# 24.6.2004 tarihli ve 5197 sayılı il özel idaresi kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maıddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu rap.( ss. 791 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Vecdi Gönül (AK Parti, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim
- **Tarih:** 17 Şubat 2005
- **Gündem:** 24.6.2004 TARİHLİ VE 5197 SAYILI İL ÖZEL İDARESİ KANUNU VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MAIDDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAP.( SS. 791 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vecdi-gonul-22-2005-02-17-24-6-2004-tarihli-ve-5197-sayili-il-ozel-idaresi-kanunu-ve-anayasanin

> Mehmet Vecdi Gönül (AK Parti), 17 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 24.6.2004 TARİHLİ VE 5197 SAYILI İL ÖZEL İDARESİ KANUNU VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MAIDDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAP.( SS. 791 )); konuşma 220 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI MEHMET VECDİ GÖNÜL (Kocaeli) - Sayın Başkanım, Enis Beyin sorusu, tabiî, öteden beri idareyi işgal eden bir konudur; çünkü, gerçekten, mahallî idarelerin çalışmalarının merkezî idareyle paralel gitmesi gerekir. Planlama işlemlerinde de, bunun böyle olması icap eder. Vaktiyle, İLMİP çalışmaları da bunun için yapılmıştır, il planlama mahallî idare çalışmaları da bunun için yapılmıştır. Ancak, şurası muhakkak ki, gittikçe, özel idareler ve belediyeler, daha büyük bir fonksiyon sahibi olmakta ve merkezî planlamada, gittikçe, fonksiyonunu azaltmaktadır. Bunun sonucu olarak, zannediyorum, bundan sonraki planlama işlevi, merkezî idarenin, mahallî idareye yardım yaparken belli işleri öngörmesiyle, belli hizmetleri öngörmesiyle daha çok ortaya çıkacaktır; Batı örnekleri de bunu vermektedir. Binaenaleyh, sonuç olarak, mahallî idareler kendi kaynaklarıyla yapacakları işlerde merkezî çalışmalara paralel; ama, daha çok, mahallî inisiyatifi kullanacaklardır; ama, merkezden gelen yardımlarda ise büyük ölçüde merkezin etkisi altında kalmak zorunda olacaklardır.

İkinci soru, Ahmet Beyin sorusu. Gerçekten, daha önce de Özel İdare Kanununda yapılan bir değişiklikle şube müdürlerinin özel idare encümeninde yer alması öngörülmüştü. Kanun, sonradan, Anayasa Mahkemesi tarafından bu yüzden iptal edildi; ancak, aradaki fark, orada bir çeşit daimî üyelik şeklindeydi, burada belli şeyler sayılıyordu; falanca şube müdürü, filanca şube müdürü diye sayılıyordu. Burada ise valiye bir inisiyatif verilerek Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesine bir paralellik sağlanmış ve böylece, daimî -Sayın Baratalı'nın da biraz evvel ifade ettiği gibi- tabiî senatörlük gibi olması önlenmiştir.

Arz ederim.

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Vecdi Gönül (AK Parti, Kocaeli). “24.6.2004 tarihli ve 5197 sayılı il özel idaresi kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maıddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu rap.( ss. 791 )”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 17 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vecdi-gonul-22-2005-02-17-24-6-2004-tarihli-ve-5197-sayili-il-ozel-idaresi-kanunu-ve-anayasanin (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
