# Sarımsak üreticilerinin sorunları hk

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim
- **Tarih:** 11 Aralık 2002
- **Gündem:** SARIMSAK ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HK
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c001/b008/tbmm220010080251.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2002-12-11-sarimsak-ureticilerinin-sorunlari-hk

> Mehmet Yıldırım (CHP), 11 Aralık 2002 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SARIMSAK ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HK); konuşma 759 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET YILDIRIM (Kastamonu) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bugün, Türkiye'nin ve Kastamonu'nun önemli sorunu saydığım iki önemli konu üzerine söz aldım; sözlerime başlamadan, Yüce Meclisi ve televizyonları başında bizi izleyen vatandaşlarımı ve tüm Kastamonu halkını saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, 3 Aralık tarihinde Başbakan Sayın Abdullah Gül'ün cevaplaması koşuluyla bir soru önergesi verdim. Bu soru önergem, dünden itibaren daha da güncelleşmiştir. Türkiye sarmısak yetiştiriyor. Sarmısak demeyin; bu, bir ilaç, antibiyotik; yani, diğer bir deyişle, tabiî. 26 hastalığa iyi gelen bir ilaç: ama, bu ilaç, Türkiye'de Kastamonu'nun Taşköprü İlçesinde, Balıkesir'de ve Kırklareli'nde, Babaeski'de yetişmektedir.

Türkiye'nin ihtiyacı kadar sarımsağı ürettiğimiz halde, geçmiş 57 nci hükümetin. 1 Kasım tarihi itibariyle, Çin'den 5 000 ton civarında Çin sarmısağını Türkiye'ye Dubai hattından sokmasına bir anlam veremiyoruz. Hükümete soruyoruz; ithalatı durdurmayı düşünüyor musunuz? Çiftçinin T.B.M.M. B :8 11.12 . 2002 O :1 elinde 10 000 tona yakın sarmısak varken, AKP Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Kastamonu'da, Nasrullah Meydanında halkımıza verdiği söze "sarmısak ithalatına hayır; ihracatla, dünyaya kaliteli sarmısağı tanıtacağım" sözüne sadık kalıyor musunuz? Bu, bir.

İkinci konu: Sarmısak ithalatını gerekli kılan, büyük basında, medyada da kendini tarif eden, dün, Sabah Gazetesinde "ithal sarımsakta pis kokular geliyor" anlayışıyla, bunu araştırmayı düşünüyor musunuz?

Yükte hafif, ama pahada kıymetli, Çin'den, Dubai'den Türkiye'ye, Türkiye'den de dışarı giden bu yabancı sarmısağın içinde başka yabancı maddeler ve insanlığa zehir saçan maddeler olduğunu araştırmayı düşünüyor musunuz?

Değerli arkadaşlar, bu sarmısak 5 000 ton ithal edilmiş, şu anda da Mersin gümrüğünde 1 000 ton beklemektedir. IMF'nin kapılarında, 1 dolar alacağız diye, nöbet bekliyoruz. Balıkesir'de, Mersin'de, Kastamonu'nun Taşköprü İlçesinde Türkiye'nin ihtiyacı olan sarmısak üretilirken, sarmısak ithal edilmesine bir anlam verebiliyor muyuz?! Elbette ki, bu Meclise, bu sarmısağı ben, seçim meydanlarında, başında başörtüsü olan Kastamonu'nun Taşköprü İlçesindeki bir kadına, simge halinde taşıdığım bu kadına söz vermiştim. O kadın bana "oğul, alınterim, emeğim, kendirim, sarımsağım sana emanet, bunların hakkını, hukukunu koru" demişti. Bu başörtülü anaya "sözüm namusumdur, bunu Türkiye Büyük Millet Meclisine götüreceğim ve tüm milletvekilleriyle birlikte mücadelemizi vereceğiz" diye söz vermiştim. İşte, bunun için söz aldım ve huzurunuza çıktım; Sayın Başkana bu konuda söz verdiği için teşekkür ediyorum.

Bu sarmısak Kastamonu sarmısağı, Taşköprü sarmısağı; bak, ne güzel, mis kokuyor. Bu ise, Çin'den getirilen; Türk halkına yedirilmek istenen, kötü emellilerin Türkiye'yi transit taşımada kullandıkları, Çin sarmısağı. Bakın, bu sarmısak parçalanmış ve sağlığa zararlı; biz Kastamonu'da bu sarmısağı satmayız ve atarız, yemeyiz, yedirmeyiz; çünkü, bu sarmısak çürümüştür ve sağlığa da zararlı hale gelmiştir; ama, görüyorum ki, Ankara'nın marketlerinde bu sarmısağın bir paketi 2 000 000 liraya satılmaktadır. Bizim Kastamonumuzun Taşköprü İlçesinde bu sarmısağın bir kilosu 4 000 000 liradır. Bilgilerimize arz ediyorum.

Değerli Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Türkiye'nin, artık kaybedecek zamanı yok. Sarımsaktan kendirine, kendirinden şekerine, hatta diğer tarım ürünlerine varıncaya kadar ithal etmeye başladık; ihraç ederken ithal etmeye başladık. Bizim dünyaya borcumuz var. Biz, üretmeden, çiftçiye ürettirmeden borcumuzu nasıl ödeyeceğiz, bunun için ne çareler arayacağız diye düşünüyorum. Sayın Hükümetin buna duyarlılık göstereceğini düşünüyor, derhal sarmısak ithalatının durdurulmasını talep ediyorum.

İkinci konu ise Köy Hizmetlerinin akaryakıt sıkıntısı. Şu anda, Kastamonu'da -yine 3 Aralık tarihinde vermiş olduğum önerge gereği- makine var, işçi var; ama, mazot yok.

BAŞKAN - Efendim, toparlar mısınız...

MEHMET YILDIRIM (Devamla) - Dün akşam anayasa oylaması sırasında Sayın Bakanın yanına giderek, Kastamonulu diğer milletvekili arkadaşlarımla birlikte, akaryakıt sıkıntısının olduğunu ve 9,5 trilyon lira bir paranın acil olarak verilmesini talep ettik. Sayın Bakan, gereğini yapacağını ve paranın aktarıldığını söyledi. Şu anda, buraya geldiğim ana kadar Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne para hâlâ aktarılmamış.

Dün, İnsan Hakları Gününü kutladık. Mecliste arkadaşlarımız konuştu. Kastamonu'nun şu anda 169 köyünün yollan kapalı; çocuklarımız okula gidemiyor; hastalarımız hastaneye gidemiyor. T.B.M.M. B:8 11.12 . 2002 O :1 İnsanlarımız normal ulaşım hakkını kullanamıyor. Bu insanlarımızın insan haklarından yararlanması için, acil eylem paketi içerisinde, vilayet, özel idare kaynaklarını kullanamıyor, makineler çalışmıyor, velhâsıl, millet mahsur kalmış durumda.

Lütfen, bürokratik işlemleri bir tarafa iterek, Sayın Bakanımız, Maliye Bakanlığındaki bürokratlara acil eylem planını uygulatarak, makinelerimizin akaryakıtını acilen teminetsin ve mahsur kalan köylerimiz kurtulsun.

Keza, Karayolları aynı durumda. Ben, eski bir Karayolcu başmühendisim. 15 trilyon lira talep etmiştir. Makineleri eskidir, kar mücadelesinde hepimiz gidiyoruz, görüyoruz, yollar buzlu, karlı, tuz sericisi yok, rotatifleri yok, kar makineleri yok... 1975 model makinelerle bunları aşmaya çalışıyorlar. Operatör yok, işçi yok... Peki, biz, televizyonlarda bir kaza gördüğümüz zaman, bu insanlarımıza, Karayolları yetkililerine, nasıl "tuzlama yapmamışsınız, tuz sermemişsiniz, buzu ortadan kaldırmamışsınız" diyebiliriz?! Karayolları bölge müdürüyle görüştüm; tuz parası yok. Öyleyse, Sayın Maliye Bakanından, Sayın Başbakanımızdan, sayın hükümetten rica ediyoruz, acil eylem planını hemen uygulamaya koyun.

Hepinize saygılar sunuyorum ve bu sarımsağı da Türkiye Büyük Millet Meclisine hediye ediyorum. Bizim kırsal bölgelerimizde "nazar değmesin" derler; inşallah, iktidar ile muhalefete nazar değmez. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu). “Sarımsak üreticilerinin sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 11 Aralık 2002. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2002-12-11-sarimsak-ureticilerinin-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c001/b008/tbmm220010080251.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
