# 2/115 esas numaralı 4046 sayılı özelleştirme uygulamaları hakkındaki kanununda değişiklik yapılmasına dair

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Serdaroğlu (MHP, Kastamonu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim
- **Tarih:** 2 Aralık 2008
- **Gündem:** 2/115 ESAS NUMARALI 4046 SAYILI ÖZELLEŞTİRME UYGULAMALARI HAKKINDAKİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-serdaroglu-23-2008-12-02-2-115-esas-numarali-4046-sayili-ozellestirme-uygulamalari-hakkindaki-k

> Mehmet Serdaroğlu (MHP), 2 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2/115 ESAS NUMARALI 4046 SAYILI ÖZELLEŞTİRME UYGULAMALARI HAKKINDAKİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR); konuşma 498 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET SERDAROĞLU (Kastamonu) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Özelleştirme Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifimin Komisyonda öngörülen sürede görüşülmemesi nedeniyle doğrudan Genel Kurul gündemine alınması talebimle ilgili söz aldım. Sizleri en iyi dileklerimle selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, teklifimizin amacı tarıma dayalı sanayi kuruluşları ve tarımsal üretim yapan kuruluşların özelleştirilmesini geciktirmek ve alternatif ürünler için zaman kazanmaktır. Çünkü ülkemizde istihdamın en büyük bölümü tarımdadır. Tarıma dayalı sanayi kuruluşlarının özelleştirilmesiyle tarımsal istihdam ve üretim olumsuz etkilenecektir. Ülkemizde özelleştirmeler daha çok varlık satışına dayalı olduğu için kuruluşu alanlar genellikle üretime devam etmemekte ve ham madde değiştirmekte veyahut da ham maddeyi yok pahasına almaya çalışmaktadırlar. Hâl böyle olunca da çiftçilerimiz bir anda işsiz kalıp mağdur olmakta, bunun doğal sonucu olarak da büyük şehirlere göç etmektedirler.

Değerli milletvekilleri, teklifimin tarım sektörümüzün içinde bulunduğu istihdam ve üretim sorunlarının katlanarak artmasını önlemek açısından fevkalade önem arz ettiğini vurgulamak isterim. Dünyada gıda fiyatlarının sürekli artacağı açıkça görülmektedir. Ülkemiz küresel iklim değişikliğinin riskli ülkeleri arasında yer almaktadır. Küresel ısınmayla birlikte gıda üretimi hem bütün dünya için hem de ülkemiz için çok daha fazla stratejik hâle gelmiştir. Türkiye’de istihdamın büyük bölümü gerçekten tarıma dayalıdır ve ne yazık ki 2007 yılında tarım sektörü 7,3 nispetinde küçülmüştür. İçinde bulunduğumuz ortamda tarım ürünleri ihtiyacı her geçen gün artarken, tarımsal verimlilik ve üretimimizi artıracak her türlü çalışmayı yapmak hayati önem kazanmıştır.

Tarımsal üretimimizi geleneksel yapısından kurtararak hem kendi ülkemizi besleyecek hem de bütün dünyaya mal satan, dolayısıyla zenginlik yaratan bir konuma kavuşturmak önceliğimiz olmalıdır.

Değerli milletvekilleri, kanun teklifimizin asıl ve açık amacı öncelikle şeker fabrikalarının özelleştirilmesini erteleyerek olabilecek mağduriyetleri ve olumsuzlukları önlemektir. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle birlikte çiftçimizin, şeker sektörünün, dolayısıyla tarım sektörümüzün yaşayabileceği sıkıntılar aşağı yukarı bellidir.

Değerli milletvekilleri, Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mehdi Eker Bey 13 Kasım 2007 tarihinde hayvancılıkla ilgili bir gündem dışı konuşmaya verdiği cevapta Et Balık Kurumunun en son özelleştirilmesi gerektiğini, bu sebeple de kalan kombinaların özelleştirmenin sonuna bırakıldığını ifade etmişti.

Sayın milletvekilleri, tarım ve hayvancılık iç içedir ve bir bütündür. Sayın Bakanın hayvancılığa dayalı sanayinin özelleştirmenin en sonuna bırakılmasını istemesi ne kadar doğal ve doğru ise tarıma dayalı sanayi kuruluşlarının da -dolayısıyla şeker fabrikalarının- özelleştirmenin sonuna bırakılması o kadar doğru olacaktır.

Hemen açıkça ifade edelim ki özelleştirmeye karşı değiliz. Özelleştirmenin şeklini ve zamanlamasını uygun bulmuyoruz değerli milletvekilleri. Özellikle şeker fabrikalarının özelleştirmenin sonuna bırakılması Avrupa Birliğine giriş süresi içerisinde önem taşımaktadır. Avrupa Birliği Şeker Rejimi Reformu 2014 yılına kadar devam edecektir. Yani Avrupa Birliği ülkelerinde şeker ve şeker sanayisiyle ilgili belirsizlik 2014 yılında sonuçlandırılacaktır. Türkiye bu süreci dikkatle takip etmelidir ve şeker fabrikalarının satışını en azından bu süreç içerisinde durdurmalıdır.

Bakınız, 1994-1995 yıllarında şeker fabrikalarını özelleştiren Fransa fabrikaları yeniden kamulaştırmaya başlamıştır. Yani on iki on üç yıl sonra yaptığı yanlıştan dönmeye çalışmaktadır. Bu sebeple şeker sanayimizin kıymetini bilip gelişmeleri takip etmeliyiz. Tarım, sanayi ve istihdamda yaratacağı olumsuzlukları düşünerek gelecekte şeker kartellerine muhtaç olmamak için şeker fabrikalarının satışını, dolayısıyla tarıma dayalı sanayinin özelleşmesini özelleştirmenin sonuna bırakmak ülkemiz menfaati açısından çok doğru olanıdır.

Değerli milletvekilleri, çiftçimizi, çalışanımızı, şeker tüketicimizi, millî şeker politikamızı, şeker sanayimizi ve…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Serdaroğlu (MHP, Kastamonu). “2/115 esas numaralı 4046 sayılı özelleştirme uygulamaları hakkındaki kanununda değişiklik yapılmasına dair”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 2 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-serdaroglu-23-2008-12-02-2-115-esas-numarali-4046-sayili-ozellestirme-uygulamalari-hakkindaki-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
