# Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında (s.sayı:298)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Tomanbay (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim
- **Tarih:** 10 Aralık 2003
- **Gündem:** TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA (S.SAYI:298)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-tomanbay-22-2003-12-10-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-s-sayi

> Mehmet Tomanbay (CHP), 10 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA (S.SAYI:298)); konuşma 1.222 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET TOMANBAY (Ankara) - Sayın Başkan, Yüce Ulusumuzun değerli vekilleri; Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanunun 2 nci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli vekiller, biraz önce, AKP Grubu adına konuşan Değerli Milletvekili Erdöl, bir bilim adamı sıfatıyla burada gerçekleri söylemeye çalıştığını söyledi. Ama, ne yazık ki, ben de, bir bilim adamı sıfatıyla, Sayın Erdöl'ün söylediklerini dinlerken yüzüm kızardı. Bir bilim adamının Türkiye'deki gerçekleri ne kadar başarıyla tersyüz edebildiğini, ne kadar başarıyla gerçekleri gizleyebildiğini Sayın Erdöl'ün konuşmasında çok dikkatle fark ettik ve bir bilim adamı olarak, ben de, ne yazık ki, Türkiye'de bilim adına utanç duydum. AKP Hükümeti iktidara geldiğinden beri, ne yazık ki, Türkiye'de bilimi ayaklar altına alma konusunda elinden gelen her türlü çabayı gösteriyor. Biliyorsunuz, uzun süre, Yüksek Öğretim Kanunuyla, YÖK'le, üniversitelerle uğraşıldı; ama, ne mutlu ki, o çabalar, üniversiteleri ayaklar altına alma çabaları şu ana kadar bir sonuç vermedi; çünkü, çabalar doğru değildi, haklı değildi ve o nedenle hiçbir zaman da başarı kazanamadı.

Şimdi, aynı şey TÜBİTAK'ta da olacak. TÜBİTAK olayında da, AKP Hükümetinin getirdiği tasarıda -daha önceki konuşmalarda da söylediğimiz gibi- hiçbir haklı gerekçe yoktur, hukukî hiçbir haklılık yoktur ve ne kadar, bilim adamı sıfatını kullanarak haklı olduğunuzu belirtmeye çalışırsanız çalışın, bu tasarı da, getirmeye çalıştığınız bu tasarı da, Cumhurbaşkanından döndüğü gibi, bu sefer de Anayasa Mahkemesinden dönecektir ve bilim adamı sıfatıyla söylediğinizi iddia ettiğiniz o gerçeklerin hiçbirinin gerçek olmadığı ortaya çıkacaktır.

Değerli vekiller, tasarı, bir ay önce, bizlerin tüm uyarılarına rağmen, sizlerin oylarıyla, AKP'li milletvekillerinin oylarıyla kabul edilmişti; ama, daha sonra, Sayın Cumhurbaşkanlığı makamı tarafından, bizim eleştirilerimiz haklı görülerek, geri gönderildi.

AYHAN ZEYNEP TEKİN (Adana) - Cumhurbaşkanı da sizden nasıl olsa!..

MEHMET TOMANBAY (Devamla) - Tabiî, bu göndermede önemli olan gerekçedir, gerekçenin ne olduğudur. Sayın Hanımefendi Milletvekilinin söylediği gibi "nasıl olsa sizden" lafları; bunlar çok basit şeyler; gerekçelere bakıp, niye reddedildiğine bakmak lazım.

AYHAN ZEYNEP TEKİN (Adana) - Siz nereden biliyorsunuz da "hanımefendinin söylediği gibi" diyorsunuz. Hiç de basit değil sözlerim!

MEHMET TOMANBAY (Devamla) - Bakın, Sayın Cumhurbaşkanı -size okuyayım Sayın Hanımefendi- iade gerekçesinde "Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumunda toplantı ve karar yetersayısı gözetilmeden, Bilim Kurulunun boş bulunan tüm üyelikleri için Başbakana atama yetkisi veren düzenleme, kurumun özerkliği, kamu yararı ve hukuk devleti ilkesiyle de bağdaşmamaktadır." Önce, bu gerçeği bir defa kafamıza yerleştirmemiz gerek.

Ayrıca, Cumhurbaşkanı "boş bulunan üyeliklerin tümüne siyasal organca atama yapılması, Bilim Kurulunun ulusal ve uluslararası saygınlığına, çalışmalarının ve yayınlarının yansızlığına gölge düşürecektir" diyor. Bunlar, Cumhurbaşkanlığı makamının, bu konu üzerinde, AKP tasarısının üzerinde ortaya attığı ciddî gerekçelerdir. Anlaşılacağı üzere, burada, Cumhurbaşkanlığı, hukuku öne çıkarmaktadır, bu tasarının hukuksal hiçbir gerekçesi olmadığını söylemektedir ve kurumun uluslararası saygınlığına da zarar vereceğini belirtmektedir.

Sayın milletvekilleri, bizlerin yasama olarak en önemli sorumluluklarından birisi, Anayasanın 2 nci maddesinde belirlenen "hukuk devleti" ilkesine uygun davranmaktır, hukukla inatlaşmak değildir; aksine, hukukun egemenliğini üstün kılmaktır, Anayasayla ve ettiğimiz yeminle bize verilen görev budur. Oysa, sizler, bu yasada ısrar ederek, ülkemizde, Anayasaya bağımlılık yeminimizi ayaklar altına almaya çalışmaktasınız ve Anayasada belirtilen "hukukun üstünlüğü" ilkesini, ne yazık ki, tahrip etmeye çalışmaktasınız.

Bu yasada, yine ısrar etmek, sizlerin, bir yıl önce, burada, Anayasaya bağlılık yemini ederken ne denli samimî olmadığınızı da göstermektedir. Eğer, bir yıl önceki yeminlerinizi dikkate alsaydınız, bugün, bu yasayı buraya inatla getirmez, hukuka bu denli karşı gelmezdiniz.

AKP, hukuku işine geldiği zaman kullanmakta, işine gelmediği zaman da ayaklar altına almaktadır. Bakın, daha geçen, dün akşam, Hükümet Sözcüsü Sayın Cemil Çiçek, televizyonlarda yaptığı konuşmasında Uzanlarla ilgili açıklama yaparken "biz, Uzanları yurt dışından getireceğiz. Biz hukuk devletiyiz, hukukun gereğini yapacağız" dedi. Peki, Uzanlarda hukukun gereğini yapmaya çalışıyorsunuz da, Türkiye'de, Türkiye'nin yüzakı bir kuruluşu, ne diye hukuku ayaklar altına alarak, huzursuz etmeye, hukuku ayaklar altına alarak yerle bir etmeye çalışıyorsunuz?!

Bakın, hukuka hiçbir şekilde saygı göstermediğinizin bir başka çok canlı örneğini de hemen söyleyeyim. Daha geçen gün 24 Kasım Öğretmenler Gününde, bir yerlerden bir şeyi kaçırır gibi, dört yıl önce Danıştayın iptal ettiği bir Kur'an kursu yönetmeliğini, Anayasa Mahkemesinin reddettiği bir Kur'an kursu yönetmeliğini yeniden gündeme getirmeye çalıştınız; bu mu hukuka saygınlık, bu mu hukukun üstünlüğünü Türkiye'de egemen kılmaya çalışmak?!

Biz çıktık, bunları söylemeye başladık, yanlış yapıyorsunuz, hukukî değilsiniz dedik, üç gün sonra yönetmeliği geri çektiniz; yani, bütün bunlar gözönündeyken, burada, hâlâ, çıkıp da, bilim adamı sıfatıyla "biz hukuku egemen kılıyoruz, biz Türkiye'de hukuka, doğru, uygun işler yapıyoruz" demek ne denli doğrudur; bu yaptıklarınız, hem sizlerin vicdanınıza bırakıyorum hem televizyonları karşısında bizleri seyreden milyonlarca vatandaşımızın vicdanına bırakıyorum.

Değerli AKP'liler, bakın, ben, geçen defa, TÜBİTAK yasa tasarısı üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına yaptığım konuşmamın bitiminde sizleri uyarmaya çalışmıştım. Bu çoğunluğunuzun her şeyi yapmaya yetmeyeceğini ya da yeter gibi görünmesine kanmamanızı istemiş ve sözlerimi bitirirken de "padişahım, senden büyük Allah var" sözünü anımsatmıştım; ama, bunu söylerken, ne türlü bir mesaj vermek istediğimi hiç dikkate almamıştınız ya anlamamıştınız ya da anlamak istememiştiniz; benim bu sözümü, dalga geçercesine alkışlayıp, hafife almıştınız; ama, bakın, o gün yaptığımız uyarıdan üç dört gün sonra -bu yönetim anlayışınızla, buradaki çoğunluğunuzun, Türkiye'nin istikrarını ve huzurunu korumaya hiç de katkısının olmadığı ortaya çıktı- ne yazık ki, 60 vatandaşımızı canından eden, 1 000'e yakın vatandaşımızı yaralayan terör bombaları AKP'nin başında patladı, Türkiye'nin canını yaktı. (AK Parti sıralarından gürültüler)

SUAT KILIÇ (Samsun) - Yazıklar olsun sana.

BURHAN KILIÇ (Antalya) - Ayıp be... Yazıklar olsun sana... Hep tahrik ediyorsun.

MEHMET TOMANBAY (Devamla) - Bakın, hiç lafımı kesmeyin... Hiç lafımı kesmeyin...

Yazıktır... Sizler, bu çoğunluğunuzla, Türkiye'nin huzurunu, Türkiye'nin istikrarını sağlayacak yasaları getirin buraya; bu çoğunluğunuzla, Türkiye'nin gerçek sorunlarına çözüm getirecek yasa tasarılarını getirin buraya.

BURHAN KILIÇ (Antalya) - Yine tetikliyorsun; tetikçisin sen.

AHMET IŞIK (Konya) - Ne alakası var?

MEHMET TOMANBAY (Devamla) - Demin, Değerli Arkadaşım Berhan Şimşek'in de dediği gibi, kalkıp da, emniyetteki bilinci yok ederek, emniyetteki kadrolaşmalarınızla, Türkiye'nin güvenliğini sağlayan kadroları saf dışı edip, Türkiye'nin başında bombaların patlamasına neden olurken, şimdi de kalkıp, Türkiye'nin en huzurlu kurumu olan TÜBİTAK'ı istikrarsızlaştırmaya başlıyorsunuz ve -ileride- yarın öbür gün de bunun hesabını maalesef, veremezsiniz.

RECEP KORAL (İstanbul) - Anlaşıldı, teröristlerle berabersin sen!..

MEHMET TOMANBAY (Devamla) - Değerli AKP'li milletvekilleri, bakın, çok önemli bir noktayı vurgulamak istiyorum. (AKP sıralarından gürültüler)

Tabiî, herhalde, yarası olan gocunuyor, yaranıza dokununca sesler çıkıyor böyle; biliyorsunuz "yarası olan gocunur" derler; lütfen dinleyin.

Bakın, TÜBİTAK, daha önce de söyledim, Millî Savunma Bakanlığı ve Genelkurmayla Türkiye'nin ulusal güvenliğini geliştirmeye, güçlendirmeye çalışan çok ciddî projeleri gerçekleştirmektedir. Bu projeler, çok önemli, bir anlamda gizli; ama Türkiye'nin ulusal güvenliğini güçlendirmek için gerçekleştirilen projelerdir. Bu konuyu hiç dikkate almadan, 5-6 kişinin sizin mutfağınızda düzenleyip karşınıza getirdiği bu tasarıyı burada Grup ruhuyla desteklemeye çalışırken, acaba, buradaki yaratacağınız kadrolaşmanın beş yıl sonra, on yıl sonra Türkiye'nin ulusal güvenliğini tehlikeye düşürebileceğini hiç düşünüyor musunuz?!

FATMA ŞAHİN (Gaziantep) - Bilmiyoruz...

MEHMET TOMANBAY (Devamla) - Bilmiyorsunuz işte, bilmeden, böyle konuşuyorsunuz Sayın Hanımefendi.

Bakın, beş yıl sonra ya da on yıl sonra eğer Türkiye'nin ulusal güvenliğinde birtakım gedikler açılırsa, ulusal savunma sanayiinde birtakım gedikler açılırsa, bilin ki, bugün, burada, AKP İktidarının, sizlerin, oylarıyla kabul edilen bu yasa tasarısıyladır.

RESUL TOSUN (Tokat) - Milletin iktidarı, milletin...

MEHMET TOMANBAY (Devamla) - Dolayısıyla, değerli AKP'liler, lütfen, Türkiye'nin huzuruyla uğraşmayalım...

FAHRİ KESKİN (Eskişehir) - Öyle bir şey yok.

MEHMET TOMANBAY (Devamla) - Türkiye'nin ulusal güvenliğiyle uğraşmayalım...

NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul) - Yok öyle bir şey...

MEHMET TOMANBAY (Devamla) - Türkiye'nin bilimsel, teknolojik güvenliğiyle, gelişimiyle uğraşmayalım.

NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul) - Sen, nereden biliyorsun!..

MEHMET TOMANBAY (Devamla) - Hepimiz, Türkiye'nin huzuru için, istikrarı için, bütün diğer ciddî sorunları için...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Tomanbay (CHP, Ankara). “Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında (s.sayı:298)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-tomanbay-22-2003-12-10-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-s-sayi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
