# Çocukların uçucu maddelerin zararlarından korunmasına dair kanun teklifi (s.s.89)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim
- **Tarih:** 7 Mayıs 2009
- **Gündem:** ÇOCUKLARIN UÇUCU MADDELERİN ZARARLARINDAN KORUNMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.89)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2009-05-07-cocuklarin-ucucu-maddelerin-zararlarindan-korunmasina-dair-kanun-tekli

> Mehmet Şandır (MHP), 7 Mayıs 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇOCUKLARIN UÇUCU MADDELERİN ZARARLARINDAN KORUNMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.89)); konuşma 882 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün Meclisimiz, Genel Kurulumuz gerçekten önemli, gerekli, güzel, faydalı bir kanunu müzakere ediyor. Tabii, müzakere edip etmediğimiz de biraz sorgulanır, Meclisimiz, Genel Kurulumuz maalesef yine boş, yine milletvekillerimizin bir kısmı başka işlerle meşgul.

Samimiyetle söylüyorum, gerçekten önemli bir toplumsal sorunun hukuki tedbirini geliştiriyoruz, Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz buna yürekten katılıyoruz ve destek veriyoruz. Bu kanunun hazırlanmasında Sayın Cevdet Erdöl ve 18 arkadaşı ve diğer sayın iki teklif sahibi Gülseren Topuz, Ünal Kacır ve Sayın Mustafa Çakır ve arkadaşlarına yürekten teşekkür ediyorum.

Çocuklar bizim en değerli varlıklarımız, geleceğimizin teminatı. Söz konusu çocuklarımız olunca, inanıyorum ki çocuk sahibi olarak her biriniz çocuklarla ilgili her konuda gereken hassasiyeti, fedakârlığı, feragati yapmaya hazırsınızdır. Dolayısıyla bu kanunun öne alınmasında veya görüşülmesinde katkı veren herkese teşekkür ediyorum. Arzum oydu ki bu kanun daha kapsamlı bir şekilde, daha görkemli bir toplantıyla kanunlaştırılmalı ve çocuklarımıza buradan bir mesaj vermeliydik. “Kendilerini sahipsiz, çaresiz görmemeliler. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve sayın milletvekilleri, siyasi partiler onlarla yakından ilgilidir. Onların geleceğine sahip çıkmak noktasında kararlıdır.” mesajını verebilseydik.

Değerli milletvekilleri, özellikle Sayın Hükûmete, Sayın Bakanımıza bazı hususları arz etmek üzere söz aldım. Yoksa, bu kanunla ilgili söylenen, söylenmesi gereken güzel şeyleri değerli konuşmacılarımız söylediler ve bu kanun gerekli olduğu için de bir an önce kanunlaşmasına katkı vermek anlamında çok fazla konuşmayı da gerekli görmüyordum ancak bir hususu arz etmek üzere söz aldım. Ümit ederim Sayın Bakan dikkate alır veya Sayın Hükûmet dikkate alır umudundayım.

Değerli milletvekilleri, söz konusu çocuk olunca çocukla ilgili sorunları birlikte değerlendirmek gerekir. Doğru olan bu. Yani meseleyi bir yönüyle tutup diğer yönüyle boş bıraktığınız takdirde çok fazla bir fayda getirmiyorsunuz.

Bakın, çok kapsamlı bir hazırlığım olmamakla beraber bir iki hususu söyleyeyim. Mesela, altıyla on dört yaş arası çocuk işçiler sorunu. Ülkemiz hâlâ bunu aşamadı. ILO Sözleşmesi’ne imza koymuş bir ülke olarak çocuk işçiliğini önlememiz, engellememiz gerekirken bugün hâlâ ülkemizde -tespit ettiğime göre- 320 bin çocuk kanunlara rağmen çalışıyor. Altıyla on dört yaş arası çocuk çalıştırıyoruz ve bunlar, okul yaşı çocukların 125 bini okula devam etmiyor hatta bunların 30 bini hiç okula gitmiyor. Bu çok önemli bir sorun. Çocuklarla ilgili, Hükûmetin, devletin ileriye dönük projeksiyonu olması lazım. Bu çocuk işçiliği konusunda AKP İktidarının mutlaka yaptıkları vardır, katettiği mesafeler vardır ama bugün, yeni bir yüzyılın ilk çeyreğinde bu rakamlar ve bu sonuç Türkiye’ye yakışmamaktadır. Çocuklarımız adına bize düşen bir yük, vebal vardır. Çocukların uçucu ve çözücü maddelere bağımlılığının zararlarına tedbir geliştirirken bu çocuk işçiler sorununa da bir çözüm üretmemiz gerekiyor.

Bir başka şey, evsiz, sokakta yatan çocuklar. Bu çocuklar bizim çocuklarımız. Sebebi ne olursa olsun, kimseyi suçlamadan söylüyorum. Yüzlerce, binlerce çocuğumuz yoksulluktan dolayı, bölücü terörün baskısıyla evlerinden kopmuş, Diyarbakır’ın, İstanbul’un, büyük şehirlerin sokaklarında yatan evsiz çocuklar. Bu çocuklar bizim. Bu çocuklara bir çözüm… Sayın Milletvekilim dikkatlice dinliyor, teşekkür ediyorum, ana hassasiyetiyle dinliyor. Bu çocuklar bizim. Çocuğu konuşurken, çocukların sorununu konuşurken bu durumdaki çocuklarımızın sorununu konuşmadan geçebilmek mümkün değil. Alınması gereken tedbirler bir bütünlük içerisinde alınmalı.

Bir başka sorun, ev içi şiddete maruz kalan çocuklar, aile sorunlarının psikolojik travmasını yaşayan çocuklarımız.

Değerli milletvekilleri, çocuklar bizim geleceğimiz. Çocuklarımızı sayısal veya oransal olarak sınıflandırmak mümkün değil. Binlerin içerisinde bir çocuk ağlıyorsa, o, toplumun vicdanının gözyaşıdır. Dolayısıyla, meseleyi oransal olarak veya zaman içerisinde katedilen iyileşme oranları olarak savunmak, ifade etmek, bundan dolayı bir mazeret geliştirmek hakkına sahip değiliz.

Bugün, ülkemizde eğer 320 bin çocuk altı ile on dört yaş arasında, özellikle de işte bu bağımlılık yapan maddelerin, uyuşturucu maddelerin, çözücü maddelerin kullanıldığı sanayilerde, merdiven altlarında çalışıyorlarsa, bu toplumun gerçekten bir vicdan muhasebesi yapması gerekiyor, bu Meclisin de bu Genel Kurulun da yapması gerekiyor. Biliyoruz işte, sokakta yatan çocuklarımız, ayakkabı kutularıyla boyacılık yapan çocuklarımız, evsiz barksız çocuklarımız… Dolayısıyla, ben, Hükûmetimizden, devletimizden çocuğu özne alan, çocuk sorunlarını özne alan kapsamlı bir çalışma yaparak geleceğe dönük alınması gereken tedbirleri maliyetine bakılmaksızın –bazı şeylerin maliyet hesabı yapılamamalıdır, sosyal maliyeti hesaplanmalıdır- hem hukuki düzenlemesi hem de yapısal düzenlemesi yapılarak tedbir geliştirilmesi gerekir. Bugün bir fırsattır diye söylüyorum: Uçucu, çözücü maddelere bağımlılığın getirdiği sorunları konuştuğumuz, bunun zararlarına tedbir geliştirmek için kanun hazırladığımız şu süreçte Sayın Bakanı, Sayın Hükûmeti, sayın yetkilileri çocuğu özne alarak kapsamlı bir durum tespiti ve ileriye dönük bir çözüm projeksiyonu yapmaya davet ediyorum. Mesela –sesli düşünerek söylüyorum- bizde çocukla ilgili birçok bakanlık var, Millî Eğitim Bakanlığı var, Çalışma ve Sosyal Güvenliği Bakanlığı var, Sağlık Bakanlığı var, hatta aile ve kadından sorumlu Devlet Bakanlığı var ama bunları bir bütünlük içerisinde toplayarak bir aile bakanlığı kuramaz mıyız? Çünkü aile, çocuğun büyüdüğü, şahsiyet bulduğu o ortam, o aile ortamı bence geleceğimizin teminatı. Onun sorunları, onun eğitimi, onun sosyal güvenliği, onun yetiştirilmesi –bence- ülkemizin birçok sorunu var ama en temel sorunu, geleceğe etki yapacak en temel sorunu olarak alınamaz mı ve bu yönde bir toplumsal mutabakatla böyle bir yeni düzenleme yapılamaz mı? Bu kanun dolayısıyla, bu hususu sizlerin takdirine ve bilgisine sunuyorum.

Tekrar ediyorum, bu kanun faydalı, doğru gerekli bir kanun, biraz geç kalmış bir kanun ama bana göre eksik bir kanun. Bir güzelliğe başlarken bir bütünlük içerisinde, eksik bırakmadan… Engelimiz yok, istersek, arzu edersek onu da yaparız, oturup bilim adamlarımıza, uygulamacılarımıza sorarız, bir bütünlük içerisinde, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın sorunlarına ve muhtemel sorunlarına tedbir geliştirecek hem hukuki düzenlemeyi hem yapısal düzenlemeyi yapabiliriz.

Ben, bu vesileyle bunu sizin dikkatlerinize sunuyor, yine de bu kanunun hazırlanmasında katkısı ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Kanunumuzun hayırlı olmasını diliyor, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Çocukların uçucu maddelerin zararlarından korunmasına dair kanun teklifi (s.s.89)”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 7 Mayıs 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2009-05-07-cocuklarin-ucucu-maddelerin-zararlarindan-korunmasina-dair-kanun-tekli (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
