# İzmit büyükşehir belediyesi kentsel ve endüstriyel su temin projesi ile ilgili iddiaların araştırılması (s.s.265)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Sefa Sirmen (CHP, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim
- **Tarih:** 12 Kasım 2003
- **Gündem:** İZMİT BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL VE ENDÜSTRİYEL SU TEMİN PROJESİ İLE İLGİLİ İDDİALARIN ARAŞTIRILMASI (S.S.265)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sefa-sirmen-22-2003-11-12-izmit-buyuksehir-belediyesi-kentsel-ve-endustriyel-su-temin-projesi-il

> Mehmet Sefa Sirmen (CHP), 12 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İZMİT BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL VE ENDÜSTRİYEL SU TEMİN PROJESİ İLE İLGİLİ İDDİALARIN ARAŞTIRILMASI (S.S.265)); konuşma 1.446 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET SEFA SİRMEN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yuvacık Barajıyla ilgili Meclis Araştırması Komisyonu raporu üzerinde, şahsım adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabiî, iki gündür, AKP sözcüsünün ifade ettiği gibi, Yuvacık Barajıyla ilgili araştırma komisyonu raporu görüşülüyor. Çok büyük üzüntüyle ve hayretle takip ediyorum. Hem Meclisimize verilen bilgilerin hem bu vasıtayla, kamuoyuna verilen bilgilerin tümü yanlış, doğru değil; hiçbiri, belgelere, bilgilere dayalı bir açıklama değil. Ben, daha evvelki konuşmamda, sizlere, Yuvacık Barajıyla ilgili devletin resmî belgelerini bir arada toplayan kitapçığı dağıtacağıma söz vermiştim ve her birinizin odasına ulaştı zannediyorum; bilmiyorum, fırsat bulup okuyabildiniz mi.

Bu işle ilgili komisyon kurulma kararı verildiğinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu, bana, bu komisyonda görev almamı söylemişti; ama, ben, bu araştırma komisyonu önergesine imza koydum diye etik olarak kendimi uygun bulmadım ve oraya başka teknik arkadaşların görevlendirilmesini istedim ve Grubumuz da, projeyle ilgisi olmayan 4 arkadaşımızı bu işle görevlendirdi. Kendileriyle yaptığım konuşmada -hepsi de buradadır- tamamen tarafsız, objektif bir inceleme yapmalarını hassaten rica ettim kendilerinden; ama, görüyorum ki, Adalet ve Kalkınma Partisi, bu komisyona, görevli olarak, bu konular hakkında iddia sahibi olanları seçmiştir; hatta, bu konuyla ilgili rapor veren Sayıştay uzmanı, komisyonda uzman olarak çalıştırılmıştır; komisyon daha çalışmalarına başlamadan önyargılı olduğunu zaten belli etmiştir.

Daha evvelki arkadaşım konuştu, komisyon görev dağılımı yaptı, başkan, Körfez eski Belediye Başkanı Muzaffer Baştopçu, Kocaeli'ne gittiğinde, yerel gazetelere ve ulusal gazetelere "bu işin sonu soruşturmaya varacak" gibi önaçıklamalar yaparak, zaten bu komisyonun, bir Sayıştay uzmanının raporunu aklamak, bir de Sayın Tayyip Erdoğan'ı aklamak için kurulmuş bir komisyon olduğunu gösterdi. (AK Parti sıralarından gürültüler)

NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul) - Tayyip Erdoğan suçlu değil ki aklansın; hâlâ oraya takıldınız!

FATMA ŞAHİN (Gaziantep) - Biraz utan ya, hiç olmazsa utan!

MEHMET SEFA SİRMEN (Devamla) - Lütfen dinler misiniz; biz sizi dinledik; konuştunuz, dinledik.

AHMET YENİ (Samsun) - Çok rahat konuşuyorsunuz!

MEHMET SEFA SİRMEN (Devamla) - Şimdi, Yuvacık Barajının, 1972 yılında Devlet Su İşleri tarafından proje ve etüt çalışmaları başlatılmış, 1986'da ihalesi yapılmış, 1987'de temeli atılmış. Ben, 1989'da Belediye Başkanı seçildim. İzmit'in, Kocaeli'nin en büyük sorunu, en önemli sorunu, su sorunuydu. Türkiye'nin en büyük sanayi merkezi olan Kocaeli'nde, sanayi neredeyse durma noktasına gelmişti; yeraltı kaynaklarından artık tuzlu su gelmeye başladığı için, yeraltındaki ekolojik denge bozulmaya başlamıştı. Dönemin Başbakanı Sayın Turgut Özal'a, ilimize yaptığı ziyaretinde, o dönemin milletvekilleri ve belediye eski başkanı tarafından, Yuvacık Barajının durduğu, bir an evvel bitirilmesi gerektiği, Kocaeli Valisiyle birlikte ifade edildi; ben de bizatihi tanıktım. Bu projenin Devlet Su İşleri imkânlarıyla yirmi yıl daha bitmesinin söz konusu olmadığını; bu nedenle, hemen orada müteahhit firmanın yönetim kurulu başkanını çağırarak, görev vererek, bu projenin yap-işlet-devret modeline dönüştürülmesi talimatını vermiştir.

Bunun en önemli tanığı, sizin aranızdadır: Afif Demirkıran, şimdi Batman Milletvekili. Ben, komisyonda niye görev almadığını da hayretle takip ediyorum. Bu projeyi başlatan, o dönemin DPT Daire Başkanı Afif Demirkıran'dır; akıl hocası odur. Türkiye'de, yap-işlet-devret modeliyle içmesuyuna yönelik hiçbir proje yapılmamıştı; ilk defa, İzmit Yuvacık Projesinin, bu düşünceyle yap-işlet-devret modeline dönüştürülmesi için yeni yasal düzenlemeler gerektiği, yeni kararlar alınması gerektiği düşünülerek, Afif Demirkıran'ın Başkanlığında, ilk toplantı, Ankara'da, DPT'de yapıldı; ben, Kocaeli Valisiyle birlikte geldim. Bu projenin, alelacele yap-işlet-devret modeline dönüştürülmesi için, hükümetin, Başbakanın desteğiyle, her türlü talimatlar verildi ve yine, DPT'nin ön niyet mektubuyla ihaleyi alan, 1987'de Devlet Su İşlerinin yapmış olduğu ihaleyi kazanan GAMA Firması bu işle görevlendirilerek "dışarıdan kredi bul, bunu yap-işlet-devretle bitir, bu baraj bizim için önemlidir..."

Tabiî, Kocaeli'nde bunlar yaşanırken İstanbul'da farklı bir şey mi yaşanıyordu. İstanbul'a, Yalova'dan, tankerlerle, balonlarla su taşınıyordu. İstanbul'da, benzin istasyonundan çok, İstanbul'un sokaklarında İSU istasyonları kuruluyordu. Onun ötesinde, İstanbul'da, bulutlara bomba atılarak yağmur yağdırma çalışmaları yapılıyordu. O tarihlerde, bu projenin kapasitesi hesaplandı. Bu fizibiliteyi İzmit Büyükşehir Belediyesi yapmadı. Yine, devletin bu konudaki en uzman kurumu olan Devlet Su İşleri, bu barajın kapasitesi yılda 142 000 000 metreküp su temin edecek, bu suyun 100 000 000 metreküpünü, 2020 yılına kadar, kademeli olarak İstanbul Belediyesi, yani, İSKİ alacak, 30 000 000 metreküp suyunu TÜPRAŞ, İGSAŞ gibi sanayi kuruluşları alacak, diğer kalan suyla da, biz, Kocaeli halkı olarak, eksiğimizi tamamlamış olacağız.

Değerli arkadaşlarım, ben bir belediye başkanıyım. Proje 1972 yılında başlamış, ben 1989'da gelmişim; 17 senede, projenin daha yüzde 30'u, sadece gövdesi yapılmış. Dün, Sayın Bayraktar diyor ki : "15 000 000 dolar keşif bedeliyle, yüzde 64 tenzilatla GAMA AŞ'ye ihale edilmiştir. 1999 yılına kadar tesisin takriben yüzde 50'si bitirilerek, baraj inşaat kısmının yüzde 80 ödemeleri yapılmışken, o dönem sonrası, Devlet Su İşlerinin kendi özkaynaklarıyla bu işin çözülemeyeceği kanaati tartışılarak, yap-işlet-devret modeline dönüştürülmüş."

Şimdi, değerli arkadaşım, bir kere, 1987 keşfiyle, aynı rakama -15 000 000 dolar, doğru- yapılan ihale, barajın gövde kısmıdır, sadece gövde kısmıdır ve 1987'den 1994'e kadar bütün hakedişler Devlet Su İşlerinde vardır. 1994'e kadar, GAMA'ya ödenen para 15 500 000 dolar, yapılan iş yüzde 30.

Bu baraj yap-işlet-devret modeline dönüştürülmeseydi, aynı koşullarla, eskalasyon verilerek GAMA'ya devam ettirilseydi, baraj gövdesi 59 000 000 dolara bitecekti; yani, baraj devredilmeseydi, Devlet Su İşleri, GAMA'ya, sadece gövde için 35 000 000 dolar daha ödeyecekti. Bunların hepsi, Devlet Su İşlerinin resmî kayıtlarında vardır; yani, gövde kısmını Devlet Su İşleri tamamlamış olsa 59 000 000 dolar, yap-işlet-devret modeline dönüştürüldükten sonra, Yuvacık Barajının sadece o kısmı için müteahhitlere ödenen para 56 500 000 dolar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, sözlerinizi tamamlar mısınız.

MEHMET SEFA SİRMEN (Devamla) - Bu baraj, sadece gövdeden ibaret değil. Devlet Su İşleri, sadece o gövdeyi ihale etmiştir. Onun dışında, Pendik Şıhlı'ya kadar isale hattı, terfi istasyonları, pompa istasyonları ve arıtma; bunlar, Devlet Su İşlerinin 1987'deki ihalesinde yoktu. Bütün bunlar, yap-işlet-devret modeliyle fiyatlandırıldı ve 1996'da, Devlet Su İşleri, İzmit Büyükşehir Belediyesine barajı devretti. Aynı yıl, yap-işlet-devret modeline dönüştürülmesi için sözleşme kesinleşti ve imzalandı, inşaata başlandı.

İnşaatın temelini kim attı; dönemin Enerji Bakanı Sayın Recai Kutan -size dağıttığım belgelerde bunların hepsi var- dönemin Başbakanı Sayın Necmettin Erbakan...

HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale) - Onlar yok, onlar olur mu; onların dokunulmazlıkları var!

MEHMET SEFA SİRMEN (Devamla) - Bunlar, temel atıldı ve o dönemde başladı.

Değerli arkadaşlarım, biraz evvel burada konuşan arkadaşımız, burada, sadece Sayın Tansu Çiller'in ve bazı bakanların ismini kullandı. Aslında, bu projenin temelini atan, o dönemin Enerji Bakanı Sayın Recai Kutan, bu komisyona davet bile edilmedi; halbuki davet edilmeliydi. O dönemde Başbakan Sayın Necmettin Erbakan, yardımcısı Sayın Tansu Çiller. Bu projeyi yap-işlet-devret olarak başlatan, Sayın Turgut Özal ve onun kabinesi; idare devam eder. Onlar da, Kocaeli'ndeki sanayiin gücünü ve ihtiyacını gördükleri için, Kocaeli'nin susuzluğunu bildikleri için ve tabiî en önemlisi, İstanbul için bu projenin yapılmasına herkes onay verdi.

Değerli arkadaşlarım, İstanbul'un, İSKİ'nin, 1989-1994 yılları arasında yaşadığı sıkıntıları, 1994'ten sonra Sayın Recep Tayyip Bey göreve başladıktan sonra yaşamadı. Yani, Recep Tayyip Beyin döneminde, 1994-1999 döneminde, aynı su sıkıntısı İstanbul'da yaşanmış olsaydı, acaba bu suyu 2 dolar, 3 dolar verip almazlar mıydı? Ama bakın, ben baktım, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünden aldığım veriler burada; 1989-1994 yılları, bölgenin en kurak yılları, Kocaeli ve Marmara olarak. 1994'ten itibaren, bölgenin eskiye oranla çok daha yağışlı olması, tabiî ki yeni gelen İSKİ Genel Müdürünün çalışmaları, onların ilave çabaları, belki su ihtiyacını, bir nebze olsun ortadan kaldırmıştır; ama, İstanbul'un su ihtiyacı yok demek hayalciliktir; çünkü, Melen Projesi -1 200 000 000 dolar- Kandıra'nın ormanlarını yara yara geliyor; hâlâ devam ediyor. 1 200 000 000 dolar ve bunda arıtma yok, sadece isale hattı ve toplama barajı ve bu proje devam ediyor. Demek ki, İstanbul'un suya olan ihtiyacı bitmez ve biz, İstanbul'a suyu 89 sente teklif ettik, kademeli olarak 89 sente teklif ettik.

Biraz evvel bir arkadaşım söyledi, bugün, İSKİ'nin internet sayfasına girdiğiniz zaman, İSKİ'de, İstanbullulara su satış fiyatlarını öğrenebilirsiniz. 2003 Temmuz ayındaki internet sayfasında, İSKİ'nin, abonelere, konutlara verdiği suyun fiyatı 1,6 dolar; ticarethanelere, sanayi kuruluşlarına satılan suyun fiyatı 3,6 dolar.

Yuvacık Barajı suyu, sanki 4 dolara mal olmuş gibi kamuoyuna izlenim verildi. Öyle bir şey yok. 4 500 000 000 dolar gibi bir rakam yok. Bunların hepsi resmî belgeler; hepsini komisyona da sunduk. Bu projeye, onbeş yıl sonunda, Hazine tarafından ödenecek -vergiler dahil- tüm para 2 300 000 000 dolar. Bunun 750 000 000 doları devlete ödenecek KDV ve diğer vergiler. Devlete ödenen vergiyi çıkardığınız zaman, bu projenin maliyeti 1 600 000 000 dolar. Pahalı mı ucuz mu? Efendim, Devlet Su İşlerine 200 000 000 dolar, 300 000 000 dolar, 400 000 000 dolar teklif verilmiş... Nerede bu teklif; biz de görelim bu teklifi. Bu teklifler belediyeye geldi. Belediyeye böyle bir teklif gelmedi. Devlet Su İşlerine teklif verme mecburiyeti yok zaten; ama, bütün bu rakamları, Devlet Su İşleri teknik olarak, Hazine malî olarak -kredi koşulları dahil, hepsini- yürüttü.

Değerli arkadaşlarım, ben, tabiî, üzülüyorum. İki sözcü arkadaşım, eski belediye başkanı arkadaşlarım. Tabiî, ben, kendimle gurur duyuyorum; çünkü, ben, gerçekten, bölgemin en önemli ihtiyacı olan, en büyük sorunu olan sorunu çözdüm. Tabiî, ben de isterdim ki, 1987'de Devlet Su İşleri başlamış, keşke ben gelene kadar bitirseydi; bitiremedi, yok, bitiremiyor; halen de bitirmediği bir sürü proje var. Yirmi yılda yüzde 30'a gelmiş...

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Sefa Sirmen (CHP, Kocaeli). “İzmit büyükşehir belediyesi kentsel ve endüstriyel su temin projesi ile ilgili iddiaların araştırılması (s.s.265)”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 12 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sefa-sirmen-22-2003-11-12-izmit-buyuksehir-belediyesi-kentsel-ve-endustriyel-su-temin-projesi-il (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
