aydinlatinmasi-hakkind (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
