# Çeşitli.kan.ve maliye bak.teşkilat ve gör.hak.khk değ.yap.hk.kanun.tas.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Vedat Melik (CHP, Şanlıurfa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim
- **Tarih:** 3 Temmuz 2003
- **Gündem:** ÇEŞİTLİ.KAN.VE MALİYE BAK.TEŞKİLAT VE GÖR.HAK.KHK DEĞ.YAP.HK.KANUN.TAS.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-melik-22-2003-07-03-cesitli-kan-ve-maliye-bak-teskilat-ve-gor-hak-khk-deg-yap-hk-kanun-tas

> Mehmet Vedat Melik (CHP), 3 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ.KAN.VE MALİYE BAK.TEŞKİLAT VE GÖR.HAK.KHK DEĞ.YAP.HK.KANUN.TAS.); konuşma 943 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET VEDAT MELİK (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununun 4 üncü maddesini değiştiren çerçeve 21 inci madde üzerinde görüşlerimizi açıklamak üzere, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'nin belki petrolü yoktur; ama, suyu vardır; suyu da, sadece elektrik üretiminde veya tarımsal sulamada değil, yoğun olarak su ürünleri üretiminde ve buna bağlı olarak, bu ürünleri işleyecek sanayiin geliştirilmesi ve dolayısıyla, istihdam olanaklarındaki önemi ve ağırlığı nedeniyle de, suya, hak ettiği değeri eksiksiz vermeli, ondan gerekli yatırım ve emeği esirgememeliyiz.

Değerli milletvekilleri, nüfus artış hızı oldukça yüksek olan ülkemizde, bütün iktidarlar tarafından, ülkenin beslenme sorunlarını çözmek için, her zaman hayvancılık öne çıkarılmaya çalışılmış; ancak, hepimizin bildiği gibi, hayvancılık sektörü, bırakın ihracatı, ülkenin ihtiyaçlarını karşılamaktan da uzak bir noktada bulunmaktadır. Halbuki, kamuya ait su kaynaklarımızın, 1380 sayılı Su Ürünleri Yasası çerçevesinde, bilinçli ve konuya gerçekten önem veren bir yapılandırma ve süreklilikle, ülkenin sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümünde önemli bir sektör oluşturabileceği kanaatindeyiz. Su ürünleri, ciddî bir yatırım ve planlama yapılması durumunda, dün olduğu gibi bugün de ve gelecekte de, ülkemiz ekonomisine sürekli girdi sağlayacak en önemli canlı kaynaktır.

Ülkemizdeki su ürünleri üretiminin ortalama yüzde 82,2'si üç tarafımızdaki ve dört ayrı karakterdeki denizlerden, yüzde 9,3'ü içsulardan ve yüzde 8,5'i yetiştiricilikten sağlanmaktadır.

İkinci Dünya Savaşından sonra, dünyada, su ürünleri sektöründe önemli gelişmeler olmuş, üretim, artarak, 1997 yılında 122 000 000 tona ulaşmış ve bu miktarın yüzde 75,8'i insan gıdası, yüzde 24,2'si balık unu ve yağı üretiminde kullanılmıştır. Ülkemizde de, su ürünleri sektöründeki gelişmeler, dünyadaki gelişmelere paralel olarak, İkinci Dünya Savaşı sonrası, 1988 yılına kadar üretimlerde artışla devam etmiştir. 1988 yılında, 679 200 ton olan toplam üretim, maalesef azalarak, 1991 yılında 364 700 ton olmuş ve 1995 yılında 649 200 tona yükselmiş, 1998 yılında ise, tekrar 543 900 tona düşmüştür. Aynı yıl, kişi başına 8,5 kilo su ürünleri tüketilirken, dünya ortalaması 14 kilo olmuştur.

Değerli arkadaşlar, bu alanda üretimin artırılması ve dünyanın gelişmiş ülkelerinde olduğu gibi önemli bir sektör haline gelebilmesi için, mademki su ürünleri üretimi yapılabilecek yerler belli bir merkezde değildir ve değişik özellikler arz etmektedir, o halde, bu faaliyetlere mümkün olduğunca yerellik kazandırmak gerekir; çünkü, il özel idarelerinin belirleyeceği yerel örgütlenmelerin kooperatifler veya köy birlikleri olarak işin içinde olmaları, halk katılımcılığının ve demokrasinin saydamlığının önemli gerekleri ve getirileri olarak halkın refahını artıracak ekonomik ve sosyal faaliyetlerdir.

Değerli milletvekilleri, şu anda görüşmekte olduğumuz tasarı maddesi, hazine ve Devlet Su İşlerinin mülkiyetinde veya devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan baraj, dalyan, voli yerleri, göller, havuzlar, nehirler ve nehir ağızlarındaki av yerleri ile deniz ve iç sularda belirlenmiş yerlerdeki su ürünleri üretim haklarını kiralama yetkisinin Tarım Bakanlığından alınarak il özel idarelerine verilmesini öngörüyor. Ayrıca, şu anda yürürlükte bulunan kanun maddesinde "söz konusu yerlerin kiraya verilebilmesi için ilgili bakanlıkların görüşü alınarak" ibaresi varken, tasarıda buna daha açıklık getirilerek, başta Çevre ve Orman Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere, ilgili bakanlıkların görüşü alınarak, yine, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının tespit edeceği esaslar dahilinde ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre, öncelikle su ürünleri üretim ve pazarlamasıyla iştigal eden kooperatif, kooperatif birliği ve köy birliklerine kiraya verilebilmesi sağlanmaktadır.

Değerli arkadaşlar, il özel idarelerini yetki açısından ve malî açıdan daha güçlendirmek, yatırımcının işlerinin daha hızlı yürümesini sağlamak için il özel idarelerinin gelirlerini artırarak yerel hizmetlerin süratle yerine getirilmesi yönüyle, yukarıda bahsi geçen yerlerin kiralanma yetkisinin Tarım Bakanlığından alınarak il özel idarelerinin yetkisine bırakılmasını ve kiralama işlemlerinin 2886 sayılı Yasa çerçevesinde yapılmasını olumlu buluyoruz; ancak, 1380 sayılı Yasanın 4 üncü maddesindeki ilanı takip eden bir aylık süre içinde böyle bir talep vaki olmazsa, söz konusu yerlerin tüzelkişilere kiralanabileceği ibaresinin çıkarılmasını ve kira süresinin ilgili bakanlıklara bırakılmasını doğru bulmuyoruz.

Özellikle birçok barajın proje ve inşa halinde olduğu ülkemizde her an yeni göller veya havuzlar oluşabileceğinden, yöre halkının su ürünleri yetiştiriciliğinin önemini anlaması veya ilgili müdürlüklerce kendilerine tanıtılabilmesi, bu konuda teşvik edilmeleri ve malî açıdan bir araya gelebilmeleri için, şu anda görüşmekte olduğumuz tasarı maddesinin, aynen 1380 sayılı Yasada olduğu gibi, ilanı takiben bir aylık süre verilmesini içermesinde hiçbir sakınca olmadığı kanaatindeyiz.

Bu düşünceyi, bir gözlemimi paylaşarak güçlendirmek istiyorum. Şanlıurfa'nın Fırat Nehri kenarındaki ilçeleri Birecik ve Halfeti'de yıllardan beri çok küçük çapta balıkçılık yapılagelmekteydi; ancak, bu faaliyetten elde edilen gelirle sadece günlük ihtiyaçlar karşılanabiliyor, yaşam seviyesini, yaşam kalitesini yükseltmek, çağdaş düzeye ulaşmak mümkün olmuyordu. Fırat Nehri üzerinde yapılan Atatürk, Birecik ve Karkamış Barajlarıyla birlikte, o bölgede, yine, Şanlıurfa İlinin Bozova İlçesinin de büyük ölçüde arazilerini içine alan çok büyük üç baraj gölü oluşmuş ve Halfeti ilçe merkezinin bir kısmı ile birçok köy su altında kalmıştır. İşte, ilkel şartlarda balıkçılık yapmaya çalışan yöre insanı, hiç beklemediği ve bilmediği değişikliklerle karşı karşıya kalınca koşullara uyum sağlamakta zorlanmış, malî ve teknik olarak mesleklerini sürdürmeleri imkânsız hale gelmiştir. Kooperatif ve köy birlikleriyle ilgili yapılanmaya sosyal ve kültürel açıdan hazır olmayan bu insanlar, baraj gölleri altında kalan arazilerinin istimlak bedellerini de alamadıkları için, kişisel olarak, balıkçılık veya su ürünleriyle ilgili herhangi bir yatırıma girişememişlerdir. Örneğin, Halfeti ilçe merkezi ile Gözeli ve Savaşan Köyleri üç yıldır istimlak bedellerini alamamışlardır; bu yüzden, kendi imkânlarıyla, çağdaş ölçülerde su ürünü yetiştiriciliği yapmaları da mümkün değildir.

Değerli milletvekilleri, ülkemizin her bölgesinde, Doğu Anadolu'da, Kuzey Orta Anadolu'da ve özellikle Karadeniz Bölgesinde su ürünleri üretmeye uygun yüzlerce nehir vardır. Bu nehirlerde her bölgeye özgü küçük üretim projeleri hayata geçirilerek, hem istihdam sorunumuza çözüm olmak hem de özellikle küçük çocukların beyin gelişmeleri için gerekli olan fosfor ihtiyacını temin edecek ürünler yetiştirmek üzere organize edilebilir. Bu projeleri, o ilin tarım il müdürlükleri üstlenmelidir.

Değerli arkadaşlar, özellikle bu tür üretime yabancı olan insanları yerel örgütlenmelere yönlendirmeye, teşvik etmeye bir süre ayırmak, yerinde bir davranış olacaktır. İlanı takip eden bir ay içinde, kooperatif birliklerinin, köy birliklerinin örgütlenme imkânı bulacaklarına inanıyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Vedat Melik (CHP, Şanlıurfa). “Çeşitli.kan.ve maliye bak.teşkilat ve gör.hak.khk değ.yap.hk.kanun.tas”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 3 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-melik-22-2003-07-03-cesitli-kan-ve-maliye-bak-teskilat-ve-gor-hak-khk-deg-yap-hk-kanun-tas (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
