# Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Serdaroğlu (MHP, Kastamonu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim
- **Tarih:** 29 Aralık 2010
- **Gündem:** YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:395)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-serdaroglu-23-2010-12-29-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku

> Mehmet Serdaroğlu (MHP), 29 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:395)); konuşma 530 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA MEHMET SERDAROĞLU (Kastamonu) – Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına yenilenebilir enerji kanunu üzerinde söz aldım. Sizleri saygıyla selamlıyorum.

Adalet ve Kalkınma Partisinin sekiz yıllık iktidarı döneminde -evet, yaptıklarınız var, yapamadıklarınız var ve hatta yapmak istemedikleriniz var- ülkeyi sanal gündemlerle meşgul edip ülkenin önemli öncelik ve sorunlarını maalesef göz ardı ettiniz. İşte, enerji de bunlardan biridir. Bakın, ilk defa Milliyetçi Hareket Partisinin ortaya koyduğu “2023’te lider ülke Türkiye” hedefine ulaşabilmek için dışa bağımsız enerjiye sahip olmamız şarttır.

Değerli milletvekilleri, bugün, elektrik üretimimizin yüzde 49’u doğal gaz, yüzde 6’sı ithal kömür, yüzde 3’ü fuel oil olmak üzere, yüzde 58’i ithal yoluyla sağlanmaktadır. Kalanın yüzde 20’si linyit kömüründen, yüzde 16’sı barajlardan ve yüzde 6’sı da diğer kaynaklardan elde edilmektedir. Görülüyor ki dışa bağımlı bir enerji üretimimiz var.

2020 yılına kadar kurulu gücümüze en az 50-60 bin megavatlık kapasite ilave etmek zorundayız, yani yılda yaklaşık 4 bin megavatlık enerji yatırımı yapmalıyız. Maalesef kurulu potansiyelde 2003-2007 arasında, geçmiş hükûmetlerin bıraktığı döneminizde biten yatırımların sonucu sadece 9 bin megavatlık bir artış olmuştur. Oysa 2003-2010 arasında en az 28 bin megavatlık bir artış olması gerekirdi. Görülüyor ki İktidarın enerjideki karnesi de bize göre son derece zayıftır.

Değerli milletvekilleri, ülkemizin iklim şartları güneşten rüzgâra, jeotermalden biyokütleye kadar pek çok yenilenebilir enerji kaynağı açısından fevkalade zengindir. Bu kaynakların en bolu olan akarsularımızı değerlendirip doğaya ve çevreye zarar vermeden HES’lerin sayısını ve gücünü artırabiliriz. Yalnız, bu HES’leri yaparken, önce nehir ve ırmaklarımızdaki sularımızı değerlendirmeliyiz. Bakın, sadece bir örnek veriyorum: Kastamonu’daki Taşköprü ve Obrucak barajlarını 2002’de söz vermenize rağmen hâlen yapmadınız. Hem elektrik üretecek hem de sulama yapacak olan bu büyük barajlar dururken, sizin, gidip, o güzelim ormanları ve doğayı tahrip ederek derelere HES yapmanız, tabii ki birileri tarafından eleştirilecektir.

Değerli milletvekilleri, altını çizerek ifade ediyorum ki, enerji yatırımlarımızı bu zengin kaynaklarımıza aktardığımızda hava kirliliğinden uzak, çevreye duyarlı, verimli ve ucuz enerjiye sahip olacağız.

Rüzgâr enerjisine gelince: Çalışmasına 2000 yılında başlanan Türkiye rüzgâr haritasının tamamlanarak en verimli bir şekilde rüzgâr kaynaklarımızın enerjiye dönüştürülmesi gerekiyor. Başta rüzgâr olmak üzere, tüm yenilenebilir enerji yatırımlarına Milliyetçi Hareket Partisinin desteği tamdır.

Değerli milletvekilleri, bugüne kadar yeterince dile getirilmemiş olan boğazlardaki alt ve üst akıntılardan enerji üretimini çok önemli saydığımı huzurlarınızda ifade etmek istiyorum. Bu akıntıların yenilenebilir enerjide önemli bir kaynak olduğuna inanıyorum. Görüntü kirliliği yapmadan, özellikle alt akıntılardan teknolojinin imkânlarıyla elektrik üretilebilir. Bu imkânın ilgililerce değerlendirilip bir sonuca bağlanmasını Hükûmetin ve siz değerli milletvekillerinin ve muhterem kamuoyunun dikkatlerine sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, elektrik enerjisi sanayiye destek sağlayan temel sektördür ve altyapıdır. Türk sanayicisinin ve iş adamının devletten istediği, başka ülkelerin sanayicileriyle rekabet edebilme güçlerinin artırılmasıdır. Devlet olarak başka ülkelerdeki şartları kendi sanayicimize ve iş adamlarımıza hazırlamak durumundayız. Elektriğin kilovatsaati bizde 13 sent, başka ülkelerde 3 sent ise, biz, sanayicimize “Hadi gidin, dünyayla rekabet edin, şu cari açığı kapatalım.” diyemeyiz.

Sayın milletvekilleri, biliyorsunuz ki seçim yaklaştı, seçim yaklaşınca, dilin kemiği de yok ya, bol keseden seçim vaatleri ortalığa saçılmaya başladı. Dillerinde kemik olmadığı için katrilyonluk vaatlerde bulunup sözlerini tutmayanlara canlı bir örnek vermek istiyorum. 2002 seçimleri öncesinde yani sekiz yıl evvel Sayın Başbakanımızın Kastamonu Nasrullah Camisi önündeki meydanda söz verdiği vaatlerden sadece birini, enerjiyle ilgili olduğu için sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bakın, Sayın Başbakan neler vadediyor, kendi sesinden size dinletmek istiyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Serdaroğlu (MHP, Kastamonu). “Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-serdaroglu-23-2010-12-29-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
