# Mersin ili gülnar ilçesinde meydana gelen orman yangını hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim
- **Tarih:** 10 Temmuz 2008
- **Gündem:** MERSİN İLİ GÜLNAR İLÇESİNDE MEYDANA GELEN ORMAN YANGINI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2008-07-10-mersin-ili-gulnar-ilcesinde-meydana-gelen-orman-yangini-hakkinda

> Mehmet Şandır (MHP), 10 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MERSİN İLİ GÜLNAR İLÇESİNDE MEYDANA GELEN ORMAN YANGINI HAKKINDA); konuşma 940 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum. Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 2’nci maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi adına söz almış bulunmaktayım.

Değerli milletvekilleri, öncelikle bir durum tespiti olarak bir üzüntümü ifade etmek istiyorum. Bu kanun, Türkiye’mizde sayıları binlerle anılan radyoların ve yüzlerle anılan televizyonların yayınlarının izlenmesiyle görevli olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun görevleriyle ilgili, işleyişiyle ilgili çok önemli bir konuyu düzenleyen bir kanunda değişiklik yapıyor.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun, RTÜK diye ifade ettiğimiz kurumun ülkemiz açısından, milletimiz açısından önemini hepinizin bildiğine inanıyorum. Bu kadar önemli bir kanun, ki bunun üzerinde de konuşmak mümkün, bu kanunun çalışmalarıyla ilgili, denetlemeyle ilgili bir konu 2004 yılında, 109 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı’yla iptal edilmiş. 2004’ün dokuzuncu ayından, 2008’in yedinci ayına ulaşmışız. Dört yıl geçmiş ve Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği husus “Üst Kurul Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun denetimine tabidir.” hükmünü iptal etmiş. Dolayısıyla, bu dört yıl içerisinde RTÜK’ün kurul üyelerinin denetimi hangi mevzuata göre yapılmıştır veya denetim yapılmamış mıdır? Bu kadar önemli bir kanunda, bu kadar önemli bir kurumun bu önemli yapılanmasında önemli yeri olan bu denetlemenin bu kadar uzun süre sürüncemede bırakılmış olmasını gerçekten Türkiye'nin nasıl yönetildiğinin de ifadesi olması açısından dikkatinize sunuyorum.

Bir başka husus: Değerli milletvekilleri, bakın, 129’uncu Birleşimi yapıyoruz. Birleşip ülkenin yönetilmesiyle ilgili hukuk kuruyoruz, kanun çıkartıyoruz. Allah aşkına, şöyle durun, bakın! Bir müzakere yaptığımızdan emin misiniz? Buradaki konuşmacıları kaç kişi dinliyor, izliyor musunuz? Hangi kanun tasarısında, komisyonlarda veya Genel Kurulda bu konuşmalara, bu müzakerelere kaçımız katılıyoruz?

Değerli milletvekilleri, yaptığımız işin önemine biz değer vermezsek, biz inanmazsak, bu kurumun saygınlığına, Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygınlığına, siyaset kurumunun saygınlığına nasıl inanancağız, nasıl inanılmasını isteyeceğiz? Dolayısıyla, bu üzüntülerimi ifade ediyorum.

Gerçekten kanunlar ve kararlar hangi birimdeyse, Başbakanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Hükûmet bünyesinde kanunlar ve kararlar fonksiyonu iyi işletilememektedir. Her ne kadar bu, sayın iktidar partisinin grup başkan vekillerinin konusu olmakla beraber, onlar da maalesef bu müzakereye katılmamaktadırlar.

Dolayısıyla böyle dört yıl önce iptal edilmiş bir konuyu dört yıl sonra, zannediyorum saysak belki 4 kişinin dikkatinde müzakere ediyoruz. Bu, yasama kalitesi açısından gerçekten Meclisimizin daha önceki dönemlerde yaşamadığı kadar bir vahameti ifade etmektedir. Bu noktaya bir Grup Başkan Vekili olarak, bu Meclisi ve bu milletvekillerini müzakereye katmakla sorumlu bir görevin temsilcisi olarak, muhalefet partisi Grup Başkan Vekili olarak üzüntülerimle birlikte sizlerin dikkatine sunuyorum. Böyle müzakere olmaz, böyle kanun kurmak olmaz; böyle kanun kurmakla ülke yönetiminde gerçekten verimli, inandırıcı, güvenilir, etkili bir yönetim oluşturulmaz. Bu üzüntülerimi Sayın Bakanımın da dikkatine sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, 2’nci maddedeki husus bu kanun tasarısının komisyonda görüşülmesi sırasında da dile getirilmiş, hatta bu konuda muhalefet şerhleri yazılmış. Anayasa Mahkemesinin iptalinin dışında, Hükûmet bu kanuna bir madde eklemiş. Bu maddede RTÜK üyelerinin, üst kurul üyelerinin şahsi sorumluluklarının denetlenmesi için 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun’a tabi tutulacağı hükme bağlanmış. Bu hüküm gereklidir. Bu hem yönetimde birliğin sağlanması açısından gereklidir hem de gerçekten Anayasa Mahkemesinin iptali doğrultusunda böyle bir düzenleme yapmak bir zorunluluktur. Bu denetlemenin yani Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasına izin verilmesinin Sayın Başbakana bağlanmış olması burada daha önceki konuşmacılar, sayın konuşmacılar tarafından da tenkit edilmiştir, Kanun’un komisyonda görüşülmesi sırasında da muhalefet partilerinin muhalefet şerhleriyle ifade edilmiştir. Gösterilen gerekçe tutarlıdır çünkü RTÜK üyelerini Türkiye Büyük Millet Meclisi seçmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi yasama erkinin kurumudur, hâlbuki Başbakan yürütme kurumunun başıdır. İşin pratiği var mıdır? Zannediyorum işin zorluğu pratiğinin olmadığından kaynaklanmaktadır. Yani yasamanın başı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı mı izin vermelidir? Bu soruya “evet” diyebilmek çok mümkün değildir. E kim verecektir? Bu izin verilmelidir. Ama bir arkadaşımızın burada isabetle ifade ettiği bir husus var: Dokunulmazlıkların kaldırılması hususunda iktidar partisinin ortaya koyduğu gerekçe, maalesef, buradaki tavırlarıyla tekzip edilmektedir. Eğer “Kimse korunmasın.” diyorsanız şimdi burada getirdiğiniz Başbakanın iznine tabi olmakla bir anlamda Başbakanın himayesine tevdi edilmek gibi bir sonuç oluşturuyorsunuz. Bu bir çelişkidir ama bunun bir pratiği bulunmalıdır. Buradan tereddüt, endişe ifade etmiyoruz. Yani, Sayın Başbakan burada adil olmaz, objektif olmaz, işte koruyucu olur, suçu korur, suçlunun yakalanmasını engeller anlamında bir ifadede bulunmuyorum ama hukuk tekniği açısından, maalesef, erklerin ayrılığı açısından, yasamanın sorumluluk alanındaki bir konuda yetkiyi Sayın Başbakana, yürütmenin başına verirseniz burada bir hukuki çelişki ortaya çıkmış olur. Dolayısıyla, bu konu nasıl düzeltilir, ona da bir teklifim bulunmamaktadır. Ama bu konu hem komisyonda hem burada tenkit edildi. Hükûmetin verdiği cevaplar veya Hükûmet partisi sözcülerinin verdiği cevaplar da yeterince tatmin edici olmamıştır.

Değerli milletvekilleri, kısa sürede bir hususu da ifade etmek istiyorum. Bu ifademin gerekçesi de burada Kurum Başkanı olarak Sayın Zahid Akman’ın, daha önceki dönemde, yani Kurum Başkanı olmadan önceki dönemde çok yoğun emek verdiği, gayret gösterdiği bir konu vardı: Yerel medyanın, küçük olan radyo ve televizyonların korunması. Gerçekten demokrasimiz açısından, demokrasimizin kalitesi açısından, hatta bu Meclisin yasama görevinin kalitesi açısından çok önemli olan yerel medya muhalefetinin veya farklı düşüncelerin ifadesinin imkân bulduğu yerel medyanın yaşatılması noktasında RTÜK’e çok önemli görevler düşüyor. Sayın RTÜK Başkanının bu göreve gelmeden önce bu konuda çok da ciddi gayret gösterdiğini ben biliyorum çünkü bu RTÜK Yasası çıkarılırken Anayasa Komisyonunda Alt Komisyon Başkanı olarak benim kendisiyle bu konuda birçok görüşmelerimiz olmuştu.

Şimdi, tabii, Sayın Bakanın da dikkatine sunuyorum: Yerel basını, gerek radyo televizyon gerekse de gazeteleri… Bakın, Kamu İhale Yasası’nı değiştirecek bir düzenleme yapıyorsunuz. Orada Basın İlan Kurumunun ilanlarının yerel basında yayınlanmaması gibi bir yola girileceği endişesi bulunmaktadır. Bu doğru olmaz. Bu yönde yerel basın ayakta Sayın Elitaş, birçok faks alıyoruz. Olmayacağını temenni ederiz ama yaparsanız yanlış olur. Çünkü yerel basın yerelin sözcüsü, muhalefetin sözcüsü. Onu da yok edersek birçok itham altındasınız, işte basını kontrolünüze aldınız falan diye. O zaman, ülke gerçekten… Birçok konuda, işte, istifhamların, endişelerin, tehditlerin de diyebiliriz, ithamların altında kalırsınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Mersin ili gülnar ilçesinde meydana gelen orman yangını hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim tutanağı, 10 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2008-07-10-mersin-ili-gulnar-ilcesinde-meydana-gelen-orman-yangini-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
