# Şanlıurfa ilinin sulama sorunlarıyla ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Vedat Melik (CHP, Şanlıurfa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim
- **Tarih:** 9 Temmuz 2003
- **Gündem:** ŞANLIURFA İLİNİN SULAMA SORUNLARIYLA İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-melik-22-2003-07-09-sanliurfa-ilinin-sulama-sorunlariyla-ilgili

> Mehmet Vedat Melik (CHP), 9 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ŞANLIURFA İLİNİN SULAMA SORUNLARIYLA İLGİLİ); konuşma 645 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET VEDAT MELİK (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Şanlıurfa İlinin sulamayla ilgili sorunlarını dile getirmek üzere, gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Şanlıurfa'nın sulamayla ilgili problemlerinin tamamını anlatmaya süremiz yetmeyeceğinden, bugünkü konuşmamda, özellikle Suruç İlçesinin sorunlarını dile getirmeye çalışacağım.

Suruç, Şanlıurfa İl Merkezine 48 kilometre uzaklıkta, yaklaşık 120 000 insanın ilçe merkezi ve 90 muhtarlıkta yaşadığı, ekonomisi tamamen toprağa dayalı bir ilçedir. Bundan yaklaşık yirmi yirmibeş yıl öncesine kadar çok yakın bir seviyede olan yeraltı sularıyla sulu tarım yapılabilen Suruç Ovasında, yeraltı su kaynaklarının kurumasıyla birlikte tamamen kuru tarıma dönülmüş, zaten büyük olmayan işletme birimlerindeki insanlar, geçimlerini sağlamak için, ülkenin çeşitli yerlerinde, ailece geçici işçi olarak çalışmaya başlamışlardır. Bu ailelerin ilköğretim çağındaki çocukları da, her yıl, yerleşik düzende olan öğrencilerden 45 gün önce okullarını bırakmakta, bir sonraki dönemde de ancak kasım ayı içinde okula başlayabilmektedirler; çünkü, aileleri, ya Harran'da, Viranşehir'de, Kızıltepe'de veya Silopi'de pamukta işçilik yapmakta veya şu anda duble yol projesinin devam etmekte olduğu Aksaray ile Eskişehir gibi şekerpancarı ekilen bölgelerde, çapa için, hepimizin zaman zaman rastladığı ilkel çadırlarda yaşamaktadırlar.

Elbette ki, bu geçici işçilik, yani, çağdışı yaşam koşulları, yalnız Suruç'a özgü değildir; Antalya'nın dağ köylüleri, Kastamonu, Sinop, Çankırı, Adıyaman köylülerinin de hali budur; ancak, Suruç'un bir olanağı vardır; Suruç Ovası sulama projesi... Bu Ovanın sulanması halinde, Suruçlu çocuklar, en azından, kendi köylerinde okullarına gidebileceklerdir.

Değerli arkadaşlar, acaba, içimizden birisi çocuğunu malî imkânsızlıklar nedeniyle bir tek gün dahi okula gönderemezse neler hissederiz; hangimiz, çocuklarımızı nisan ayının ortasında okullarından alıp, birlikte çalışmaya götürüyoruz; hangimizin anası, bacısı, karısı çadırda doğum yapıyor; bu Mecliste bulunanlarımızdan acaba kaçımız, o ilkel çadırlarda ailece bir tek gece kalabiliriz?! Ben, çok sayıda sayın milletvekilinin bu şartları çok iyi bildiğine ve aynı benim duygularıma sahip olduğuna inanıyor ve biliyorum; ancak, sayın milletvekilleri, vatandaş, bizleri, buraya, sorunlarına çözüm bulalım diye gönderdi, üzüntülerimizi dile getirelim diye değil; çünkü, biz, karar ve uygulama merciiyiz onların gözünde.

Duble yol yapıyoruz. Niye;çünkü, bu ülkenin asırlardır devam eden bir yol meselesi vardır. Yıllardan sonra ilk defa Karayollarının ve Köy Hizmetlerinin makinelerinin yol yapımında çalıştıklarını görmekten mutluluk duyuyoruz. Parasal kaynağı da bulunmuş olmalı ki, yol yapılıyor. Peki, yapacağımız bu yoldan ne taşıyacağız? Ürettiğimiz yeni bir mal mı var ki taşıyalım?! Ayrıca, yol için kaynak bulabiliyoruz da Suruç Ovasının sulaması için niye bulamıyoruz?! Mademki, Karayollarının, Köy Hizmetlerinin ve Devlet Su İşlerinin makinelerini yol yapımında kullanabiliyoruz, demek ki, Suruç Ovasının sulama projesine de bu kuruluşlarımızın olanaklarıyla başlayabiliriz.

Değerli arkadaşlar, her zaman, her ortamda söylüyoruz; sanayileşmede Türkiye'nin önceliği tarıma dayalı sanayilerdir. Bu yüzden, önce, sanayimizin tarımsal hammaddesini sağlamak zorundayız. Onun için de, öncelikle, sulanabilecek arazilerimizin sulamaya açılması gerekir. Ayrıca, Suruç Ovası sulaması, yalnızca Suruç'un ekonomisini kalkındırmaya yönelik bir proje değildir; bütün ülkenin menfaatıyla ilgili bir yatırımdır. Bakın, geçen aylarda Tarım Bakanımız açıkladılar. 2000 yılında Türkiye'nin ithal ettiği pamuk 500 000 tondur; yani, bugünkü fiyatlarla yaklaşık 750 000 000 dolardır. Oysa, Suruç projesinin tamamı da aslında 700 000 000 dolar civarındadır.

Şimdi, Suruç Ovasını suladığımız zaman, hem ihracatımızda en önemli yeri tutan tekstil sanayiinin hammaddesinin bir kısmını daha ülke içinden sağlamış olacağız hem de onbinlerce insanımıza iş imkânı sağlayacağız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET VEDAT MELİK (Devamla) - Ama, belki de hepsinden önemlisi, Suruçlu çocuklar, kendi köylerinde, yasalara göre her Türk vatandaşı için mecburî olan ilköğrenimlerini sürdürebileceklerdir ve belki de, insanlar, kendi topraklarında ölme imkânına kavuşacaklardır; çünkü, bundan beş ay önce, şekerpancarında çalışmak üzere Eskişehir'e giden bir Urfalı ailenin Porsuk Nehrine düşüp boğulan iki genç kızından birinin cesedi, tüm çabalara rağmen, hâlâ bulunamamıştır ve bu genç kızın babası, kızının cesedini bulma umuduyla, o tarihten beri, hâlâ Porsuk Çayı kenarında beklemektedir.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'de, hâlâ, milyonlarca insan, 20 nci Yüzyılın -21 inci Yüzyılın demiyorum- asgarî çağdaşlık ölçüsünde yaşayamıyorsa, başta, bizler, bu milletin vekilleri olmak üzere, bütün yöneticilerin, başlarını öne eğip iyice düşünmeleri ve sorunların çözümüne bir yerden başlamaları gerekir. Bana göre, başlangıç, Suruç Ovası sulama projesini derhal hayata geçirmekle olmalıdır.

Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Vedat Melik (CHP, Şanlıurfa). “Şanlıurfa ilinin sulama sorunlarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-melik-22-2003-07-09-sanliurfa-ilinin-sulama-sorunlariyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
