# Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Vedat Melik (CHP, Şanlıurfa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim
- **Tarih:** 16 Mart 2005
- **Gündem:** DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-melik-22-2005-03-16-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i

> Mehmet Vedat Melik (CHP), 16 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 1.022 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET VEDAT MELİK (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 827 sıra sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 20 nci maddesi hakkında görüşlerimi belirtmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; öncelikle, hepinizi saygılarımla selamlarım.

Değerli arkadaşlar, toplumun ihtiyaçlarına cevap vermeyen yasaları zaman zaman değiştirmek, yenilemek, eksiklerini gidermek veya güncelleştirmek elbette hepimizin aslî görevlerindendir; ama, bunu yaparken, bu değişikliklerin nedenlerini, topluma veya toplumun temsilcilerine anlatma gereği yok mudur? Yani, bir kanunu değiştiriyoruz, bunu niye yapıyoruz, eksiği nedir diye anlatma gereği duyuldu mu ve bizlerin, milletvekili olarak, anlama imkânımız oldu mu acaba? Gerek Plan ve Bütçe Komisyonu gerekse ondan önceki altkomisyonlarda görev alan arkadaşların dışında kaç kişinin bu taslağı inceleme imkânı oldu, doğrusu çok merak ediyorum.

Değerli arkadaşlar, şimdi, hepinize soruyorum: İçimizden kaç kişi, gerçekten, bu yasalar, kanun hükmünde kararnameler yumağını tam olarak inceleme imkânı buldu ve yeni düzenlemelerin toplumu nasıl etkileyeceğini biliyor? Bakın, bu "torba yasa" dediğimiz tasarıda, işte, geçen gün geri çekilen, özellikle, bugünlerde Tokat Sigara Fabrikasını da ilgilendiren madde dahil birçok önemli madde var. Peki, toplumu bu kadar ilgilendiren, büyük tartışmalara neden olan bir değişikliği, neden, sıradan bir değişiklikmiş gibi bir yasa tasarısının içine sıkıştırıp geçirmeye çalışıyoruz?! Bir kere, bu ve buna benzer önemli yasaların Meclis gündemine getiriliş şekli bile insanın kafasında şüpheler uyandırıyor. Hele, 22 nci Dönemin başından beri, Bakanlığıyla ilgili yasa tasarıları gündeme geldiği zaman bu tasarıları şiddetle savunan ve hatta, zaman zaman muhalefetle alay eden Sayın Maliye Bakanının, söz konusu madde görüşülürken ve geri çekilirken takındığı tavır gerçekten ilginç ve üzerinde ayrıca durulması gereken bir davranış biçimidir.

Değerli arkadaşlar, bu torba yasanın içinde, gerçekten toplumumuzu yakından ilgilendiren ve insanlarımızın merakla beklediği birçok konu vardır. Örneğin, Tekelin Tokat Sigara Fabrikasına alınan makinelerin yeni mi eski mi olduğu veya piyasa değerinden çok yüksek bir fiyatla alınıp alınmadığı başlıbaşına tartışılması gereken bir konudur; çünkü, ayrıca ele alındığında, ülkemizde tütün ve Tekeli özelleştirme meselesi de enine boyuna tartışılabilecek, kamuoyu da aydınlanmış olacaktır.

Yine, 52 000 muhtarımızın özlük haklarını ilgilendiren ve değerli bir milletvekili arkadaşımızın bu hususta hazırlamış olduğu kanun teklifi ayrı bir oturumda ele alınmalı ve eğer bu konuda hükümetin farklı önerileri varsa, bu torba yasa tasarısında olduğu gibi değil, yüce milletimizin gözleri önünde açıkça tartışılmalı ve bir sonuca bağlanmalıdır.

Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz 20 nci madde, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa geçici bir madde eklenmesiyle ilgilidir. Bu maddeyle, 24 Kasım 1994 tarihinde çıkarılan Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine İlişkin 4046 sayılı Kanun kapsamına alınan kuruluşlara ait malların -bu mallardan kasıt, fabrikanın özelleştirilip devredilmesi sırasında depolarında bulunan mamul veya yarı mamul malların- satışından doğacak olan Özel Tüketim Vergisinin mükellefini belirlemektir. Aslında, Tekelin satılması durumunda, depolarda bulunan stoklarla ilgili, ÖTV kapsamına giren 4046 sayılı Kanun kapsamında devredilmesi halinde, vergiyi doğuran olayın bu malların devrinde değil, devralanlar tarafından teslimi aşamasında gerçekleşmesi ve Özel Tüketim Vergisi mükellefinin de, bu şekilde devraldığı malları teslim edenler olması amacıyla, malların tesliminde gerçekleşen vergiyi doğuran olay bir sonraki teslim aşamasına kaydırılarak, bu mallarla sınırlı olmak üzere, ÖTV mükellefinin, özelleştirilen kuruluşun mallarını devralan kişilerin olmasına, 4760 sayılı Kanunun işleyişine yönelik bir düzenlemedir. Ancak, burada, bana göre, ÖTV'nin kimin tarafından ödeneceğinden önce, hangi kurumların özelleştirilmesi, daha doğrusu, özelleştirilmemesi gereken kurumların hangileri olması gerektiği, nedenleriyle birlikte belirlenmelidir.

Değerli milletvekilleri, hükümetler, zaman içinde toplumun ihtiyaçlarının değişmesi veya çağın gereklerinden dolayı kendi yapısında birçok değişikliğe gidebilir. Dolayısıyla, iyi işlemeyen veya artık gereksinim duyulmayan kamu iktisadî teşekküllerini yeniden yapılandırabilir, kapatabilir, hatta satabilir; ancak, bunu yapmaya karar verirken öncelikle iki konuya çok hassasiyet göstermelidir. Bunlardan birincisi, o kurum ve kuruluşta istihdam edilenler ile bu kurumlara malı veren tüketicilerin, üreticilerin durumlarıyla bu değişime hükümetin ayrıca kendi hür iradesiyle karar verebilmesi gerekir. Örneğin, Tekeli özelleştirirken, binlerce Tekel çalışanının ve yüzbinlerce tütün ekicisinin önüne başka seçenekler koymak zorundasınız. Buradaki mesele, yalnız tütün ekicisinin durumu da değildir. Türk türü tütünün ekiminin yapıldığı arazi yapısı gözönüne alınmalıdır. Burada, başka nasıl bir tarım yapılacağına karar verilmeden ve hatta, ülkemizin birinci ve ikinci sınıf taban arazilerinde tütün ekimi yasaklanmadan Tekelin satılışına kesinlikle karar verilmemelidir. Aksi halde, kısa bir süre sonra, taban arazilerimizde, bizim için hayatî önem arz eden ürünlerin yerine tütün yetiştirildiğini görebiliriz.

Değerli arkadaşlar, Bitlis Sigara Fabrikası hükümetçe özelleştirme kapsamına alınmıştır. Bu fabrikada çalışan 266 kişi ve Bitlis'te tütün ekiciliği yapan 13 255 çiftçi umutsuz bir bekleyişe itilmiştir. Hükümet, bölge halkının, özelleştirme sonrası da tütün ekimine devam edebileceğini söylemektedir. Ayrıca, birinci sınıf taban araziler hariç, Bitlis İlinde, tütün ekimine yasaklanmış arazi de bulunmamaktadır; ancak, hepimiz biliyoruz ki, Tekelin özelleştirilmesi durumunda, zaman içerisinde, bu kuruluşları devralanlar ya bölgeden tütün alımından vazgeçeceklerdir ya da harmanlarını değiştirip birinci sınıf taban arazide yetiştirilebilecek Virginia tütününe yöneleceklerdir.

Değerli milletvekilleri, hükümetin ve bu Meclisin temel görevi, yalnız özelleştirmeden doğan vergi sorunlarını ortadan kaldırmak değil, halkı büyük bir baskı altında tutan ve hükümetiniz döneminde iyice ağırlaştırılan vergi yükünden de kurtarmak olmalıdır.

AKP İktidarının, yapılacak özelleştirmelerin olumsuz sonuçlarını, hem istihdam hem de ülkenin genel ekonomisine etkilerini değerlendirmesi gerekirken, bakın, hükümet ne yapmaktadır: Maliye Bakanlığı tarafından Başbakanlığa yeni bir kanun tasarısı gönderilmiştir son günlerde. Tabiî, bu, henüz Genel Kurul gündemine getirilemedi. Bu tasarıda, Özelleştirme İdaresine özel şirket kurma yetkisi verilmektedir; yani, kamu sektörünü özelleştirmekle görevli olan bir kamu kurumuna özel şirket kurma yetkisi verilmektedir.

Peki, bu şirketin amacı ne olacaktır? Amacı, çok açık ortadadır değerli arkadaşlar. Kamu personel rejimi dolayısıyla dilediği gibi kadrolaşamayan, dilediği atamaları yapamayan hükümetin, bu yasayı by-pass etme girişiminden başka bir şey değildir bu çaba. 657 sayılı Yasaya göre istediği kişileri istihdam edemeyen hükümet, Özelleştirme İdaresine kurduracağı özel şirketlere alacağı kişileri bir süre sonra yatay geçişle Devlet Personel Dairesine gönderecek, yani, özelleştirilecek kamu kuruluşlarının personeli için ayrılmış olan kadrolara kendi yandaşlarını dolduracaktır. Bu şirkete, hiçbir ölçüye, hiçbir kısıtlamaya bağlı kalmaksızın, binlerce kişi alınabilecektir. Bu kişiler, kısa bir süre sonra da -yine anlattığım gibi- mekanizmayla, diğer kamu kurum ve kuruluşlarına memur olarak transfer edilecekler ve orada istihdam edileceklerdir.

Devlet memuru olmak isteyenlere yönelik DMS, KPSS gibi çeşitli sınavlar açarak, bu sınavlarda aldıkları puan kriterlerine göre atama yapacağını açıklayan hükümet, bu sınavlara giren ve atama bekleyen onbinlerce gencimizin atamalarını da çeşitli bahanelerle yapamayacaktır.

Değerli arkadaşlar, hükümetin, Meclis gündemine, çiftçinin, esnafın, memurun vergi yükünü hafifletecek, insanlarımızın günlük yaşamını kolaylaştıracak yasa tasarılarını getirmesi düşüncesiyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Vedat Melik (CHP, Şanlıurfa). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 16 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-melik-22-2005-03-16-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
