# 2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ufuk Uras (İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim
- **Tarih:** 23 Aralık 2008
- **Gündem:** 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ufuk-uras-23-2008-12-23-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim

> Mehmet Ufuk Uras, 23 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 597 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET UFUK URAS (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli konuklar; ben de, bu kriz ortamında, krizden çıkış yok, tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz diyen İstanbul Dudullu’daki Birleşik Metal İşçileri Sendikası üyesi arkadaşlarımı kutlamak istiyorum.

Enerji deyince, halkımız doğal gaz ve elektrik fiyatlarını anlıyor. Neden? Çünkü, son aylarda elektrik ve doğal gaza yapılan zamlar insanları çağ dışı tasarruflara zorladı.

Enerjiyle ilgili kurumlar 2009 bütçesinde yaklaşık yüzde 2,6 pay alabiliyor. Enerji Bakanlığının bütçe büyüklüğünün Diyanet İşleri Başkanlığına ayrılan ödeneğin beşte 1’i düzeyinde olması çok tuhaf değil mi?

Kemal Derviş döneminden gelen ve bugün yaşadığımız sıkıntıların esas sebebi olan yasaları hepimiz biliyoruz. 2001 yılında IMF’in zoruyla çıkarılan bu yasalardan bir tanesi de 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu. Yedi yıldır yürürlükte olan bu Kanun yüzünden kamu enerji alanında yatırım yapmıyor, yapamıyor, yaptırılmıyor. Bu nedenden dolayı yedi yıl içinde kamunun Türkiye kurulu gücü içindeki payı yüzde 74,3’ten yüzde 58,6’ya gerilemiş durumdadır ve bu gidiş son derece vahimdir.

2001 yılında bu Yasa çıktıktan sonra kamu enerji alanında yatırım yapma işini serbest piyasaya bırakmıştır. Peki, serbest piyasa ne yapmıştır? Serbest piyasada özel şirketlere lisans verilmeye başlandığı 2002 yılında 31.346 megavat olan Türkiye kurulu gücü ancak ve ancak 9 bin megavat artabilmiştir. Bu 9 bin megavatın büyük kısmı 2002 öncesi yapılan anlaşmalardan dolayı kamunun olup özel sektörün yatırımı ise sadece ve sadece 3.094 megavattır. Yani kamu kanun eliyle yatırım yapmazken, özel sektör de yatırım yapmamıştır. Böylece şu an Türkiye kurulu gücü 40.835 megavat kadardır. Belirlenen talep artışı ise 13 bin megavattır. Açık 4 bin megavat civarındadır. Peki, bu açık nasıl kapatılmıştır? Rakamlar bize 1 Ağustosta devreye giren Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği ile oluşan karaborsa elektrik piyasasının, üç ayda bir otomatiğe bağlanan elektrik zamlarının, doğal gaza bağlı elektrik üretiminin ve dolayısıyla da yine üç ayda bir yapılan doğal gaz zamlarının nedenini anlatıyor.

2002 yılında elektrik üretiminin yüzde 37,8’ini sağlayan özel sektörün payı yüzde 50’nin üzerine çıkıyor. Sonuç ne peki? Zam. Açık ve net bir şekilde bu kanunlar ve enerjide serbest piyasa elektrik zamlarını önümüze koyuyor. Bundan sonra da getireceği ortada.

Doğal gaz, ithal kömüre dayalı santraller 2002 yılında kurulu gücün yüzde 40’ını oluştururken, 2007 yılı itibarıyla yüzde 45’i aşmıştır. 2001 yılından bu yana enerji alanındaki serüven bizi dışa, doğal gaza ve fosil yakıtlara bağlı bir enerji kaosuna tutsak etmiştir.

Rakamlar bellidir. AKP, bizden önce yapılmış anlaşmalar diyemez. İktidara geldiklerinden bu yana yürütmeye devam ettikleri bu politika ve uygulamalarla enerjide doğal gaza, ithal kömüre, fosil yakıtlara bağımlılığı artırmıştır.

Bu akla uygun olmayan politikaların sonucunda ise 1 Ocak 2008 – 1 Ekim 2008 dönemi itibarıyla elektrik fiyatlarına 3 kez yapılan zam sonucunda 1 kilovat saat elektriğin çıplak bedeli yüzde 65, her şey dâhil bedeli ise yüzde 56,13 artmıştır.

Peki, enerji bütçesini oluştururken, elektrik piyasasında oluşan karaborsa düzendeki zararlar da düşünülmüş müdür ya da çantacı lisansçıların verdiği zararlara yönelik bir pay düşünülecek mi? Peki, bu enerji bütçesiyle, Hükûmet, önümüzdeki yıl bize neler vadediyor?

2009 yılı bütçesindeki enerjiyle ilgili kurumların bütçe büyüklüğüne bakıldığında, DSİ’nin ödenek miktarının 2008 yılı bütçesine göre yüzde 17, Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün yüzde 19 artırıldığı, Enerji Bakanlığı bütçesindeki artışın ise yüzde 11,9 olduğu belirlenmiş. 2007 yılında yüzde 29,1 olan payının 2008’de yüzde 30, 2009’da ise yüzde 30,9 olması öngörülüyor. Böylece, enerji alanında kamunun yapacağı toplam sabit sermaye yatırım tutarı, 2008 yılında gerçekleşmesi beklenen 3,5 milyar YTL’den -küçük bir artışla- 3,7 milyar YTL’ye çıkarılıyor. Enflasyon etkisinden arındırılmış gerçek parasal değer ölçümüne ulaşmak için kullanılan sabit fiyatlarla yatırım tutarlarına bakıldığında ise bu artışın da gerçekçi olmadığı ortaya çıkıyor. Kamu sabit sermaye yatırımları içinde enerji sektörünün payının sabit fiyatlara göre 2008 ve 2009 yıllarında yüzde 7,4 ve yüzde 2,3 oranında azalması bekleniyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ufuk Uras (İstanbul). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ufuk-uras-23-2008-12-23-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
