# Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.: 565)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim
- **Tarih:** 7 Aralık 2010
- **Gündem:** TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.: 565)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-12-07-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-565

> Mehmet Şandır (MHP), 7 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.: 565)); konuşma 848 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Aslında bu kanun üzerinde söz almamıştım ancak burada yapılan konuşmaları dinledikten sonra, bu kanun teklifinin gerekçesini okuduktan sonra ve iki parti tarafından, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhuriyet Halk Partili Komisyon üyesi arkadaşlarımın muhalefet şerhini okuduktan sonra bu konuyla ilgili endişelerimi ifade etmek için söz aldım.

Sayın Hakkı Köylü’yü dinledik. Kişiliğine saygı duyuyorum ama söyledikleri hiç de bu endişelerimi ortadan kaldırmadı. Bu kanun teklifini hazırlayan Sayın Milletvekili arkadaşımın ve bu kanun teklifini Komisyonda görüşüp buraya intikal etmesine zemin hazırlayan, sağlayan Sayın Komisyon Başkanının kişiliklerini de ayrı tutuyorum, onlara da bir şey söylemiyorum.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Hiç çekinmeden söyleyin Mehmet Bey.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Ama, değerli milletvekilleri, lütfen, sizi düşünmeye davet ediyorum. Şimdi, yine sizin İktidarınız tarafından “bir yargı reformu” olarak kabul edilen, Avrupa Birliğiyle uyum da sağlayarak, onlarla da birlikte çalışarak hazırladığınız Türk Ceza Kanunu’nun bana göre temel hususlarından yani iktidarın, suç siyaseti, ceza felsefesi açısından önemli bir hususu olan bu “görevi kötüye kullanma” tanımını niye değiştirmek gerekliliğini duyduğunuzu, ne gerekçede ne sayın iktidar partisi grubunun sözcüsünün anlatımında bulabilmek mümkün değil. Bu Kanun’u niye değiştiriyorsunuz? Siz getirdiniz. Türk Ceza Kanunu 12/10/2004 tarihinde yürürlüğe girdi. Orada getirdiğiniz tanım -orada da söylüyorsunuz- “Avrupa’nın kanunlarında, Avrupa ülkesi kanunlarında, bir tali suç olarak görevi kötüye kullanmak tanımlanmamıştır ama bunu, suç siyasetimizin gereği, ceza felsefesinin gereği biz bunu tanımladık ve görevi kötüye kullanan, kamu kaynaklarını kullanan devlet memurlarının üç konuda görevi kötüye kullanmalarını cezalandırmayı gerekli gördük.” diye, bir yargı reformu şeklinde, Türk Ceza Kanunu’nu tanzim etmişsiniz ama şimdi bunu değiştiriyorsunuz. Neden? Sayın milletvekilleri, Sayın Bakan burada hukukçu kimliğiyle veya Sayın Komisyon Başkanı hukukçu kimliğiyle burada bunun gerekçesini doğru anlatmak mecburiyetinde.

Değerli milletvekilleri, bakınız, cezalar birtakım amaçlarla -yani, hukuk felsefesi veya hukuk nutku atmayalım burada ama- cezalar suçu caydırıcılık yönüyle ve o suça atfettiğiniz önem ölçüsünde ortaya konulur. Yolsuzluk yapılmasını önemsiyordunuz, Türk Ceza Kanunu’nda görevi kötüye kullanmayı cezalandırdınız. Şimdi, yolsuzluk yapılmasını, görevin kötüye kullanılmasını önemsemekten vaz mı geçtiniz?

Değerli milletvekilleri, şimdi, burada, grubunuz getirdiği için el kaldırıp oylayacaksınız. Açık oylama istedik, kimin ne oy vereceğini de kayda düşüreceğiniz. Ama bunu millete nasıl anlatacaksınız değerli arkadaşlar? Kamu kaynaklarını kötüye kullanan yani görev gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kötüye kullanan veya gereğini yapmakta ihmal ve gecikme göstererek kötüye kullanan veya uygun davranması veya bu nedenle, kişilerden kendisine veya çevresine çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullananın üç yıla kadar cezalandırılması yani tutuklanması hususu sizin için dün önemliydi, bugün neden önemli olmaktan çıktı? Bunu soracaklar size değerli arkadaşlar. Bunu bu Mecliste bulunmak dolayısıyla bize de soracaklar.

Kaldı ki çok talihsiz bir telefon konuşması üzerine bu kanun teklifinin hazırlanıp hızla Meclise getirilmesi, birçok kanun teklifi ve tasarısı beklerken bunun Genel Kurula indirilmesinin gerekçesi de yeterli değil. Nedir? Bakın, burada gerekçeyi okuyorum, burada deniliyor ki: “… bu suça ilişkin ceza miktarlarında indirim yapılması gereği ortaya çıkmıştır.” Neden? Hangi gerekçeyle bu ortaya çıkmışlık hükmünü ortaya koyuyorsunuz? Sayın Bakanım, Sayın Komisyon Başkanım, bunu açıklamanız lazım. Hangi gerekçe? Yani sizin yolsuzluk hassasiyetinizde bir farklılaşma mı oldu arkadaşlar? Görevi kötüye kullanmaktan, yakınlarına çıkar sağlamaktan dolayı, bundan altı yıl önce yine sizin çıkardığınız Türk Ceza Kanunu’nda üç yıla kadar cezalandırdığınız suçluları, şimdi bir anlamda affetmek gereğini neden duyuyorsunuz? Bunu, bu millete anlatmak mecburiyetindesiniz.

Değerli arkadaşlar, bu kanun teklifi doğru olmamıştır. Bakınız, uluslararası skalalarda Türkiye'nin yolsuzluklarla mücadele sıralaması Türkiye’ye hiç yakışmıyor, şeffaflık sıralaması Türkiye’ye yakışmıyor. Bu anlamda, birçok uluslararası kuruluşta ülkemiz suçlanıyor. Ama siz, yolsuzluğu suç olmaktan veya ağır cezalandırılmaktan vazgeçiyorsunuz. Neden, neden değerli arkadaşlar? Bu milletin, bir milletvekili olarak söylüyorum, delikli kuruşuna tenezzül edeni burada en ağır şekilde cezalandırmamız lazım. Bu hepimizin ortak sorumluluğu. Kendi getirdiğiniz bir düzenlemeyi, bugün, burada “ceza miktarlarında indirim yapılması gerekmektedir” gerekçesiyle ve bir kanun teklifi olarak, bir kanun tasarısıyla bir yargı reformu olarak gerçekleştirilen Türk Ceza Kanunu’nun çok temel bir hususunu burada bir kanun teklifi olarak, yani kurumsal mutabakatı temin etmeden, yeterince tartışılıp paylaşılmadan… Bu kanun teklifinin altında iktidarın siyasi sorumluluğu var mıdır, yok mudur? Bunu, burada açıklamak durumundasınız. Bu, bir milletvekilinin kanun teklifidir; kendi şahsi görüşü olabilir, saygı duyulabilir. Ama buna, siyasi iktidar olarak kendi getirdiğiniz kanun tasarısının değiştirilmesine onay veriyor musunuz? Bu soruların cevabından doğacak siyasi sorumluluğu bu millete nasıl anlatacaksınız? Bunu burada ifade etmeniz lazım.

Değerli arkadaşlar, biz, bu kanun teklifinin bu döneme ve bu Meclise yakışmadığı kanaatindeyiz. Doğru olmamıştır. Gerekçeleriniz yeterli değil. Gerekçelerinizi, yazılı, okuduk, işte sözlü de arkadaşınız anlattı. Burada muhalefet partilerinin ortaya koyduğu gerekçelerde çok ağır iddialar ve ithamlar bulunmaktadır. Muhalefet sözcülerinin buradaki konuşmaları gerçekten yenilir yutulur şeyler değil, ithamlar var, iddialar var. Bunların cevabı verilmeden, bir parti taassubuyla, mensubiyetiyle burada el kaldırıp indirerek millet nezdinde vicdanlarınızı, görevi yapmış olmanın gerekçesine, mazeretine sığınamazsınız. Burada yaptığınız şey, kamu kaynaklarını, milletin delikli kuruşunu, ihmalinden dolayı, uygun davranmamaktan dolayı, menfaat elde etmek amacıyla kötüye kullananların cezalandırılması hususu vardır, getirdiğiniz değişiklikle bu cezayı indiriyorsunuz. Neden? Yani tekrar soruyorum: Yolsuzluklarla mücadele sizin sorumluluğunuz, sözünüz, söz verdiniz. Yolsuzluklarla mücadeledeki hassasiyetinizden vaz mı geçtiniz?

KAMER GENÇ (Tunceli) – Çoktan vazgeçtiler, çoktan.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Yoksa gerçekten, yolsuzluğa bulaşmış olan yol arkadaşlarınızı affetmek bir zorunluluk hâline mi geldi? Çok talihsiz bir telefon konuşmasından sonra bu kanun teklifinin gündeme getirilmiş olması, maalesef, bu iddiaların…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.: 565)”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 7 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-12-07-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-565 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
