# Yükseköğretim kanunu ve yüksek öğretim personel kanunuda değişiklik yapılması hk.(s.s.441)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Tomanbay (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim
- **Tarih:** 12 Mayıs 2004
- **Gündem:** YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU VE YÜKSEK ÖĞRETİM PERSONEL KANUNUDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.(S.S.441)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-tomanbay-22-2004-05-12-yuksekogretim-kanunu-ve-yuksek-ogretim-personel-kanunuda-degisiklik-ya-2

> Mehmet Tomanbay (CHP), 12 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU VE YÜKSEK ÖĞRETİM PERSONEL KANUNUDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.(S.S.441)); konuşma 1.130 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET TOMANBAY (Ankara) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, yüce ulusumuzun değerli vekilleri; Yükseköğretim Kanunu ve Yükseköğretim Personel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 1 inci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini ve şahsım adına görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, günümüzde, pek çok gelişmiş ülkede, Avrupa Birliği ülkelerinde, diğer sanayileşmiş ülkelerde, gelişen teknolojik koşullara, gelişen bilgi çağının koşullarına uygun şekilde, üniversiter sistemlerde, üniversiter yapılarda pek çok idarî ve yasal yeni düzenlemeler yapılmaktadır. Bu idarî, yasal yeni düzenlemelerde iki temel amaç söz konusudur; birisi, üniversitelerde, gelişen teknolojiye, gelişen bilgi çağının koşullarına uygun şekilde, niteliği, kaliteyi artırmak ve ikincisi de standartları yükseltmektir. Bu anlamda, elbette, Türkiye'de, bizler de, üniversiter sistemimizle, yükseköğretim sistemimizle ilgili benzer değişmeleri, benzer gelişmeleri mutlaka yapmak zorundayız. Bu anlamda baktığımız zaman, getirilen yasa tasarısının gerekçesinde de benzer gerekçeleri görmek mümkün. Bu gerekçelerden özellikle ikisi çok önemli. Bunlardan birinde "bilimsel araştırma ve yayın faaliyetlerinde kaliteyi yükseltmek bu tasarının önemli bir amacıdır" deniliyor. İkincisi de, nereden çıkarıldığı belli olmayan bir şekilde -sanki üniversitelerimizde büyük bir huzursuzluk varmış gibi- üniversitelerimizde kaybolmaya başlamış çalışma barışını yeniden tesis etmek olarak belirlenmiş. Bu iki gerekçeyle ilgili olarak 1 inci maddeye baktığımız zaman, ilginç bir şekilde görüyoruz ki, bu 1 inci madde, tasarının genel gerekçesinde konu edilen bu iki gerekçeyle de hiçbir şekilde uyumlu değil; çünkü, 1 inci maddeye baktığımız zaman, bu maddenin kendisiyle birlikte, iki gerekçeyi de 1 inci maddenin karşıladığını söylemek mümkün değil.

Hepinizin bildiği gibi, 1 inci madde, Yükseköğretim Kurulunun daimî statüde çalışan tek kurul haline dönüştürülmesini sağlıyor ve üye sayısını da 15'e düşürüyor.

Şimdi, burada sormak istiyorum: Böyle bir yeni yapılanma, üniversitelerimizde, gerekçede de konu edilen, söylenen o kaliteyi artırmayı nasıl sağlayacaktır; bilimsel kalitedeki, nitelikteki gelişmeyi ne şekilde artıracak ve standartları yükseltecektir? Mümkün değildir. Dolayısıyla, 1 inci maddenin, bir defa, genel gerekçedeki kaliteyi artırmayla ilgili hiçbir bağlantısı söz konusu değildir.

İkinci olarak da, sosyal barış konusunda da, üniversitelerde kaybolmaya başlayan barış konusunda da bu maddeye bakmak söz konusu; ama, bu maddenin kendisini tümüyle dikkate aldığınız zaman, üniversitelerde olmadığını düşündüğünüz o çalışma barışı, bu maddenin getirilmesiyle birlikte daha da büyük miktarda yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır ki, üniversitelerde barışın ortadan kalkmaya başladığını, zaten bu tasarı gündeme geldikten sonra, Türkiye'de bütün gündemi meşgul eden o büyük olaylarla, artık, görmeye başladık. Üniversite rektörlerimiz ayaktadır, üniversite öğretim üyelerimiz ayaktadır, üniversite öğrencileri ayaktadır; Türkiye'de, sivil toplum kuruluşları ayaktadır ve dolayısıyla, tabiî, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler de bu tasarının yanlışlıklarını, burada, tümüyle, sizlere, bu kürsüde, komisyonlarda çok açık ve ayrıntılı bir şekilde anlatmaktayız; ancak, buna rağmen, tasarı, ne yazık ki, bugün gördüğümüz gibi, yine de Genel Kurula getirilmiştir.

Değerli vekiller, üniversiteler, toplumsal gelişmeleri etkileyen kuruluşlardır; çünkü, üniversiteler, doğrudan insana yatırım yapan kuruluşlardır. İnsana yatırım yaparlar, insana yatırım yaptıkları için de, her ülkenin toplumsal, sosyal, kültürel gelişmesini çok derinden etkilerler ve ülkenin gelişimine büyük ölçüde etkide bulunurlar. Bu açıdan da, bütün hükümetler -bu görüşümü, daha önce de yine bu kürsüden söylemiştim- gizli gündemlerle, gizli ajandalarla, üniversiteler üzerinde etkili olmaya çalışırlar. Bu tasarıda da, aynı şekilde, bu gizli amaçları, bu gizli gündemi görmek söz konusu. Ne yazık ki, AKP Hükümetinin getirdiği bu tasarı, burada, yine uzun süreden beri hepimizin bildiği, AKP'nin, o gizli gündemini hayata geçirmeyi amaçlamaktadır.

Bu tasarının, bence, çok önemli bir sakıncası var değerli vekiller. Bu tasanın zamanlaması çok yanlıştır. Bakın, Türkiye'de, ne yazık ki, dış patentli, dış destekli, daha dinî bir sistem, daha dinî bir devlet yapısı oluşturma önerilerinin atıldığı bir dönemde, AKP Hükümeti tarafından bu tasarının getirilmesi, ne yazık ki, çok büyük bir talihsizlik olmuştur. Türkiye'ye bir yandan dış destekli, dış patentli, daha İslamî, daha dinî bir sistem yapısı, daha dinî bir yapı getirilmesi önerilirken...

MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum) - Kim öneriyor?

MEHMET TOMANBAY (Devamla) - Bunları Colin Powell söyledi, biliyorsunuz, okudunuz; gazeteler yazdı, hepimiz oralarda okuduk. Okumamışsınız demek ki.

...böyle bir ortamda AKP, adı YÖK olan, adı Yükseköğretim Kanunu olan bir tasarının altında, dış patentli böyle bir görüşe hizmet edecek bir tasarıyı getirmiştir.

Şimdi, bakın, çok ilginç bir çelişkiye burada sizlerin dikkatinizi çekmek istiyorum: Görüştüğümüz, hepinizin okuduğu gibi, Yükseköğretim Kanunu ve Yükseköğretim Personel Kanunuyla ilgili bir tasarı; yani, YÖK'le ilgili bir tasarı gibi getiriliyor; ama, çok ilginçtir, sizin çok değerli, çok saydığım Millî Eğitim Komisyonu Başkanınız, Grubunuz adına YÖK'le ilgili bir tasarı üzerinde konuşmak için buraya çıkıp yaptığı 20 dakikalık konuşmada YÖK'le ilgili, üniversiteyle ilgili tek bir kelime söylememiştir, YÖK yasası altında sadece imam-hatipleri tartışmıştır.

Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın...

RECEP GARİP (Adana) - İstediğini konuşur...

MEHMET TOMANBAY (Devamla) - Evet, biz, eksikleri, gördüğümüz hatalı yönleri söyleme konusunda elbette özgürüz; ama, eğer, sizler üniversiteyle ilgili bir tasarı getiriyorsanız, müsaade edin, sözcünüz tümü hakkında konuşurken, sadece üniversiteyle ilgili konuşsun. Üniversiteyle ilgili, üniversitelerin sorunlarıyla ilgili tek bir kelime konuşmamıştır Sayın Altıkulaç, sadece ve sadece, burada, 20 dakikasını, kalkmıştır, imam-hatiplerle ilgili soruna ayırmıştır. Bu bile, AKP Hükümetinin, bu tasarının altında, üniversiteyi demokratikleştirme, üniversiteyi çağdaşlaştırma, üniversiteyi özerkleştirme, üniversitede standartları, kaliteyi, niteliği artırma gibi bir amacının olmadığını; ama, sadece ve sadece imam-hatip liselerinin önünü açma gayreti içinde olduğunu çok açık bir şekilde ortaya koymuştur.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ) - O size cevap veriyor...

MEHMET TOMANBAY (Devamla) - Kendi açınızdan, kendi dilinizle, kendi konuşmanızla bunu burada çok açıkça dile getirdiniz. Tabiî, bunu sadece siz kendi açınızdan getirmediniz, demin de dediğim gibi, bu tasarı ortaya atıldığından beri, lütfen medyaya bakın, her türlü medya, en sağından en soluna, Türkiye'deki bütün medya, bütün köşe yazarları, bu tasarıyı sadece ve sadece imam-hatipler çerçevesinde tartışmaya başlamıştır.

Değerli vekiller, sayın AKP'li vekiller; şimdi, bakın, Türkiye'de medya bu tasarıya karşı, Türkiye'de sivil toplum kuruluşları, TÜSİAD'ından Eğitim-Senine pek çok sivil toplum kuruluşu bu tasarıya karşı, devletin çeşitli kurumları bu tasarıya karşı, Anamuhalefet Partisi olarak bizler bu tasarıya karşıyız, yanlışlarını söylüyoruz, öğretim üyeleri, üniversiteler, öğrenciler bu tasarıya karşı. Ee, biraz elinizi vicdanınıza koyun lütfen; bir tek siz mi haklısınız, bir tek, AKP milletvekilleri olarak ya da AKP Grubu olarak, bu tasarı hakkında siz mi haklısınız da, bu denli inatlaşıyorsunuz? Değerli CHP konuşmacıları bunun bir inat tasarısı olduğunu söylediğinde, Sayın Bakan, burada, inat tasarısı olmadığını söyledi. Çok açıkça söylüyorum, toplumun bütün kurumlarının bu kadar karşı olduğu bir tasarıyı sizler inatla buraya getiriyorsanız, bütün toplumsal huzursuzluklara rağmen getiriyorsanız, elbette ki, bu bir inat tasarısıdır, elbette ki, başka bir şey değildir.

Şimdi, bu tasarıyla beraber barışı sağlayacağınızı söylediniz. Bu, aslında, YÖK'ü tasfiye tasarısıdır, YÖK'ü tümüyle ortadan kaldırma tasarısıdır. Lütfen, YÖK'le ilgili 1 inci maddenin gerekçesine; açın, bakın. Maddelerin gerekçelerinde, o maddenin niye değiştirildiği anlatılır. 1 inci maddenin gerekçesine bakıyoruz; hiçbir gerekçe bulamamışsınız. Bu maddeyle ilgili, niye YÖK üye sayısını 22'den 15'e düşürdüğünüzü, niye iki yapılı yürütme kurulunu, genel kurulu tek bir daimî kurula dönüştürdüğünüzü açıklayan haklı bir tek cümleniz yok. Sadece, ne yaptığınızı anlatmışsınız. Kendi gerekçenizde bile, bu tasarının 1 inci maddesiyle ilgili en ufak haklı bir gerekçe gösterememişsiniz.

Değerli AKP'li milletvekilleri, getirdiğiniz bu tasarı, bakın, üniversiteyle ilgili olmadığı gibi, açıkladığım gerekçelerle üniversitenin huzurunu da bozmakta, üniversite özerkliğini...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Tomanbay (CHP, Ankara). “Yükseköğretim kanunu ve yüksek öğretim personel kanunuda değişiklik yapılması hk.(s.s.441)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 12 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-tomanbay-22-2004-05-12-yuksekogretim-kanunu-ve-yuksek-ogretim-personel-kanunuda-degisiklik-ya-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
