# Toprak koruma ve arazi kullanımı kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun ve diğer kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.: 111)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim
- **Tarih:** 26 Mart 2008
- **Gündem:** TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN VE DİĞER KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.: 111)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2008-03-26-toprak-koruma-ve-arazi-kullanimi-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkin

> Mehmet Şandır (MHP), 26 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN VE DİĞER KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.: 111)); konuşma 1.006 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bir kanunun görüşmelerini tamamlamak üzereyiz. Ancak bu kanunla ilgili bu kürsüden çok önemli iddialar, itham düzeyine ulaşan iddialar ortaya konuldu. Bunların cevabının verildiğini söyleyebilmek çok mümkün değil.

Değerli milletvekilleri, burada çıkartılan kanunlar Türkiye Cumhuriyeti devletinin kanunları, yalnız kanun teklifinin sahibinin veya tasarının sahibi olan hükûmetin veya onun destekçisi, ona müspet oy veren iktidar partisi grubunun kanunu değil Türkiye Büyük Millet Meclisinin çıkarttığı kanunlar. Dolayısıyla, bir sorumluluk bağlamında, bu son maddesinde, Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu kanunla ilgili endişelerimizi ve görüşlerimizi ifade etmek gereğini duydum.

Değerli milletvekilleri, toprak koruma ve arazi kullanımıyla ilgili bir kanun çıkartıyoruz. Sayın Karapaşaoğlu önümden geçiyor, kendisi toprak adamı, biliyorum, Bursa’da topraktan üretilen ürünlerin sanayiciliğini yapıyor. Bu kanunla toprağı koruyabiliyor muyuz? Ben toprakla ilgilenen bir bilimin mühendisiyim. Toprak, zannediyorum bireysel olarak ve toplum olarak en değerli varlığımız, yerine konulamayan en değerli varlığımız. Soru çok net, teklif sahibi çok ilgilenmiyor ama soru çok net: Bu kanunla toprağı koruyabiliyor muyuz? Toprağın kullanımını, toplum adına, gelecek adına -bize emanet edilen toprağın kullanımını, arazinin kullanımını- doğru tanzim edebiliyor muyuz? Bu sorunun cevabını vermek çok müşkül

Ben Mersin Milletvekiliyim. Mersin’de, kayalar düzeltilerek üzerine toprak taşınıp sera kuruluyor, oradan üretim yapılıyor, insanlar kendi emekleriyle onurlu yaşamanın gayretini gösteriyorlar. Toprak yok!

HASAN ÇALIŞ (Karaman) – Ama ürün para etmiyor Sayın Başkan!

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Benim memleketim Hatay’da, insanlar kendilerini ağaca asıp aşağıda, kayaların sekisi dediğimiz 20-30 metrekarelik toprakların üzerinde tütün ekerek geçimlerini temin ediyorlar. Bizse, hoyratça, topraklarımızı bir daha üretim yapamaz hâle getirmek için, inadına, elimizden ne geliyorsa onu yapıyoruz. Bu doğru değil değerli milletvekilleri. Bu hak değil. Bu topraklar bize hem geçmişimizin hem geleceğimizin emaneti.

Şimdi, kanunun gerekçesini, kanunun görüşüldüğü komisyonlardaki konuşmaları, tutanakları, kanunun kendisini okuduğumuzda, bu noktada yanlışımızı kendi cümlelerimizle ifade etmişiz. Diyoruz ki: “11/10/2004 tarihinden önce izin almadan kaçak sanayi yapılarının kullandığı tarım arazileri…” Amaç dışı kullanılan tarım arazilerinin üzerinde kurulan sanayi kuruluşlarını bu kanunla yasal bir statüye kavuşturuyoruz. İyi niyetle soruyor Sayın Karapaşaoğlu “Ne yapalım yani? Kurulmuş…” diyor.

Değerli milletvekilleri, bu iyi niyet bizi kurtarmaz. Masumluk bazen sorumluluğu ortadan kaldırmaz. “Ne yapalım?” diyerek suçu kabullenmek, suçluyu meşrulaştırmak, yasamaya hile karıştırmaktır, milletin verdiği yetkiyi kötüye kullanmaktır. Bunu, şu kısa dönemde burada gerçekleştirdiğimiz birçok kanunda maalesef beraber yaşadık, gördük. Böyle bir hak yok.

22 bin tesis… Soruyor milletvekili arkadaşımız: “Antalya’da kurulan doğal gaz çevrim santrali -bütün itirazlara rağmen, mahkeme kayıtlarına rağmen- kaçak yapılıyor, tarım arazisinin üzerinde yapılıyor. Ee, şimdi sormazlar mı, belli bir müddet sonra yeniden böyle bir kanun çıkartarak kaçak yapılan, toprağı korumayan, yanlış arazi kullanımının yapıldığı burada da bu tesise hukuki bir statü kazandırmak için yeni bir kanun mu çıkartacağız?”

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Hiç şüpheniz olmasın çıkar!

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Değerli milletvekilleri, bakın, bir öz eleştiri yapalım. Bu kanun bugünün kanunu değil. Bu kanun, daha önceki dönemlerden bu yana her iktidarın teşebbüs ettiği bir kanun. Her Bakanlar Kurulu, adını andığınız o firmayla ilgili Bakanlar Kurulu kararı çıkartarak… Bürokratlara talimat veren, sonra bunun kanunsuzluğu anlaşıldığı için sonradan kanun çıkartmak zorunluluğu duyulan bir konu. AKP döneminde iki defa çıkartılmış buradan okuduğum kadarıyla, mahkeme dört defa iptal etmiş adı geçen firmanın yetkisini, iznini; Kanun’u Anayasa Mahkemesi iptal etmiş, Bakanlar Kurulu kararını Danıştay iptal etmiş, Cumhurbaşkanı geri göndermiş. Ee, her iktidar döneminde, iktidar partisi sebebi kendine ait olmak kaydıyla bu kanunu buraya getirmiş ama muhalefet sözcüleri acı acı itiraz etmiş. Ne acı bir tesadüf ki bu kanun teklifinin sahibi de daha önceki dönemde, bu kanunun, buna benzer bir kanunun, bu firmayla ilgili kanunun çıkmasına burada çok net cümlelerle itiraz etmiş, suçlamalar yapmış. Ama ne acı ki her iktidar bu kanunu getirmeye kendini mecbur görmüş, muhalefet de itiraz etmiş.

Değerli milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin değerli üyeleri; böyle bir kaderi yaşamak bize -bana göre- yakışmıyor. Şimdi, bu kanunda, jeotermal ve yenilenebilir enerjiyle ilgili doğru, gerekli düzenlemeler var, hiç itiraz etmiyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak yenilenebilir, kaynağı bize ait enerji yatırımlarının desteklenmesi, bu konuda gerekiyorsa tarım arazileri ve özellikle mera ve çayırların kullanılmasında rüzgâr santralleri için doğrudur, faydalıdır, gereklidir diyebiliriz ve destekleyebiliriz, ama Allah aşkına, Adana’yla Mersin’in arasında, Tarsus’un arasındaki o mümbit arazilerde, o pamuk deposu arazilerde yükselen fabrikalar, sanayi kuruluşları -bugün gerçi onlar da çalışmaz oldu, binalarıyla hayalet gibi duruyorlar oralarda- tarıma, üretime, toprağa ve bu toprağı bize emanet eden geçmişimize ve geleceğimize bir anlamda ihanet değil mi! İşte, böyle bir kanunu çıkartıyoruz.

Maalesef, burada, çok ciddi, önemli konuşmalar, itham düzeyine varan iddialar oldu, cevap verilebildiğini söylemek mümkün değil. Yani kendinizce haklı, mecbur, zorunlu sebepleriniz olabilir ama bilesiniz ki Milliyetçi Hareket Partisi olarak muhalefet ettiğimiz bu kanun, ülkemizin, milletimizin hayrına bir kanun değil, bu kanun masum bir kanun değil ve bu kanun meşru bir kanun değil. Burada oylanmış olması, kabul edilmiş olması, bu kanunun masumiyetini, bu kanunun meşruluğunu hukuken sağlayabilir. Kanunların lafzı önemli ama ruhu, lafzından çok daha önemli.

Dolayısıyla, değerli milletvekilleri, biz, Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu kanunun muhalifiyiz. Bu kanunu sonuçları itibarıyla da işlemden kaldırmanın imkânı ve yolu varsa tek başına iktidarımızda toplumumuza bir sözümüz olsun, bunu gerçekleştireceğimizi ifade ediyorum.

Bu duygularla, bu kanunun yeniden gözden geçirilmesini… Korkarım ki, Anayasa Mahkemesi yeniden iptal eder ve bu kanunu bu Genel Kurula getirmek durumunda kalırsınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Şandır.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Bir şey daha sormak istiyorum. Değerli milletvekilleri, özellikle Hükûmetimize ve iktidar partisi grubuna ve yöneticilerine soruyorum: Bu türde sıkıntılı kanunları niye teklif olarak getiriyorsunuz da tasarı olarak getirmiyorsunuz? Bu soru yalnız bununla ilgili değil. Bakınız, ne kadar çok tartıştığımız kanun varsa, birçoğu kanun teklifi, sayın milletvekilleri tarafından getiriliyor.

HASAN ÇALIŞ (Karaman) – Hepsi de aslında tasarı.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Yani Hükûmet sorumluluktan mı kaçıyor? Bunu da dikkatinize sunuyorum, bunu da doğru bulmuyorum. Hükûmet için risk olan bir kanun, sayın milletvekili ve milletvekilleri için risk değil mi? Doğru bir iş yaptığına sayın Hükûmet de mi inanmıyor?

Dolayısıyla, kısacası, bu kanun doğru bir kanun değil, bu kanun masum bir kanun değil; bu kanun, bana göre, toprağa karşı ve o toprağın sahiplerine karşı haksızlık içeren bir kanundur. Bu kanunun, ruhu itibarıyla meşru olduğunu kabul edemeyiz.

Bu duygularla hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Toprak koruma ve arazi kullanımı kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun ve diğer kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.: 111)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 26 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2008-03-26-toprak-koruma-ve-arazi-kullanimi-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkin (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
