# İzmit büyükşehir belediyesi su temin projesi (yuvacık barajı ) hk. (10/4 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Sefa Sirmen (CHP, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim
- **Tarih:** 28 Ocak 2003
- **Gündem:** İZMİT BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SU TEMİN PROJESİ (YUVACIK BARAJI ) HK. (10/4 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sefa-sirmen-22-2003-01-28-izmit-buyuksehir-belediyesi-su-temin-projesi-yuvacik-baraji-hk-10

> Mehmet Sefa Sirmen (CHP), 28 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İZMİT BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SU TEMİN PROJESİ (YUVACIK BARAJI ) HK. (10/4 )); konuşma 571 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET SEFA SİRMEN (Kocaeli) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ben de, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, dün yaşadığımız Tunceli-Pülümür'deki deprem faciasında ölen vatandaşımıza rahmet diliyorum, yakınlarına sabır diliyorum, yaralılara da Allah'tan şifalar temenni ediyorum.

Tabiî, deprem, ülkemizde yaşayan herkesi çok yakından ilgilendiren, çok yakından etkileyen bir olay. Hele hele 17 Ağustos Marmara depremini yaşadıktan sonra, o acıları gördükten, yaşadıktan sonra, o kâbusu geçirdikten sonra, depremden ürkmeyen hiçbir vatandaşımızın olduğunu zannetmiyorum. Hatta, şu anda bu deprem diğer bölgelerimizi de etkilemiş durumdadır; acaba, bu depremden sonra Marmara'da yarım kalan fay hattı kırılacak mı, kırılmayacak mı, İstanbul bundan etkilenecek mi, etkilenmeyecek mi gibi soruları da gündeme getirmiştir.

Ben, özellikle, tabiî, geçmiş depremlerden alınan derslerin, bugün, yapıcı olarak etkilerini görmüş olmaktan; yani Kızılayın anında müdahalesinden, Sayın Bayındırlık ve İskân Bakanının derhal olay yerine gitmesinden dolayı sevincimi belirtmek istiyorum; ama, aslında bu konuda eksiklerimizin çok olduğunu da ifade etmek istiyorum.

Afet Yasasına göre bütün yetki Bayındırlık ve İskân Bakanlığına verilmiş. Biz, Kocaeli'nde 17 Ağustos depreminde bunun sıkıntılarını yaşadık. Belediyeler ve muhtarlar tamamen yetkisiz, etkisiz durumda. Halbuki, o birimlerin yetkilendirilmesiyle birçok hizmet hem daha süratli yapılacak hem de boş yere savurganlıklar olmayacak. Nitekim, biz, 17 Ağustos depreminde yaşadık, prefabrikler olayını yaşadık, trilyonlarca lira devletin kasasından aktı gitti. Devletimiz, her yıl -üç yıldır devam ediyor- 16 trilyon lirayı sadece o prefabriklerin kurulduğu arazilere kira bedeli olarak ödüyor. İşte, bütün bunların düzenlenmesi gerekiyor.

Şimdi, Sayın Bakan ifade ettiler, çok katlı binalar, hele hele öylesi yerlerde olmasın diye. Aslında zemine uygun, tekniğine, teknolojisine uygun inşaat yaptığınızda yüksek katların depremden etkilenmediğini biz Kocaeli'nde yaşayarak gördük. İzmit Büyükşehir Belediyesi olarak 7 000 konut yaptık, bir tek konutumuzda sıva dökülmedi. Bunların içinde onaltı katlı binalarımız var, onüç katlı binalarımız var; ama hiçbiri zarar görmedi; yani bunu kat adediyle sınırlandırmak mümkün değildir. Bizim, özellikle kamu projelerini bir elden geçirmemiz gerekiyor. Kamunun projelerinde bir standart proje belirlenmiş ve bu uygulanıyor. Biz, Kocaeli bölgesinde, Sakarya'da, başka illerimizde gördük ki, kamu binaları yerle bir oldu. Yani, özel yapılar daha az etkilendi; ama, kamu binaları, hastaneler, okullar daha fazla etkilendi ve Kocaeli'nde, hâlâ, SSK Hastanesi, devlet hastanesi kullanılamaz halde.

Tabiî ki, bu afetler, insanların psikolojisinde, fizikî yapısında, ruhunda izler bırakıyor. Tabiî ki, ilk yapılan bu acil yardımlar yeterli değildir. O bölgeye, o bölgeye yakın belediyelere, acilen, afet payı göndermek gerekir, onları güçlendirmek gerekir. Oradaki insanların acılarını, üzüntülerini dindirmek için, tedbirlerin artırılması gerekir. Sadece çadırları kurmakla, diğer acil yardımları sunmakla görev bitmez. Umuyorum ki, hükümetimiz, bu konudaki çalışmalarını sürdürecek, o bölgeyi daha güzel bir hale getirecek, oradaki insanları rahatlatacaktır.

Hükümetimiz, bu deprem olayını yeni bir anlayışla ele almalıdır. Geçtiğimiz 57 nci hükümet döneminde, yapı denetim birimleri oluşturuldu; âdeta, insanlar soyuluyor. Bir insan, birbuçuk iki katlı bina yapmak istiyor, sadece yapı denetimine 6-7 milyar lira ödüyor. Halbuki, bu işleri belediyelerle çözmek mümkün. Belediyeler, gerekli kaynaklar oraya aktarıldığında, kendi ekipleriyle bunu yapabilir. Böylece, hem vatandaşa yük olmaz hem daha düzenli bir şekilde bu işler yürür.

Zorunlu deprem sigortası vatandaşlara bir yük oldu. Adamın gecekondusu var veyahut da ruhsatsız, kaçak evi var, zorunlu deprem sigortası yaptırmak zorunda, yılda 100 000 000 lira, 200 000 000 lira ödemek zorunda; yani, sigorta şirketlerini kayırma gibi bir anlayış var. İnsanlar zaten geçime muhtaç. Bunların, 58 inci hükümet tarafından, yeniden ele alınmasında, yeniden düzenlemeler getirilmesinde, eksikliklerin aksaklıkların tamamlanmasında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına yarar görüyoruz.

Ben, bir kez daha, hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah'tan rahmet diliyor, yaralıların bir an evvel iyileşmelerini temenni ediyor ve Yüce Meclisi, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Sefa Sirmen (CHP, Kocaeli). “İzmit büyükşehir belediyesi su temin projesi (yuvacık barajı ) hk. (10/4 )”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 28 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sefa-sirmen-22-2003-01-28-izmit-buyuksehir-belediyesi-su-temin-projesi-yuvacik-baraji-hk-10 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
