# Emekli sandığında değişiklik yapılmasına ilişkin (s:aayısı:208)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Tomanbay (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim
- **Tarih:** 8 Temmuz 2003
- **Gündem:** EMEKLİ SANDIĞINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN (S:AAYISI:208)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-tomanbay-22-2003-07-08-emekli-sandiginda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-s-aayisi-208

> Mehmet Tomanbay (CHP), 8 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMEKLİ SANDIĞINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN (S:AAYISI:208)); konuşma 956 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET TOMANBAY (Ankara) - Sayın Başkan, yüce ulusumuzun değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 1 inci maddesi üzerinde, Grubum adına söz almış bulunuyorum.

Bilindiği üzere, bu yasa tasarısı, daha önce Genel Kurulumuza benzer bir şekilde getirilmiş, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin tüm uyarılarına ve itirazlarına rağmen, AKP milletvekilleri tarafından 4839 sayılı Yasa olarak çıkarılmıştı; ancak, daha sonra, yine, Cumhuriyet Halk Partisinin Anayasa Mahkemesine yaptığı itiraz sonucu, yürütmesi durdurulmuş bir yasa durumundadır.

Dolayısıyla, Anayasa Mahkemesinin aldığı karar, Cumhuriyet Halk Partisinin uyarılarının, itirazlarının ne denli yerinde olduğunun, ne denli haklı olduğunun bir önemli kanıtı olmuştur; ancak, ne yazık ki, Anayasa Mahkemesinin bu kararına karşın, AKP Hükümeti, attığı yanlış adımla, ülke ekonomisine, ülkenin sosyal yapısına zarar vermekten başka hiçbir etkisi olmayacak bu yasa tasarısını, yine, inatla Genel Kurulumuza getirmiştir.

Bu yasa tasarısının 1 inci maddesinde, kendi içerisinde büyük çelişkiler bulunmaktadır. Bu çelişkiler içerisinde ikisi üzerinde durmak istiyorum.

Birincisi, gerekçe olarak öne sürülen görüştür. Bu görüş şudur: "Anayasa Mahkemesinin yürütmeyi durdurması sonucu doğan boşluk bu yasayla doldurulacak ve kanunun yayımı tarihinde 61 yaşını doldurmuş olan veya 61 yaşını doldurmasına kısa bir süre kalanlar için bir geçiş dönemi öngörülerek, hukuk güvenliği ve istikrarı sağlanacaktır."

Oysa, bu yasayla, AKP Hükümeti, iddia ettiği hukuk güvenliği ve istikrarını sağlama yerine, hiçbir ülkede görülmedik şekilde, en temel insan haklarından birisi olan çalışma hakkını ve iş dünyasındaki istikrarı ayaklar altına almaktadır, çalışma hak ve güvenliğini yok etmektedir.

Anayasamızın 49 uncu maddesinde, bakın ne denilmektedir: "Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır." Anayasanın 49 uncu maddesindeki, devletin, çalışanların hayat seviyesini yükseltmesi yolundaki hükümle ilgisi var mıdır bu yasa tasarısının? Çalışanların hayat seviyesini yükseltecek değil, aksine, çalışanların işlerinden olmasına neden olacak bir yasa tasarısıdır bu; dolayısıyla, gerekçesinde öne sürüldüğü gibi çalışma hakkını güvence altına almak yerine, çalışma hakkını toptan yok etmektedir.

Yine, 1 inci maddede ortaya çıkan bir diğer önemli çelişki ise şudur: 1 inci maddenin gerekçesinde "bu düzenlemeyle, kamu personelinin genç yaşta daha üst görevlere yükselmelerine imkân sağlanmakta ve kamuya dinamizm getirilmesi amaçlanmaktadır" denilmektedir. Bu gerekçenin hemen altında ise, Başbakanlık Müsteşarı dahil çeşitli müsteşarların, hâkim ve savcıların ve büyükelçiler ile daimî temsilciler gibi devletin en üst ve önemli görevlerinde bulunanların emeklilik yaş haddinin 65, üniversite öğretim üyelerinin emeklilik yaş haddinin ise 67 olduğu belirtilmektedir. Şimdi, ya birinci gerekçe doğru değildir ya burada öne sürülen görevlerle bağlantılı şekilde belirtilen görüş doğru değildir.

Gerçekten kamuda bir dinamizm sağlanmak isteniliyorsa, gerçekten kamuda bir verimlilik artışı ve olumlu bir yapı sağlanmak isteniliyorsa, o zaman, neden, devletin en önemli görevleri olan müsteşarlık gibi, hâkimlik ve savcılık gibi, diplomatlık gibi görevleri yapanlar bundan muaf tutulmaktadır? Kuşkusuz, buradaki çelişki, çok açık ortadadır. Amaç, gerekçede söylendiği gibi devlet kadrolarını gençleştirmek, çalışanları, kamu yönetimini gençleştirmek ve kamuda dinamizm sağlamak değildir; eğer, böyle bir gerekçe olsaydı, bu önemli amaçtan, kuşkusuz, devletin en önemli görevlerinde bulunanlar da yararlandırılmak durumundaydı. İşte, bu noktadaki çelişki, aslında, bu yasa tasarısının altındaki o gizli amacı çok açık ve net bir şekilde ortaya koymaktadır. Eğer bu çelişkiyi biraz incelersek, altında yatan ve daha önce de ne yazık ki birçok kere dile getirdiğimiz, ama, AKP İktidarının, devlet kadrolarında, açıkça açıklamaya cüret edemediği zihniyetini egemen kılmaktır; ana amaç, bu yasa tasarısıyla birlikte, ne yazık ki, AKP'nin -demin de söylediğim gibi- açıklamaya cesaret edemediği, cüret edemediği zihniyetini egemen kılmaya çalışmak, kadrolaşmasını, yeniden, kamu yönetiminde sürdürmektir.

Ne yazık ki, AKP Hükümeti, yedi aydan beri süren iktidarında, Türkiye'nin en iyi şekilde yetişmiş, deneyimli, aydınlık, ülkemizi çağın ilerisine taşımaya kararlı tüm kadrolarıyla kavga etmeyi bir ana amaç haline getirmiştir. Bu tüm kadroları, deneyimli, tecrübeli, ileriye dönük çalışmalar yapmak isteyen kadroları tasfiye etmek, AKP Hükümetinin en önemli amaçlarından birisi haline gelmiştir ve bu yasa tasarısı da onun en önemli örneklerinden birisidir.

Yine, bir örneği burada vurgulamak istiyorum; AKP Hükümetinin bu, açıkça anlatamadığı, açıklayamadığı amacının bir önemli örneği de, önümüzdeki günlerde Genel Kurula getirileceği söylenen Yükseköğretim Kanunu tasarısıdır. Ne yazıktır ki, Yükseköğretim Kanunu yasa tasarısında da, yine, Türkiye'nin çağdaş değerlerine sahip çıkan, cumhuriyetin temel ilkelerine sahip çıkan, aydınlık öğretim üyelerinin, aydınlık kadrolarının üniversitelerden tasfiyesi amaçlanmaktadır. Dolayısıyla, Türkiye'nin pek çok büyük sorunu varken, Amerika Ordusu Irak'ta Türk Ordusunun 11 askerini tutuklarken, ekonomide işsizlik hızla yükselirken, insanlarımızın büyük çoğunluğu açlık sınırı altında yaşarken, hâlâ çiftçinin doğrudan gelir desteği ödenmemişken, kredi borçları tasfiye edilmemişken, halkımızın günlük yaşantısını ilgilendiren pek çok sorun ortada dağ gibi dururken, bu sorunların hiçbirisiyle ilgilenmeyip, sadece, ülkenin deneyimli, akil insanlarını üretimden söküp atmaya çalışmak, ülkenin kamu yönetiminden çıkararak ülke ekonomisini düşürmeye çalışmak, ne denli, ülke çıkarlarıyla bağlantılı bir girişimdir, bir düzenlemedir, siz değerli AKP'li milletvekillerinin takdirlerine sunmak istiyorum.

Yine, bu noktada, değerli AKP'li milletvekillerine bir soru sormak istiyorum. Sürekli, AKP'nin "AK Parti" olarak söylenilmesinden yanasınız; "ak'lığı" vurgulamak istiyorsunuz. Acaba, Türkiye'nin bu en deneyimli, pırıl pırıl, yıllarca birikerek deneyim kazanmış o akil insanlarını üretimden söküp almak, yönetimden söküp almak, ne denli, sizin ak olduğunuzu kanıtlayacaktır; AKP'nin ne kadar ak bir parti olduğunu kanıtlayacaktır? Bu soruyu, gerçekten, sizlere çok açık ve net bir şekilde sormak istiyorum.

Bu çerçevede, demin konuşan değerli AKP'li milletvekili, bu yasa çerçevesinde, 61 yaşın emeklilik açısından çok uygun bir yaş olduğunu vurguladı. Bu da çok sübjektif, çok öznel bir söylem. Neden 61 yaş da, 60 yaş değil; neden 59 yaş değil, neden 62 yaş değil? Neye dayanarak 61 yaşı söylüyorsunuz? Bakın, değerli milletvekilleri, bunların hiçbiri haklı gerekçeler değil. Bunların hiçbiri sizin gerçek niyetinizi saklamaya çalışacak doğru ve bilimsel gerekçeler değil.

Bu düşüncelerle, bu yasa tasarısına Cumhuriyet Halk Partisi olarak olumsuz oy vereceğimizi tekrar vurgulamak istiyorum. Sözlerimi bitirmeden bir küçük dilekte bulunuyorum. Tarih tekerrürden ibaret olmamalıdır. Hatayı, bir kere, geçen yasayla yapmaya çalıştınız; ama, lütfen, gelin, aynı hatayı bu tasarıyla tekrarlamayın ve bu tasarıya olumlu oy vermeyin.

Hepinize, bu düşüncelerimle saygılarımı sunuyorum; teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Tomanbay (CHP, Ankara). “Emekli sandığında değişiklik yapılmasına ilişkin (s:aayısı:208)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 8 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-tomanbay-22-2003-07-08-emekli-sandiginda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-s-aayisi-208 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
