# Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Tahtasız (Yeni Parti, Çorum)
- **Yer:** TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu
- **Tarih:** 21 Ekim 2026
- **Gündem:** Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90782
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-tahtasiz-2026-10-21-tutanak-metni-2

> Mehmet Tahtasız (Yeni Parti), 21 Ekim 2026 tarihinde TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.731 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Sayın Başkan, Sayın Genel Müdür, Toprak Mahsulleri Ofisi yöneticileri, Sayıştayın kıymetli temsilcileri, çok kıymetli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Fikirleriyle, cumhuriyetimizin aydınlık yüzü, Atatürkçü düşüncenin yılmaz savunucusu, gazeteci, yazar ve akademisyen Ahmet Taner Kışlalı'yı katledilişinin 27'nci yılında saygıyla, özlemle, rahmetle anıyorum.

1938 yılında kurulan Toprak Mahsulleri Ofisi, seksen sekiz yıldır ülkemizin tarımsal üretiminde, gıda arz güvenliğinde ve tarımsal piyasalarda önemli sorumluluklar üstleniyor. Toprak Mahsulleri Ofisi görevini yapıyor yapmasını ama bugün köyler boşaldıysa, çiftçilik yaş ortalaması 58'i bulduysa, çiftçi ne ekerse eksin dert biçiyorsa, bugün çiftçimizin 760 bin civarında traktörü hacizli veya ipotekliyse, TÜİK verilerine göre Türkiye'deki yaklaşık 23-24 milyon hektarlık toplam tarım arazisinin yaklaşık 3 milyon hektarı yani 30 milyon dönümü ekilmiyorsa bunun sorumlusu siyasi iktidar ve o iktidarın atamış olduğu ama "Kepek ekin." diyen tarım bakanlarıdır. Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin verilerine göre son bir yılda mazot yüzde 70, amonyum nitrat gübresi yüzde 69, DAP gübresi yüzde 36 artmış; buna karşılık 2026 yılında Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan buğday alım fiyatı yüzde 22, arpa alım fiyatı yüzde 15,9 artmış, çeltikte fiyat artışı yüzde 12 ile 18,8 arasında kalırken üretici kuruluşlarının bazı bölgesel hesaplamalarında üretim maliyetleri açıklanan alım fiyatların üzerine çıkmıştır.

Bugün 1 kilo çeltiğin maliyeti 47 lira, üretici maliyetin çok altında 40 liraya çeltik satmak zorunda. Geçen yıl Çorum'da Osmancık, Kargı, Laçin ilçelerimizdeki çeltik üreticisi 1 kilo çeltikle 1,5 kilo mazot alırken bugün 2 kilo pirinçle 1 litre mazot alamıyor. Çeltiğin üretim maliyetini göz önüne alarak Toprak Mahsulleri Ofisi çeltikte fiyat düzenlemesi yapmalı ve çiftçiyi kurtaracak şekilde en az fiyatı 50 liraya çıkartmalıdır.

Toprak Mahsulleri Ofisi 2003 yılından 2024 yılına kadar 13,5 milyon ton ayçiçeği ithal etmiş, buna karşılık 7 milyar dolar yani 350 milyar lira ödemiştir. 4 Temmuzda bir kararnameyle yayımlanan 1 milyon 250 bin ton ayçiçeği ithalatı kararı alındı, bu da yetmedi, Türkiye'de ayçiçeği hasadı başladığında dokuzuncu ayda 12 bin ton ham ayçiçeği yağı ithalatı yaptınız, o da yetmedi, yağlık ayçiçeği tohumu ithalatında normalde hasat döneminde yüzde 20 olarak uygulanan gümrük vergisi onuncu ayın birinde yüzde 12'ye düşürüldü, sonra bir kararnameyle 11 Ocak 2027 ile 31 Mayıs 2027 tarihleri arasında geçerli olmak üzere toplam 1 milyon 250 bin ton yağlık ayçiçeği tohumu sıfır gümrük veya karşılığı 500 bin ton ham ayçiçeği yağı için tarife kontenjanı açıldı. Amaç, Türk çiftçisini bitirmek üzerine kurulmuş bir sistem var sanki. Maliyeti 35 lira olan yağlık ayçiçeğinin bugün 34 lira açıklanan taban fiyatı üreticiyi gerçekten perişan etti.

Fındıkta ise Toprak Mahsulleri Ofisinin 250 lira olarak açıkladı levant kalite alım fiyatına karşılık serbest piyasada 180 lira seviyesine kadar gerileyen fiyatlar da görülüyor şu anda.

Çiftçinin mazotu, gübresi, tohumu, elektriği ve işçiliği yani girdileri hızla pahalanırken ürünün fiyatı aynı oranda artmıyorsa orada araştırılması gereken ciddi bir sorun yok mu? Yani normalde 1 dönüm araziden kaç kilo ürün alınabileceğini ve o ürünün 1 kilosunun maliyetini çok rahat bulabilecek ziraat mühendislerimiz ve yetkili kurumlarımız var ama ne hikmetse bu hesaplamalar yapılmıyor mu, yapılsa bile ciddiye mi alınmıyor? Tam, arpa, buğday çıkıyor, fiyat düşük açıklanıyor; tam, mercimek çıkıyor ya da nohut çıkıyor ya da ayçiçeği üretimi başlıyor ya da çeltik üretimi başlıyor ama maalesef üretim maliyetinin altında fiyatlar açıklanıyor. Lalapaşa Ziraat Odasının 2026 yılı hesaplarına göre 1 kilogram buğdayın üretim maliyeti 21,10 lira, Ofisin açıkladığı alım fiyatı 16,50 lira. Ofis bu sezon 12,5 milyon ton, ton fiyat 14.750 lira ile 16.500 lira arasında buğday ve arpa alımı yaptı. Buraya gelmeden ticaret borsalarındaki buğday fiyatlarına baktığımızda, 17 bin lira ile 20 bin lira arasında bir fiyat var. Çiftçi hasat zamanında buğdayını tüccara 13.500 ile 14.500 arasında sattı, Ofise 14.750-16.500 aralığında sattı ama aradan iki ay geçti, şu anda ton fiyatı 21 bin liraya kadar yükseldi. Dolayısıyla, kazanan yine tüccar oldu. Toprak Mahsulleri Ofisi çiftçinin beklediği gibi 18 ila 21 lira arasında fiyat açıklamış olsaydı birileri, çiftçimizin en azından hak ettiği fiyatı açıklamış olacak ve çiftçinin emeği üzerinden cebini doldurmayacaktı. Bizim en temel beklentimiz hububatta olsun, çeltikte olsun, ayçiçeği, fındık, üzüm gibi hangi ürün olursa olsun çiftçinin maliyetleri gerçek anlamıyla hesaplanmalı, referans fiyatlar ona göre belirlenmelidir. Mazotun yüzde 70 arttığı bir ortamda tarım ürünleri fiyatı yalnızca yüzde 22 artıyorsa bunda bir terslik var. Yani siz çiftçinin dostsunuz ama tabii ki sizin de elinizde olmayan sebeplerden dolayı fiyatlar ne hikmetse düşük açıklanıyor. Bir tarafta artan maliyetler karşısında ürününden yeterli gelir elde etmeye zorlanan çiftçi, diğer tarafta milyarlarca liralık finansman, depolama ve işletme giderleriyle karşı karşıya bulunan bir kamu kuruluşu var. Bizim temel sorunumuz şu: Toprak Mahsulleri Ofisinin maliyetleri nasıl oluşuyor, kamu kaynakları ne kadar etkin kullanılıyor ve bütün bu faaliyetlerin sonucunda çiftçimiz ne kadar kazanıyor? Toprak Mahsulleri Ofisinin başarısı yalnızca kaç milyon ton ürün aldığıyla değil, üreticinin gelirini ne ölçüde koruduğuyla, tarımsal üretimin devamlılığına sağladığı katkıyla ve kamu kaynaklarını ne kadar verimli kullandığıyla ölçülür.

Bu çerçevede bazı sorularımız olacak: Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği buğday maliyetini 15,76 TL, Lalapaşa Ziraat Odası 21,10 TL olarak hesapladı; Toprak Mahsulleri Ofisinin kendi maliyet hesabı kaç liradır? İl bazında maliyet tablolarınızı açıklarsanız seviniriz. Mazot Eylül 2025, Eylül 2026 döneminde yüzde 70,7; DAP gübresi yüzde 35,9 artmışken buğday fiyatındaki yüzde 22,2 ve arpa fiyatındaki yüzde 15,9 artış hangi maliyet ve kârlılık hesabıyla yapıldı? Ofisin 12.750 TL'den aldığı ikinci grup arpayı daha sonra 14 bin TL'den satışa sunması kapsamında depolama, finansman ve diğer giderler dâhil gerçek maliyetle satış dengesi nedir? Ofis ödemeyi en erken üç haftada yaptığı için çiftçimiz ürününü 1 lira daha düşük fiyattan tüccara peşin olarak satmak zorunda kalıyor. Üreticinin tarımsal kredi ve girdi borçları devam ederken buğday ve arpa ödemeleri neden teslimatta peşin yapılmamakta, 2026 yılında fiilî ortalama ödeme süresi kaç gün olmuştur? 2026 yılında ikinci grup buğdayın alım fiyatı 16.500 TL, açıklanan satış fiyatı 18.500 TL'dir. Bu ürünlerin maliyeti, depolama, faiz ve nakliye kalemleri düşünüldüğünde TMO'nun ton başına fiilî kâr veya zararı nedir?

Edirne Ziraat Odası çeltikte 40-47 lira seviyelerine ulaşan üretim maliyetinden söz etmiştir. Baldo için 45 TL, Cammeo için 43 TL, Osmancık için 38 TL fiyat açıklanırken hangi bölgesel maliyetler dikkate alınmıştır? 2025 ürününe ilişkin çeltik fiyatlarının hasat tamamlandıktan sonra Ocak 2026'da açıklanmasının nedeni nedir; bu gecikme nedeniyle ürünü önceden satan çiftçinin kaybı hesaplanmış mıdır? Çeltiğin maliyetinin 40-45 hatta 47 lirayı bulduğu Ziraat Odalarınca açıklandı. Ofis tarafından maliyetin altında açıklanan fiyatlara tepki gösterildi, fiyatların revize edilmesi istendi. Çiftçilerin fiyatlarının artırılması veya ek destek verilmesi çağrısına ilişkin kurumunuz bir adım atacak mı?

TMO Levant kalite fındığı 250 TL'den alırken Eylül 2026'da Ordu serbest piyasasında yaklaşık 180 TL fiyat oluşmasının nedenleri nedir, bu farkı azaltmak için hangi müdahaleler yapılacak? 2026 sezonunda Ofise fındık satmak üzere kaç üretici başvurmuştur; kaçı ürünü teslim edebilmiş; başvuruların kaçı kalite, randıman, randevu veya kapasite gerekçesiyle sonuçlandırılmamıştır? Randıman ölçümlerine ilişkin üretici itirazları nasıl incelenmekte? 2025 ve 2026 yıllarında kaç itiraz yapılmış, kaçında ölçüm düzenlenmiş ve üreticiye ilave ödeme gerçekleştirilmiştir?

Yağlık ayçiçeğinde TMO'nun doğrudan müdahale alımı yapmaması hangi politika gerekçelerine dayanmaktadır? Trakya Birlik ve diğer kooperatiflerin müdahale kapasitesinin yetersiz kaldığı durumlarda nasıl bir mekanizma işletiliyor? 2026'da açıklanan 1 milyon 250 bin tonluk yağlık ayçiçeği ithalat kontenjanın yerli üretim fiyatlarına etkisine ilişkin hangi analizler yapıldı? 2024, 2025 ve 2026 yıllarında TMO tarafından ithal edilen buğday, arpa, mısır ve diğer ürünlerin yıllık miktarları, menşe ülkeleri, ortalama maliyetleri ve ihale yöntemleri nelerdir? TMO'nun 2024-2026 döneminde açık yığın, kapalı depo ve lisanslı depolarda muhafaza ettiği ürünlerin miktarı ve kalite veya miktar kayıpları ne kadardır; bunların parasal karşılığı nedir?

2024, 2025, 2026 yıllarında TMO'nun toplam finansman gideri, faiz ödenmesi, görev zararı, stok finansmanı ve Hazine tarafından karşılanan yükümlülüklerinin tutarı nedir? Son üç yılda TMO'nun gerçekleştirdiği ürün ithalatı, nakliye, depolama ve stok satışı ihalelerinde ilk beş firmaya ait işlem hacimleri nedir? Açıklanan alım fiyatlarının gelecek ekim sezonuna etkisi araştırılmış mıdır? Buğday, arpa, çeltik, fındık ve yağlık ayçiçeğinde üretim alanlarının daralmaması için 2027 yılına ilişkin hangi alım garantisi ve fiyat politikası öngörülmektedir?

Sayıştay raporuna göre 2023 yılında yaklaşık 230 milyon TL kâr eden TMO, 2024 yılında 425 milyon TL kâr hedeflenmesine rağmen 12 milyar 96 milyon lira zarar etmiş; bu büyüklükteki zararın ayrıntıları nelerdir? Ne kadarı kamu yararı amacıyla yürütülen piyasa müdahalelerinden, ne kadarı finansman, depolama ve diğer işletme giderlerinden kaynaklanmıştır; 2025 ve 2026 yılı dönem sonuçları nedir? 2024 yılında TMO'nun finansman giderleri 19 milyar 128 milyon TL'ye ulaşmış, aynı yıl sonunda Hazineden olan görevlendirme bedeli alacakları arasında 30 milyar 78 milyon TL tutarında incelemesi tamamlanmamış alacak bulunuyor; bu alacağın incelenmesi neden tamamlanmamış, ne kadarı tahsil edilmiştir; finansman giderlerinin ne kadarı hangi bankalara ödenmiştir? Sayıştay TMO'nun yaklaşık 1 milyon 983 bin ton ilave hububat depolama ihtiyacı bulunduğunu belirtirken kuruma ait 47 deponun toplam 535 bin ton kapasiteyle kiraya verildiğini tespit etmiş, depo ihtiyacı sürerken bu 47 depo neden kiraya verilmemiştir; kiracıları kimlerdir; hangi bedellerle, ne kadar süreyle kiralamışlardır; kiralamaların sürdürülmesiyle depoların yeniden kurum kullanımına alınmasının ekonomik karşılaştırması yapılmış mıdır?

BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Sayın Tahtasız, toparlayalım.

MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Sayıştay raporuna göre 2024 yılında toplam depo işletim maliyeti 8 milyar TL'yi aşmış, lisanslı depolarda kilogram başına 0,57 TL olan işletim maliyeti kiralık hububat depolarında 1,36 TL'ye, kiralık fındık depolarında ise 1,90 TL'ye çıkarılmaktadır; bu maliyet farklarının nedenleri nelerdir? TMO'nun depo kiraladığı şirketlerin listesi, kiralanan kapasiteler ve sözleşme bedelleri açıklanacak mı? Yeni depo yatırımlarıyla kira giderlerinin azaltılması konusunda hangi çalışmalar yapılıyor?

Yine Sayıştay raporuna göre TMO'nun bünyesinde yalnızca 35 küçük tonajlı kamyon bulunmakta, bu nedenle kurum taşımacılıkta büyük ölçüde dış hizmet alımına bağımlıdır. 2024 yılında ürün taşıma işleri için yüklenicilere yaklaşık 524,8 milyon TL ödenmiş, kurumun kendi büyük tonajlı araç filosunu oluşturulmasının maliyet fayda analizi yapılmış mıdır? 2025, 2026 yıllarında nakliye için ne kadar ödeme yapılmıştır? Sayıştay raporuna göre TMO'nun 2024 yılı mal alımı harcamaları 2023'e kıyasla yüzde 64,7 azalırken stokların bilanço değeri yüzde 11,2 artarak 169 milyar TL'ye yükselmiştir; bu artışın ne kadarı fiziksel stok miktarındaki değişimden, ne kadarı stok değerlenme ve finansman maliyetlerinden kaynaklanmıştır? Stokların ürün bazında miktarları, ortalama muhafaza süreleri ve birim finansman giderleri nelerdir? 2025 ve 2026 yılları stok yönetiminin maliyeti nasıl değişmiştir?

Sayın Genel Müdürüm, yaptığınız olumlu çalışmalardan dolayı da ayrıca teşekkür ederim. Sorularımızın somut verilerle cevaplanmasını beklediğimizi bir kez daha ifade ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Yuvarlak cümlelerle sorulara cevap vermezseniz seviniriz.

BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Niye yuvarlak yanıtlarla... Ya hem teşekkür ediyorsun hem de sonunda tekrar böyle konuşuyorsun Sayın Tahtasız, lütfen.

MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Ya "ticari sır" diyorlar.

BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Dünya kadar soru sordun, her seferinde soru soruyorsun, detaylı bir şekilde zaten kurum cevabını verecektir.

MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Mustafa Başkanım, gelmiyor. Ben sizi bununla ilgili de ziyaret ettim. Bunları böyle yuvarlak değil de...

BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Gelir, gelir. Biz, bu konuda hassasız.

MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Kendi adıma sormuyorum, milletim adına soruyorum Başkanım.

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Tahtasız (Yeni Parti, Çorum). “Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu tutanağı, 21 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-tahtasiz-2026-10-21-tutanak-metni-2 (erişim: 22 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90782

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
