# Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim
- **Tarih:** 11 Ocak 2011
- **Gündem:** TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2011-01-11-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321

> Mehmet Şandır (MHP), 11 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)); konuşma 998 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak, dün yaşadığımız elim helikopter kazasında kaybettiğimiz 5 şehide yüreklerimiz yandı. Şehitlerimize rahmetler diliyoruz, aile yakınlarına ve silah arkadaşlarına başsağlığı diliyoruz, sabır diliyoruz. Yüce Allah bir daha böyle bir kazayı, böyle bir acıyı Türk milletine, Türk Silahlı Kuvvetlerine yaşatmasın. Milletimizin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin başı sağ olsun. Bu sözleri söyleyerek, Borçlar Kanunu üzerinde Milliyetçi Hareket Partisinin görüşlerini ifade etmeye başlayacağım.

Değerli milletvekilleri, bugün 23’üncü Yasama Döneminin çok özel bir oturumunu yapmaktayız. İlk defa Meclisimiz çok önemli bir kanun üzerinde, bir temel kanun üzerinde ittifak yaparak, uzlaşarak bir program dâhilinde ama bu kanunların çıkartılması iradesi üzerinde ittifak ederek bir görüşme yapmaktadır, bir müzakere yapmaktadır. Aslında her defasında ifade ediyoruz ama ne yapalım ki böyle, burada bir müzakere yapmamız lazım. Türk hukuk sisteminin çok temel bir kanunu, birbirleriyle irtibatlı olan, yani Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu gibi gerçekten Türk yargı sisteminin, hukuk sisteminin temel taşlarıyla ilgili temel değişiklikler yapan, hatta yeniden yazan bir kanunu, bir kanun paketini müzakere ediyoruz. Ama maalesef Meclisimiz, şu üç yıl dolmuş olmasına rağmen bir türlü müzakere moduna ulaşamadı. Bu üzüntümüz ama ben görüşlerimizi Meclisimizin dikkatinden çok milletimizin ve ilgili kesimlerin dikkatine sunmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, Borçlar Kanunu özel hayatın tüm alanlarını ilgilendiren bir temel kanun. Mevcut 818 sayılı Borçlar Kanunu mülga, yeni bir borçlar kanunu yazıyoruz. Sekiz yıllık bir komisyon çalışmasından sonra, üç yıldır da Meclisimizde bekleyen bu Borçlar Kanunu maalesef, Hükûmetin uzlaşmaz, iktidar partisi grubunun uzlaşmaz tavrıyla bu dönem çıkmamak gibi bir tehlikeyle karşı karşıyaydı. Hatta Sayın Başbakanın bu kanunların yani Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2011 seçimlerinden sonra oluşacak 24’üncü Dönem Meclisinde görüşüleceğini beyan etmiş olması gerçekten bu konuda iktidar partisinin sorumluluğunu ortaya koymaktadır. Taraflar arasında, iktidar ve muhalefet arasında bir uzlaşma aramadan, aramakta ısrar etmeden, bir sonuç itibarıyla bu kanunlar artık çıkmayacak diye ertelemenin hiçbir şekilde bir mazereti olmaz ama daha da sıkıntılı bir husus, bu temel kanunların çıkmayışının sorumlusu olarak da muhalefeti göstermeleri, özellikle de Milliyetçi Hareket Partisini göstermeleri asla kabul edilemez.

Borçlar Kanunu bir temel kanundur, Medeni Kanun’un devamı, cüzü mahiyetindedir. Medeni Kanun 21’inci Yasama Döneminde bir uzlaşmayla çıkartılmıştır. Bunun devamı olarak Borçlar Kanunu’nun çıkartılması gerekmektedir. Borçlar Kanunu çıkartılmalıdır ki Türk Ticaret Kanunu da çıkartılabilsin. Dolayısıyla bunun ertelenmesinin hiçbir haklı gerekçesi olmaz ama bir uzlaşmayla çıkartılması da bir zorunluluktur.

Değerli milletvekilleri, değerli izleyenlerimiz; bu beş kanun yani Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve bunların yürütme kanunları, yürürlük ve uygulama kanunlarının toplamı 2698 maddeden oluşmaktadır. Dolayısıyla bu 2698 maddelik kanunu müzakere etmeden, burada karşılıklı, komisyonlarda karşılıklı tartışmadan, önergelerle muhalefetin katkısını talep etmeden, iktidarın el kaldırıp indirmesiyle çıkartmak iddiası aslında mümkün değildi, bunu herkes de gördü ama uzlaşma temin etmek sorunu da siyasi iktidarın.

Değerli milletvekilleri, bu noktada siyasi iktidarın, iktidar partisi grubunun sorumlu ve suçlu olarak muhalefeti göstermesini, özellikle de Milliyetçi Hareket Partisini göstermesini asla kabul edemeyiz. Bu sebeple biz grup olarak, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak bu kanunların, bu üç kanunun, bu üç temel kanunun ve iki uygulama kanununun bu dönemde, 23’üncü Dönemde çıkartılması hususunu ısrarla kamuoyu önünde talep ettik ve Meclis Başkanını bu noktada göreve davet ettik. Sonuçta, Meclis Başkanının başkanlığında yürütülen çalışmalarla, kurulan üç komisyonun yirmi günlük bir çalışması sonrasında bu kanun buraya getirildi ve bugün müzakeresine başladık.

Buradan herkese ifade ediyorum: Bu kanunların çıkmasıyla ilgili Milliyetçi Hareket Partisinin mutabakatı var. Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak diyoruz ki: Bu kanunlar bu dönemde çıkmalı çünkü piyasa bekliyor, ekonomik hayat bekliyor, özel hayatın her alanı bekliyor. Oluşturulan beklenti ertelenemez noktada dolayısıyla bu kanunlar çıkmalı ama içeriği konusunda muhalefetin verdiği önergelerin hiçbirinin kabul edilmemiş olması bu konudaki itirazımızı ortadan kaldırmaz. Biz bu kanunun çıkmasıyla mutabıkız, içeriğiyle mutabık değiliz, içeriğinde birçok kabul etmediğimiz, eksik bulduğumuz, yanlış bulduğumuz ve gelecekte birçok soruna dönüşme ihtimali olan düzenleme var. Dolayısıyla bu kanunun sorumluluğu, bu kanunun getirdiği uygulamaların sorumluluğu, o uygulamalarda yaşanacak sorunların sorumluluğu iktidar partisine aittir ve ilgili taraflara aittir.

Bu uzlaşma arayışları içerisinde hem Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden hem de Ankara Ticaret Odasından bu konuyla ilgili görüşlerinin, bu konuyla ilgili taleplerinin bize iletilmesini istedik ama anlaşılmaktadır ki, bu kanun üzerinde ilgili kesimler ekonomi ve ticaret hayatının kurumsal yapısı da bir mutabakat, bir müzakere, bir inceleme zahmetine katlanmamışlar ve sonuç itibarıyla bu kanun eksiklikleriyle çıkıyor.

Değerli milletvekilleri, bakınız, bu kanunun eksikliklerini ilk üç bölümde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu sözcüleri, Sayın Faruk Bal, Genel Başkan Yardımcımız, ısrarla, burada, her maddede önerge vererek, gerekçelerini ifade ederken ortaya koydu. Bu kanunla bir hafızayı siliyorsunuz, getirdiğiniz dil, işte seksen beş yılda oluşan ticaret hayatımızın, ekonomik hayatımızın tüm tanımlarını allak bullak ediyor.

Her şeyden önce şu: Bakınız, bu kanun 649 madde. Bu 649 maddenin hepsi yeni değil, eski Kanun’un büyük kısmını taşıyorsunuz. O taşımanızda eski terimleri devam ettiriyorsunuz ama yeni yaptığınız düzenlemelerde öyle terimler getirmişsiniz ki anlaşılması mümkün değil. Nasıl anlaşılacak, nasıl kabul edilecek? İçinizde çok sayıda hukukçu var -şimdi ben buradan şöyle bir bakarak çıkardım- mesela “giderim yükümlülüğü” ne demek? Bunun neresi Türkçe? “Giderim borcu” nasıl anlaşılacak? Öyle anlamlar var ki eski terimlerle yeni terimler birbirinin içine girmiş.

Dolayısıyla, değerli milletvekilleri, uzun emekler sonrası deneme yanılma metoduyla kabul edilen, oluşan, gelişen bir hafızayı burada sıfırlıyorsunuz; yenisini de ikame ederken bir tutarlılık, bir bütünlük ortaya koymuyorsunuz. Ne olacak sonuç? Türk Ceza Kanunu’ndaki sonuç olacak. Bakın, bugün ülkemizde hepimizin tenkit ettiği, vicdanları yaralayan bir tahliye meselesiyle karşı karşıyayız. Niye bu tahliyeler? Çünkü Yargıtayın yükü o kadar çok artırıldı ki, Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliklerle geriye dönük, yani getirdiğiniz değişikliklerin lehte olanlarının yeniden gözden geçirilmesine dair taleplerin karşılanması konusunda Yargıtayın yükünü o kadar çok artırdınız ki bugün gelinen noktada maalesef işte, herkesin ve herkesten çok Hükûmetin tenkit ettiği bir sonuçla karşı karşıyız. Ben buradan Sayın Adalet Bakanımıza daha önce de ifade ettim yani bu tahliyeleri önceden öngörememiş olmayı hiçbir şekilde anlatamazsınız. Adalet Bakanlığının tüm kayıtları önünüzde. Bu kayıtlara göre bu tahliyelerin yaşanacağını bilmeniz gerekirdi ve gereken tedbiri almanız gerekirdi. Bugün televizyonlara çıkarak Yargıtayı suçlamaya bence hakkınız yok. Aynı süreci yarın Borçlar Kanunu’nda da yaşayacağız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 11 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2011-01-11-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
