# Son günlerde yaşanan kapkaç olaylarıyla ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Sekmen (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim
- **Tarih:** 10 Kasım 2004
- **Gündem:** SON GÜNLERDE YAŞANAN KAPKAÇ OLAYLARIYLA İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sekmen-22-2004-11-10-son-gunlerde-yasanan-kapkac-olaylariyla-ilgili

> Mehmet Sekmen (AK Parti), 10 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SON GÜNLERDE YAŞANAN KAPKAÇ OLAYLARIYLA İLGİLİ); konuşma 1.014 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET SEKMEN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son zamanlarda ülkemizin gündemini oluşturan ve kamuoyunun yakından takip ettiği kapkaç, gasp, ev ve oto hırsızlığı olayları hakkında görüşlerimi belirtmek üzere, şahsım adına söz almış bulunuyorum; sözlerime başlamadan önce Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce, üyesi olmaktan onur duyduğum Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, ölümünün 66 ncı yıldönümü münasebetiyle, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmetle, minnetle anıyorum.

Değerli arkadaşlar, malumunuz olduğu üzere, son zamanlarda, özellikle, İstanbul başta olmak üzere, büyük şehirlerimizde meydana gelen kapkaç, gasp, ev ve oto hırsızlığı ve buna benzer suçlar bizleri derinden üzmekte ve endişeye sevk etmektedir. Daha bir hafta önce, 3 Kasım 2004 tarihinde, ömrünü eğitime adamış bir vatandaşımızın kıt kanaat imkânlar içerisinde okutmakta olduğu Kocaeli Üniversitesi İşletme Fakültesi öğrencisi Ahmet Hakan Canıdemir, akşam saatlerinde evine dönmek üzereyken, Devlet Demiryollarına ait Adapazarı-Haydarpaşa treninde yolculuk yaparken, saat 21.45'te, Erenköy-Kızıltoprak istasyonları arasında cep telefonunu gaspetmek isteyen üç kişinin saldırısına uğramış, dövülmüş ve hızla giden trenden aşağıya atılmak suretiyle ağır şekilde yaralanmıştır. Maalesef, bu yavrumuz, 5 Kasım 2004 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Yeri gelmişken, hemen şunu da belirtmekte fayda görmekteyim: Bu menfur olayın diğer yolcuların gözleri önünde cereyan etmesi ve gerekli sosyal refleksin gösterilmemiş olması, ayrıca üzerinde düşünülmesi gereken, üzücü bir olaydır. Bu vesileyle, genç yaşta hayata gözlerini yummuş olan yavrumuza Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve arkadaşlarına başsağlığı dileklerimi sunuyorum.

Değerli arkadaşlar, yıllardır ülkemizde kangren haline gelmiş olan kapkaç, gasp, ev ve oto hırsızlığı gibi suçlar son zamanlarda endişe verici boyutlara ulaşmış ve bu konuda, gerek önceki dönemlerde gerekse bu dönemde yasal ve idarî önlemler alınmaya çalışılmıştır; ancak, toplumsal mekânların, caddelerin, sokakların, toplutaşım araçları olan tren, tramvay, otobüs ve minibüslerle seyahat edenlerin emniyetini, işyerlerinin ve konutların güvenliğini sağlamak, sorumlu mevkilerde bulunanların birinci derecede görevidir.

Değerli milletvekilleri, öncelikle, bu tür suçların meydana gelmesindeki sebep-sonuç ilişkisini, gerek sosyolojik, ekonomik ve hukukî gerekse de güvenlik boyutlarını incelemek gerekmektedir. Şöyle ki: Gasp, kapkaç, konut ve oto hırsızlığı gibi suçları işleyen kişi veya kişilere verilecek olan cezaların caydırıcılığının olmadığı ve bu yüzden de bu tür suçları işlemeye meyilli olan insanların cesaretlendirildiği halkımızın geniş bir kesimi tarafından kabul görmektedir. Daha önceleri, özellikle "kapkaç" diye tabir edilen suçun Ceza Kanunumuzda açık bir şekilde belirtilmediği ve cezasının yeteri kadar etkili olmadığı bilinmektedir; ancak, kısa bir süre önce yasalaşan ve 1 Nisan 2005 tarihinde yürürlüğe girecek olan Türk Ceza Kanununun 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde "suçun, elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle işlenmesi halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır" hükmü getirilerek, hem kapkaçın açık bir tarifi yapılmış hem de cezası ciddî şekilde artırılmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın sözlerinizi efendim.

MEHMET SEKMEN (Devamla) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; konunun diğer bir boyutu ise eğitim boyutu. Burada, yine o klasikleşmiş sözü söylemek durumundayım; önce eğitim. Ailelerimizde küçük yaştan başlamak kaydıyla, okullarda ilköğretimden üniversiteye kadar bir bireyin topluma faydalı bir şekilde nasıl yetiştirilmesi, yönlendirilmesi ve toplumla barışık halde yaşamını sürdürebilmesi formüllerinin çok iyi araştırılması ve uygulanabilmesi için gerekli önemi ve desteği vermemiz gerekmektedir. Tabiî ki, bu eğitim süreci sadece okul ve aileyle sınırlı değildir. Toplumu bilgilendiren, yönlendiren ve etkisi altında bırakan bütün kurum ve kuruluşlara, özellikle yazılı ve görsel yayın kuruluşlarına -ki, burası çok önemlidir- ciddî görevler düşmektedir. Bazı görsel yayın kuruluşlarımızın ortaya koyduğu, çocuklarımız ve gençlerimiz üzerinde şiddeti çağrıştıran, kuralsızlığı bir hayat biçimiymiş gibi sunmaya çalışan dizi ve yayınlardan kaçınılması gerekmektedir. Daha sağlıklı, barışçı, üretken, suça karşı meyilli olmayan bir nesil yetiştirmek için, toplumun bütün kesimleriyle el ele vererek bu görevi yerine getirmek durumundayız.

Değerli arkadaşlar, olayın bir de güvenlik boyutu vardır ki, bu da çok önemlidir. Malumunuz olduğu gibi, toplumu oluşturan fertlerin güvenliğini sağlamak öncelikle devletin aslî görevidir. Vatandaşlarımızın özgürce ve rahatça seyahat edebilmeleri, gidecekleri yere sağlıklı ve güvenli bir şekilde ulaşmaları gerekir. Özellikle, toplutaşım araçlarındaki güvenlik önlemlerinin bir an evvel alınması gerekmektedir. Şehirlerarası çalışan ekspres tren biletlerinde bileti satın alan kişinin kimlik bilgileri yer almalı, istasyonlarda bu trenlere şehir içi yolcuları alınmamalıdır. Ayrıca, hareket halinde olan yolcu trenlerinde kapı kapama sistemi merkezî olmalı ve sadece duraklarda açılabilmelidir. Tüm toplutaşım araçlarında modern güvenlik sistemleri kurulmalıdır. Turnike ve kamera sistemlerinin kuruluşuyla, vatandaşlarımızın can ve mallarına yönelik saldırılar için caydırıcı güvenlik altyapısı oluşturulmalıdır.

Her kurumun, vatandaşa götürmüş olduğu hizmetin kaliteli ve verimli olmasına dikkat etmesi kadar, o hizmetten vatandaşlarımızın güvenli bir şekilde faydalanmasına da hassasiyet göstermesi gerekmektedir.

Değerli arkadaşlar, bu menfur olayda da görüldüğü gibi, Türkiye ekonomisinde büyük bir yara olan kayıtdışı ekonominin belli bir programla ve kararlı bir biçimde kontrol altına alınması zorunludur. "İkinci el" diye tabir edilen ve genellikle elektrik-elektronik cihazları ve oto yedek parçalarını kapsayan pazarın kontrol edilmesi çok önemli bir husustur. Bu piyasa, çoğunlukla gasp ve hırsızlıkla elde edilen malların ortaya sürüldüğü bir pazardır. Bu piyasa için farklı bir model ve kontrol sistemi kurulmalıdır. Bunun sağlanmasında Maliye Bakanlığımız yetkililerine büyük görevler düşmektedir.

Değerli milletvekilleri, sonuç olarak, son günlerde artış gösteren kapkaç, gasp, ev ve oto hırsızlığı olaylarının önüne geçilebilmesi için, özellikle toplutaşım hizmeti veren kurumlarımızdaki güvenlik personeli eksikliğinin en kısa sürede giderilmesi gerekir ve valiliklerimizin, kaymakamlıklarımızın, genel kolluk kuvvetlerimizin ve yargı mensuplarımızın koordineli bir şekilde işbirliği yaparak gerekli önlemlerin alınması zarurîdir.

Ayrıca, yine, valilik ve kaymakamlıklarımızca, il ve ilçelerinde yaşayan ve madde bağımlısı olan sokak çocuklarının takibe alınarak tespitinin yapılması ve bu yavrularımızın madde bağımlılığından kurtarılarak sağlıklı bir yaşam sürdürmelerinin sağlanması gerekmektedir.

Değerli arkadaşlar, özellikle belirtmek istediğim diğer bir husus da şudur: Bu tür olaylara maruz kalan vatandaşlarımızın ve görgü tanıklarının, zaman kaybetmeden emniyet birimlerine müracaat etmeleri gerekmektedir. Burada, vatandaş ve kamu yöneticilerinin işbirliği söz konusudur. Bu olayları ilgili birimlerimizin titizlikle takip ederek kısa sürede neticeye kavuşturmaları vatandaşlarımızın acil beklentisidir.

Değerli milletvekilleri, bu konu, 8 Kasım 2004 tarihli Bakanlar Kurulu toplantısında gündeme gelmiş ve kapkaç terörünün önüne geçebilmek için dört bakandan oluşan bir komisyonun oluşturulmasına karar verilmiştir; bu da, durumun ciddiyeti ve aciliyeti bakımından yerinde bir karar olmuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, sözlerime bu noktada son verirken, menfur olaylarda ve bu olayda hayatını kaybeden genç yavrumuza ve diğer insanlarımıza, vatandaşlarımıza Allah'tan, tekrar, rahmet diliyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Sekmen (AK Parti, İstanbul). “Son günlerde yaşanan kapkaç olaylarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sekmen-22-2004-11-10-son-gunlerde-yasanan-kapkac-olaylariyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
