# Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Salih Erdoğan (AK Parti, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim
- **Tarih:** 13 Şubat 2008
- **Gündem:** VAKİFLAR KANUNUN 9.11.2006 TARİHLİ VE 5555 SAYILI KANUNDA BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.98)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-salih-erdogan-23-2008-02-13-vakiflar-kanunun-9-11-2006-tarihli-ve-5555-sayili-kanunda-bazi-maddele

> Mehmet Salih Erdoğan (AK Parti), 13 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKİFLAR KANUNUN 9.11.2006 TARİHLİ VE 5555 SAYILI KANUNDA BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.98)); konuşma 575 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET SALİH ERDOĞAN (Denizli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Vakıflar Kanunu Tasarısı’nın 16’ncı maddesi üzerinde görüşlerimi ifade etmek üzere söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, vakıfların patenti Türklere ait, Osmanlılara ve Selçuklulara ait. Ama bugün yeryüzünde hemen hemen her çağdaş ülkede vakıflar bulunmaktadır. Bu vakıflar, kabul edelim etmeyelim, sivil toplum örgütlenmesi olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, günümüz dünyasında vakıflar dünya çapında örgütlenmekte, kamuoyu oluşturmakta, sosyal politikalar üretmekte ve hatta amaçlarını gerçekleştirmek için kurdukları şirketler vasıtasıyla istihdam yaratmakta, kamu ve özel sektör yanında üçüncü sektör olarak ekonomik, sosyal, kültürel alanlarda büyük bir güç olarak karşımıza çıkmaktadır.

Geçen hafta gazetelerde bir haber yer aldı: Avrupa Vakıflar Merkezi 29-31 Mayıs 2008 tarihinde genel kurulunu Türkiye’de yapacak ve bu toplantıda “vakıflarda yaratıcılık” teması işlenecek.

Değerli milletvekilleri, örnek olsun diye söylüyorum: Bu bahsettiğimiz Avrupa Vakıflar Merkezi altı yüz elli vakfı bünyesinde toplayan bir vakıf, sahip oldukları varlıklar ise 102 milyar euro. Bu vakıflar Avrupa Birliğinin sosyal ve ekonomik alt komitesi gibi komitelerde yer almakta, Avrupa Birliğinin de görüşlerini temsil etmekte ve birtakım sosyal politikaların oluşmasına katkı sağlamaktadır.

“Küreselleşme” dediğimiz olgu -doğru bulalım yanlış bulalım- her alanda olduğu gibi sivil toplum örgütlenmesinde, tabii olarak vakıflarda da kendisini göstermektedir. Bütün mesele bu gelişmeler karşısında Türkiye’nin tutumu ne olmalıdır? Bu olguya yasaklarla karşı çıkmak elbette bir yöntem olarak düşünülebilir, fakat Türkiye’nin gelişmelere seyirci kalması veya yasaklarla bu alandaki gelişmeleri engellemesi acaba mümkün mü?

Değerli milletvekilleri, söz alan bazı hatipler, topraklarımız dışında kalan Osmanlıdan kalma vakıfların bugüne kadar tespit ve tescillerinin niye yapılamadığını sorguladılar. Oysa, vakıflarla ilgili yürürlükteki mevzuatımızda yurt dışındaki taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarının tescili, muhafazası, onarılması ve yaşatılması konusunda Genel Müdürlüğümüz görevli değil. Ancak bu Yasa’yla, ilk defa bu Kanun’la Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde dış ilişkiler daire başkanlığı kurulmak suretiyle yurt dışında kalan vakıflarımızın tespiti, tescili, restorasyonu yoluna gidilecektir…

RIDVAN YALÇIN (Ordu) – Envanteri bile yok, nasıl veriyorsun?

MEHMET SALİH ERDOĞAN (Devamla) – Yine bu Kanun’la vakıf kültür varlıklarının bakımı, onarımı, restore edilmesi ve yaşatılması için kişi ve kuruluşlarca yapılan harcamalara, bağış ve yardımlara, sponsorluk harcamalarına vergi istisnası getirilmektedir.

Ayrıca, vakıflara ait taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve muhafazası için diğer kamu kurum ve kuruluşları da görevli kılınmıştır. Söz gelimi, imar planlaması düzenlemelerinde vakıf alanı olan yerlerde kurumun görüşünün alınması öngörülmektedir.

Vakıflara yapılan taşınır-taşınmaz mal bağışlarında veraset, intikal beyannamesi kaldırılmaktadır. Yine vakıflarımızın safi gelirleri üzerinden ödedikleri yüzde 5 denetim katılım payı bu yasayla, tasarıyla kaldırılmaktadır.

Değerli milletvekilleri, konuşmalarda sık sık denetim konusu, sanki, tüm vakıfların denetim dışı bırakıldığı üzerinde de duruldu.

Değerli arkadaşlar, tasarının 33’üncü maddesini lütfen bir kez daha okuyalım. Burada hangi vakıf türü olursa olsun, vakıflarda iç denetim esası getirildi. Ancak, tüm vakıfların amaç ve yasal yönden denetimi konusunda yine Genel Müdürlüğümüzün yetkisi devam etmektedir.

Yine, değerli milletvekilleri, sık sık cemaat vakıflarıyla ilgili olarak 2762 sayılı Vakıflar Kanunu’nun üzerinde duruldu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Erdoğan.

MEHMET SALİH ERDOĞAN (Devamla) – 2762 sayılı Vakıflar Kanunu 1935 yılında, 1936, cumhuriyet döneminden önce kurulmuş olan vakıflara iki görev yüklüyor. Birincisi, vakıflar kütüğüne kendilerini yazdırmak, bunun süresi beş yıldır. İkincisi, zilyet ve tasarrufunda bulundurdukları gayrimenkulleri yine vakıflar siciline tescil ettirmek. Bu tescilden sonra Vakıflar Genel Müdürlüğünün bu tapu kayıtlarına şerh verdirmesi ve sonra uygun vasıtalarla ilan edilmesi ve daha sonra da o ilgili vakıflar adına kati tapularının verilmesi öngörülmekteyken, maalesef, 2762 sayılı Yasa’nın 44’üncü maddesindeki bu amir hüküm yerine getirilemediği için bugün bir takım sıkıntılarla karşı karşıya bulunmaktayız.

Değerli milletvekilleri, bu tasarının vakıflarımız için hayırlı olmasını diliyorum. Hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Salih Erdoğan (AK Parti, Denizli). “Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 13 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-salih-erdogan-23-2008-02-13-vakiflar-kanunun-9-11-2006-tarihli-ve-5555-sayili-kanunda-bazi-maddele (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
