# Aden körfesi somali karasuları ve açıkları, arap denizi ve mücavir bölgelerde seyreden ticari gemilere yönelik saldırılara asker gönderimiyle ilgili başbakanlık tezkeresi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Vecdi Gönül (AK Parti, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim
- **Tarih:** 10 Şubat 2009
- **Gündem:** ADEN KÖRFESİ SOMALİ KARASULARI VE AÇIKLARI, ARAP DENİZİ VE MÜCAVİR BÖLGELERDE SEYREDEN TİCARİ GEMİLERE YÖNELİK SALDIRILARA ASKER GÖNDERİMİYLE İLGİLİ BAŞBAKANLIK TEZKERESİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vecdi-gonul-23-2009-02-10-aden-korfesi-somali-karasulari-ve-aciklari-arap-denizi-ve-mucavir-bol

> Mehmet Vecdi Gönül (AK Parti), 10 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ADEN KÖRFESİ SOMALİ KARASULARI VE AÇIKLARI, ARAP DENİZİ VE MÜCAVİR BÖLGELERDE SEYREDEN TİCARİ GEMİLERE YÖNELİK SALDIRILARA ASKER GÖNDERİMİYLE İLGİLİ BAŞBAKANLIK TEZKERESİ); konuşma 793 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI MEHMET VECDİ GÖNÜL (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; deniz haydutluğu ve korsanlık eylemleriyle mücadele kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri deniz unsurlarının yurt dışında görevlendirilmesine ilişkin hükûmet tezkeresiyle ilgili bilgi sunmak için huzurunuzdayım. Sözlerime öncelikle deniz haydutluğu/korsanlık meselesine ilişkin kısa bir değerlendirmeyle başlamak istiyorum.

Aden Körfezinde, Somali kara sularında ve açıklarında, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde seyreden ticari gemilere yönelik deniz haydutluğu/korsanlık ve silahlı soygun eylemlerinin milletlerarası gündemin ön sırasında yer alan ciddi bir uluslararası güvenlik meselesi hâline geldiği sizlerin de malumlarıdır. Bu yasa dışı eylemler sadece can ve mal emniyetini tehdit etmekle kalmayıp uluslararası ticareti ve deniz taşımacılığını da menfi bir şekilde etkilemektedir. Ayrıca, Somali ile Afrika ülkelerine yapılan insani yardımların deniz yoluyla intikalini de güçleştirmektedir. Geçtiğimiz dönemde daha da artan bu eylemler ülkemizi özellikle yakından ilgilendirmektedir.

Bölgede bugüne kadar 500’e yakın korsanlık/deniz haydutluğu ve silahlı soygun vakası yaşanmıştır. 2008 yılı sonu itibarıyla 3’ü Türkiye bağlantılı 15 gemi ve 37’si Türk olmak üzere 300’ü aşkın denizci rehin alınmıştır. Söz konusu üç gemi, Yasa Neslihan, Karagöl ve Bosphorus Prodigy, sırasıyla 6 Ocak, 13 Ocak ve 2 Şubat 2009 tarihinde serbest bırakılmıştır. Bu arada, söz konusu bölgede seyreden bazı ticaret gemilerimiz ise deniz haydutlarının saldırısından tesadüfen kurtulmuş olup ileride benzer vakalarla karşılaşılması tehlikesi hâlâ çok yüksektir.

Esasen, söz konusu eylemlerin vuku bulduğu deniz alanları uluslararası deniz ticaretinin başlıca güzergâhlarından biri olup Türk ticaret gemileri ve Türk mürettebatlı yabancı bayraklı gemiler tarafından da yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Ticari gemilerimize ve bunlarda görev yapan vatandaşlarımıza yönelik tehdit, diğer yandan ülkemizin ticari ve ekonomik menfaatlerini olumsuz etkileyen bir boyuta da ulaşmış bulunmaktadır. Somali’de kamu düzeninin sağlanamamış olması, korsan, deniz haydutlarının ve silahlı soygun icra eden kişilerin çok geniş bir deniz alanında faaliyet göstermeleri, bunların tutuklanıp yargılanmaları konusunda karşılaşılan belirsizlikler bu meseleyle etkin bir mücadele yapılmasını engellemektedir.

Bu sebeple ülkemiz, sorunun vahameti ve karmaşıklığı karşısında uluslararası toplumun kapsamlı bir yaklaşımla müşterek hareket etmesi ve tekrardan kaçınan uluslararası etkin tedbirlerin alınması ve uygulanması gerektiği görüşündedir. Zira hiçbir ülkenin tek başına bu sorunla baş edebilecek imkân ve yeteneğe sahip olmadığı anlaşılmıştır. Nitekim, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 2008 yılında özellikle konuyu doğrudan ele alan beş karar kabul etmiştir. Bunlar: 1816, 1838, 1844, 1846 ve 1851, sayılı kararlardır. Bu kararlarda, söz konusu eylemlerle mücadeleye yönelik olarak uluslararası toplumun yakın iş birliği ve eş güdüm yapması çağrısında bulunulmakta ve bu amaçla alınması uygun olacak tedbirler üzerinde durulmaktadır.

Ülkemiz, geçtiğimiz yıl içerisinde dünya gıda programı tarafından kiralanmış bölgede insani yardım taşıyan gemilere koruma sağlamayı amaçlayan NATO Deniz Görev Gücü’ne de Türkiye Cumhuriyeti Gökova Fırkateyni’yle aktif şekilde iştirak etmiştir. Söz konusu NATO harekâtı 12 Aralık 2008 tarihinde son bulmuştur.

Avrupa Birliği 8 Aralık 2008 tarihinde bölgede “Avrupa Birliği Navfor Atalanta” adlı bir deniz operasyonu başlatmayı kararlaştırmıştır. Bu operasyona İngiltere, Fransa, Yunanistan, Hollanda, Almanya, İtalya, Belçika, İsveç ve İspanya iştirak etmektedir.

Bölgede ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan, Japonya, Malezya, Kore ve Avustralya’ya ait askerî gemiler bulunmakta, ticari gemilere refakat etme ve deniz alanı güvenliğinin tesisi gibi operasyonlar icra etmektedir.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin deniz haydutluğu/korsanlık eylemleri ile kolektif mücadele kapsamında uluslararası meşruiyeti daha da kuvvetlendiren 16 Aralık 2008 tarihli ve 1851 sayılı Kararı ile Amerika Birleşik Devletleri öncülüğünde 8 Ocak 2009 tarihinde “CTF-151” olarak adlandırılan bir birleşik görev kuvvetinin kurulması kararlaştırılmıştır. Söz konusu görev kuvveti münhasıran deniz haydutluğu/korsanlıkla mücadele amaçlı operasyonlar icra edecektir.

Sayın Başkan, sayın üyeler; deniz haydutluğu/korsanlık ve silahlı soygun ile mücadelede uluslararası iş birliğinin geliştirilmesine özel bir önem atfeden ülkemiz, bu alandaki çabaları desteklemiş, Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Birliği ve Uluslararası Denizcilik Teşkilatı bünyesinde yürütülen çalışmaları aktif olarak izlemiş ve katkıda bulunmuştur. Bu yaklaşımla ülkemiz, Güvenlik Konseyinin 1851 sayılı Kararı çerçevesinde oluşturulan Temas Grubuna da kurucu üye olarak katılmıştır.

Korsanlık/deniz haydutluğu ve silahlı soygun ile mücadele kapsamında istihbarat paylaşımı ve bölgedeki askerî/sivil faaliyetlerin koordinasyonu konularında çalışma yürütecek bu grubun ilk toplantısı 14 Ocak 2009 tarihinde New York’ta yapılmıştır. Bu toplantıda kabul edilen kararlar doğrultusunda oluşturulan çalışma gruplarına da aktif şekilde ülkemiz tarafından iştirak edilecektir.

Konu hakkındaki bu gelişmeler ışığında, askerî makamlarımızla ve ilgili kurumlarımızla bilistişare yapılan değerlendirmeler sonucunda Hükûmetimiz, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetinin sağlanması, ulusal çıkarlarımızın korunması ve bu bağlamda uluslararası ticari faaliyetlerimizin güvence altına alınmasına katkıda bulunmak amacıyla, hava unsuru destekli bir fırkateynimizden oluşacak deniz kuvvetleri unsurlarımızın bölgede görevlendirilmesinin uygun olacağını değerlendirmiştir.

Böyle bir görevlendirme, aynı zamanda, Güvenlik Konseyi geçici üyeliğimizin yüklediği sorumluluklara da paralel olarak bu alanda yürütülen uluslararası gayretlere daha aktif şekilde katkıda bulunmamızı sağlayacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu düşüncelerle, zamanı ve süresi Hükûmetçe belirlenecek şekilde, Türk Silahlı Kuvvetleri deniz unsurlarının Aden Körfezi’nde, Somali kara sularında ve açıklarında, Arap Denizi ve mücavir bölgesinde görevlendirilmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemenin Hükûmet tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması amacıyla hazırlanan hükûmet tezkeresini yüce Meclisimizin görüşlerine sunuyor, bu izin talebimize yüce Meclisimiz tarafından destek verileceği inancıyla teşekkür ediyor; hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Vecdi Gönül (AK Parti, İzmir). “Aden körfesi somali karasuları ve açıkları, arap denizi ve mücavir bölgelerde seyreden ticari gemilere yönelik saldırılara asker gönderimiyle ilgili başbakanlık tezkeresi”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 10 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vecdi-gonul-23-2009-02-10-aden-korfesi-somali-karasulari-ve-aciklari-arap-denizi-ve-mucavir-bol (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
