# Güneydoğu ve doğu anadolu bölgelerinden çeşitli illerimize çalışmak için giden geciçi tarım işçilerinin sorunları hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Vedat Melik (CHP, Şanlıurfa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim
- **Tarih:** 1 Haziran 2005
- **Gündem:** GÜNEYDOĞU VE DOĞU ANADOLU BÖLGELERİNDEN ÇEŞİTLİ İLLERİMİZE ÇALIŞMAK İÇİN GİDEN GECİÇİ TARIM İŞÇİLERİNİN SORUNLARI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-melik-22-2005-06-01-guneydogu-ve-dogu-anadolu-bolgelerinden-cesitli-illerimize-calismak-ic

> Mehmet Vedat Melik (CHP), 1 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜNEYDOĞU VE DOĞU ANADOLU BÖLGELERİNDEN ÇEŞİTLİ İLLERİMİZE ÇALIŞMAK İÇİN GİDEN GECİÇİ TARIM İŞÇİLERİNİN SORUNLARI HK.); konuşma 593 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET VEDAT MELİK (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçici tarım işçilerinin sorunlarını anlatmak üzere gündemdışı söz almış bulunuyorum; öncelikle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, Türkiye gerçekten ilginç bir ülke. Bir yandan Avrupa Birliğine girmek için çok yoğun çaba sarf ediyoruz, Avrupalılara uyum sağlamak için yasalarımızda çoğu kez bize uygun olmayan değişiklikleri dahi yapmaya çalışıyoruz; diğer yandan, Türkiye Avrupa Birliğine giremez, girebilmesi için daha çok çalışması gerekir, birçok temel sorununu çözmelidir diyenlere de ateş püskürüyor, bunları ülkemize karşı önyargılı olmakla suçluyoruz. Peki, arkadaşlar, acaba içimizden kaçımız, bu adamlar ne diyor, sözlerinde gerçek payı var mıdır yok mudur diye kendimizi sorguluyoruz?

Televizyonlarımızda milyonlarca dolar vererek transfer ettiğimiz yabancı oyuncuların oynadığı futbol takımlarımızın karşılaşmalarıyla ilgili günlerce süren konuşmaları, bu maçlardan sonra magandaların sıktıkları silahlarla ölen insanları gören veya mankenlerin ve şarkıcıların ne yiyip içtiğini saatlerce anlatan programları izleyen; ama, bunun yanında, ülkemizde yüzbinlerce insanın 19 uncu Yüzyıl kırsal yaşam şartlarını sürdürdüğü gerçeklerini az çok bilen bir yabancı, bu ülkenin değil Avrupa Birliğine girmek, çağdaş dünyanın hiçbir kuruluşunun yanından geçemeyeceği kanaatine varmaz mı?

Değerli milletvekilleri, başta Güneydoğu Anadolu Bölgemiz olmak üzere, Türkiye'nin gelir düzeyi düşük bütün bölgelerinden ve birçok şeyde birinci olduğu gibi işsizlikte de Türkiye birincisi olan seçim bölgem Şanlıurfa'dan da, her yıl, yüzlerce aile, ülkemizin değişik yerlerinde geçici tarım işçisi olarak çalışmak amacıyla, yerlerinden yurtlarından ayrılmaktadır. Birçok kadın tarlada, çadırda doğum yapmaktadır. Bunlar, ilköğretim çağındaki çocuklarını da mecburen yanlarına almakta, dolayısıyla, bu çocuklar, her yıl yaklaşık üç ay okullarından uzak kalmaktadırlar. 21 inci Yüzyılda, bir ülkede, binlerce insan, yılın büyük bir bölümünü, mart ayı ortalarından başlamak üzere kasım ayına kadar; yani, yılda en az altı ay, tarlalarda, evlerinden yüzlerce kilometre uzakta, ilkel çadırlarda, tuvaletsiz, elektriksiz, susuz ve sağlık hizmetlerinden yoksun olarak geçiriyorsa, çocuklarına ilköğretimi dahi verdiremiyorsa, o ülkenin başta milletvekilleri olmak üzere bütün yöneticilerinin sorumluluğu ve vebali vardır.

İşte bu binlerce aileden biri, Şanlıurfa'dan Eskişehir'in Bahçecik Köyüne şekerpancarı çapalama işinde çalışmak üzere gelen, geçici tarım işçisi 6 kişilik Bilbay ailesinin tüm fertleri, geçtiğimiz cuma günü, gece saat 11.00 sularında, mide bulantısı ve karın ağrısı şikâyetiyle, Alpu İlçesindeki Eskişehir Devlet Hastanesinin bir ünitesine, yakınları ve köyde, tarlalarında çalıştıkları insanlar tarafından götürülüyorlar. Burada iki-üç saat gözlem altında tutulduktan sonra, oradaki sağlık görevlileri tarafından herhangi bir tedaviye tabi tutulmadan veya 35 kilometre uzaklıktaki Eskişehir Devlet Hastanesine de sevk edilmeden, kalmakta oldukları tarladaki çadırlarına gönderiliyorlar. Sabaha karşı, saat 4 civarında, uyumak üzere çadırlarına giriyorlar ve bir daha uyanmamak üzere uykuya dalıyorlar. Sabahleyin, 23 yaşındaki Hasan ve karısı Fatma Bilbay ile çocukları 5 yaşındaki Sibel, 3 yaşındaki Ahmet, 2 yaşındaki Sara ve 1 yaşındaki Emine'nin cesetleri, önce, otopsi yapılmak üzere Eskişehir Devlet Hastanesine, ardından da valiliğin temin ettiği araçla, toprağa verilmek üzere, 1 000 kilometre uzaklıktaki Şanlıurfa'nın Şeyhhatap Köyüne gönderiliyorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET VEDAT MELİK (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Buyurun.

MEHMET VEDAT MELİK (Devamla) - Pazartesi günü, Eskişehir Milletvekilimiz Sayın Vedat Yücesan'la birlikte Eskişehir'e giderek, ilgililerden, görgü şahitlerinden, vefat edenlerin yakınlarından bilgi aldık. Adlî soruşturmanın derhal başlatıldığını, idarî soruşturmanın başlatılmak üzere olduğunu ve valilikçe olayın tıbbî yönünün incelenmesi için Sağlık Bakanlığından müfettiş istendiğini öğrendik.

Değerli arkadaşlar, Hasan Bilbay ve ailesini geri getiremeyiz; bunu hepimiz biliyoruz; ancak, bir ocak, bütün fertleriyle birlikte sönmüştür. Dolayısıyla, bu işte sorumluluğu veya ihmali olanlar varsa, derhal bulunmalıdır. Bu olayın takipçisi, bizimle birlikte, bütün Türkiye Büyük Millet Meclisi olmalıdır.

Ben, aslında, hepinizin bildiği ve yine hepinizin katıldığı şeyleri anlatmaya, bir kez daha hatırlatmaya çalışıyorum. Hatırlatmaya çalışıyorum; çünkü, burasının, Türkiye Büyük Millet Meclisinin tek çözüm mercii olduğunu; ancak, çözmek için de fazla gayret sarf etmediğimizi üzülerek görmekteyim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET VEDAT MELİK (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Vedat Melik (CHP, Şanlıurfa). “Güneydoğu ve doğu anadolu bölgelerinden çeşitli illerimize çalışmak için giden geciçi tarım işçilerinin sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 1 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-melik-22-2005-06-01-guneydogu-ve-dogu-anadolu-bolgelerinden-cesitli-illerimize-calismak-ic (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
