# İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim
- **Tarih:** 8 Haziran 2010
- **Gündem:** İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-06-08-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda

> Mehmet Şandır (MHP), 8 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 949 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Değerli milletvekilleri, öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Genel Kurulun çalışmasını, gündemini belirleyen Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun vermiş olduğu Danışma Kurulu grup önerisinin aleyhinde söz aldım. Tabii, her haftanın başında salı günü, burada aynı konuları konuşmaktan, yine şikâyet etmekten, tenkit etmekten, temennide bulunmaktan inanınız ki yorulduk. Aynı cümlelerle bu saatler geçiriliyor.

Geçen hafta, 27/5/2010 tarihinde ve108’inci Birleşimde kabul edilmiş yine iktidar partisi grubunun bir grup önerisiyle bir ayı planlamıştık. Mayısın 27’sinden haziranın sonuna kadar, 1 Temmuza kadar Genel Kurulumuzun çalışmasını planlamıştık. Hangi kanunları görüşeceğiz, hangi saatler arasında çalışacağız, bunlar belirlenmişti, karar altına alınmıştı. Yine Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun talebi üzerine belirlenmişti. Biz de yine bu kürsüden demiştik, “Ülkenin gündemini belirlemek, Genel Kurulun gündemine ülkenin gündemindeki kanunların sıralamasını yapmak önceliğini belirlemek Hükûmetin takdiridir. Dolayısıyla da iktidar partisi grubunun böyle bir şey getirmeye hakkı vardır, ama her defasında olduğu gibi, böyle değil bir aylık, bir haftalık bile programı uygulayabilmek imkânı maalesef bugüne kadar gerçekleştirilemedi, bunu yine değiştireceksiniz.” diye söylemiştik. Maalesef, bir hafta sonra, yine hem sıralamayı belirleyen hem saatleri değiştiren yeni bir öneriyle karşı karşıyayız.

Değerli milletvekilleri, gerçekten ülkemizin önemli sorunları var, milletimizin gerçekten gündemi farklı. Dolayısıyla Genel Kuruldan, Türkiye Büyük Millet Meclisinden milletimizin beklediği, halkımızın beklediği, kendi sorunlarının öncelik sıralamasına göre, kendi talebi doğrultusunda kanunların çıkartılmasıdır, hukukun oluşturulmasıdır.

Buraya getirdiğiniz kanunlar mutlaka gerekli, bir şey söylemiyorum ama bir toplumsal talebin, bir ihtiyacın karşılanması ve ona göre bir öncelik belirlemesi değil. Bu sıralama, bu gündem belirlemesi, toplumun beklentileri doğrultusunda belirlenmiş bir sıralama değil.

Bugün ülkemizin ve milletimizin çok önemli sorunları var ve bu sorunların çözümüyle ilgili bu Meclisten beklentileri var ama ne hikmetse, siyasi iktidar her defasında birtakım sebepler geliştirerek, birtakım ihtiyaçlara cevap mahiyetinde ve sayın bakanların dönemin sonuna yaklaştıkça geç kalmış olmanın aceleciliğinde ısrarlarıyla Genel Kurulun gündemi her hafta değiştirilmekte.

Bir sonuç olarak söylüyorum: Burayı, maalesef, yazboz tahtasına çevirdiniz değerli milletvekilleri. Bu sonuç Türkiye Büyük Millet Meclisine de yakışmıyor, iktidar partisine de yakışmıyor çünkü iktidar partisi, milletten aldığı yetkiyle, millete karşı olan sorumluluğunun gereği kendi gündemine hâkim olması gerekiyor. Bir haftalık bir gündemi belirleyememek, belirlediği gündemin arkasında duramamak, bu Hükûmet için ve bu iktidar partisi grubu için bir zafiyet olsa gerektir. Bunun aşılması gerekir. Bunu maalesef aşamıyorsunuz, aşamıyoruz. Sorumluluktan kendimizi de ayrı tutmayalım ama iktidar partisinin, maalesef, her hafta bir başka gündemle bu Genel Kurulun saatlerini işgal etmeye hakkı olmadığı kanaatindeyim. Birinci söyleyeceğim bu.

İkinci söyleyeceğim: Bakınız, değerli milletvekilleri, Genel Kurulumuzu millet seyrediyor, milletimiz seyrediyor, iktidarıyla muhalefetiyle seyrediyor. Şu görüntü millete umut veriyor mu acaba? Şu görüntüde bir Genel Kurulun milletin sorunlarına çözüm üreteceği yönünde bir umut veriyor mu? Meclisin veya 23’üncü Dönemin üçüncü yılının sonuna geliyoruz, daha bir yılı var bu Meclisin ama şu heyecansızlık, şu ilgisizlik… Karar yeter sayısı istemediğimiz takdirde, burada, birleşimleri, oturumları 30-40 milletvekiliyle geçiştiriyoruz. Bu Meclisi çalıştırmak sorumluluğu iktidar partisi grubuna aittir. Bunu temin etmek mecburiyetindesiniz. Bu anlamda söylüyorum.

Bakın, sayın grup başkan vekilleri, bu hafta görüşülmesini istediğiniz kanunların… Bugünü hariç tutuyorum. Bugün uluslararası sözleşmeleri görüşeceğiz. Üç kanun, toplam 93 madde. Bu 93 maddeyi temel kanunlar hâlinde yoğunlaştırmışsınız, kısaltmışsınız ama ne yaparsanız yapınız, İç Tüzük’ün verdiği yetkiyle her maddede önerge verebilmek hakkı var. Üç tane muhalefet partisi var burada, her maddede bir önerge verdikleri takdirde, her önergede beş dakika, altı dakika, oylaması, indim, bindim, konuşmaya geldi, geri dönmesi onar dakikadan hesaplarsanız bu kanunların bitebilme şansı yok ama bir tedbir geliştirmişsiniz. Değerli milletvekilleri, sizlere söylüyorum, özellikle iktidar partisi milletvekillerine söylüyorum: Grubunuzun geliştirdiği tedbir ne? Bitime kadar çalışmak. Nasıl çalışacaksınız bitime kadar arkadaşlar? Gün gece saat 24.00’te bitiyor. Bu kanunlar bitmediği takdirde devam edeceğiz. Bugün devam edeceğiz, yarın devam edeceğiz, öbür gün devam edeceğiz. Böyle bir çalışmayı bu Meclise reva görmek hakkına sahip misiniz? Anayasa’nın 18’inci maddesi çok açık, net, ”Angarya yasak.” diyor. Böyle bir çalışma şekli olur mu değerli milletvekilleri? Bitime kadar… Hani günün bitimine kadar deseniz eyvallah, çalışsın Meclis, milletin ihtiyacı var, Hükûmetin acelesi var, eyvallah ama kanun bitime kadar. Mesela, perşembe günü görüşeceğimiz 498 sıra sayılı kanun elli madde, elli önerge bizim var.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Elli de bizim var.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Bilmiyorum.

Nasıl geçeceksiniz, nasıl geçirilecek arkadaşlar? Dolayısıyla bu usul uygun değil. Yani şunun için söylüyorum: “Biz istersek olur.” diyebilirsiniz ama bu usulü kendimize yakıştırmamız doğru değil. Burası Türkiye Büyük Millet Meclisi. Burası ilkelere dayalı, hukuka dayalı, hakka dayalı, adalete dayalı bir işleyiş içerisinde olmazsa, kendi üyelerine zulmederse, Anayasa’ya göz göre göre aykırı bir usulü getirip burada dayatırsa ne olur? Ne olur? İmam-müezzin meselesi. Burası böyle davranırsa dışarısı nasıl davranır? Bu yol doğru değil değerli arkadaşlar. Bunu söyleyerek bir dönemi bitiriyoruz, yazık oluyor ülkemize. Bu sebeple, biz -Milliyetçi Hareket Partisi olarak söylüyorum- bu usulü kendimize haksızlık olarak, hakaret olarak görüyoruz. Bu Meclis angaryayı dayatamaz, dayatmamalı değerli arkadaşlar. Dediniz ki işte “Gece 23.00’e kadar çalışalım.” Eyvallah. Hiç kimse buradan, çalışmaktan kaçacak hâli yok, çalışacağız ama “bitime kadar” tabiri…

Değerli milletvekilleri -değerli hukukçularınız var- yargının yolu her kesime, her insana, her kuruma açık olmalıdır. Yani bu milletvekillerinin bu Genel Kurulunun hukukunu kim koruyacak? Sizi yargıya şikâyet ediyorum. Sayın Meclis Başkanına da söyledim. Sürekli tartışılıyor bu konu, aşamadık. Kim aşacak?

Sayın İyimaya, bu işi Yargıtaya mı götürmemiz lazım, Danıştaya mı götürmemiz lazım? Anayasa’nın 18’inci maddesine aykırı bir çalışmayı burada karar hâline getiriyorsunuz. Karar Anayasa’dan daha mı ağırlıklı, hukuktan daha mı önemli? Yapmayalım arkadaşlar! Yani uluslararası hukuka da aykırı bu husus yani buna mecbur değiliz. Söylemek istediğim husus bu. “Çalışmayalım.” diyen kimse yok, “Birlikte uzlaşarak çalışmayalım.” diyen de yok ama her defasında bunu konuşmamıza rağmen, bitime kadar usulünü burada…

“Biz istersek olur!” Demokrasi, çoğunluk rejimi değil arkadaşlar. Çoğunlukla, parmakla eğer kural koymaya, kanun çıkartmaya, hukuk oluşturmaya çalışırsanız, bunun sonunda adaleti temin edemezsiniz. Adaleti temin etmeyen, huzuru temin etmeyen, birlikte çalışmayı temin etmeyen hiçbir hukuk da meşru olmaz, meşru olmaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 8 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-06-08-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
