# Denizli iline bağlı akköy ilçesi ile bazı belediye ve köy. tüzel kişiliklerinin kaldırılarak denizli bel. sınır. içine alınması hk (s.s.307)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Uğur Neşşar (CHP, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim
- **Tarih:** 20 Aralık 2003
- **Gündem:** DENİZLİ İLİNE BAĞLI AKKÖY İLÇESİ İLE BAZI BELEDİYE VE KÖY. TÜZEL KİŞİLİKLERİNİN KALDIRILARAK DENİZLİ BEL. SINIR. İÇİNE ALINMASI HK (S.S.307)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ugur-nessar-22-2003-12-20-denizli-iline-bagli-akkoy-ilcesi-ile-bazi-belediye-ve-koy-tuzel-kisil

> Mehmet Uğur Neşşar (CHP), 20 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DENİZLİ İLİNE BAĞLI AKKÖY İLÇESİ İLE BAZI BELEDİYE VE KÖY. TÜZEL KİŞİLİKLERİNİN KALDIRILARAK DENİZLİ BEL. SINIR. İÇİNE ALINMASI HK (S.S.307)); konuşma 1.315 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Denizli) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; gecenin bu saatinde hepiniz yorgunsunuz; ama, açıkçası, Ümmet Bey konuşmasına başladığı zaman, ben, hakikaten, düzgün, derli toplu ve Denizli'nin yararını düşünen bir konuşma yapacağını bekliyordum. Hakikaten, ilk başta belirttiği Denizli'deki sivil toplum örgütlerinin, Denizli'nin üniversitesinin, Denizli'nin halkının, Denizli'nin belediyesinin yetersizliğiyle ilgili sıkıntılardan yıllardır yakındıklarını, bu konuda bir çözüm yolu bulunması için yıllardır hareket içinde olduklarını, Denizli Belediye Başkanının, şimdi İzmir'de bulunan valimizin -ısrarla iki toplantıdır dile getirdiği- rektörümüzün de Denizli aşkıyla buna arka çıktığından yola çıkarak konuşması, beni sevindirmişti; ama, nedense, dönüp, artık, belden aşağı siyaset düzeyine getirdiği, ısrarla, sanki Denizli'nin iki milletvekilinin yaptığı bir uygulamanın genel merkez tarafından reddediliyormuşçasına ya da Genel Başkanın adını anarak, Genel Başkana ithafta bulunarak, belki de sataşmada bulunarak böyle bir olayı bu şekle çekmesini, doğrusu, yadırgıyorum ve burada -gecenin saat 4.00'ü olmasına rağmen Denizli'de de arkadaşlar bizi izliyorlar, yerel televizyonlar da bunu kayda geçiyor- herkesin biraz daha dikkatle bu konuya bakması açısından, bu yaklaşımı kınadığımı dile getirerek başlamak istiyorum. Arkasından, bu konunun, yani, yıllardır konuşulmasına ve bir yıldır da AKP'nin iktidarda olmasına rağmen, her nasılsa bir türlü AKP'li arkadaşlarımızın gündeme getirmeyi unuttukları, seçime de üç gün kala gündeme getirmeye niyetlendikleri bir yasa teklifinin nasıl ortaya çıkıp buraya geldiğini anlatmak istiyorum. Hepinizi bir kere daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Gecenin bu saatinde ufak tefek dil sürçmeleri olacak, takdir edersiniz.

Şimdi, hırslandıkça birilerine sataşmak, hırslandıkça birtakım hatalar yapmak durumunda kalıyor insanlar. Yasa ilk geldiği zaman, biliyorsunuz, Beşiktaş maçına daha çok ilgi gösterdiği için AKP Grubu, görüşülemedi o gece. Ben, bunu, belki de yasa teklifini geri çekmek istiyorsunuz diye bir yaklaşım olarak aldım ve o gece, Denizli'deki basın kuruluşları aracılığıyla, arkadaşlarımıza ve Denizli halkına bir duyuruda bulundum; dedim ki: "Bu fırsattan yararlanalım. Bugüne kadar yapılmadı. Hadi, yarın bir forum oluşturalım Denizli'de. Konuyla ilgilenenler; üniversitesi, siyasetçileri, belediye başkanları, yörede yaşayan insanlar, sivil toplum örgütleri, uzmanlar; hep beraber, kamuoyunun önünde bu konuyu tartışalım. Hakikaten, bir gecede oluşturup getirilen bu yasa teklifi, Denizli'nin yararına mıdır, yoksa, Denizli'nin elli yılını ipotek altına alacak, aceleyle çıkarılacak böyle bir yasanın zarardan çok yararı mı olabilir; hadi tartışalım, hadi halkın önüne gidelim."

Hani diyor ya AKP Grubu "CHP halktan koptu, biz halkın içinden geliyoruz, halkın söylemlerini biliyoruz..."

MEHMET SOYDAN (Hatay) - Doğru... Doğru...

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Devamla) - Ben, bu arkadaşlarıma "halka gidelim, halkı da çağıralım, sivil toplum örgütlerini de çağıralım. Halkın önünde, oturalım, hep beraber -hazır yasa teklifi görüşülememişken- bu gece gidelim, yarın görüşelim" dedim; ama, kimse bu çağrıma cevap vermedi.

Biz, halka gitmeye hâlâ açığız.

MEHMET ALİ BULUT (Kahramanmaraş) - 28 Martta gidiyoruz...

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Devamla) - Şimdi, ben 28 Mart edebiyatı yapmayacağım; 3 Kasım edebiyatını da ben yapmadım, yapmayacağım. Ben, burada, derli toplu, siyasetüstü bir üslupla olayı tartışmaya çalışıyorum; lütfen, dinlerseniz sevinirim.

Şimdi, olmadı, buna kimseden yanıt gelmedi; maalesef, yasa teklifi, apar topar tekrar getirildi. Yine yanlış yapıldı, yine ayaklarınıza dolaştı; İçtüzük hatası yapıldı, bir kere daha geri gitti. Belki bunda bir mesaj vardı, bunu algılamadık. Tekrar, bu yasa teklifi buraya getirildi ve 308 sıra sayılı yasa teklifi, nedense, 307'nin önüne alındı. Bunun "sanki, bunu biraz daha geciktirirsek, sabaha karşı görüşürsek, Denizli'den kimse bunu izlemez" düşüncesiyle olduğunu tahmin ediyorum. Gecenin bu saatinde görüşüyoruz.

Bir hata daha yapıldı. İki gündür -bugün tekrar etti aynı hatayı Ümmet arkadaşım- ısrarla, nedense, Pamukkale Üniversitesi Rektörünün adını gündeme getiriyor. Rektör Bey Denizli'de çok sevilen, sayılan bir insandır. O benim rektörlüğümü yaptı, ben onun dekanlığını yaptım; ikimiz de aynı fakültenin bilim adamlarıyız. İkimiz de belediyecilikle ilgili uzman değiliz; ama, ikimiz de, Denizli'nin yararı, çıkarı olduğu zaman siyaset falan düşünmez, her yere gideriz. Sayın Rektörümüzün kendi uzmanlık alanı olmamasına rağmen, Denizli'nin çıkarına destek vermek için Ankara'ya geldiği bir toplantıyı, Ümmet Beyin, günün birinde siyasî malzeme haline getirebileceğini düşünmüş olduğunu tahmin etmiyorum; ama, maalesef, iki gündür, daha önce CHP'nin arkasına saklanan arkadaşlarımız, bugün de Rektör Beyin arkasına saklanmaya çalışıyorlar. O toplantılarda olup da, ısrarla dile getirmedikleri bir kişi daha var; nedense, CHP'lilerin adı anılıyor, Rektör Beyin adı anılıyor; fakat, o toplantıda olan diğer kişinin adı anılmıyor. Bu toplantıda, Rektör Beyle ve bizim arkadaşlarımızla beraber Ankara'ya gelen, toplantıya katılan bir kişi daha var. Bu da "Denizli'nin AKP'li belediye başkan adayı" diye basında sık sık adı geçen, Denizli'de Tayyip Beye yakınlığıyla tanınan, İhracatlar Birliği Başkanı Nihat Zeybekçi arkadaşımızdır. Kendisinin yakında belediye başkan adayı olarak ilân edileceğine dair, basında çok ciddî yayınlar çıkıyor.

MUSA UZUNKAYA (Samsun) - Olabilir, gayet güzel.

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Devamla) - Tabiî ki olur.

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - Hocam, konuyla ne alakası var; konuya gelin.

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Devamla) - Rica ediyorum... Burada gayet güzel konuşuyoruz. Ben, kendi düşündüğümü, kendi bildiğimi kendi dilimle anlatayım izin verirseniz. Ümmet Bey anlattı; siz de gelin, eleştirin.

Bu arkadaşımız da bu toplantıda vardı ve bu teklif ilgili komisyona geldiğinde, daha sonra komisyona gelip de konuştukları için, tekliften çıkarılan Akköy İlçemizin AKP'li İlçe Başkanının da, o gece, yani, teklifin komisyona geldiğinin ifade edildiği gece, böyle bir tekliften haberdar olduğunu öğreniyoruz.

Şimdi, çok merak ediyorum; konudan Nihat Beyin haberi var, CHP milletvekillerinin haberi var, Sayın Rektörümün haberi var; ama, acaba, AKP örgütünün haberi var mı? Böyle bir proje, böyle bir hazırlık, acaba, AKP örgütünün bilgisiyle mi yapıldı; yoksa, acaba, bu, Nihat Beyin kendi projesi mi; acaba AKP milletvekillerinin projesi mi; acaba Denizli'nin projesi mi? Daha da öteye gidiyorum. Acaba, böyle bir projeden örgütün haberi var mı? Akköy İlçe Başkanının haberinin olmadığını hepimiz biliyoruz. Sivil toplumun haberi var mı? Gerçekten, Denizli Belediye Başkanının haberi var mı? Çünkü, demin, bize Ümmet Beyin sunduğu teklifi sunan Saygıdeğer Denizli Belediye Başkanımızın, internete düşen "çok ani oldu, hiç beklemiyorduk" vesaire gibi açıklamaları var. Basından okuduğum kadarıyla, bu konudan şu anki Denizli Belediye Başkanının da haberi yok; fakat, nedense, Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerinin haberi var ve bu teklif ne zaman savunulmaya kalkışılsa "Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin haberi vardı" söyleminin arkasına saklanılıyor ve bunun arkasından da "bu arkadaşlarımız bunu destekliyordu da, Genel Başkanları 'hayır' dedi..." Lütfen, rica ediyorum, Denizli'nin yararını düşünüyorsak, kişileri -bunun içerisine Pamukkale Üniversitesi de dahil- mevkileri, unvanları, bilim adamlarını, lütfen, siyasetin dışında bırakalım ve konuyu niye ortaya getirdiysek, niye bu kanun teklifini buraya getirip koyduysak, Denizli'ye nasıl yararı olacaksa, oturalım onu tartışalım.

Ben de, burada, size, dilimin döndüğü kadar, bu teklifin, bu haliyle, Denizli'ye neden yararlı olmayacağını anlatmaya çalışacağım ve bunu anlatırken de, dedikodudan uzak, daha çok, belirli bir sistematik içerisinde, hukukî boyutuyla, Denizli'ye yararı boyutuyla, bilimsel boyutuyla, ekonomik boyutuyla, ahlakî boyutuyla ve siyasî boyutuyla anlatmaya çalışacağım.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ) - Ahlakî boyutu da mı var?!

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Devamla) - Ahlakî boyutuna da sıra gelecek hiç merak etmeyin. Etik anlamda ahlakî boyuttan söz ediyoruz.

Bir kere sunuş biçimi -biliyorsunuz- çok popülistçe. Bunu, her zaman AKP Grubu yapıyor. Sanki büyük bir devrimmiş, sanki büyük bir yenilikmiş gibi birtakım şeyleri sunuyor; ama, önümüzdeki yıllar içerisinde bu devrimlerin, bu büyük değişikliklerin, ülkeyi nereye taşıyacağını hep beraber göreceğiz. Dolayısıyla, hemşerilerimizden -şu anda izleyenler var- bazısı acaba, hakikaten, bu teklif doğru mu diye düşünüyorlar; bazı basın kuruluşlarında lehte, bazılarında aleyhte yazılar çıkıyor. Lehte ya da aleyhte, tarafsız konuşalım. Ben, elimdeki bir sürü faksı getirebilirim, belki, arkadaşım da lehte olanı getirebilir; ama, biz bunu bir tartışalım istiyorum, acaba, hakikaten faydalı mı, zararlı mı...

Şimdi, devam ediyoruz. Denizli'nin yararını düşünüyoruz. Geçen gün de söyledim, bir kere daha söylüyorum. Denizli'nin yolları konusu için de biz, AKP'li arkadaşlarla birlikte hareket etmek istedik. O zaman, kimse bize teşekkür etmedi, kimse "onlar da bizi destekliyor" demediler. Oniki sene hizmet ettiğim sigorta hastanesine kaynak temini sırasında yine onlarla birlikte hareket etmek istedik, yine onlar bize teşekkür etmediler. Teşekkür beklemediğimizi önceden söylemiştik, geçen gün de söyledim; ama, en azından, bizim de desteklediğimizi dile getirmediler; ama, nedense, bu yasada buna ihtiyaç duyuyorlar. Bu, bir zaaf göstergesidir. Bu, hani bir şarkı var, biliyorsunuz "bir yemin ettim dönemem" diye, hazırlıksız, aceleyle, başka amaçlarla ortaya atılmış bir tekliftir. Bu teklifin kendinize geri döndüğünü gördüğünüz zaman, CHP'nin arkasına sığınmak istiyorsunuz diye düşünüyorum.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Ufacık şeyin arkasına koca şey nasıl sığsın.

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Devamla) - Şimdi, ben, konuya ne zaman müdahil oldum; demin de söylemişlerdi...(Gürültüler)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Uğur Neşşar (CHP, Denizli). “Denizli iline bağlı akköy ilçesi ile bazı belediye ve köy. tüzel kişiliklerinin kaldırılarak denizli bel. sınır. içine alınması hk (s.s.307)”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ugur-nessar-22-2003-12-20-denizli-iline-bagli-akkoy-ilcesi-ile-bazi-belediye-ve-koy-tuzel-kisil (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
