# Grup önerisi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim
- **Tarih:** 10 Kasım 2009
- **Gündem:** GRUP ÖNERİSİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2009-11-10-grup-onerisi

> Mehmet Şandır (MHP), 10 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ); konuşma 851 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 03/11/2009 tarih, 4342 sayılı yazısıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yazdığı yazısıyla ismi -muhtelif diyelim- “demokratik açılım, Kürt açılımı, Millî Birlik ve Kardeşlik Projesi” olarak nitelendirilen bir konunun Meclis Genel Kurulunda genel görüşme formatında görüşmeye açılmasını talep eden yazısı, talebinin Meclis Başkanlığımızca -yine geçen hafta kararlaştırıldığı şekilde- bugün ön görüşmelerinin yapılması, kırk sekiz saat sonra da, karar verilirse, genel görüşmesine başlanılması konusundaki kararın yanlışlığına dayalı olarak Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak bugün Danışma Kuruluna müracaat ettik ve AKP Grubunun grup önerisiyle kararlaştırılan ön görüşmenin 10 Kasım tarihinde, yani bugün yapılmasının mahsurlarını ifade ederek bu ön görüşmenin 12 Kasım Perşembe günü yapılmasını ve kırk sekiz saat sonrası için de önümüzdeki salı günü, denetim gününde de karar verilirse genel görüşmenin yapılmasını talep ettik. Bunun Genel Kurulumuzca kabul edilmesi hâlinde Kürt açılımının, demokratik açılımın ön görüşmelerinin perşembe günü yapılmasını, genel görüşmenin de salı günü yapılmasını takdirlerinize ve oylarınıza sunmak üzere bu grup önerisini gündeme getirdik.

Değerli milletvekilleri, şimdi, bizden önce 3 tane, hatta 5 tane arkadaşımız Türkiye Büyük Millet Meclisinin hislerine tercüman olacak şekilde 10 Kasımın anlam ve önemini ifade ettiler. Türkiye Büyük Millet Meclisinin kurucusu, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıl dönümünün 71’inci yıl dönümünün anıldığı, törenlerin yapıldığı bir günde, bize göre ve birilerine göre, Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin temel değerlerinin sorgulandığı, tartışılacağı bir konunun yine Atatürk’ün “En büyük eserim.” dediği bu Mecliste gündeme getirilmesinin doğru olmayacağını, hak olmadığını ısrarla ifade ettik. Bunu geçen hafta da ifade ettik ama ne hikmetse… Buradan cevabını öğrenmek istediğimiz husus şu: Neden 10 Kasım? Neden 9 Kasım değil, 11 Kasım değil, 15 Kasım değil? Üç ay geçen bir sürecin, oluşturulan beklentinin 10 Kasıma getirilmesinin sebebi ne? Niyet sorgulaması yapmak istemiyoruz ama diyoruz ki: “Bu özel günde bu önemli konuyu tartışmanın gerekçesi ne?” Eğer siz getirdiğiniz konuyu sıradan bir konu olarak görüyorsanız, biz öyle görmüyoruz. Eğer 10 Kasımı sıradan bir gün kabul ediyorsanız ki bu yönde beyanlarınız var, biz yine öyle kabul etmiyoruz. 10 Kasım’ın milletin hayatında, devletimizin hayatında, bu Meclisin kuruluş felsefesinde, yerinde çok önemli bir yeri bulunmaktadır ama ne hikmetse, değerli milletvekilleri, AKP İktidarı tek kelimeyle -başka bir izahı yok- inat etmektedir. Üç muhalefet partisi bu konuda çok iyi niyetli bir şekilde… Hatta bizim Grup Başkan Vekilimiz “Gelin, bunu 10 Kasımda yapmayın, ön görüşmeleri yapmayalım, doğrudan oylayalım, genel görüşmeye karar verelim ama 10 Kasımda bu konuyu bu Mecliste konuşmayalım.” diye teklif getirdi ama inat ediyorsunuz. Sizin için muhalefetin talebi önemli değil. Sizin için bu konunun tartışılması, bu konunun üzerine özel anlamlar yüklenerek Meclis gündemine getirdiğiniz çok önemli konunun başka anlamlara çekilmesi endişesi de önemli değil. Çok açık yüreklilikle soruyorum: Bir suçlama, bir niyet okuma falan değil. Niye bu ısrar? Bu inadın sebebi ne? Sayın bakanlar burada oturuyorlar, Sayın Başbakan Yardımcımız da burada. Biz bugün ve geçen hafta, Sayın Meclis Başkanımıza da ısrarla söyledik: Niye, niye 10 Kasım?

Değerli milletvekilleri, milletin gözünün içine baka baka, milletin önemsediği veya birtakım endişelerin ifade edildiği konularda Adalet ve Kalkınma Partisinin bu dayatmacı üslubu doğru değil. Sizin adınıza da doğru değil. Erzurum Kongresinin yıl dönümünde, Erzurum Kongresinin yapıldığı salonda, bu milletin egemenlik haklarını Avrupa Birliğine teslim eden uyum yasalarının altına törenle imza attınız. Niye? Yani 23 Temmuzda olacağına 25 Temmuzda olsaydı, Erzurum Kongresinin salonunda olacağına Ankara’da bu Bakanlar Kurulu toplantısı yapılmış olsaydı neyi eksik kalacaktı? Kime meydan okuyorsunuz değerli arkadaşlar, kime meydan okuyorsunuz? Birileri diyor ki: “Siz cumhuriyetle dövüşüyorsunuz.” Bir rövanş psikolojisiyle bu cumhuriyetin değerlerine, kutsallarına, önemli günlerine karşı anlamsız bir direnç, anlamsız bir inat ortaya koyuyorsunuz. Bunun size de faydası yok, ülkemize de faydası yok. Ne gereği var bu tartışmanın şimdi? Ya açık yüreklilikle ifade ediyoruz, muhalefet partisi sözcüsü olarak değil, ortak sorumluluk taşıyan bir insan olarak sizin için de önemli olduğunu çok ifade ettiğiniz, bizim için de önemli gördüğümüz bu “açılım” dediğiniz hadise ister “demokratikleşme” deyiniz, isterse “millî birlik, kardeşlik projesi” deyiniz ama ülkemizi geren, ülkemizde tarafların oluşmasına, bize göre ayrışmaya sebep olan bu önemli konunun 10 Kasımda tartışılmasının, 10 Kasımda bu Meclise getirilmesinin sebebi ne arkadaşlar? Keyfekeder mi? Biz yaptık oldu övüncünü duymak için mi? Neyinizi tatmin ediyorsunuz Allah aşkına? Ne olur 11 Kasımda yapsak, bugün normal gündemimizi görüşsek, bu Meclis gene çalışsa? Bugün bayraklar yarıya indi. Birileri diyor ki: ”Bir başka bayrağı yükseltirken…

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Adıyaman) – Başka bayrak mı var?

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – …Türk Bayrağı’nı yarıya indirenler bunun bayramını kutluyorlar.” Doğru mu?

TEVFİK ZİYAEDDİN AKBULUT (Tekirdağ) – Yanlış!

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Evet ama Habur’da, Silopi’de başka bayraklar kaldırılmasına sebep olan bu açılım meselesini, bugün Türk bayraklarının yarıya indirildiği gün bu Meclise getirmek gaflet ötesi bir durumdur arkadaşlar, gaflet ötesi bir durumdur. (MHP sıralarından alkışlar) Vazgeçin bu inattan, vazgeçin bu inatlaşmadan. Muhalefetle akıl yarışı yaparak sayısal çoğunluğunuzun üstünlüğü ile muhalefetten gelen her talebi reddederek siyaset yapmış olmazsınız, güçlü olduğunuzu ifade etmiş olmazsınız. Burada hep beraber sahiplendiğimiz Büyük Atatürk’ün ölümünün yıl dönümünde bu tür konuşmalara, bu tür nitelemelere, suçlamalara sebep olmak size bir şey kazandırmaz ama diyorsanız ki “Gerginlikten biz siyasi rant elde ediyoruz. Türkiye sürekli gerginlik içerisinde, tartışma içerisinde, hatta en kutsal değerler üzerinden ayrışma içerisinde, cepheleşme içerisinde olsun…”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Grup önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2009-11-10-grup-onerisi (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
