# Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.220)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim
- **Tarih:** 4 Haziran 2008
- **Gündem:** AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.220)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2008-06-04-amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanunda-ve-bazi-kanunlarda-de

> Mehmet Şandır (MHP), 4 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.220)); konuşma 1.035 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum.

Ben de sözlerime, Cumhuriyet Halk Partisinin bu acı kaybının acısını paylaşarak ve başsağlığı dileyerek başlıyorum.

Değerli Başkanım, zannediyorum, tartıştığımız usul tartışmasının konusu vatandaşlarımız tarafından, bizi izleyen vatandaşlar tarafından çok açık, net bilinmiyor, önce onu ifade etmek lazım.

Ülkemiz açısından çok önemli bir kanun tasarısını görüşüyoruz. Özellikle güvenlik açısından Maliye Bakanlığımızın önem verdiği değerli bir kanun görüşülüyor. Bu kanun Türkiye Büyük Millet Meclisine bundan yaklaşık iki ay önce gelmiş. Komisyon da 28 Nisan 2008 tarihinde görüşmelerini, çalışmalarını tamamlayarak raporunu Türkiye Büyük Millet Meclisine sunmuş. Dolayısıyla o günden bu yana yaklaşık, işte komisyondan bu yana bir ay, Hükûmetin tasarıyı Meclise gönderdiğinden bu yana daha uzun bir süre geçmiş. Bu kadar önemli bir kanun, aciliyeti olan bir kanunda bu gecikme öncelikle Hükûmetin ve Hükûmet partisinin, AKP İktidarının, Meclis çoğunluğunun yönetiminin sorumluluğudur.

Bugün, bu önemli ve acil kanunun görüşülmesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının Komisyona yazdığı bir yazının üzerine bir tartışma yapıyoruz. Sayın AKP Grup Başkan Vekilinin söylediği hususu kabul etmek mümkün değil yani burasının teamül oluşturmak gibi bir yetkisi yok. Burası komisyonlardan geçen kanun tasarı ve tekliflerini usulüne uygun kanunlaştırmak, sonrasında onaylanarak kanunlaştırmak gibi bir görevi bulunmaktadır. Türkiye eğer kurumlar ve kurallar ülkesiyse, Türkiye bir hukuk devleti ise kendi elimizle tanzim ettiğimiz kuralları arkadan dolanarak, öyle “teamüller” diyerek, “aciliyet” diyerek, “Ben yaptım oldu.” diyerek bozmamız olmaz, o zaman adı “hukuk devleti” olmaz.

Şimdi, bakınız, meselenin özü şu: Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığına bir yazı yazıyor 28 Nisan 2008 tarihinde, diyor ki: “Hükûmetten gelen tasarı metninde olmayan dokuz madde ve on geçici madde ilave etmişsiniz, ihdas etmişsiniz. Bu olmaz çünkü İç Tüzük’ün 35’inci maddesine göre komisyonlar kanun teklifi veremezler, kendilerine -burada işte, 35’inci maddeyi okursak- gelen metnin dışında bir konuyu görüşemezler, havale edilenler dışında kalan işlerle uğraşamazlar.” Başka şeyler de söylüyor Meclis Başkanı: “Kanun tekniğine göre siz, bu çerçeve kanun içerisinde aynı madde altında farklı kanunlarda değişiklik yapmayı bir madde olarak buraya getiremezsiniz.”

Söylenmesi gereken şu: Sayın Komisyon, Hükûmetten gelen tasarıda değiştirilmek istenen kanunların dışında başka kanunlarda da değişiklik yaparak maddeleştirmiştir. Bu, bir anlamda kanun teklifidir. Bunu milletvekillerinin teklif etmesi önemli değil. Bu, komisyon raporuyla şekillenmiştir ve Genel Kurulda görüşülmeye getirilmiştir. Dolayısıyla, İç Tüzük’ün 35’inci maddesine göre komisyonların kanun teklifi veremeyecekleri ve kendilerine havale edilen metnin dışında madde ihdas edemeyecekleri, şekil ihdas edemeyeceklerine dair kanun maddesi…

İç Tüzük bir kanundur. Kendi elimizle koyduğumuz kuralı yine kendi elimizle bozarak burayı güvenilir, inanılır bir Meclis olarak topluma sunma imkânımız olmaz değerli arkadaşlar. “İstersek biz yaparız.” veya “Bir defa ihlal etmekle bir şey olmaz.” mantığı bu Meclisin güvenilirliğini, bu Meclisin hukukiliğini, hatta hukuki meşruiyetini tartışılır hâle getirecektir.

Değerli milletvekilleri, bakınız, bu söylediklerimizin cevabını Komisyon Başkanı veriyor. Sayın Komisyon Başkanı 29/04/2008 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine yazdığı cevabında şöyle söylüyor, diyor ki: “Komisyonumuz da ülkemizin son derece önemli sorunlarının çözülmesi konusunda ihtiyaç duyduğu diğer düzenlemeleri de tasarıya eklemiştir.” Var mı böyle bir imkân arkadaşlar?

OKTAY VURAL (İzmir) – Kim yahu? Kendi başına yetkiyi nasıl alıyor yahu?

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – O zaman hükûmete ne gerek var? Komisyonumuz, ülkemizin ihtiyacı diye gördüğü konularda kanun tekliflerini hazırlasın, rapora bağlasın, Meclis Başkanı da bunu Genel Kurula indirmek mecburiyetinde kalsın. İç Tüzük’ün 35’inci maddesi orada duruyor. O diyor ki: “Komisyonlar kanun teklifi veremez, kendilerine havale edilenin dışında bir başka konuyu görüşemez.” Yanlış olmuştur. Değerli arkadaşlar, yanlış, yanlıştır. Acele etmek her zaman faydalı olmaz. Bu Meclisin seviyesini, bu Meclisin gerçekten güvenilirliğini her şeyden önce hep birlikte korumak mecburiyetindeyiz.

Biz, bu kanun görüşülmesin istemiyoruz. Onun için, kanun görüşmelerine başlarken usul tartışması bu sebeple açmadık. Bu kanun görüşülsün. Bu kanunun acil maddelerinde, Komisyon, şimdi talebimiz doğrultusunda, İç Tüzük’ün 88’inci maddesine göre tasarıyı geri çeksin, kanunun acil maddelerini yeni bir paket yapıp getirsinler, bekleyelim, onu görüşelim. Bunun pratiği var. Ama bence burada çok tehlikeli bir kapı aralıyorsunuz. Bu teamül değil. Bunun örneği yok. Kanun tasarı ve teklifinde değiştirilmesi istenen kanuna, komisyon değiştirilmesi istenen maddenin dışında diğer maddelerde de değişiklik yapabilir; buna itiraz yok ama kanun tasarısında olmayan bir kanunda, değiştirilmesi istenmeyen bir kanunda komisyon değişiklik yapamaz, madde ihdas edemez. Bu İç Tüzük’te bu mümkün değil. Biz yaptık, oldu derseniz, o ayrı bir fasıl, onu konuşmuyoruz. Ama gerçekten burada yaptığımız hadise faydalı olsun, ülkeye faydalı olsun, hukuki olsun, meşru olsun diyorsanız, bu yapılan yanlıştır.

Düzeltilmesi mümkün müdür? Bize göre düzeltilmesi mümkündür. 88’e göre Komisyon veya Hükûmet tasarıyı çeker, yeni ihdas edilen maddeleri ayıklar, Hükûmetin gönderdiği tasarıyla gelen ve bu konuda yapılan değişiklikleri olduğu gibi buraya getirir -yeni bir rapora da gerek yoktur- onu görüşürüz ve bugün kanunlaştırırız ama usulüne uygun bir iş yapmış oluruz.

Değerli milletvekilleri, zannediyorum hepimizin ortak paydası, Türkiye’mizin hukuk devleti olma niteliğini korumaktır. Hukukun güvencesinde, hukukun adalet duygusunda bu ülke insanları iradelerini, siyaseten Türkiye Büyük Millet Meclisine emanet etmişlerdir. Türkiye Büyük Millet Meclisini de yetkili kılmışlar; istediği kuralı koymak, istediği kanunu çıkartmak gibi bir de yetki vermişler. Elinizi tutan yok. Çıkarttığınız kanuna, o kanunların çıkartılmasının usulünü belirleyen İç Tüzük’e uymazsanız bir anlamda Anayasa’ya da uymamış olursunuz. Çünkü bu İç Tüzük Anayasa’nın teminatı altında. Uymazsanız, sizin yaptığınız işe, toplumun, insanın güven duyması, hatta kurumların güven duyması mümkün olmaz. Bu sebeple gelin, bir yanlış yapılmıştır, bu yanlıştan geri dönülmeyi birlikte yapalım.

Sayın Elitaş’ın söylediği “Meclis Başkanı, Komisyon Başkanının yazısına itiraz etmemiş, bu raporu Genel Kurula indirmiştir, dolayısıyla Meclis Başkanı da katılmıştır.” demek de yanlıştır. Çünkü Meclis Başkanının, denetlemenin ötesinde, komisyonlar üzerinde bir yaptırım gücü bulunmamaktadır. Şimdi, göz göre göre bir yanlışı, Meclis Başkanını da meselenin içerisine çekerek burada teamül hâline getirmemiz, bundan sonra çok daha tehlikeli ve sıkıntılı bir kapıyı da aralayacaktır; yaptığınız, yaptığımız, birlikte yaptığımız her şey endişeyle, acabayla karşılanacaktır. Buna hakkınız yok, bu doğru değil, bu faydalı değil.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Geliniz, yol yakınken, pratiği var. Tekrar diyoruz: 88’e göre, Hükûmet veya Komisyon tasarıyı çeker, aciliyeti olan değişiklikleri bir paket hâlinde yeniden Genel Kurula getirir, biz de burada bekleriz ve bu kanunu tekrar görüşerek usulüne uygun, İç Tüzük’e uygun, ihtiyaca cevap verecek şekilde tamamlarız.

Ha, diğer değişiklikler gerekli midir? Gerekliyse yeniden düzenlenir bir kanun teklifi veya bir kanun tasarısı olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi gecenin 23.00’üne kadar çalışıyor, yine çalışır, yine bitirir. Ama usulüne uygun, hukuka uygun çalışmayı bana göre burada başarmak mecburiyetindeyiz.

Bu düşünce ve duygularla hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.220)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 4 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2008-06-04-amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanunda-ve-bazi-kanunlarda-de (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
