# Gübretaş'ın bir konsorsiyum ile ıran'da özelleştirme yoluyla satın aldığı gübre fabrıkası hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim
- **Tarih:** 9 Haziran 2010
- **Gündem:** GÜBRETAŞ'IN BİR KONSORSİYUM İLE IRAN'DA ÖZELLEŞTİRME YOLUYLA SATIN ALDIĞI GÜBRE FABRIKASI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-06-09-gubretas-in-bir-konsorsiyum-ile-iran-da-ozellestirme-yoluyla-satin-ald

> Mehmet Şandır (MHP), 9 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜBRETAŞ'IN BİR KONSORSİYUM İLE IRAN'DA ÖZELLEŞTİRME YOLUYLA SATIN ALDIĞI GÜBRE FABRIKASI HAKKINDA); konuşma 807 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz kanunun 19’uncu maddesinde doğru bir düzenleme yapılmaktadır. Bu düzenlemede “Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi için maden ruhsatı verilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır.” diye bir hüküm getirmektedir. Bu hüküm doğrudur çünkü gerçekten orman varlığımızın çok özel alanlarının madenciliğin tahribatına veya madenciliğin gerçekten zararlarına karşı korunması gerekiyor. Daha önceki kanunda veya 6831 sayılı Orman Kanunu’nda genel hükümler vardır ama burada getirilen, işte, endemik ve korunması gereken türlerin bulunduğu alanlarda maden işletmeciliğinin verilmemesi, ruhsat verilmemesi, muhafaza ormanlarında, tohum meşcerelerinde, gen ormanlarında bu türlü madencilik işlerinin kontrol altında tutulması gereklidir, doğrudur ve doğru bir düzenleme yapılmaktadır.

Aslında, Sayın Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğünü bir yük altından da kurtarmak gerekirdi ve bu muvafakate bağlı olmak değil, doğrudan yasaklamak gerekirdi, yasaklanmış olsaydı çok daha doğru bir iş yapılmış olurdu. Böylelikle, Orman ve Çevre Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğünü de birtakım baskıların etkisinden, baskılardan da kurtarmış olacaktık ama denilmektedir ki: “Çok özel durumlarda inisiyatif kullanılması gerekebilir; bunun için, bütünüyle kanunla elimizi kolumuzu bağlamayalım, böyle bir düzenleme yapalım.” Bu düzenleme doğru bir düzenlemedir ve doğru uygulanmasını da tavsiye ediyorum. Bu konuda ormancılara, orman teşkilatına büyük görevler düşmektedir. Gerçekten, ormanlarımızın varlığının devamını veya ormanların toplumsal fonksiyonlarının devamını temin edecek bu alanların madenciliğin tahribatından korunması açısından böyle bir düzenleme yapılması uygun olmuştur.

Değerli milletvekilleri, gecenin bu saatinde -tabii ki sabahın bu saatinde demek gerekiyor- niye böyle bir durum yaşanıyor? Sayın Bakan, mutlaka haklı olarak “Niye benim kanunumda böyle bir durum yaşanıyor?” diye düşünüyordur. Kendisinin şahsıyla ilgili değil. Arkadaşlarımızın soruları oldu, sorulara cevap verirken bazı gerginlikler yaşandı ama münhasıran Sayın Bakanla ilgili değil.

Bakınız, bu kanunun hazırlanmasında yaşananlar -demin Sayın Alim Işık’ın ifade ettiği gibi- hoş olmadı. Şimdi, bu kanun bir yıldır bekliyor, iki buçuk aydır da komisyonlarda görüşülüyor. Komisyonlarda bütün gayrete rağmen bir uzlaşma temin edilemedi. Bu zeytinlik alanların çıkarılması, kara avcılığıyla ilgili düzenlemenin kanun metninden -şimdi, biraz önce çıkardığımız o maddenin, biraz sonra da çıkaracağımız bir başka maddenin- çıkarılması ısrarla istendi ama ne hikmetse iktidar partisi grubu buna itiraz etti, alt komisyonda itiraz etti, sonra itiraz etti, birtakım başka tartışmalar oldu ve bir tereddüt gelişti.

Değerli arkadaşlar, Sayın Bakan burada sitem etti veya arkadaşlardan, iktidar partisi grubu milletvekillerinden konuşmacılar sitem ettiler, “Her kanunun arkasında bir başka endişe, gizli bir yer ararsanız doğru olmaz.” diye. Haklısınız ama bu tereddüdü siz oluşturdunuz, kusura bakmayınız. Yoksa bu kanun gerekli bir kanun, biz tenkit ediyoruz yani baştan da tenkit ettik, sorularımızda da ifade ettik, “Türk madenciliğini geliştirmek açısından alınması gereken tedbirler için komisyon kurduk. Bu Komisyonun raporu da beklenilseydi bu zamanlama baskısından kurtulabilmek için Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği iki maddeyi düzenleyip de geri kalan hususları bir bütünlük içerisinde çağın, ülkenin ihtiyaçları, değerleri doğrultusunda tanzim etsek daha iyi olmaz mıydı?” diye ısrar ettik ama ne hikmetse bir acelecilik içerisinde…

Farkında mısınız değerli milletvekilleri, burada görüştüğümüz kanunların yüzde 90’ı hep değişiklik kanunu. Bir ay önce yaptığımız kanunu bir ay sonra değiştiriyoruz, değiştirmek gereğini duyuyoruz. Niye? İyi çalışmıyoruz üzerinde. Farkında mısınız, Milliyetçi Hareket Partisi Grubuna ait tüm konuşmacılar…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Şandır.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – …gerçekten çok hazırlıklı geliyorlar ve bizim konuşmacılarımızın tamamı yazılı konuşuyor farkındaysanız, hazırlık yapıyorlar.

Şimdi, bu kanunla ilgili de arkadaşlarımıza söyledik “Biz bu kanunun maddelerinde önergeler vereceğiz, katkı anlamında da konuşacağız.” Bunun gizlisi saklısı yok. Böyle, bir uzlaşma bozan taraf biz değiliz ve gerçekten katkı vermek niyetiyle -yani biraz önce konuşan, kendisi belediyeci, mimar olan arkadaşımız Mustafa Kemal Cengiz’in konuşmaları ne kadar dolu, eğer dinleyebilseydiniz, Sayın Bakan bu imkânı bulabildiyse sabahın bu saatinde. Gerçekten katkı vermek için konuşuluyor ve yazılı konuşuluyor, öyle nutuk olsun veya genel siyasette muhalefet yapalım diye konuşulmuyor, bundan faydalanasınız diye konuşuluyor. Ama yazık oluyor tabii, Meclisimize yazık oluyor, sizlere yazık oluyor. Gecenin, sabahın bu saatinde müzakere olmaz arkadaşlar, bu müzakereden bir hayır hasıl olmaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Dolayısıyla hem Meclisimize yazık ediyoruz hem Sayın Bakana da haksızlık yapılıyor. Dolayısıyla, ben bu tür çalışmaları yani bu bitime kadar çalışmaları inanınız ki onurumuza, kişiliğimize bir saygısızlık olarak görüyorum. Böyle bir çalışma olmaz. Böyle bir çalışmayı kendimize bir mecburiyet olarak görmememiz gerekir. Daha rahat zeminlerde, uzlaşarak, anlaşarak, buralara kadar gelmeden… Bakın, size söylüyorum, şimdi, 11 madde olarak Hükûmet getirmiş, Komisyonda 23 maddeye çıkarmışsınız, iktidar partisi grubu olarak burada da 14 tane önerge verdiniz. Kanun böyle mi hazırlanır arkadaşlar, böyle mi müzakere edilir? Bu kadar önemli bir kanun, bu kadar zorunlu bir kanunun hazırlanması böyle mi olur, böyle mi görüşülür?

Dolayısıyla, bu çalışmanın, bu görüntünün sorumlusu muhalefet partileri değil, özellikle de Milliyetçi Hareket Partisi değil. Bu noktada, bundan sonra da birlikte çalışacağız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Tekrar durup düşünmenizi ve doğruyu yapmanızı tavsiye ediyor, saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Gübretaş'ın bir konsorsiyum ile ıran'da özelleştirme yoluyla satın aldığı gübre fabrıkası hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-06-09-gubretas-in-bir-konsorsiyum-ile-iran-da-ozellestirme-yoluyla-satin-ald (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
