# Saadet Partisinin gerçekleştirmiş olduğu kongreye, Alparslan Türkeş'in ad gününe, Millî Savunma Bakanının disipline sevk edilen teğmenlerle ilgili "25 Kasımı bekleyin." ifadesine ve normalleşmenin nasıl olacağına ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim
- **Tarih:** 26 Kasım 2024
- **Gündem:** Saadet Partisinin gerçekleştirmiş olduğu kongreye, Alparslan Türkeş'in ad gününe, Millî Savunma Bakanının disipline sevk edilen teğmenlerle ilgili "25 Kasımı bekleyin." ifadesine ve normalleşmenin nasıl olacağına ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=128970
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-satuk-bugra-kavuncu-2024-11-26-saadet-partisinin-gerceklestirmis-oldugu-kongreye-alparslan-turkes-in

> Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti), 26 Kasım 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Saadet Partisinin gerçekleştirmiş olduğu kongreye, Alparslan Türkeş'in ad gününe, Millî Savunma Bakanının disipline sevk edilen teğmenlerle ilgili "25 Kasımı bekleyin." ifadesine ve normalleşmenin nasıl olacağına ilişkin açıklaması); konuşma 549 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Değerli milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Saadet Partisinin gerçekleştirmiş olduğu kongrede seçilen yeni Genel Başkan Mahmut Arıkan'a başarılar diliyoruz, hayırlara vesile olsun ve mücadelesini artık başka bir mecrada yürütecek olan Sayın Temel Karamollaoğlu'na da başarılar diliyoruz, hayırlara vesile olsun ve bütün Saadet Partisi teşkilatını bu vesileyle kutlamış oluyorum.

Bizim kendisinden çok şey öğrendiğimiz, özellikle Türkiye'de bugün bir Türk dünyası konuşuluyorsa, "Türk Devletleri Teşkilatı" gibi bir kavram bugün Türkiye'de yaşıyorsa; bu, rahmetli Alparslan Türkeş sayesindedir ve ben de onun ad gününü bu vesileyle kutluyorum.

Bu gün aslında hepimizin merakla beklediği, Millî Savunma Bakanının vermiş olduğu bir tarihti, 25 Kasım; disipline sevk edilmiş olan teğmenlerle ilgili "25 Kasımı bekleyin." dedi fakat 25 Kasımda hiçbir karar alınmadı. Bu teğmenlerin avukatları savunma yapabilecekleri herhangi bir belgeyi, bilgiyi dahi alamadıklarını söylüyorlar. Millî Savunma Bakanı "25 Kasım tarihini bekleyin." dediği hâlde bugün herhangi bir sonuç ortaya çıkmaması gerçekten düşündürücü. Neden milleti geriyorsunuz, neden bunun tartışılmasını istiyorsunuz? Acaba amaç gene bu konu üzerinden Türkiye'de bir kutuplaştırma mı yaratmak? Milletin nabzını mı ölçmeye çalışıyorsunuz? Eğer milletin nabzını ölçmeye çalışıyorsanız ben size bizim bu konuda nabzımızın nasıl attığını söyleyeyim: Türk milleti ordusuna çok önem verir ve Türk Kara Kuvvetleri, kuruluş tarihine baktığınız zaman da milattan önce 209 tarihini göreceğiniz ve dünyadaki hemen hemen bütün ordulara ilham vermiş, kuruluşlarına örnek olmuş bir yapıdır. Bir ordu-devlet-millet yapımız vardır ve orduyla alakalı bu milletin hassasiyeti vardır; kendi çocuğunu askere gönderirken eline kına yakar "kınalı kuzum" diye askere gönderir. Bu kadar hassas ve bu kadar değer verdiği bir kurumdur. Tabii, zaman zaman her yerde olduğu gibi burada da yani bu güzide kurumda da rotasını şaşıranlar olmuş, siyasete batanlar elbette olmuştur. Daha da ötesinde -ki bunu burada söylemek durumundayım- sizlerin yani iktidarın önünü açtığı cemaat görünümlü terör organizasyonları da buraya bulaşmıştır. Şimdi, bu konu tartışmaya açıldığı günden beri, işte, "Tarihimiz darbelerle, hafızamız darbelerle, vesayetlerle vesairelerle dolu." deniliyor ama bizim hafızalarımız başka şeylerle de dolu. Mesela, bizim hafızalarımız "Ergenekoncu" "Balyozcu" "darbeci" diye pranga vurulan askerler -ki bunlar Mustafa Kemal'in askerleriydi- milletiyle kol kola girdi ve o 15 Temmuz gecesi bu ülkeyi bu teröristlere teslim etmedi. "Milleti ezecekler." "Camileri bombalayacaklar." dediğiniz o askerler 15 Temmuzda okunan selalarla milletle kol kola bir terör eylemini engellemiş oldu. Tabii, ben bunları anlatıyorum ama aslında -AK PARTİ sıraları boş- sizin aranızda bu konuyu benden çok daha iyi bilen bir milletvekili var, o da Teğmen Mehmet Ali Çelebi; kendisi Kara Harp Okulunu dereceyle bitirmiş, beratını dönemin Genelkurmay Başkanının elinden almış, sonra da ona kumpas kurup "darbeci" demişler. Bu söylediklerim size inandırıcı gelmiyorsa şu anda sizde siyaset yapan Mehmet Ali Çelebi'ye bu soruları sorabilirsiniz.

Tabii, biz bütün bunları konuşurken, bir taraftan bir terör örgütünün liderine umut hakkından bahsedilirken bu öz evlatlarımıza, onlara bu umut hakkını tanıyacak bir sabrı, tanıyacak bir genişliği bile gösteremiyoruz. Tabii, bunları söylüyorum, bunlar ne anlam ifade ediyor? Genelkurmay Başkanının hapse atıldığı, teröristler için çadır mahkemelerinin kurulduğu, sizin iktidarınız döneminde bunların olduğu bir ortamda biz bu konuda ne kadar konuşsak size herhâlde boş gelecektir. Tabii, neyi sorguluyoruz biz burada? Acaba şu olamaz mıydı -ki bakın, biz Gezi Parkı hadiseleri olduğunda da bunu bekledik "acaba" diye bu soruyu da sorduk- Cumhurbaşkanı şu cümleleri kuramaz mıydı? Bu çocuklar başarılı olmuşlar, heyecanlılar, aktifler, istekliler, üstelik bu isteklerini de öğrencilik sırasında şehit olmuş bir arkadaşları için dile getirmişler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti, İstanbul). “Saadet Partisinin gerçekleştirmiş olduğu kongreye, Alparslan Türkeş'in ad gününe, Millî Savunma Bakanının disipline sevk edilen teğmenlerle ilgili "25 Kasımı bekleyin." ifadesine ve normalleşmenin nasıl olacağına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 26 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-satuk-bugra-kavuncu-2024-11-26-saadet-partisinin-gerceklestirmis-oldugu-kongreye-alparslan-turkes-in (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=128970

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
