# Bayındırlık ve iskan bakanı yaşar topçu hk meclis soruşturması açılmasına ilişkin (9/9)-(s.s.672)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim
- **Tarih:** 9 Kasım 2004
- **Gündem:** BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANI YAŞAR TOPÇU HK MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN (9/9)-(S.S.672)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2004-11-09-bayindirlik-ve-iskan-bakani-yasar-topcu-hk-meclis-sorusturmasi-acilmas

> Mehmet Yıldırım (CHP), 9 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANI YAŞAR TOPÇU HK MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN (9/9)-(S.S.672)); konuşma 854 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET YILDIRIM (Kastamonu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. (9/9) esas numaralı Yaşar Topçu hakkındaki Soruşturma Komisyonu raporu üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum.

Değerli arkadaşlar, benden önce konuşan arkadaşlarım önemli konulara değindi, tekrar etmek istemiyorum. Bir karayolcu olarak, bu işi bilen bir kişi olarak, konuyu, berrak bir şekilde, önyargılardan uzak bir şekilde değerlendirmek istiyorum.

Bu işin ihalesi, keşfinden itibaren devletin ütülmesine yöneliktir; daha doğrusu, keşfin yapılması, (A) katsayısının verilmesi, köprü zamlarının ilave edilmesi; yüzde 30, olmadı yüzde 50 verelim, (A) katsayısı 1; 1 değil 1,5 verelim, 1,5 değil 2 verelim, 2 değil 3 verelim diye bir keşif hazırlanması, kamunun ütülmesine yönelik, bu işi alacak müteahhitlerin de cebine kaynak aktarılmasına yöneliktir. Bu işi bu şekilde bir tespit edelim.

İkincisi, bu ihaleyi gerçekleştirirken, 2886'nın dışına çıkarmak, Bakanlar Kurulu kararıyla olmuştur; Başbakan talimat vermiştir, bakan uygulamaya koymuştur, Bakanlar Kurulu karar vermiştir. Daha sonra, televizyon konuşmalarında da Eyüp Aşık demiştir ki: "Biz, bu işi alan müteahhitlere bu işi paylaştırdık ve eşit bir şekilde dağıttık."

İhalenin yapılış şekli, davetiye şekli... Önce 11 kişiye, yetmedi, baskılar gelmiş; Başbakana baskılar, hükümete, bakana baskılar, genel müdüre baskılar neticesinde ilave edilen 4 firma da... Maalesef, ihale safhasında -ne biçim organizasyon ki- sadece Kutlutaş diye bir firma teklif vermeyeceğini ifade etmiş, ENKA diye bir firma tekliflere alıcı zarflar koymamış; ikili, üçlü ortaklıklar kurularak işler paylaşılmıştır.

İşlerin paylaşılması, yüzde 20-30'dan başlamak üzere, aşağıya doğru, en son ihaleye göre, 17'ye kadar, 16'ya kadar çekilerek, sanki tespih gibi dizilmiştir. Gerek müteahhitlerin gerekse kamu görevlilerinin bunu görmemesine, siyasî iktidarın bunu anlamamasına pes doğrusu demek lazımdır; çünkü, bu ihalede nifak vardır. 2886 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi bakana yetki vermiştir; üç kişiden teklif alarak da bu işi yapabilir; ama, bir kişi yapar, bir kişi ihaleye teklif atar, iki kişi rekabet eder; ama, burada rekabet ortamı kalmamıştır; ikili, üçlü ortaklıklar kurulmuştur ve işler paylaşılmıştır ve Türk Ceza Kanununun 205 inci maddesi kesinlikle ihlal edilmiştir.

Komisyon raporunu incelediğimizde, ihaleye çağrılan müteahhitlerin, siyasî iktidara yakın müteahhitler olduğunu görmekteyiz; diğerleri davet edildiği zaman, bunun farklı olduğu ifade edilmektedir.

Görülüyor ki, 877 000 000 dolarlık bir iş, Sayın Bakanımızın 2005 bütçesinde 4,5 katrilyon liraya çıkmıştır. 4,5 katrilyon liraya çıkan bir keşifle, bu işin Karayolları Genel Müdürlüğünün, standart bir projenin veya tatbikat projelerinin görülmeden, klasifikasyon değerleri ortaya çıkmadan, nerede viyadük, nerede köprü, nerede tünel, nerede yarma, nerede dolgu yapılacağı görülmeden ihaleye çıktıkları anlaşılmıştır. Meclise ilk geldiğimiz yıllarda da öğrendiğimize göre -Mecliste, Sayın Başbakan ve Sayın Bakanımız söylemiştir- Karadeniz sahil yolunda 340 000 000 dolar civarında fazla ödemenin olduğu tespit edilmiştir; bu, zabıtlarda çıkmıştır.

Görülüyor ki, bu ihalede nifak vardır arkadaşlar; hiç kuşku duymayın. Bu işin başlangıcından, keşfinden, ihalenin sonuna, hem de şimdiye kadar, vatandaşımız soyulmuştur, yetimin hakkı yenmiştir.

Burada açıklıkla itiraf edeyim ki, eğer bu böyle olmasaydı, son, Sayın Bakanımızın da, bu sözleşmenin 30 uncu maddesine göre, keşif artışlarının yüzde 176, yüzde 100 çıkması noktasında, aynı müteahhitler yüzde 16'yla işe devam ederken, aynı müteahhitler yüzde 27 ile yüzde 32 arasında tenzilatlarla işe devam etmeyi sağlamışlardır. Demek ki, yüzde 20 ile yüzde 32 arasında 12 fark var; yine, yüzde 16 ile yüzde 26 arasında 10 fark var.

Aradaki farkları gördüğünüz zaman, o gün, bu şartlarda yapan müteahhitler, bugün, acaba, tenzilatlarını niye yukarı çekmektedirler? Yüzde 126 daha, bakana verilen yetkiyi bu şekilde kullanan müteahhitler, bu yönde, fazla bir kaynağın da, yüzde 120 daha işin kendileri tarafından yapılacağını umut etmişlerdir.

Hükümetin yerinde ben olsaydım, Bayındırlık Bakanının yerinde ben bakan olsaydım, bu işi yüzde 100'e kadar yaptırır, hemen yeniden ihaleye çıkardım, (A) katsayısını 1 yapardım, köprü zamlarını, viyadük zamlarını indirirdim, sıfır yapardım; yeniden ihaleye çıktığımızda, krediyi de devlet olarak garanti ettiğimizde, yeniden yüzde 40 civarında tenzilatla da Türkiye'de bu işi yaptırabilirdik.

Görülüyor ki, yüzde 32 neden, nereden çıktı? Yani, niye yüzde 40 değil de yüzde 32, niye yüzde 20 değil de yüzde 32 diye, bugünkü hükümetin Sayın Bakanına sormak gerektiğini düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, burada, raporu incelediğimizde, fazla vaktinizi almamak için şunu ifade etmek istiyorum -değerli arkadaşlarımız da söylediler- 2003 yılının sonuna kadar 338 000 000 dolar civarındaki bir ödemede, (A) katsayısını 1 aldığınızda ve köprü zamlarını düştüğünüz zaman, devletin 127 000 000 dolar kârı oluyor; yani, bunun, nakliye katsayılarına artış oranı yüzde 44, toplam keşfe oranı yüzde 21'dir. Şu anda, bugünkü yüzde 32'lik tenzilat, artı 12 zamlı demektir değerli arkadaşlar.

Demin değerli arkadaşlarımdan birisi söyledi; komisyonda ifadesi alınan firmalardan birisi "ben Fırat'ta 2 111 metre viyadük yapıyorum, köprü zammım sıfır, (A) katsayısı, taşıma katsayısı da 1" diyor. 1 111 metre köprü yapan müteahhit firma, yine, (A) katsayısını 1, köprü zammını sıfır diyor. Söyledik ya, keşfin başlangıcından sonucuna kadar, bu olayda nifak oluşmuştur.

Yine ifadelerden aldığımıza göre "yetkililere sordunuz da, katsayıyı nasıl belirlediniz" denildiği zaman -katsayının bir hesabı vardır, meyline göre, yol standardına göre- "sorduk, şifahen aldık" diyor. Arkadaşlar, böyle bir şey olmaz, böyle bir şey olamaz, Karayolları bu tarz bir çalışmada bulunamaz, mümkün değil! Böyle bir çalışma hiç olmamıştır.

Yine, bir daire başkanına, ifadesinde sorulduğunda -raporda yazıyor- "otuzaltı yıldır Karayollarındayım, böyle bir ihale hiç görülmedi" diyor. Görülmemiştir çünkü. 15 kişi bir odaya kapanacak, ikili üçlü eşleşecek, sonunda, bir ihale almayan hiç kimse kalmayacak, eşit bir şekilde paylaşacaklar! Sayın Bakan diyor ki "ben, ihbar geldiği zaman savcılığa müracaat ettim." Sen babanı kandır...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu). “Bayındırlık ve iskan bakanı yaşar topçu hk meclis soruşturması açılmasına ilişkin (9/9)-(s.s.672)”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 9 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2004-11-09-bayindirlik-ve-iskan-bakani-yasar-topcu-hk-meclis-sorusturmasi-acilmas (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
