# Kamu vakıfları ile kamu bünyesinde kurulu dernek ve yardımlaşma konusunun araştırılarak bu oluşumlardan kaynaklanan sorunların çözümü için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla meclis araştırılması açılmasına ilişkin önergeleri ve araştırma komisyon raporu (10/12,28) (s.s.699)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Vedat Melik (CHP, Şanlıurfa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim
- **Tarih:** 15 Şubat 2005
- **Gündem:** KAMU VAKIFLARI İLE KAMU BÜNYESİNDE KURULU DERNEK VE YARDIMLAŞMA KONUSUNUN ARAŞTIRILARAK BU OLUŞUMLARDAN KAYNAKLANAN SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA MECLİS ARAŞTIRILMASI AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGELERİ VE ARAŞTIRMA KOMİSYON RAPORU (10/12,28) (S.S.699)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-melik-22-2005-02-15-kamu-vakiflari-ile-kamu-bunyesinde-kurulu-dernek-ve-yardimlasma-konusu

> Mehmet Vedat Melik (CHP), 15 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU VAKIFLARI İLE KAMU BÜNYESİNDE KURULU DERNEK VE YARDIMLAŞMA KONUSUNUN ARAŞTIRILARAK BU OLUŞUMLARDAN KAYNAKLANAN SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA MECLİS ARAŞTIRILMASI AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGELERİ VE ARAŞTIRMA KOMİSYON RAPORU (10/12,28) (S.S.699)); konuşma 1.059 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET VEDAT MELİK (Şanlıurfa)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kamu vakıfları ile kamu bünyesinde kurulu dernek ve yardımlaşma sandıklarının çalışmalarının araştırılarak, bu oluşumlardan kaynaklanan sorunların tespiti ve çözümü için açılmış olan Meclis araştırması ve komisyon çalışmaları hakkında kişisel görüşlerimi belirtmek üzere söz almış bulunuyorum. Öncelikle, hepinizi saygılarımla selamlarım.

Değerli arkadaşlar, ne Türk Medenî Kanununda ne de bu konuyla ilgili kanunlarda "kamu vakfı" veya "kamu derneği" tanımı yer almamaktadır. Ancak, son yıllarda kamu kurum ve kuruluşlarının adını taşıyan ve bir şekilde bu kurum ve kuruluşlarla ilişkisini sürdüren vakıf ve dernekler, kamu vakfı veya kamu derneği olarak adlandırılmışlardır.

Başlangıçta, devletin aslî görevi olmasına rağmen, çeşitli nedenlerden dolayı yerine getiremediği veya zamanında yerine getiremediği kamu hizmetlerini yeterli, yaygın ve kaliteli olarak topluma sunabilmek, bu nedenle ihtiyaç duyulan kaynak sorununu aşabilmek ve kolay harcama yapabilme imkânına kavuşabilmek gibi nedenlerle kurulmuş olan bu dernek ve vakıflar, kurumların kendi bütçe imkânlarıyla yapamadıkları kamu hizmetlerini daha iyi bir biçimde topluma sunmayı hedeflemişlerdir; ama, zaman içinde, verilen hizmet karşılığı alınan bedeller, bir süre sonra, vergi ve harç gibi, zorunlu hale dönüştüğünden, toplumda önemli rahatsızlıklara sebebiyet vermeye başlamıştır.

Herhangi bir resmî kuruma müracaat eden vatandaşa verilecek hizmet, söz konusu kamu kurum ve kuruluşunun dernek veya vakfına ödeme yapılmadıkça yerine getirilmemiş; vatandaş, çoğunlukla durumu şikâyet edecek merci de bulamamış, şikâyet ettiği bir üst merci de bağışı yapmadıkça işinin görülemeyeceğini bildirmiştir. Vatandaş da, sırf işini bitirmek ve bir an önce o sıkıntıdan kurtulmak için, bu parayı, yani, bana göre, bu haracı ödemek zorunda kalmıştır.

Aslında, sözünü ettiğimiz vakıflar ve dernekler, zaman içinde zorla para toplayan örgütler haline dönüşmüşlerdir. Topladıkları paraları merkezdeki yönetimleriyle de paylaştıkları, yani, topladıkları parayı genel müdürlükleri veya müsteşarlıklarının da hizmetine sundukları için, müsteşarlıklar veya genel müdürlükleri de bu işten çok memnun olmuşlardır; çünkü, iş, artık, o kadar güzel organize olmuştur ki, son zamanlarda taşra teşkilatlarının topladıkları bu paraların miktarları, en üst mercilere bildirilmekte veya oralarda toplanmakta ve artık, o üst merci, paranın nasıl harcanacağı yönünde talimatlar vermektedir. Yani, devletin bütçesi içinde ayrı bir bütçe oluşturulmaktadır. Yani, devlet kurumları, devlet otoritesini baskı unsuru kullanarak veya devletin vermesi gereken hizmeti vatandaşa vermemekle tehdit ederek topladıkları parayı, kendilerine göre önemli olan konulara harcamaktadırlar. Örneğin, kendi kurumlarının adını taşıyan ve sadece kendi kurum mensuplarının yararlanabildiği, kendilerinin "eğitim tesisi" dedikleri lüks dinlenme tesisi yaptırmaktadırlar. Resmî daire müdürlerinin odaları tefriş edilmekte, lüks ve pahalı araçlar satın alınmakta veya vatandaştan toplanan paralarla o resmî dairede çalışanların çocuklarına eğitim bursu verilmektedir.

Başka bir çarpıcı örnek vermek gerekirse, bu da Millî Eğitim Vakfıdır. Birçok hayırsever vatandaşımızın bağışta bulunmak için yarıştığı ve gerçekte çok önemli hizmetler yapan bu vakfın da gelir kaynaklarının gözden geçirilmesi gerekir.

Türkiye'nin ücra bir köşesindeki bir ilçenin ilköğretim okuluna çocuğunu kaydettirmek isteyen bir veli ile okul müdürü arasında yaşanan şiddetli tartışmalardan sonra veliden zorla alınan paralar, önce ilçe, sonra il millî eğitim müdürlüklerinde toplanmakta, bundan sonra da Ankara'daki Millî Eğitim Vakfının hesabına aktarılmaktadır. Peki, orada çalışan görevlinin veya daire müdürünün söz konusu bağışı yapmayan vatandaşın işini reddetme gibi bir hakkı var mıdır; yoktur elbette. Bunu, orada çalışanın kendisi de bilmektedir; ama, o anda, devletin kendisine verdiği yetkiyi aşmakta, vatandaştan haksız yere ve zorla para tahsil etmektedir. Bunun nedenini de açıklarken, devletin kendilerine yeterli kaynak aktaramadığını; dolayısıyla, bu işleri aslında vatandaşın iyiliği için yaptıklarını söylemektedirler. Böylelikle, vakıf ve dernekler, daha da ileri giderek, bünyesinde kurulu oldukları kurumun verdiği hizmetlerin bedelini, hiçbir yasal dayanağı olmaksızın, zorunlu bağış olarak almaya başlamışlardır. Özellikle o kurumun memurlarınca kurulan ve hiçbir yasal dayanağı bulunmayan personel yardımlaşma vakıfları, kamu hizmetinin sunumu sırasında kamu yetkisini elde ettikleri araçları personele aktararak, âdeta rüşvet kurumunu meşru hale getirmişlerdir.

Değerli arkadaşlar, bu ülkenin bütün insanları, dolaylı ve dolaysız olarak vergi ödemektedirler. Devlet kademesinde görev yapan insanlar da, bulundukları mevki ne olursa olsun, bu vergilerden maaş almaktadırlar; yani, geçimlerini bu paralarla yapmaktadırlar. Bulundukları görevin tanımı da kendilerine yapılmış ve bu görevlerin yerine getirilebilmesi için de devletin olanakları dahilinde kendilerine belli bir kaynak da ayrılmıştır; bu kaynağın nasıl harcanacağının usul ve yöntemi de açıkça belirtilmiştir; ama, bu kaynak resmî hizmetlerin yürütülmesi için yeterli değilse veya kaynak aktarımının gecikmesinden dolayı bazı hizmetler zamanında verilemiyorsa... Ancak, tüm bu koşullar dahi, oradaki görevliye, her ne adla olursa olsun para toplama hakkı vermez.

Değerli milletvekilleri, devletin aslî görevini yerine getirememesinden dolayı, özellikle son yirmi yıldır kendisini vatandaşın üzerinde gören bazı devlet görevlilerinin oluşturduğu ve bazılarının, dev sermayeli holdinglerin malvarlığına sahip sermaye şirketlerine dönüşmesine kadar giden bu sistem, lösemili çocuklara yardım vakfı gibi gerçekten yardım edilmesi gereken vakıf ve derneklerin de önünü tıkamaktadır.

Değerli arkadaşlar, devleti devlet yapan vergidir. Bir devletin tek bir bütçesi olur. Yeni veya ek vergi koymak, sadece Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkisindedir. Bu vergiyi toplamak ve toplanan vergiyi gerekli yerlere harcama yetkisi de, yine Türkiye Büyük Millet Meclisinden aldığı yetkiyle, hükümetlere aittir. Herhangi bir kurum, kuruluş veya kişinin, her ne sebeple ve hangi kimlik altında olursa olsun, para toplaması suçtur. Bunu engellemek de, elbette ki, hükümetlerin görevleridir.

Bakın, şimdi, bu komisyon çalışmalarımız sırasında, bir üniversiteye yaptığımız ziyarette... Size oradan basit bir örnek vermeye çalışayım. Üniversitenin öğrencilerden topladığı çok mütevazı paralar var, aslında kişi başına hesapladığınız zaman önemli olmayan paralar var; ama, bu paralarla ne yapıyorlar; üniversite mensuplarının çocuklarına burs veriyorlar. Üniversitede okuyan, maddî açıdan sıkıntıda olan çocuklara burs verdikleri zaman, belki bir problem doğmayacak, belki kafamızda bir soru işareti olmayacak; ama, üniversitede çalışanların çocuklarına bu burs verilmektedir. Yine, toplanan paralarla üniversite kampusu içerisinde bir ilköğretim okulu yaptırılmıştır. Aslında, bu da, düşündüğünüz zaman, okul yaptırılmıştır, işte eğitime katkı veriliyor diye bakabilirsiniz; ama, o ilköğretim okulunda, sadece üniversite mensuplarının çocukları okumaktadır.

Yine, tabiî, bütün kamuoyunun ve sizlerin de çok yakından bildiği Merkez Bankası Vakfı olayı vardır. Merkez Bankası, Türkiye'de, para hareketlerini çok iyi bilen ve tek yönetici kurumdur. Bu kurumun kurduğu vakfın da -zaten ben tekrar anlatmıyorum- gelirinin ne kadar olduğu ve orada çalışanların, ayrıca bu vakıftan ne kadar maaş aldıkları da ortadadır.

Değerli arkadaşlar, ülkemizde, şimdiye kadar yaşanan bu yasadışı olaya büyük ölçüde dur diyen 5072 sayılı Yasanın hiçbir nedenle deldirilmemesi gerekir. Türkiye'de, milyonlarca insan açlık sınırı altında yaşarken, onbinlerce insan geçici işçilik için yıl boyu il il gezerken ve çocuklarına ilköğretim imkânı dahi veremezken, birilerinin devlet adını kullanarak haksız kazanç elde etmesine olanak tanınmamalıdır. Hizmeti veren devlettir. Hizmette aksama varsa, bunun sorumlusu da, çare bulacak olan da devlettir. Resmî dairelere işi düşen vatandaşlarımızı çileden çıkaran böylesi bir konuda yapılan bu çalışmanın hükümet tarafından hassasiyetle dikkate alınarak, kamu vakıf ve dernekleriyle, yine, resmî kurumlarda oluşturulan yardımlaşma sandıklarına bakış açısını bu rapor doğrultusunda değiştireceğini umarak, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Vedat Melik (CHP, Şanlıurfa). “Kamu vakıfları ile kamu bünyesinde kurulu dernek ve yardımlaşma konusunun araştırılarak bu oluşumlardan kaynaklanan sorunların çözümü için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla meclis araştırılması açılmasına ilişkin önergeleri ve araştırma komisyon raporu (10/12,28) (s.s.699)”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 15 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-melik-22-2005-02-15-kamu-vakiflari-ile-kamu-bunyesinde-kurulu-dernek-ve-yardimlasma-konusu (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
