# Sayıştayda boş bulunan üyelikler için seçimler. (iç tüzük'ün 150'nci maddesine göre)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim
- **Tarih:** 6 Ekim 2010
- **Gündem:** SAYIŞTAYDA BOŞ BULUNAN ÜYELİKLER İÇİN SEÇİMLER. (İÇ TÜZÜK'ÜN 150'NCİ MADDESİNE GÖRE)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-10-06-sayistayda-bos-bulunan-uyelikler-icin-secimler-ic-tuzuk-un-150-nci-m

> Mehmet Şandır (MHP), 6 Ekim 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAYDA BOŞ BULUNAN ÜYELİKLER İÇİN SEÇİMLER. (İÇ TÜZÜK'ÜN 150'NCİ MADDESİNE GÖRE)); konuşma 1.067 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gerçekten, çözülmesi gereken bir problemle karşı karşıyayız. Tabii, şunu kabullenmemiz mümkün değil: Bu Genel Kurulun ortaya çıkmış her iradesi saygıdeğerdir, “onuru kurtarmak” gibi bir tabiri kabul edemeyiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi bir irade ortaya koymuştur. Yapılan ikinci tur oylamada en çok oyu alan 2’nci kişi belirlenememiştir. Bu, bir sorun oluşturmuştur, bu sorunun çözülmesi gerekir, ayrı bir hadise. Ancak, sorunun çözümü için takip edilen yol doğru değildir. Bu haftanın görevlisi bir Divan bulunmaktadır. Meclis Başkan Vekili, yaptığı oylamanın sonucunda oluşan sorunun çözümü noktasında anlaşılıyor ki farklı bir kanaat ifade etmiştir. Onun yerine bir başka Sayın Meclis Başkan Vekili kürsüye çıkarak, oluşan sorunu kendi iradesiyle çözmeye kalkmaktadır. Bu, doğru değil arkadaşlar. Sorunun çözümünde eğer bu Genel Kurul bir usul koyacaksa, bunu önce Divan kendi arasında bir mutabakata vararak, vardığı mutabakatı Genel Kurula sunarak Genel Kurulun kabulüyle yeni bir usul ittihaz ederek sorunu çözmelidir. Yoksa “Ben yaptım oldu, ben böyle düşünüyorum, şimdi seçimi yenileyeceğim.” diyerek sorun çözülmez, problem böyle çözülmez. Bunun adı problem çözme değil, bunun adı dayatma olur. Bu yanlıştır, buna hakkınız yok.

Değerli milletvekilleri, bakınız yürürlükteki Anayasa’nın geçici 18’inci maddesinin (ç) bendi gayet açıktır: “İkinci turda 276 oy alan bir sonuç çıkarılamazsa üçüncü tura geçilecektir.” İkinci tur oylamada bir usul hatası var mıdır? Böyle bir gerekçeniz var mı? (MHP ve CHP sıralarından “Yok.” sesleri) Yok. Milletin iradesi, Meclisin iradesi tecelli etmiştir. Şimdi, yapılan işlemde bir usul hatası olmadığı sürece, siz bu iradeyi, bu Meclisin iradesini nasıl ortadan kaldırırsınız? “Ben istedim.” demekle olur mu Sayın Başkan? Bir problem var, bu problemin çözülmesi noktasında görevli olan Meclis Başkan Vekili kürsüyü terk ediyor, bir başkası geliyor.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – “İkinci seçimi yaptıracağım” diyor.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Onun kanaati ortada yokken, yeni gelen Meclis Başkan Vekili “Ben böyle istiyorum, seçimi yenileyeceğim.” diyor. Hangi gerekçeyle yeniliyorsunuz?

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Hükûmetin temsilcisi.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Milletin, Meclisin iradesini sizin ortadan kaldırmaya hakkınız var mı? Böyle bir yetkiniz var mı? Bu bir usul tartışması değil, oylayarak, tavrınızın usule uygun olduğunu oylattıramazsınız, yaptığınız şey yanlış, hukuka aykırı. Aranızda çok değerli hukukçular var. Eğer diyorsanız ki “Bir problem oluştu, bu problemin çözümüne Anayasa’da yer yok, bu problemin çözümüne usul hukukunda yer yok, bir usul ittihaz etmemiz gerekiyor, bir içtihat ortaya koymamız gerekiyor.” bunu tek kişi olarak sizin vazetmeye hakkınız yok Sayın Başkan. Diyelim ki -Sayın Oktay Vural’ın sorusunu burada size soruyorum- şimdi yenileyeceğiniz ikinci tur oylamada sonuçlar değişti, iptal ettiğiniz sonuçta en yüksek oyu alan birinci kişinin oyu değişti, ne yapacaksınız, nasıl çözeceğiz o zaman sorunu? Yani şu anda 263 oy alan isim değişti, nasıl adaleti temin etmiş olacaksınız? Veya yenilediğiniz ikinci tur oyda bir aday 276’yı aldı, sonucu nasıl ilan edeceksiniz, ikinci turda seçilmiş mi olacak o zaman?

Değerli arkadaşlar, bizim teklifimiz şu: Bir problem doğmuştur. Bu problemin doğmasında bir kusur aramıyoruz, bir kötü niyet aramıyoruz. Arzu ederdik ki Adalet ve Kalkınma Partisinin, iktidar partisi grubunun sayın milletvekilleri burada olsalardı, oylarıyla, iradeleriyle böyle bir problemin doğmasına engel olsalardı ama anlaşılıyor ki başka işler var, burada sonuçta 263 tane veya 265 tane sayın iktidar partisi milletvekili var, en az 50-60 tanesi burada değil. Burada olacağınız bir günde seçimi yapalım. Yarına erteleyelim bu seçimi. “Ben yaptım.” demekle olmaz Sayın Başkanım. Burada, hukuku ihlal ederek, kendi İç Tüzük’ümüzü ihlal ederek hukuk kuramazsınız. Kurduğunuz hukuk eğer tartışmaya sebep oluyor, adalet duygusunu rencide ediyorsa doğru yapmıyoruz demektir.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Anayasa’ya da aykırı.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) - Dolayısıyla bir sorun oluşmuştur. Aranızda çok değerli hukukçular vardır. Her şeyden önce, Başkanlık Divanında bir ihtilaf yaşıyorsunuz, Başkan Vekili değiştiğine göre, bir ihtilaf yaşıyorsunuz. Önce bu ihtilafınızı çözmeniz ve bir sonuca ulaşmanız lazım, o sonucu getirip Genel Kurula sunmanız gerekir. Her ihtilafta iktidar partisi grubuna ait bir sayın başkan vekilinin gelip bu kürsüye çıkarak sorun çözmeye kalkması, bu hak değil, bu şık değil, bu güzel değil, bu çoğunluk sultasıdır, bu “Ben yaptım.” dayatmasıdır, bu olmaz değerli arkadaşlar. Bunu yaparsınız ama gerçekten, yani beni bağışlayın, komik duruma düşersiniz. Hani küçükken, çocukken bir oyun oynardık, birdirbir diye, birincinin yaptığı kuraldı. Birinci atlarken dokunursa sen de dokunacaksın, düşerse sen de düşeceksin ve birincinin yaptıklarına etraftaki seyirciler gülerdi çünkü birincinin yaptığını yapamayan arkadan gelenler yatarlar, ebe olurlardı. Şimdi, böyle bir duruma bu Meclisi alet etmeyelim. Bu komikliklere düşmeyelim. Sorun olmuştur, bir problem olmuştur. Bakınız, yeni değiştirdiğiniz Anayasa’da öyle maddeler düzenlediniz ki yönetmelik maddesi gibi, üç sayfa uzunluğunda madde düzenlediniz. Yani kanun değil, tüzük gibi maddeler düzenlediniz ama anlaşılıyor ki bu ihtimali göz ardı ettiniz, öngöremediniz. En yüksek oy alan ikinci şahsın belirlenmesinde bir usul ifade edemediniz, belirleyemediniz.

Şimdi bu oluşan problemi çözmek noktasında Sayın Meclis Başkan Vekilinin bu tavrı doğru değildir. Bu tavırda inat eder, bu seçimi yaparsanız, yani Anayasa Mahkemesi gibi sistemin denge ve denetimini sağlayacak kilit taşı mahiyetindeki bir kurumun kuruluş yapısına hile karıştırmış olursunuz. Bunu yapmayın, tavsiye etmeyiz. Yarın gelin, yarın seçiminizi yapın. Milletvekillerinizi getirin “263-1-1”i değil, doğrudan 276’yı bulun veya Meclis Başkanlığı olarak bir müzakere yapın, bir karara varın, bir tutanağı getirin, problemin çözümü noktasında Divan olarak neyi önerdiğinizi bu Genel Kurula sunun, Genel Kurul kabul etsin, onun üzerine bir çözüm üretilsin. Yoksa burada kalkıp da –örneği de yok- “İşte bir sorun var, bu sorunu çözmek bu Genel Kurulun onurudur, onun için böyle yapalım.” diyerek meseleyi geçiştiremezsiniz, bu doğru olmaz. Biz, bir usul tartışması mahiyetinde değil ama Sayın Meclis Başkan Vekilinin bu tavrını doğru bulmuyoruz. Her defasında da böyle, soruna ulaşan her tartışmada, iktidar partisi grubuna ait bir başkan vekilinin gelip, bazen de Meclis Başkanının gelip bu kürsüye çıkarak bu Genel Kurula dayatma yapmasını, demokrasi adına, hukuk adına şiddetle reddediyoruz.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Kınıyoruz.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Değerli arkadaşlar, bu sebeple tekrar ediyorum: Şimdi, ikinci turu hangi sebeple iptal ediyorsunuz? Hangi usul hatasından dolayı iptal ediyorsunuz? İptal ettiğiniz ikinci turun yeni oylamasında müktesebi nasıl koruyacaksınız? Birincinin aldığı oy değişirse, en fazla oyu alan kişi değişirse, bu milletvekillerinin iradesine ipotek mi koyuyorsunuz?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Şandır, konuşmanızı tamamlayınız.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Eğer şimdi yenileyeceğiniz turda birinci düzeyde oy alan, en fazla oyu alan isim değişirse oluşacak sonucu nasıl çözeceksiniz? Bir problemi çözerken daha büyük bir problemin içine düşme ihtimalini göz ardı edemezsiniz. Onun için, bu problemin çözümünde önce Başkanlık Divanı kendi arasında tartışsın, sonra o tartışmayı Genel Kurula sunsunlar, buldukları çözüm Genel Kurul tarafından kabul edilirse o çözümün üzerinde yürünsün.

Bu sebeple, bu seçimin yarına ertelenmesini, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak teklif ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Sayıştayda boş bulunan üyelikler için seçimler. (iç tüzük'ün 150'nci maddesine göre)”. TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim tutanağı, 6 Ekim 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-10-06-sayistayda-bos-bulunan-uyelikler-icin-secimler-ic-tuzuk-un-150-nci-m (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
