# Taksi şoförlerinin uğradığı saldırılarla ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Sevigen (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim
- **Tarih:** 11 Mayıs 2004
- **Gündem:** TAKSİ ŞOFÖRLERİNİN UĞRADIĞI SALDIRILARLA İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sevigen-22-2004-05-11-taksi-soforlerinin-ugradigi-saldirilarla-ilgili

> Mehmet Sevigen (CHP), 11 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAKSİ ŞOFÖRLERİNİN UĞRADIĞI SALDIRILARLA İLGİLİ); konuşma 760 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET SEVİGEN (İstanbul) - Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; bugün sizlere, ekmeğini direksiyon sallayarak kazanan, çoğu ek iş yapan, gündüzleri başka işlerde çalışıp geceleri evini geçindirmek için, ailesini geçindirmek için taksicilik yapan arkadaşlarımdan bahsetmek istiyorum.

Bunlar, Türkiye'nin her tarafında çalışan 114 000 civarında taksici esnafı. Çoğu perişan, sahipsiz; çoğunun sigortası yok; can güvenliklerinin olmayışı bir tarafa. Daha çok, bu taksici esnafı arkadaşlarım İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük şehirlerde görev yapıyorlar. Bunların büyük bir kısmı cinayetle ve gaspla sonuçlanan taarruzlara uğruyor; ama, maalesef, İçişleri Bakanımız -tek bir girişimi dışında- ve valisi, kaymakamı, emniyet müdürü, o bölgede çalışan kurumların hiç biri bu insanlara sahip çıkmıyor.

Şoförler derneğinin vakfının kurduğu bir büro var. Bu, ölen, öldürülen şoförlerin ailelerine yalnız o vakıflardan belli bir yardım yapılıyor; ama, onların arkada kalan çocuklarına, ailelerine, geride kalan, kimsesiz kalan, boynu bükük kalan, yetim kalan yavrularına hiç kimse sahip çıkmıyor; ne devlet sahip çıkıyor ne araba sahipleri sahip çıkıyor ne valilik sahip çıkıyor ne de bunların bir sigortası var. Bu bakımdan, bu şoför arkadaşlarımızın can güvenliğini sağlayabilmek için hepimize büyük görevler düşüyor. Bu şoför esnafının en çok arzu ettiği GPS diye bir sistem var; bu sistemin maliyeti 240 dolar. Dernekler, İstanbul'da, Ankara'da bulunan cemiyetlerin başkanları, özellikle bu otomobil yapan firmalara gitmişler, daha doğrusu TOFAŞ'a gitmişler, demişler ki: "Siz bu otomobili yapıyorsunuz; biz bu otomobili yıllarca kullanıyoruz esnaf olarak; siz, bu GPS sistemini, bize bu taksi otomobilleri teslim etmeden önce yapın." Bırakın onları yapmalarını, inanın, cenazeleri olduğu zaman, gasp edildikleri zaman, öldürüldükleri zaman bir tek kurumdan, yani otomobil kurumundan bir tek yetkili, bir telefon açıp da "arkadaşlar, siz bizim arabalarımızı kullanıyorsunuz, siz bizim tüketicimizsiniz, başınız sağ olsun" dememiş. Şehit düşen şoför arkadaşımızın bırakın ailelerini, cemiyetlerini, derneklerini, vakıflarını hiçbirini aramamışlar; tamamen sahipsiz insanlar; ortada kalmışlar. Biz, çoğu zaman namusumuzu, çoğu zaman canımızı, güveniyoruz, onlara emanet ediyoruz, bırakıyoruz, herkesi gönderiyoruz; ama, onlar, bu ülkede yaşayan, hiçbir olaya karışmamış, sokaklara dökülerek hak talep etmeyen insanlar, tamamen, devletten, kendilerinin korunmasını bekleyen esnaf arkadaşlarımız.

Sevgili arkadaşlarım, sayın milletvekilleri; samimî olarak söylüyorum -inceledim biraz- hiçbir işkolunda bu kadar cinayete maruz kalan kimse yok; en çok bu şoförlerimiz, hizmet kolu. Şoför arkadaşlarımız gasbediliyor, öldürülüyor; ama, birileri sahip çıkmıyor. 1 400-1 500 tane olay oluyor; bunların 650 tanesi bulunuyor, 700-750 tanesi, daha faili meçhul. Kim öldürdü, kim vurdu, kim nereye gitti, tamamen sahipsiz kalmışlar, ortada kalmışlar, kimseleri yok. Bu bakımdan, şoförler derneği başkanları -İstanbul'da Sayın Semih Kaçanoğlu, Ankara'da Ahmet Çiçek, İzmir'de Sedat Öner arkadaşlarım- cemiyet başkanları çok çaba sarf ediyorlar; bunlar çok mücadele ediyorlar. Meclise yazı yazıyorlar, şikâyet dilekçesi yazıyorlar, valiliğe yazı yazıyorlar "feryat ediyoruz, lütfen, bize dikkat edin" diyorlar. İstedikleri çok fazla bir şey de yok. Gece çalışan 10 000-15 000 taksici arkadaşımın, bu ara, son günlerdeki bu gasp olaylarından, cinayet olaylarından sonra sayısı 2 000-3 000'e düşmüş. Diyorlar ki, köprüde karşıdan karşıya geçerken... Daha çok İstanbul'da... Zaten İstanbul bir garip olmuş, İstanbul sahipsiz kalmış, Beyoğlu cinayetlerini biliyorsunuz, gençlerin öldürüldüğünü biliyorsunuz. Ne yapar İstanbul Valisi, ne yapar İstanbul Emniyet Müdürü merak ediyorum -samimî olarak söylüyorum- bu olaylar karşısında?! Ne yaparlar, bunların işleri nedir?! Ama, maalesef, bunları burada sormak, bunları burada söylemek bizim görevimiz diye düşünüyorum.

Bu bakımdan, bunlar diyorlar ki, biz emniyet müdüründen rica ettik, validen rica ediyoruz, saat 22.00'den sonra -eğer sistemi koyamıyorsak; çünkü, çok pahalı bir sistem gibi gözüküyor merkezdeki- hangi taksi olursa olsun bir polis gördüğü zaman, bizi, lütfen durdursun, kontrol etsin. Saat 22.00'den, 23.00'ten sonra kontrol etsin bizi, otomatikman kontrol etsin bizi, şikâyet olması şart değil. Gece Avrupa yakasından Anadolu yakasına geçerken, öbür tarafa geçerken, daha çok viyadüklerde, kırsal kesimlerde...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET SEVİGEN (Devamla) - Hemen bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Sevigen.

MEHMET SEVİGEN (Devamla) - Sayın Bakanım da burada, sağ olsun, kendisi düşüncesini söyleyecek.

Bu bakımdan bize sahip çıkar, bizi kontrol ederse... İnanın bu kontroller süresince arabasında silah bulunan, bıçak bulunan en az 20-30 tane vaka yakalanmış; yani, rasgele taksiyi durduruyorlar, arkadaki yolcuyu kontrol ediyorlar, bir bakıyorlar ki takside silah, bir bakıyorlar ki takside bıçak... Kontrol ederek, böyle, ortaya çıkarmışlar. Lütfen, bize sahip çıksınlar, bizi kontrol etsinler diyorlar.

Daha dün, geçen hafta, 6 Mayısta, Çetin Kusal diye bir arkadaş taksisini durduruyor, cinnet geçirerek, bu korkudan dolayı ailesiyle kavga ediyor, münakaşa ediyor, durduruyor köprüde, köprüden aşağı atlıyor. Daha üç gün oldu, 4 çocuk ortada, yetim, sahipsiz; kimse yok, hiç kimse sahip çıkmıyor; sigortası yok, devlette de bir fon yok bunlara sahip çıkacak, ortada kalmışlar. Bu çocuklara mı yanarsın, bu giden taksiciye mi yanarsın, yoksa görevini yapmayan devlete mi yanarsın, yetkililere mi yanarsın...

Bu bakımdan, ben, bu konuda İçişleri Bakanımızı duyarlı olmaya, göreve çağırıyorum; bunun, milletvekili olarak hakkım olduğunu düşünüyorum.

Saygılar sunuyorum, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Sevigen (CHP, İstanbul). “Taksi şoförlerinin uğradığı saldırılarla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 11 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sevigen-22-2004-05-11-taksi-soforlerinin-ugradigi-saldirilarla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
