# Dünya çevre günü nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim
- **Tarih:** 4 Haziran 2009
- **Gündem:** DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ NEDENİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2009-06-04-dunya-cevre-gunu-nedeniyle

> Mehmet Şandır (MHP), 4 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ NEDENİYLE); konuşma 924 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum. Cumhuriyet Halk Partisinin (10/95) sayılı Meclis Araştırması Önergesi’nin gündeme alınmasıyla ilgili Danışma Kurulu grup önerisi lehinde söz almış bulunmaktayım.

Değerli milletvekilleri, tabii, Meclisimizin bugünkü gündemini belirleme toplantısına bu sayıda bir milletvekilimizin katılmasını milletimizin takdirine bırakıyorum. Onun için, gündem çok önemli olmadığına göre milletimize birkaç cümle arzım olacak.

Değerli milletvekilleri, Meclis İç Tüzüğü’nün 98’inci maddesi çok açık ve net bir şekilde Meclisimizin temel fonksiyonlarını ifade ediyor ve diyor ki: “Her hafta iki gün, üç çalışma gününün iki gününde bir saatten az olmamak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu denetim görevini yapacaktır.” Bu, kesin bir hükümdür ve İç Tüzük’ün uygulayıcısı olan Meclis Başkanlık Diva-nına Meclisimizin bir talimatıdır. Meclisimiz, Genel Kurulumuz, Hükûmet uygulamalarını, icranın uygulamalarını, haftanın iki gününde, bir saatten az olmamak üzere denetlemekle görevlidir; bu bir hukuktur, Anayasa kadar bir temel hukuktur.

Biz, muhalefet partileri olarak, çok sayıda, ülkemizin sorunlarıyla ilgili, halkımızın beklentileriyle ilgili sorular soruyoruz, cevaplarını sayın bakanlardan bekliyoruz, halkımız adına bekliyoruz. Araştırma önergeleri veriyoruz. Sorunların araştırılarak çözümlerin tespitinin yapılmasını, bu çözümlere muhalefet partileri olarak katkı vermemize imkân verilmesini Meclisimizden talep ediyoruz, iktidar partisinin grubundan ve Hükûmetten talep ediyoruz. Gündem belirlenmesi konusunda da İç Tüzük’ün 98’inci maddesindeki bu amir hükme dayanarak diyoruz ki: “Denetim görevi için, haftanın iki günü, salı ve çarşamba günü soru önergelerine sayın bakanlar burada cevap versinler.” Ama dün burada acı acı itiraz etmemiz, tenkit etmemize rağmen, iktidar partisi grubu Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim görevini bir ay süreyle iptal etmiştir -işin özü budur- bütün itirazlarımıza rağmen. Yani günde bir saat konuşarak bir şey kaybetmezsiniz. Birlikte yapacaksak bunu, gelin, bu mutabakatla, Meclisin denetim görevini tıkamayınız. “Günde bir saat sözlü sorulara cevap verilmesini temin edin.” dememize rağmen maalesef iktidar partisi sayısal çoğunluğunun da gücünü kullanarak, bana göre antidemokratik, bana göre uzlaşmacı olmayan bir yaklaşımla bu denetimi kapatmıştır.

Meclis, kapanıncaya kadar denetim yapamaz durumdadır. Bizim de muhalefet partileri olarak millete olan görevimiz, verdiğimiz sözün gereği, milletin sorunlarının milletin kürsüsünden konuşulmasını temin etmek maksadıyla bir metot arayışı, bir yol arayışı içerisinde, her gün bu kürsüye daha önce milletvekillerimizin verdiği araştırma önergelerinin gündeme alınmasıyla ilgili Danışma Kurulundan taleplerimiz olmakta. Danışma Kurulu bu taleplerimizi dikkate almak durumunda ve sonuç itibarıyla işte şu vakit, iki saati geçkin Meclisimiz daha gündemine geçip çalışmaya başlayamadı. Şimdi de muhalefet partilerinin Danışma Kurulu grup önerileri üzerinde zaman tüketiyor. Yani sözlü sorulara bir saat bu Genel Kurulu kapatarak zaman kazanamadınız. Muhalefet partileri olarak biz, görevimizin gereği, denetim imkânını bir başka şekilde, yine İç Tüzük’ten kaynaklanan hakka dayalı olarak yerine getireceğiz ve her gün burada ülkemizin ve halkımızın bir sorununu, birkaç sorununu konuşacağız. Tabii bu konuşmaları Sayın Hükûmet dikkate alır ve gündeme getirdiğimiz bu konularla ilgili Genel Kurula bilgi verme nezaketini gösterirse doğrusunu yapar. Bu bilgi verme sorumluluğu Sayın Hükûmete aittir çünkü denetimin muhatabı Hükûmettir.

Bakın, bugün, Sayın Çevre ve Orman Bakanı elli dakikaya yakın burada görüştü ama İç Tüzük’e göre, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla Sayın Bakan burada bir bilgilendirme, bir çevre duyarlılığını dile getirme görevini yerine getirmiş olsaydı, bunu yapabilmiş olsaydı gruplarımız da onar dakikalık bu konudaki katkılarını vereceklerdi. Dolayısıyla, biz bugün şimdi Cumhuriyet Halk Partisinin görüşmekte olduğumuz insan kaçakçılığı, yasal olmayan göç hareketleri ve bunun sorunlarının üzerinde verilmiş bir araştırma önergesinin gündeme alınmasının lehinde konuşuyoruz, gerekçelerini ifade ediyoruz ama bu konunun Meclis gündeminde görüşmelerinin yapılmasına müsaade etmiyorsunuz. Hiç olmazsa Hükûmetten bir yetkili, bir sayın bakan buraya gelmeli, bu insan kaçakçılığı konusunda ülkemizin sorunlarını, içinde bulunduğu durumu, olayın boyutlarını anlatmalı ve Hükûmetin ortaya koyduğu tedbirleri, düşüncelerini de ifade etmeli. Buna da yanaşmıyorsunuz.

Dolayısıyla, değerli milletvekilleri, kabul edilmesi belki zor ama, söylenmesi belki uygun değil ama bu Türkiye Büyük Millet Meclisi… Bu kürsü milletin kürsüsü, bu kürsüde milletin sorunlarının konuşulmasını engelliyorsunuz. Milletin sorunlarına karşı Hükûmetin geliştirdiği tedbirlerin konuşulmasını engelliyorsunuz. Sizi millete şikâyet ediyorum. İnsan kaçakçılığı konusunu, Türkiye'nin, özellikle de büyük şehirlerimizin çok önemli bir sorunu olan bu insanlık sorununu konuşmayacağız da neyi konuşacağız?

Milliyetçi Hareket Partisi olarak birazdan görüşmeye açacağımız süt üreticilerinin ve süt sektörünün sorunlarının araştırılarak çözümlerinin tespiti konusunda verdiğimiz araştırma önergesinin gündeme alınmasını talep ediyoruz. Şimdi, süt üreticileri sizin de seçmenleriniz. Ne anlatacaksınız seçmenlerimize? Bugün konunun uzmanı arkadaşlarımızın anlattığına göre süt üreticileri maalesef damızlık dişi inekleri kesmek üzere mezbahaya gönderir duruma geldiler ve bu orandaki artışın yüzde 500 olduğunu ifade ediyorlar. Süt üreticilerinin kendi emekleriyle, kendi bildikleri işi yaparak kendi topraklarında karınlarını doyuramayacak duruma düşmüş olmaları sizi ilgilendirmiyor mu? Bunun konuşulmasına niye Türkiye Büyük Millet Meclisini kapatıyorsunuz? Bunu anlatamazsınız, bunu anlamak mümkün değildir.

Dolayısıyla, gelin, yanlıştan dönün. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunu, ülkenin sorunlarının konuşulmasına, Hükûmet icraatlarının tartışılmasına yani Meclisin, İç Tüzük’ün 98’inci maddesine göre zorunlu olarak haftanın iki günü bir saati geçmemek üzere denetim görevi yapmasına lütfen kapatmayınız. Bu hem demokratik değil hem hukuki değil, inanız ki çok da akıllıca da değil.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Şandır, devam edin.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Bu millet hepimizin milleti, bu halk hepimizin halkı. Bu halkın sorunlarını konuşmayıp da nerede konuşacağız? Sokak konuşmaya başladığı takdirde değerli milletvekilleri, bundan siyaset de zarar görür, bundan siyasi partiler de zarar görür. O sebeple, gelin, yanlıştan dönün, Cumhuriyet Halk Partisinin getirmiş olduğu bu önerge çok doğru bir önerge. Bu önergenin kabul edilip komisyon kurulup kurulmaması ayrı bir hadise ama insan kaçakçılığı konusu üzerinde görüşmelerin başlaması ve Sayın Hükûmetin, sayın bakanların buraya gelip bu konuyla ilgili Hükûmetin aldığı tedbirleri millete açıklaması gerekir, buna fırsat veriniz. “Ben yaptım, oldu.” diyerek bir şeyin olmadığını herkes biliyor, siz de bilmek durumundasınız.

Bu sebeple, tekrar, bu önergenin gündeme alınmasını sizden talep ediyorum. Bu önergenin gündeme alınması lehinde yaptığım konuşmayı dikkate almanızı diler, yüce heyetinize saygılar sunarım. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Dünya çevre günü nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 4 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2009-06-04-dunya-cevre-gunu-nedeniyle (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
