# Harp akademileri kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile milli eğitim, kültür, gençlik ve spor ve milli savunma komisyonları raporları (1/334) (s. sayısı: 44)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Tomanbay (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim
- **Tarih:** 5 Şubat 2003
- **Gündem:** HARP AKADEMİLERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR VE MİLLİ SAVUNMA KOMİSYONLARI RAPORLARI (1/334) (S. SAYISI: 44)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-tomanbay-22-2003-02-05-harp-akademileri-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi

> Mehmet Tomanbay (CHP), 5 Şubat 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HARP AKADEMİLERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR VE MİLLİ SAVUNMA KOMİSYONLARI RAPORLARI (1/334) (S. SAYISI: 44)); konuşma 742 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET TOMANBAY (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Harp Akademileri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

İçinde bulunduğumuz hafta, ülkemizin geleceğini derinden etkileyecek çok önemli kararların alınmakta olduğu tarihî bir haftadır. Olası Irak savaşıyla ilgili hükümet tezkeresinin, bir önemli değişiklik olmaz ise, yarın Genel Kurulumuza, Yüce Meclisimize getirileceği bilinmektedir. Ne yazık ki, Türkiye, kendisini hiçbir şekilde ilgilendirmeyen, ülkemize acı ve gözyaşından, vatandaşlarımıza ekonomik sıkıntıdan ve geleceğimize belirsizlikten başka hiçbir katkıda bulunmayacak bir savaşa, bağımsız karar alma yeteneğinden, bilgi birikiminden ve iradesinden yoksun bir hükümetin yönetimi altında sürüklenmektedir. Özellikle, uluslararası hukukî dayanaktan yoksun bir savaşa taraf olmak ve bunun sonucunda topraklarımızda yabancı asker konuşlandırmak, bu askerlere limanlarımızı açmak, kara ve demiryollarımızı kullandırmak, İstiklâl Savaşıyla taçlandırdığımız tam bağımsızlığımızı ve ulusal egemenliğimizi yok saymakla eşanlamlıdır. Dilerim, Yüce Meclisimiz, olası Irak savaşıyla ilgili tezkere gündeme geldiği zaman, bu duyarlılığı göstererek, karar alır ve bölgemizde barışı egemen kılar.

Savaş tamtamlarının seslerinin yükseldiği bir dönemde, ülkemizin güvenliğinin ve savunmasının temel taşı ve teminatı olan Silahlı Kuvvetlerimizin elemanlarına en üst düzeyde eğitim ve öğretim veren Harp Akademilerinin kanununda bir değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısını görüşmekteyiz.

Tasarıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerinin en üst düzeyde eğitim ve öğretim veren kuruluşu olan Harp Akademileri Komutanlığı bünyesinde, geleceğin komutanlarını oluşturan kurmay subayların doktora eğitimi almalarını sağlayacak enstitüler kurulması amaçlanmaktadır. Böylelikle, kurmay subayların, doktora eğitimi alarak dünya görüşleri ve değerlendirmelerinin bilimsel bir tabana oturması, dünyadaki bilgisel gelişimi takip etmeleri ve stratejik araştırma olanaklarını artırmaları sağlanmış olacaktır.

Türkiye, dünyanın en sorunlu bölgesi olan Ortadoğu'da yer alan ve çok önemli stratejik konuma sahip bir ülkedir. Bölgede daha önceleri yaşanan krizler ve bölgesel savaşlar ile çok yakın zamanda çıkma olasılığı yüksek olan Irak savaşının da gösterdiği gibi, sürekli olarak bölgesel sorunlarla karşılaşma riski yüksek olan bir ülkeyiz. Bütün bu yapıya rağmen, ne mutlu ki, cumhuriyetimizin kurulduğu günden beri geçen 80 yılda, Türkiye, bölgemizde hiçbir savaşa karışmamıştır; Yüce Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün "yurtta barış, dünyada barış" ilkesi yaşama geçirilebilmiştir. Kuşkusuz, bunun altında, bölgemizin, demokratik, istikrarlı ve son yıllarda yaşadığımız tüm ekonomik krizlere karşın, yine de güçlü bir ülkesi olmamız yatmaktadır.

21 inci Yüzyıl, bilgi çağı diye adlandırılmaktadır. Çağımızın ünlü düşünürlerinden Alvin Toffler, insanlığın başlangıcından günümüze kadar olan sürecini üç döneme ayırır: Bunlardan ilk dönem tarım dönemi, ikinci dönem sanayi dönemi ve içinde bulunduğumuz 21 inci Yüzyılla başlayan dönemse bilgi çağı, bilgi dönemidir. Dolayısıyla, bilgiyi üreten ve kontrol edebilen ülkeler hızla gelişmekte, gönenç düzeylerini artırmakta ve demokratik, güçlü, çağdaş bilgi toplumu haline gelebilmektedirler.

Bilgi toplumunun ana kurumları ise, üniversiteler, akademik enstitüler ve araştırma merkezleridir. Dünyanın her yerinde bu kurumlarda yoğun bir bilgi üretimi gerçekleştirilmektedir. Günümüzde, mevcut bilgi, her beş yılda iki katına çıkmaktadır.

Gelişmiş ülkeler, toplumlarının, bilgi çağının gerektirdiği şekilde eğitim almalarını en temel görev bilmekte ve bu yönde her türlü yatırımı yaparak, uluslararası yarışmada geri kalmamaya çalışmaktadırlar.

Günümüzde, artık, savaşlar da, en gelişmiş bilgilerin kullanıldığı teknolojik savaşlara dönüşmüştür. 1950'lere kadar egemenliğini sürdürmüş bulunan konvansiyonel silahlar ve savaş sanayii, İkinci Dünya Savaşından sonra hızla önemini yitirmeye başlamıştır. Bu dönemden sonra geliştirilen ileri teknolojiyle tam isabet ve uzun menzilli silahların üretimi gerçekleştirilmiş ve mikroçip teknolojisi, savaşlarda imha bölgesini artırmak için gerekli araçları sağlayarak hedeflerin bulunmasını, takip ve yok edilmesini kolaylaştırmıştır. Yani, askerî alanda da bilgi üretimi ve bilginin kontrolü, ülke savunmasında ya da savaşlarda çok önemli bir güç haline gelmiştir. Bu konuda en yakın örnekler, 1991 Körfez Savaşı ve Afganistan Savaşıdır. Kuşkusuz, teknolojik üstünlük, ileriyi görebilme, çeşitli alternatifler arasında en doğru seçimi yapabilme, bölgesel tahliller gibi stratejik bilgi birikimini de içermektedir. Bu nedenlerle, çağımızda Silahlı Kuvvetler mensuplarının en gelişmiş düzeylerde eğitilmeleri, bilimsel gelişmeleri yakından takip etmeleri ve bilgi üretebilir hale gelmeleri, dolayısıyla, ileri teknolojileri diğer gelişmiş ülkeler gibi kullanabilmeleri kaçınılmaz bir zorunluluktur.

Bilginin üretimi için çok önemli bir diğer önkoşul ise, özgür bir düşünce ortamına sahip olmaktır. Özgür düşünce ortamının olmadığı, demokratik hoşgörüden uzak ortamlarda, yeni fikirlerin, düşüncelerin ve buluşların ortaya çıkması ve bilimin gelişerek bilgi birikiminin sağlanması olanaklı değildir. Öte yandan, gelişen bilim ve artan bilgi birikimi ise, demokrasi ve özgür düşünceye olan bağlılığı da besler ve gelişimine katkıda bulunur. Bir diğer deyişle, bilgi ve demokrasi, karşılıklı olarak birbirini besleyen ve geliştiren iki güçtür. Bu açıdan, Harp Akademileri Komutanlığı bünyesinde kurulacak olan ve kurmay subaylara, doktora yaparak bilgi üretiminde katkıda bulunmalarını, dünyadaki bilimsel gelişmeleri takip etmelerini sağlayacak enstitüler aracılığıyla yeni bir yapılanmaya izin veren bu kanun tasarısı, hem Silahlı Kuvvetlerimizin savunma gücünü bilgi toplumuna uygun şekilde artıracak hem de demokrasi ve özgür düşünce bilincini daha da güçlendirecektir.

Bu düşüncelerle, tasarıya kabul oyu vereceğimi bildirir, Genel Kurula saygılarımı sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Tomanbay (CHP, Ankara). “Harp akademileri kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile milli eğitim, kültür, gençlik ve spor ve milli savunma komisyonları raporları (1/334) (s. sayısı: 44)”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 5 Şubat 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-tomanbay-22-2003-02-05-harp-akademileri-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
