# Türkiye ihracatçılar meclisi ile ihracatçı birliklerinin kuruluşu ve görevleri hakkında (ss408)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Şevki Kulkuloğlu (CHP, Kayseri)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim
- **Tarih:** 18 Haziran 2009
- **Gündem:** TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ İLE İHRACATÇI BİRLİKLERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA (SS408)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sevki-kulkuloglu-23-2009-06-18-turkiye-ihracatcilar-meclisi-ile-ihracatci-birliklerinin-kurulusu-ve-g

> Mehmet Şevki Kulkuloğlu (CHP), 18 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ İLE İHRACATÇI BİRLİKLERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA (SS408)); konuşma 483 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ŞEVKİ KULKULOĞLU (Kayseri) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu madde üzerindeki önergemiz, tamamen, Türkiye İhracatçı Meclisi ile ihracatçı birliklerinin özerk bir yapıya kavuşturulmasını amaçlamaktadır.

Aynen bu maddede olduğu gibi, 16’ncı maddede de karşımıza yine gelecektir. Genel Sekreterin atanması sırasında Müsteşarlıktan olumlu görüş alınması, yani Müsteşarlığın kati onayına tabi tutulması bence Türkiye’de alın teriyle yatırım yapan, çalışan on binlerce ihracatçıya yapılacak en büyük saygısızlıktır diye düşünüyorum. Çünkü bu arkadaşlarımız yemiyor, içmiyor, çantaları ellerinde ülke ülke geziyor, o dar finans kaynaklarıyla kendilerini zorlayarak, geceli gündüzlü, saatlerce çalışarak ürettikleri ürünleri hem dünyada rekabete uyabilir, rekabet edebilir hâle getiriyorlar hem kalite yükseltme çabası içerisindeler hem satma çabası içerisindeler. Bunun yanında, binlerce adam çalıştırıp istihdama katkıda bulunuyorlar ve Türkiye’de reel sektöre, bir okul niteliğiyle, birçok genç üniversiteliyi de yönetici olarak kazandırıyorlar. Şimdi, milyonlarca, yüz milyonlarca dolar, hatta milyarlarca dolar ihracat yapabilen, bu tesisleri kurabilen, bu iradeye sahip, bu akla, fikre, eğitime, bilgiye, birikime, beceriye sahip insanlar neden kendi sekreterlerini atayamıyorlar? Böyle bir düzenlemeyi, gerçekten onlara yapılmış en büyük saygısızlık olarak görüyorum. Burada eğer biz Müsteşarlığın olumlu görüşü, yani kati onayı şeklinde diretir isek belki bugün bu istismar edilemeyebilir ancak Türkiye ihracatçı birlikleri ve meclisleri içerisindeki yöneticiler ile kamuda görevli kişiler arasında oluşabilecek bir anlaşmazlıkta ihracatçıların önünü tıkayıcı bir unsur olarak gündeme gelebilir, onları başarısız kıldırabilir. Birinci kaygım bu yöndedir.

İkinci kaygım ise: Bu arkadaşlarımız, neden illa kati onay almak zorundadır? Biz alt komisyonda, görüş alınarak, burada bir istişare mekanizması oluşmasını, onun kapısının açılmasını sağlamıştık. Neden burada diretiliyor? Nedenine gelince: Soruyoruz, deniyor ki: “Efendim, biz Müsteşarlık olarak ihracatçı birliklerine dâhilde işleme belgesini kapatma müsaadesi veriyoruz.” O, bir elektronik ortamda bugün yapılabiliyor. İkincisi, yanlış yapıldıysa denetim mekanizması bu kanunla Müsteşarlığın elinde zaten. Yanlış yapanı tutar, gerekli cezayı verirsiniz. Neden bu insanların kendilerini yönetme hakkını, hem ihracatçı birliklerinin genel sekreterliğini -ki yaklaşık 50 küsur genel sekreteri- hem de Türkiye İhracatçılar Meclisinin Genel Sekreterini atama haklarını ellerinden alıyorsunuz? Milyonlarca adamı çalıştıran bu adamlar o 54 kişiyi bulmaktan âciz mi? Neden onları özerk bir yapıya kavuşturmuyoruz?

Sonra, ikinci çekincem, demin söyledim ama içeriğine geçemedim: Burada bir yanlış yapıyoruz. Anayasa Mahkemesinden dönebilecek bir uygulamaya gidiyoruz. Avrupa Birliği ile uyum yasaları çerçevesinde eş vergilendirmeye tabi tutulabilecek bir uygulama getiriyoruz. Burada eğer Müsteşarlığın onayı her aşamada Türkiye İhracatçı Birlikleri ve Meclisinin üzerinde bir kılıç olarak durur ve tamamen ona bağlı bir kuruluş hâline getirilirse, yani kamu kurumu niteliğinde meslek örgütü olmaktan çıkarılıp Bakanlığa bağlı Müsteşarlığın bir yan birimi hâline getirilirse o zaman bir ileriki maddede önümüze gelecek olan, ihracatçıdan alınacak olan aidatlar vergi sınıfına girmeyecek midir? Çift vergilendirme yasalarda var mıdır? Avrupa Birliği ile uyum yasalarında var mıdır? Anayasa’ya uygun mudur? Bunların hepsinin tartışılması gerekir.

Dolayısıyla bu değerlendirmelere burada sağduyusuna inandığım iktidar partisi milletvekili arkadaşlarımın da kulak vereceğine inanıyorum. Sadece Bakanlık ve Müsteşarlık istiyor diye, bu arkadaşlarımız milyonlarca insanı yönetir, işe alırken, onları bunu beceremez kılmak bu maddeyle onlara yapılabilecek en büyük saygısızlık olacağı için desteklemenizi bu önergemizi, bekliyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Şevki Kulkuloğlu (CHP, Kayseri). “Türkiye ihracatçılar meclisi ile ihracatçı birliklerinin kuruluşu ve görevleri hakkında (ss408)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 18 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sevki-kulkuloglu-23-2009-06-18-turkiye-ihracatcilar-meclisi-ile-ihracatci-birliklerinin-kurulusu-ve-g (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
