# Türkiye ihracatçılar meclisi ile ihracatçı birliklerinin kuruluşu ve görevleri hakkında (ss408)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Şevki Kulkuloğlu (CHP, Kayseri)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim
- **Tarih:** 17 Haziran 2009
- **Gündem:** TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ İLE İHRACATÇI BİRLİKLERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA (SS408)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sevki-kulkuloglu-23-2009-06-17-turkiye-ihracatcilar-meclisi-ile-ihracatci-birliklerinin-kurulusu-ve-g

> Mehmet Şevki Kulkuloğlu (CHP), 17 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ İLE İHRACATÇI BİRLİKLERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA (SS408)); konuşma 1.758 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET ŞEVKİ KULKULOĞLU (Kayseri) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı’nın geneli üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlarım.

Bu kanun tasarısından bahsetmeden önce ülkemizde ihracatın durumundan bahsetmeyi gerekli görmekteyim. Ülkemiz maalesef bir ekonomik krizin içerisinde ve maalesef bu kriz her geçen gün daha da derinleşmekte. İhracat oranlarımıza baktığımızda, 2008 yılına göre bu yılın ilk beş ay oranları toplamda yüzde 39 oranında düşmüş ve kriz ihracatımızı da büyük oranda etkilemiştir.

Sayın milletvekilleri, ülke ihracatımızdaki gerilemenin en çok kendini gösterdiği yer üretim sektörüdür yani sanayi ürünlerindedir. Sanayi sektöründe 2008 yılının ilk beş aylık oranlarını bu yılın ilk beş aylık oranlarıyla karşılaştırdığınızda 2008 yılı oranları karşısında bu yıl yüzde 40’lara varan gerileme görülmektedir. Tarım sektöründeki gerileme ise yüzde 11’leri bulmaktadır. Bu göstermektedir ki, ülkemiz ihracatına kriz, teğet geçme bir kenara dursun, misket bombası gibi düşmüş, ortadan dalarak her tarafı patlatmış, zarar vermiştir. İhracatçılarımız her geçen gün krizden daha da etkilenmektedir. Durum bu iken, ülkemizde ihracatın geliştirilmesi konusunda yapılması gereken işler yapılmamaktadır. Atılması gereken adımlar, alınması gereken acil önlemler vardır. Hükûmet, derhâl ihracatçımız ve üretim üzerindeki engelleri kaldırmalı, maliyete etki eden unsurları yeniden ele alarak ihracatçı lehine düzenlemeli, ihracatı desteklemelidir.

Sayın milletvekilleri, ihracatın geliştirilmesi ve önündeki engellerin kaldırılması, Cumhuriyet Halk Partisi olarak önemle ele aldığımız konuların içerisindedir. Hele şimdi içinde bulunduğumuz bu kriz ortamında bizim için zaten var olan önemini daha da artırmaktadır. Bunun için ihracata dönük sektörlerin ve yurt dışı müşavirlik hizmetlerinin desteklenmesi, dış ticaret hacmini artıran ve ihracatı artıran, istihdam yaratan, reel sektörü güçlendiren ve üretime özendiren politikaların derhâl uygulamaya geçirilmesi gerekmektedir.

(x) 408 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

İhracatta büyümenin süreklilik ve derinlik kazanması için çok yönlü ancak kontrollü, hızla uygulamaya geçirilebilen, kolay ulaşılabilen, kaynakları net tanımlanmış ve oluşturulmuş, uygulama takvimi gerçekçi bir şekilde hazırlanmış, sektörel ve bölgesel olarak var olan sorunların çözümüne dönük önlem ve tedbirler alınmış, sorunları çözen, var olan kapasitelerin kullanılmasına olanak sağlayan, mevcut sanayi yatırımlarının ekonomik yapılarının rehabilitasyonuyla yok olmalarının önlenerek geri kazanımlarına zemin hazırlayacak, ihtiyaç duyulan sektörlerde ve gerekirse yeni açılacak sektörlerde yeni yatırımları özendiren ve destekleyen gerçekçi teşvik politikaları derhâl uygulanmaya konmalıdır.

Ekonomik ortam yeniden gözden geçirilmelidir. Üreticilerin devlete ve bankacılık sistemine olan borçları belirli bir dönemi ödemesiz olmak üzere azdan çoğa doğru taksitleri düzenlenerek, mümkün olan en düşük ek maliyetlerle, olabiliyorsa ek maliyet getirmeden ötelenmeli, yeniden yapılandırılmalıdır.

Getirilen sicil affının sağlıklı olarak işleyebilmesi için de uygulamada bankaların üretici ve ihracatçıya yeni finansman sağlaması yönünde bu affın uygulamaya geçirilmesi önündeki engelleri kaldırmak için gereken yasal ve idari düzenlemeler acilen yapılmalıdır.

Maliyeti azaltacak ve sanayici üzerindeki ekonomik yükü hafifletecek direkt ya da dolaylı vergi sistemlerinde gerekli eksiltmeler, düzenlemeler acilen ve öyle, üç ay gibi kısa vadelerle değil, uzun vadede geçerli olacak şekilde bu krizden çıkılabilecek gerçekçi bir takvimle yapılmalıdır.

İstihdamın artırılmasına dönük, yine krizden çıkış takvimini gerçekçi olarak ele alıp işveren üzerindeki yükler azaltılmalıdır. İstihdamı özendirecek destek ve ek tedbirler ele alınmalı, derhâl uygulamaya geçirilmelidir. Ülkenin var olan potansiyelinin doğru ve sağlıklı kullanılabilmesi adına, can suyu vererek değil rehabilite edecek düzenleme ve yaklaşımlarla ve ihracatın önündeki siyasi ve hukuki engeller kaldırılarak destekler sağlanmalıdır. İhracatçılarımızın örgütlü davranabilmeleri, ihracatımızın gelişimi açısından son derece önemlidir. Sektörler itibarıyla ihracatımızın sağlıklı yapılanmasının sağlanması ve uygulamada sanayicinin ve ihracatçının üzerindeki mali, fiziki engellerin, zorlukların ve maliyetlerin kaldırılması yönünde ihracatçı ile devlet birimleri arasındaki eş güdüm ve iletişimin sağlanabilmesi hükûmetin en önemli görevlerinden olmalıdır.

Sayın milletvekilleri, kurulduğu günden bu yana ihracatın artırılması ve geliştirilmesi yönündeki başarılı çalışmalarıyla dikkat çeken İhracatçı Birlikleri ve Türkiye İhracatçılar Meclisinin yapısının gözden geçirilerek, varsa aksayan yönlerinin düzeltilerek teşkilatın yasal zemininin oluşturulması yönünde görüşülen bu tasarı konusunda, partimiz, gerek Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda ve gerekse alt komisyonda her türlü olumlu katkı ve çalışmayı sunmuştur.

Sayın milletvekilleri, İhracatçı Birlikleri ve Türkiye İhracatçılar Meclisini düzenleyen bu tasarının yüce heyetiniz karşısına gelmeden önceki aşamalarına değinmekte fayda vardır diye düşünüyorum.

İhracatçı birliklerini ve Türkiye İhracatçılar Meclisini, yani kısaca TİM’i düzenleyen 93/4614 sayılı Bakanlar Kurulu kararına karşı Danıştay 10. Dairesi, bu Bakanlar Kurulu kararının dayanağı olan 4059 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesinin (c) bendinin Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine iptal davası açmıştır. Anayasa Mahkemesine 2006/55 esas sayısıyla açılan bu iptal davası 2008/145 karar sayısıyla 18 Eylül 2008 tarihinde karara bağlanmış ve bu karar ile 4059 sayılı Yasa’nın 6’ncı maddesinin (c) bendinin ikinci tümcesi olan “İhracatçı birlikleri, ithalatçı birlikleri ve bunların üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyişleri, gelirleri, gelirlerinin kullanım esasları, iştigal sahaları ve denetimleri, organları ve üyeliğe ilişkin esasları ile üyelerinin hak ve yükümlülüklerini gösteren statüleri Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenir.” hükmü ihracatçı birlikleri ve bunların üst kuruluşlarının ancak bir teşkilat kanunuyla kurulabileceği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin bu iptal kararı nedeniyle Türkiye İhracatçılar Meclisi ile ihracatçı birliklerinin statüsünün oluşturulması için bir kanun tasarısı hazırlanmış ve Sanayi, Ticaret Komisyonumuza getirilmiştir. Bu tasarının ilk hâli incelendiğinde tamamen Bakanlığın bir birimi olarak çalışan, Müsteşarlık denetimi ve yönetimi olan, özerkliği bulunmayan bir kurum oluşturulmuştu. Ancak, esas komisyonda yapılan itirazlar üzerine alt komisyon oluşturulmuş, alt komisyonda yapılan çalışmalar ile bu kurum Anayasa’mızın 135’inci madde hükmü uyarınca kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu hâline getirilmişti. Alt komisyonda görüşülerek tüm siyasi partilerden gelen üyelerin mutabakatıyla şekillenen bu tasarı, esas komisyon görüşmelerinde verilen önergelerle, sağlanan mutabakat zemininden çıkarılmış, yapılan düzenlemelerle de kurum özerkliğini yitirmiştir.

Sayın milletvekilleri, bu kanun tasarısıyla kurulan Türkiye İhracatçılar Meclisi ile ihracatçı birliklerinin Anayasa’nın 135’inci maddesi hükmü gereğince özerk yapıya sahip olması bir zarurettir. Bu sebeple birliklerin ve Türkiye İhracatçılar Meclisinin, Müsteşarlığın kati hâkimiyetinden uzak ve istikrarlı bir yönetime sahip olması gerekmektedir. Ancak tasarı konusunda çalışan alt komisyon görüşünün tam aksine, esas komisyon, tasarının 4’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında “Gümrük idarelerince gümrük beyannamelerinin onaylanmasında birliğin onayının aranması ve buna ilişkin usul ve esaslar, Gümrük Müsteşarlığının olumlu görüşü alınmak kaydıyla Müsteşarlık tarafından belirlenir.” hükmünü getirmiştir. Bu hüküm ile, ihracatçının ihracat yapabilmesi için birliklerden onay alması gerekliliği getirilmiştir. Birliklere borcu olan üyelerin ihracat yapmasını önleyerek borçlarını tahsil etme yönünde zorlama yapılabilmesinin önünü açan bu düzenleme ihracatımızın önüne konulacak bir engel oluşturmaktadır. Tasarının 18’inci maddesinin dördüncü fıkrasında bu aidatların nasıl tahsil edileceğine ilişkin bir düzenleme varken 4’üncü maddenin üçüncü fıkrasındaki hükmün derhâl tasarıdan çıkarılması gereklidir.

Sayın milletvekilleri, yine tasarının 6’ncı maddesinin birinci fıkrası “Yönetim kurulu, yönetmelikle belirlenen niteliklere sahip üyeler arasından genel kurul tarafından dört yıl için seçilen bir başkan ve on asil üyeden oluşur. Genel kurul tarafından ayrıca asil üye sayısı kadar aynı nitelikleri haiz yedek üye seçilir.” hükmünü getirmiştir. Bu hükümle tasarının 23’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında ise “Bu Kanunda yer alan hususlara ilişkin yönetmelikler; Müsteşarlığın olumlu görüşü alınmak kaydıyla, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından hazırlanarak Bakanlığın onayı üzerine Resmî Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girer.” hükmü birlikte değerlendirildiğinde, yönetim kurulu üyelerinin sahip olması gereken nitelikler Müsteşarlığın olumlu görüşüyle belirlenecek demektir. Bu durum, ihracatçı birlikleri ve Türkiye İhracatçılar Meclisinin özerk yapısını yok etmekte olup, ayrıca, Anayasa’nın 135’inci maddesine de aykırılık teşkil etmektedir. Bu hükmün de derhal değiştirilmesi kurumun özerkliği için zaruridir.

Sayın milletvekilleri, tasarının 8’inci maddesinin birinci fıkrasının düzenlenmesinde “Genel sekreter ve sayısı üçten fazla olmamak üzere genel sekreter yardımcısı; Müsteşarlığın olumlu görüşü alınmak kaydıyla yönetim kurulu tarafından atanır.” hükmü getirilmiştir. Buna paralel olarak, tasarının 16’ncı maddesinin birinci fıkrasında da “Türkiye İhracatçılar Meclisinin işlerini yürütmek üzere bir genel sekreter ile beşten fazla olmamak üzere genel sekreter yardımcısı, Müsteşarlığın olumlu görüşü alınmak kaydıyla yönetim kurulu tarafından atanır.” hükmü getirilmektedir. Bu iki hükümde de genel sekreterin atanması konusunda Müsteşarlığın olumlu görüşü kati bir şart hâline getirilmiştir. Bu düzenlemeler de ihracatçı birlikleri ve Türkiye İhracatçılar Meclisinin özerk yapısını yok edecek nitelikte düzenlemelerdir.

Sayın milletvekilleri, ülkemizde ihracatın önündeki engellerin kaldırılması gerekirken, ihracatçılarımız üzerindeki yüklerin hafifletilmesi gerekirken, ihracatın önündeki engellerin kaldırılması yönünde, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında gümrük birliğini tesis eden 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı’nın 4’üncü maddesi düzenlemesi gereği, topluluk ile Türkiye arasındaki ithalat ve ihracatta alınan gümrük vergileri ile eş etkili vergi ve resimlerin kaldırılacağını ve yeni ithalat ve ihracat vergileri ile eş etkili vergi ve resimlerin de malî nitelikteki gümrük vergileri de dâhil olmak üzere konulamayacağı hükmü varken, tasarı, ihracatımız ve ihracatçılarımızın önüne engel koyan düzenlemeler getirmektedir.

Tasarının 18’inci maddesinde birliklerin gelirleri olarak “Giriş aidatı”, “Yıllık aidat”, “Nispi ödeme” ve “Diğer gelirler” şeklinde dört kalem belirlenmiştir. Özellikle ödemelerin miktarları ihracatımız önünde teknik engeller oluşturabilecek niteliktedir.

Sayın milletvekilleri, tasarının 18’inci maddesinde yer alan “Giriş aidatı ve yıllık aidat, on altı yaşından büyükler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde ellisinden fazla olamaz.” şeklindeki hükmün de, alt komisyonda kabul edilen şekliyle “On altı yaşından büyükler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının üçte birinden fazla olamaz.” şeklinde kalması yine aynı gerekçelerle bir gerekliliktir.

Yine, tasarının 18’inci maddesi (3)’üncü fıkrasında “Nispi ödeme, FOB bedelin asgari onbinde ikisi ile azami binde biri arasında…” belirlenmiş. Ayrıca, maddede “İhracatın geliştirilmesini teminen sektörel bazda tanıtım grupları oluşturulması halinde, FOB bedelin binde üçü oranına kadar ek nispi ödeme kesintisi…” öngörülmüştür. “Nispi ödeme” adı altında alınan bu ödemenin malların serbest dolaşımını engelleyici teknik engeller yaratacağı ortada olup ayrıca uluslararası piyasalarda var olan yoğun rekabet ortamında da ihracatçı bakımından maliyet artırıcı unsur olması açısından da ayrı bir zorluk ve mali yük getirmektedir.

Yine, bu fıkradan ele alınan “ek nispi ödeme” adı altındaki gelir kalemi alınış gerekçesi nedeniyle de kanunda ayrı bir gelir kalemi olarak belirtilmesi gerekmekteydi. Nispi ödeme kalemi için geçerli olan muhalefet gerekçelerimiz ek nispi ödeme kalemi için de aynen geçerlidir.

Sayın milletvekilleri, tasarının 19’uncu maddesinin beşinci fıkrasında “Birlikler tarafından, dış ticaret hizmetleri ve alt yapısının geliştirilmesi ve yürütülebilmesi için tayin ve tespit olunacak işlerin, faaliyetlerin, projelerin ve amaçların gerçekleştirilmesine yönelik ortaya çıkan giderler ile bu amaçla yapılan hizmet ve idari giderlerin karşılanmasını teminen, bir önceki yılın birlik gelirlerinden hesap edilerek izleyen yılın Ocak ve Temmuz aylarında iki eşit taksit halinde ödenmek üzere yüzde sekiz oranında pay ayrılır.” hükmü getirilmiştir. Bu maddede de belirtilen yüzde 8 oranında payın nereye aktarılacağı, nasıl değerlendirileceği konusunda herhangi bir düzenleme yoktur. Bu payın nereye aktarılacağı ve nerede kullanılacağının madde metninde açıkça düzenlenmesi gerekmektedir. Alt komisyon toplantısında bu payın Müsteşarlığa aktarılması konusunda uzlaşılmış ancak esas komisyon sırasında bu maddede “Müsteşarlığa aktarılması” ibaresi gözden kaçmıştır.

Sayın milletvekilleri, yüce heyetiniz karşısına gelen bu tasarı konusunda partimizin, daha özerk ve ihracatçılarımıza teknik engeller oluşturmayan ve ihracatımızı destekleyen bir ihracatçı birlikleri ve Türkiye İhracatçılar Meclisine ülkemizin ihtiyacı olduğu doğrultusundaki düşüncesiyle beraber, Genel Kurulda verileceğini umduğum önergelerle, ihracatçı birlikleri ve Türkiye İhracatçılar Meclisinin doğrudan Müsteşarlığa yani kamuya bağlanması düşüncesinden, kanun metninin çıkarılmasıyla, tamamen özerk ancak kamu kurumu niteliğindeki meslek teşekkülü vasfını kazanması yönünde yüce heyetinizin katkıları olması gerektiği ümidi ve düşüncesiyle konuşmama son veriyorum.

Ayrıca, yarın TİM’in yapılacak olan genel kurulu nedeniyle de görüşmelerin kısa sürmesi amacıyla konuşmamı çok hızlı yapmak zorunda kaldım. Tüm Genel Kurul üyelerinden özür diliyor, yarın yapılacak genel kurulunda TİM üyelerine başarılar diliyorum.

Bu kanunun ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.

Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Şevki Kulkuloğlu (CHP, Kayseri). “Türkiye ihracatçılar meclisi ile ihracatçı birliklerinin kuruluşu ve görevleri hakkında (ss408)”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 17 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sevki-kulkuloglu-23-2009-06-17-turkiye-ihracatcilar-meclisi-ile-ihracatci-birliklerinin-kurulusu-ve-g (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
