# 23 ağustos 1925 şapka ve kıyafet devriminin 78 inci yıldönümü münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim
- **Tarih:** 30 Temmuz 2003
- **Gündem:** 23 AĞUSTOS 1925 ŞAPKA VE KIYAFET DEVRİMİNİN 78 İNCİ YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2003-07-30-23-agustos-1925-sapka-ve-kiyafet-devriminin-78-inci-yildonumu-munasebe

> Mehmet Yıldırım (CHP), 30 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 23 AĞUSTOS 1925 ŞAPKA VE KIYAFET DEVRİMİNİN 78 İNCİ YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 831 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET YILDIRIM (Kastamonu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sabrınızı fazla taşırmadan, 2 nci madde üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüşlerimizi aktarmaya çalışacağım.

Değerli arkadaşlar, 2490, 2886 ve en son da, en erken eskiyen yasa, maalesef -marttan bu tarafa- 4734. Türkiye Büyük Millet Meclisi bir karar alıyor, yolsuzluktan, uğursuzluktan kurtulmaktan, kamu kaynaklarını şeffaf yönetmekten dolayı bir yasa çıkarıyor; kamu henüz bu yasaya alışmadan, hazırlanmadan, birileri, kamu personeli ve teknik personelle birlikte "bu İhale Yasasıyla biz iş göremiyoruz, biz çalışamıyoruz, biz kaynakları kullanamıyoruz" diye, siyasîlere, bizlere baskı yaparak, maalesef, amaçlarında muvaffak olmuşlardır; çünkü, 4734 sayılı Yasa, önce, bir, şeffaflığı getiriyordu; iki, kaynağı getiriyordu; üç, projeyi öngörüyordu. Projesi olmayan, kesinhesabına kadar tatbikat projeleri olmayan, yüzde 10 kaynağı ayrılmayan hiçbir projenin ihalesine imkân vermiyordu. Maalesef, şimdi, hükümetimiz işbaşına geldiği günden bu güne yapılan çalışmayla, Türkiye Büyük Millet Meclisine önce bu yasa bir geldi; sonra, kamuoyunun baskısıyla geri çekildi; sonra, Avrupa Birliği, IMF ile yapılan birtakım çalışmalarla, yeniden, Türkiye Büyük Millet Meclisinin önüne geldi, birlikte tartışıyoruz.

Bana göre, bu yasanın tek doğru bir tarafı var; bu yasa -3/a maddesi- orman köylüleriyle ilgili bir düzenleme getiriyor; bu, doğru bir düzenlemedir; çünkü, orman köylüleri, orman kooperatifleri, gerçekten, İhale Yasası kapsamında. Ben de, sözcü olarak, daha önce, Orman Bakanlığı ve Çevre Bakanlığının birleştirilmesiyle ilgili yasanın 17 nci maddesi üzerinde konuşurken, bu İhale Yasasının kapsamından orman köylülerinin çıkarılmasını talep etmiştim, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına konuşmuştum. Bu, Cumhuriyet Halk Partisinin de talebiydi. Gerçekten, orman köylümüz sefildi. Gerçekten, orman köylümüz yoksuldu. Gerçekten, orman köylümüz evinde aş bulamıyordu ve elindeki ormanı koruyordu. Koruduğu ormandan, Allah'ın kendisine bahşettiği ormandan üretim yaparak, yapacak ayırarak, tomruk üreterek geçimini sağlıyordu; devlete çalışıyordu. Belki, tomruğu keserken sırtından, bacağından yaralanıyordu, belki de felç geçiriyordu. Çocukların nafakasını sağlamaya çalışıyordu. Türkiye'de yaklaşık 2 000 000'un üstünde -yaklaşık 2 000 kooperatifin üyesi- vatandaşımız, yurttaşımız, orman köylümüz bu yasadan mustaripti. İstiyorduk ki, bu yasa tek bir madde üzerinde gelsin, getirilsin ve Orman Kanununa uygun, 40 ıncı maddeye uygun bir şekilde bu yasa değişikliği önümüze gelsin.

Değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri; ben, Kastamonu milletvekiliyim. Bolu, Çankırı, Bartın ve Sinop olmak üzere, Türkiye'nin en büyük güzel ormanları bizim bölgemizde, en yoksul halk bizim bölgemizde, göç bizim bölgemizde. Ormanlar zengin. Orman ürünleri, orman emvalleri, büyük üretim yapıldığı için bizim hanemize yazılıyor, millî hâsılamıza yazılıyor. Kastamonu'nun, örneğin, 1 781 dolar, 2002 yılında millî geliri görülüyor. Biz, fakirken zengin görünüyoruz. Neden; orman emvali, bizim gayri safî millî hâsılamız olarak görülmektedir. Gerçekten yoksuluz, gerçekten orman köylümüz yoksul. Bu yasanın orman köylüsü lehine değiştirilmesi gerekiyordu; ama, bu yasada bir eksiklik var. Bu yasanın bu eksikliğinin giderilmesini talep ediyoruz. Az sonra bir önerge vereceğiz; burada "orman köylülerine" diye bir ibare var.

Değerli arkadaşlar, her köyde kooperatifleşme var, her köyde örgütlenme var. Bakın, dün, 2/B uygulamasıyla ilgili yasa buradan çıktı; gelecekte de bu yasayla ilgili, Orman Yasasıyla İlgili, orman köylülerine ve kooperatiflerine Or-Köy kanalıyla kaynak aktaracağını, hükümet belirtmektedir. Eğer, bu maddede "köylülerden" ibaresinin önüne "orman kalkındırma kooperatifi" ibaresini koyarsak, bu yasanın özü değişmemektedir; tam tersine, kooperatiflere daha çok imkân tanınmaktadır ve Anayasamızın 171 inci maddesine de uygun hale dönüşmektedir.

Bakın, Anayasa madde 171'de ne deniliyor: "Devlet, millî ekonominin yararlarını dikkate alarak, öncelikle üretimin artırılmasını ve tüketicinin korunmasını amaçlayan kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır."

Değerli arkadaşlar, komisyonda da arkadaşlarımızla bir önergeyle "kooperatifler" ibaresinin ve ondan sonra da "köylülere" ibaresinin eklenmesini talep ettik; ama, hükümet direndi. Direnişini anlamakta güçlük çekiyoruz. Neden direniyor, anlamakta zorluk çekiyoruz. Buna IMF mi karşı arkadaşlar; yani, biz, orman köylülerinin örgütlenmesini, onların geliştirilmesini, onların daha sağlıklı, birlikte dayanışma içine girmesini, Türkiye Cumhuriyetinin Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, hükümet olarak niye engelleyelim ki?! Yani, bunu "köylülerden" ibaresinin önüne koymakta bir sakınca görmüyoruz ve bu ibarenin önüne "kooperatifler" ibaresinin eklenmesini, Cumhuriyet Halk Partisi olarak talep ediyoruz.

Değerli arkadaşlar, bu madde çok geniş; savunmadan bütün kamu kurum ve kuruluşlarına kadar, Adalet Bakanlığının cezaevlerinden, yurtlara kadar, Millî Eğitimden Başbakanlık Basımevine kadar kapsam dışında. Değerli arkadaşlar, tek eksik kalmış: Sadece yapım işleri. Sanıyorum, 2003 bütçesinde kaynak kalmadı. 2004'te de, bu gidişle kaynağı bulmamız da çok zor olacak; çünkü, öyle bir noktaya geliyor ki, gelin hep beraber bir karar verelim... 2490 yıllarca uzun sürdü Türkiye'de, eskimedi; 2886 erken eskidi; ama, bu 4734 sayılı Yasa da yaklaşık dört ayda eskidi.

Değerli arkadaşlar, Cumhuriyet Halk Partisi ve Adalet ve Kalkınma Partisi, gelin, başka bir Türkiye yok. İnanın, dokunulmazlıkların kaldırılması derken, kendimden şüphe etmeye çalışıyorum. Değerli arkadaşlar, hepimiz hırsız mıyız biz, siyasetçi hırsız mı, Sayın Bakanlarımız hırsız mı, Sayın Başbakanımız hırsız mı; hâşa.

Değerli arkadaşlar, hep birlikte, birbirimize sahip çıkarak, Türkiye'nin siyasetçileri olarak, dürüst ve erdemli olduğumuzu, eskilerden farklı olduğumuzu gelin anlatalım, gelin birlikte karar verelim.

Önergeler veriyoruz. Burada, savunma, güvenlik ve istihbaratla ilgili mevzuat uyarınca gizlilik içinde yürütülmesi gerektiği için, Savunma Bakanlığının yaptığı birtakım alımlar, uçaklar, helikopterler, parçalar ihale kapsamı dışına çıkarılmıştır. Doğrudur bu, doğrudur; ama, değerli arkadaşlar, 8 inci maddede bir olay getiriyoruz; örneğin ASELSAN, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kurduğu bir vakfın olduğu için, bu ihale kapsamı içinde yasaklılar ve cezalılar arasına giriyor; yani, bir noktada, kendi elimizle, bir taraftan muafiyet kazandırırken, bir taraftan da ASELSAN'ın elini kolunu bağlıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu). “23 ağustos 1925 şapka ve kıyafet devriminin 78 inci yıldönümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 30 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2003-07-30-23-agustos-1925-sapka-ve-kiyafet-devriminin-78-inci-yildonumu-munasebe (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
