# Yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.880)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Vedat Yücesan (CHP, Eskişehir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim
- **Tarih:** 12 Mayıs 2005
- **Gündem:** YATIRIMLARIN VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.880)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-yucesan-22-2005-05-12-yatirimlarin-ve-istihdamin-tesviki-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapi

> Mehmet Vedat Yücesan (CHP), 12 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YATIRIMLARIN VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.880)); konuşma 1.277 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET VEDAT YÜCESAN (Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 880 sıra sayılı kanun tasarısının 6 ncı maddesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun ve şahsımın görüşlerini belirtmek üzere söz almış bulunuyorum; konuşmama başlamadan önce, Grubum ve şahsım adına Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği gibi, 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, 29 Ocak 2004 tarihinde Yasalaşmıştır. Kanun, millî geliri 1 500 dolar veya daha az olan 36 ilimizde vergi ve sigorta primi teşviklerinin uygulanmasına, enerji desteği sağlanmasına ve yatırımcılara bedelsiz arsa ve arazi tahsis edilmesine yönelik düzenlemeleri içermekteydi. Bugün görüştüğümüz kanun tasarısıyla, 5084 sayılı Kanunda değişiklik yapılmakta, teşvik kapsamına giren il sayısı 49'a çıkarılmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üretimin, yatırımın önünü açmak, işsizliği azaltmak için teşvik uygulamak doğru bir yaklaşımdır. Dünyada birçok ülke de, farklı nedenlerden dolayı çeşitli sektörlerde teşvik uygulamalarını benimsemekte, bu uygulamalardan olumlu sonuçlar elde etmektedir. Teşvik uygulamalarıyla olumlu sonuçlar elde edileceğine ilişkin beklentiler, yatırımı ve istihdamı teşvik için çıkarılan bu tür kanunların ülke çapında kabul görmesini, sevinçle karşılanmasını sağlar.

Değerli arkadaşlarım, maalesef, ülkemizde çıkarılan Teşvik Yasası, bir sevinç kaynağı olmaktan çok uzaktadır. Sevinç kaynağı beklerken, üzüntü kaynağı oluşmuştur. Teşvik kapsamına alınan iller olsun, teşvik kapsamına alınmayan diğer iller olsun, kamuoyunu oluşturan tüm kesimlerin yasaya yönelik tepkileri çığ gibi büyümektedir. Diğer taraftan, Teşvik Kanununa karşı olanlar arasında, bu kanunu getiren İktidar Partisine mensup değerli milletvekili arkadaşlarımız da bulunmaktadır. Neden Teşvik Yasası eleştiri bombardımanına tutulmuştur? Neden teşvik kapsamına alınsın veya alınmasın, tüm iller feryat etmektedir? Neden Teşvik Yasası sevinç kaynağı olmak yerine, tedirginlik kaynağı haline gelmiştir? Çünkü, Teşvik Yasasıyla, iller arasında haksız rekabet ortamı yaratılmaktadır ve bu durum, büyük sıkıntıların ve olumsuzlukların yaşanmasına neden olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; her ne kadar teşvikin verilmesindeki amaç, bölgesel gelişme olarak ifade edilse de, yasayla, hem doğu illerine hem de batı illerine teşvikler verilmiştir. Böylece, bölgesel dengesizliği gidermek bir yana, söz konusu uçurum daha da derinleştirilmiştir.

Şimdi, sormak istiyorum değerli arkadaşlarım: Sizler yatırımcı olsanız, Şırnak, Mardin, Batman ya da Erzurum'a mı yatırım yaparsınız, buraları mı tercih edersiniz; yoksa, altyapısı hazır, gelişmiş, Düzce, Kahramanmaraş veya Afyonkarahisar İllerine mi yatırım yaparsınız; tabiî ki, Düzce'ye gidersiniz, Afyonkarahisar'a gidersiniz.

Teşvik Yasası, mevcut haliyle, istenilen ve beklenilen amaçlara ulaşmaktan çok uzaktır. Hazine Müsteşarlığı verilerine göre, yasanın, birkaç il hariç, hedefe varmaktan ne kadar uzak olduğu açıkça ortaya konulmaktadır.

Hazine Müsteşarlığı verilerine göre, Teşvik Yasasının çıkarılmasından itibaren, yatırımlar, eskiden olduğu gibi, yine, batı bölgelerinde yoğunlaşmıştır. 2004 Şubat-2005 Şubat dönemi verilerine göre, bazı illerimizde gerçekleştirilen yatırım adetleri şu şekildedir: Düzce 54 yatırım, Afyonkarahisar 39 yatırım, Uşak ise 38 yatırım almıştır. Buna karşılık, Ağrı 9 yatırım, Siirt 8 yatırım, Bingöl ve Kars 5 yatırım, Bitlis 4 yatırım, Hakkâri ve Ardahan ise 3 yatırım çekebilmiştir. Muş ve Bayburt ise 1'er yatırım almıştır. Bölgeler arasındaki dengesizliği gidereceği söylenen yasanın ardından yatırımların dağılımı bu şekilde seyretmekte. Tablonun vahameti ortadayken, bu yasanın olumlu karşılanması mümkün olur mu değerli arkadaşlarım?!

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yatırımı teşvik etmenin yanı sıra, yasanın önem arz eden bir diğer amacı, istihdamın artırılmasını sağlamaktır. Üzülerek belirtmek istiyorum ki, işler Sayın Bakanın söylediği gibi değildir. Teşvik Yasası istihdamı artırma amacı bakımından da başarısız olmuştur. Teşvik Yasasının kaç kişiye iş imkânı sağladığına, istihdam sağladığına baktığımız zaman şu vahim tabloyla karşı karşıya kalıyoruz: Teşvik Yasasıyla Kars'ta 162 kişilik, Ardahan'da 70 kişilik, Bayburt'ta 49 kişilik, Bingöl'de 58 kişilik, Muş'ta 15 kişilik yeni istihdam olanakları yaratılmıştır. Bu rakamlara karşılık, Malatya'da 4 539, Düzce'de 3 736, Osmaniye'de 2 188 kişilik istihdam yaratılabilmiştir. Görüldüğü gibi, yasadan beklenen sonuç da elde edilememiştir.

Yasanın mimarları "bölgesel kalkınma" kavramını doğru uygulamışlar mıdır? Doğudaki insanlarımız ile batıdaki insanlarımız arasındaki uçurum bu şekilde kapatılabilir mi değerli arkadaşlarım; takdirlerinize sunuyorum. Ulus olarak hepimizin öncelikli görevi az gelişmiş illerimizi kalkındırmaktır. Doğuda yaşayan insanımızın yaşam standartlarını bu şekilde yükseltebilmemiz mümkün müdür değerli arkadaşlarım?

Temsil ettikleri il teşvik kapsamına girmiş olsun veya olmasın, ticaret ve sanayi odaları başkanları bu yasalardan dert yanıyorlar değerli arkadaşlarım.

Değerli başkanların görüşlerini sizlere aktarmak istiyorum: Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı "5084 sayılı Yasa Van'a hiçbir şey kazandırmadığı gibi, kaybettirdi. 10 yatırımcının bize sözü vardı; hem de İstanbul'dan, Bursa'dan gelecek önemli yatırımcılardı. Teşvik kapsamı açıklandıktan sonra yatırımcılar yön değiştirdi. Şimdi, hiçbirinin aklına gelmiyor. Batıya, Düzce'ye, Afyon'a, Uşak'a gitti" diyor.

Bu arada, Siirt Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı "uygulamaya geçildikten sonra ilimize ciddî bir yatırımcı şu ana kadar başvurmadı. 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki Hakkında Kanunun çıkarılması kayda değer bir kazanım sağlamadı" diye yakınırken, Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı "Teşvik Yasası, bölgemizde, gelişmiş birkaç ili sevindirebildi. Şırnak ile Osmaniye'yi aynı kefeye koyduğumuz zaman, yatırımcı hiçbir zaman Şırnak'a gelmez" diyor. Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı "bu yasayla, ilimizde ciddî anlamda hiçbir yatırım olmadı. Ayrıca, enerji desteğinin 30 kişilik istihdama ulaşmasıyla gerçekleşmesi, istihdam gücünü artırması mümkün olmayan firmaların enerji maliyetlerini yükselteceğinden, bu firmalardaki mevcut istihdamın işini tehlikeye sokacaktır" diyerek, yasanın başka bir sakıncasını dile getiriyor.

Bu örnekler dışında, teşvik kapsamına giren diğer illerin ticaret ve sanayi odalarının da, Teşvik Yasasının, hatalı ve yanlış ve işlevselliği olmayan bir şekilde ortaya konulduğunu belirten açıklamaları bulunmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, Teşvik Yasası muhaliflerinin sayısının ülke genelinde azımsanmayacak boyutlara ulaşması, bir şeylerin yanlış olduğunun göstergesidir. Yanlışlardan ve hatalardan dönmek için ilgili kesimlerle yakın işbirliği yapılmalıdır. Teşvik uygulamaları seçici bir niteliği haiz olduğu takdirde ekonomiyi canlandıracaktır. Aksi halde, beklenilen amaçlara ulaşmak mümkün değildir.

Değerli arkadaşlarım, mevcut uygulamada, kapsama alınan illerde sektör ayırımına gidilmeden tüm yatırımlar teşvik edilmektedir. Bu anlayış, kamuda atıl kalan yatırımlara benzer bir şekilde, özel sektörde verimsiz yatırımların yapılmasına yol açacaktır.

Değerli arkadaşlarım, örneğin, mevcut un fabrikaları çok düşük kapasiteyle çalışırken, yeni un fabrikaları için teşvik getirmenin mantıklı bir izahı yoktur diyorum. Daha önce ifade ettiğim gibi, bu, teşvik kapsamındaki iller ve sektörler arasında haksız rekabete neden olmaktadır. Teşvik kapsamı dışında bırakılan Eskişehir İlindeki bir tekstil işletmesi ile teşvik kapsamındaki komşu illerin herhangi birinde kurulacak bir tekstil işletmesini ele alalım. Komşu iller teşvik kapsamında yer aldığı için, bu illerde kurulacak olan veya kurulu olan tekstil işletmesi, Eskişehir'de kurulu tekstil işletmesinden daha ucuza enerji alacak, işçilik maliyetleri daha ucuz olacak ve daha az vergi ödeyecektir. Bu kolaylıklarla, toplam maliyetlerde yüzde 50'lere varan oranda düşüş kaydedeceklerdir. Bu kapsamla, buna karşılık, teşvik kapsamında yer almayan, Eskişehir'deki veya herhangi bir ilimizdeki işletme, hangi projeyi ortaya koyarsa koysun, hangi üretkenliği sağlarsa sağlasın, maliyetlerini, ancak yüzde 2 veya yüzde 3 düşürebilir. Maliyetlerinin yüzde 40, yüzde 50 oranına düşürülmesi mümkün değildir. Bu şartlar altında, siz, bu iki işletmeye "haydi bakalım, rekabet edin" diyeceksiniz.

Değerli arkadaşlarım, bu, şuna benziyor: İki kişiyi güreştireceksiniz; ama, güreşe başlamadan önce, güreşçilerden birinin elini, kolunu, bacağını sıkıca bağlıyorsunuz ve bu işi de, tarafsız olması gereken, iki tarafa da aynı uzaklıkta olması gereken hakem yapıyor, sonra da haydi, güreşe başlayın diyorsunuz. Değerli arkadaşlarım, bu güreşin sonucunun adil olduğunu söylemek mümkün müdür?

Bu nedenle, yatırım teşvik sistemi oluşturulurken, iller ve ilçelerin özellikleri ile sektörel ve bölgesel gerçekler gözönüne alınmalıdır. Yapılması gereken, sektörlere, bölgelere göre özel teşvikler verilmelidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yasayla ilgili önem arz eden bir diğer önemli husus, benimsenen teşvik kriterleriyle ilgilidir. Teşvik kriteri olarak, dört sene önceki rakamlar kullanılmaktadır. İl bazında, aradan geçen dört seneye rağmen, yeni millî gelir rakamlarının halen açıklanmamış olması, ayrı bir muammadır değerli arkadaşlarım. Teşvik, yanlış kriterlere dayandırılarak uygulanırsa, hedeflenen amacın ötesinde, istenmeyen olaylara, gelişmelere sebebiyet verebilir.

Teşvik Yasasının dengesizliklere neden olacağına dair çarpıcı örneklerden biri de, seramik sektörüdür. Getirilen Teşvik Yasası, seramik sektöründeki 5 firmaya yarar sağlamaktadır. Sektördeki diğer firmalar ise, yasanın getirdiği avantajlardan yararlanamadığı gibi, seramik firmaları arasında haksız rekabetler yaşanacaktır. Haksız rekabet, doğal olarak sektörel kavgaların başlamasına sebep olacaktır. Bir başka ifadeyle, Teşvik Yasası, 200 000 kişiye istihdam sağlayan sektörün çöküşünü başlatacaktır.

Tüm bu söylemler, feryatlar, sektörler ve iller arasında devlet eliyle haksız rekabet yaratıldığının en açık ifadesidir. Teşvik Yasasıyla, hükümetin, iller, sektörler içerisinde adaletli bir yarış, rekabet ortamı yaratması gerekirken, bunun tam zıddı yapılmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Vedat Yücesan (CHP, Eskişehir). “Yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.880)”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 12 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-yucesan-22-2005-05-12-yatirimlarin-ve-istihdamin-tesviki-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
