# 2005 mali yılı bütçe kan.tas. (12 nci tur görüşmelerinde ) bayındırlık ve iskan bakanlığı,kültür ve turizm bakanlığı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim
- **Tarih:** 26 Aralık 2004
- **Gündem:** 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS. (12 NCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI,KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2004-12-26-2005-mali-yili-butce-kan-tas-12-nci-tur-gorusmelerinde-bayindirlik

> Mehmet Yıldırım (CHP), 26 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS. (12 NCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI,KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI); konuşma 797 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET YILDIRIM (Kastamonu) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ülkemizin yolcu ve yük taşımacılığının en önemli unsuru olan karayolları ulaşım sisteminin planlanması, projelendirilmesi, yapılması, bakım ve işletilmesinden sorumlu olan Karayolları Genel Müdürlüğü bütçesiyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclise ve bizi izleyen vatandaşlarıma saygılarımı sunuyorum. Türkiye Cumhuriyeti Karayolları görevlileri ve ülkemizin ulaşım sistemleriyle ilgili, bir muhalefet sözcüsü olarak değil, karayolcu bir mühendis olarak genel bir değerlendirme yapmak istiyorum.

Karayolları Genel Müdürlüğü, otoyollar, devlet ve il yolları ağına giren güzergâhları tayin ve tespit etmek, yapılan plan ve programlar çerçevesinde bu ağlar üzerinde yol, köprü, tünel, sanat yapıları projelerinin yapımını, bakımını, onarımını, işletmesini yapmak, bu işlere ilişkin teknik esasları saptamak ve yolların güvenli bir şekilde, sürekli olarak trafiğe açık tutulmasını sağlamakla görevlendirilmiştir.

1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda, Osmanlı İmparatorluğundan devralınan bakıma muhtaç 18 350 kilometre yol ağının genişletilmesi amacıyla, 1929 yılında, günümüzün Karayolları Genel Müdürlüğünün nüvesini oluşturan Şose ve Köprüler Reisliği kurulmuş, çıkarılan bir yol kanunu ile karayolu çalışmalarına ağırlık verilmiştir.

Önceleri kazma kürekle, insangücüne dayanarak yapılan yol inşaatına, 1948 yılından sonra makineli olarak başlanılmış, ülkenin karayolu hamlesinin daha dinamik ve yetkin bir teşkilatla sürdürülmesi amacıyla 1 Mart 1950 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Kuruluş yıllarında hedef, ülkenin her yanına ulaşabilmek, sosyal niteliği ağır basan yolları hayata geçirebilmekti. Bunun için 1960'lı yıllarda 60 000 kilometrelik bir karayolu ağı oluşturuldu. 1960 - 1970 yılları arasında asfalt kaplamaya ağırlık verildi. 1970'li yıllarda, çokşeritli yol ile otoyol yapımı önem kazandı. 1980'li yıllarda, daha çok otoyol yapımına hız verildi. Bugün 1 900 kilometreye yakını otoyol olmak üzere, 63 000 kilometre civarında yol ağı mevcuttur. Bu yol ağının da yüzde 95'i asfaltla kaplıdır.

Ülkemizdeki yük taşımacılığının yüzde 93'ü, yolcu taşımacılığının yüzde 95'i karayoluyla yapılmaktadır. Bu duruma göre, karayollarının geliştirilmesi ve günün ihtiyaçlarına cevap verir hale getirilmesi kaçınılmaz bir sonuçtur.

Ulaşım sisteminin, havayolu, demiryolu, denizyolu ve karayoluyla birlikte, entegre bir sistem olduğu bilinmektedir. Kaynak ve imkânları sınırlı olan ülkemizde, ülkenin sanayii ve ticaretiyle ilgili yük taşımacılığının ve seyahatle ilgili yolcu taşımacılığının çok iyi analiz edilerek, gerekli ve yeterli fizibilite çalışmasının yapılarak, ulaştırma master planının hazırlanması gerekmektedir.

Birincisi 1980'li yıllarda hazırlandığı bilinen ulaştırma master planında gelinen nokta nedir, gelinen nokta ülkemiz gerçeklerine uygun mudur, uygun değilse, aksamalar nelerdir, nasıl düzeltilecektir sorularına cevap bulabilmemiz için, öncelikle, vakit geçirilmeden ulaştırma master planının güncelleştirilmesi gerekmektedir.

Plan olmadan yapılan programların başarılı olma şansı yoktur. Plansız ve programsız yapılan işler israftan öteye geçemez, geçmesi de mümkün değildir.

Master planların hedefleri ve süreleri bellidir. Sağlanan kaynak ve imkânlara göre revizyonlar yapılır, güncelleştirilir.

Plan olmazsa ne olur; bir hükümet gelir, otoyol der; bir başkası gelir, mevcut yolları ıslah edelim der; bir başkası da gelir, her yere bölünmüş yol yapalım der.

Master planlar, yalnızca yapılacak işleri ve öncelikleri belirlemez; aynı zamanda, işlerin nasıl yapılacağını da belirler; yani, bu işlerin hangi imkânlar ve hangi kaynaklar kullanılarak yapılacağını hazırlar. Örneğin, geçmiş yıllarda hazırlanan master planlarında işlerin yüzde 70'inin ihaleli, yüzde 30'unun emanet usulüyle yapılması düşünülmüştür. Bunun tersi de olabilir; yüzde 30-yüzde 70 de olabilir.

Hepimiz biliyoruz; içinde bulunduğumuz dönemde, Devlet Planlama Teşkilatının hazırladığı Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı uygulanmaktadır. Yatırım programlarının da, kalkınma planına uygun olarak hazırlanması gerekmektedir. Acaba, bu böyle midir?!

Ülkemizin, artık, plansız, programsız çalışmaya tahammülü yoktur. 1 metreküp mıcırı, temel malzemesini, 1 ton asfaltı israf edemeyiz.

Avrupa Birliğine girilmesiyle ilgili çalışmaların hızlandığı bugünlerde, Avrupa Birliğinden ve Avrupa Yatırım Bankasından önemli derecede kredi alma imkânı vardır. Özellikle altyapı yatırımlarına kredi alabilmenin yolu... Öncelikli ve fizibilitesi olan projelere, önceliği olan projelere önemli derecede kredi imkânı sağlanabilir düşüncesindeyim.

İnşaat mühendisi olduktan sonra çalışmaya başladığım Karayolları Genel Müdürlüğünde, plan ve programla ilgili temel ilkenin en iyi şekilde uygulandığını gördüm. Ne zamana kadar; kuruluşun siyasallaştırılmaya başlandığı, planın değil, kişisel görüşlerin önplana getirildiği zamana kadar. Bir bakan geldi "önce kendi yöremin yolları" dedi, planda var mı, fizibil midir bakmadan; sonra, bir bakan geldi "önce benim yöremin yolları" dedi, fizibl mıdır bakmadan!..

Bunları, yapılan işlere karşı olduğum için söylemiyorum; yapılan iş, ne olursa olsun, bir şekilde faydalıdır; ama, hepimiz biliyoruz ki, ülkemizde, şimdiye kadar, bakanların ve hükümetlerin ömrü uzun olmamıştır ve başlattıkları işler de öncelikli işler olmadıkları için, fizibl olmadıkları için, yeni gelen tarafından önemsenmiyor, kaynak verilmiyor, işler yarım kalıyor ve ülkemiz de, başlamış, yarım kalmış proje mezarlığına dönüşüyor; kaynaklar heba oluyor, yapılanlar tahrip olup gidiyor.

Yatırımların plana göre programlanması yerine, siyasal tercihlere ve hatta kişisel tercihlere göre programlanması, ülkede o kadar dayanılmaz noktaya gelmiştir ki, bugünkü hükümetin bile arasında sorun yaşanmaktadır.

Hükümetin Acil Eylem Planında yer alan bölünmüş yolların programını, plandaki yerini, önceliğini, fizibl olup olmadığını burada gündeme getirmek istemiyorum; ama, sorumlu bir milletvekili olarak, ülkemiz imkânlarını ve kaynaklarını iyi bilen bir kişi olarak, genel bütçenin ancak 1,8'i -3 572 057 000 Yeni Türk Lirası- civarındaki bir ödeneğin doğru ve yerinde kullanılmasıyla ilgili hassasiyetimi ifade etmeden geçemeyeceğim. Bu, geçen yıla nazaran yüzde 70 civarında bütçede artış sağlamıştır...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu). “2005 mali yılı bütçe kan.tas. (12 nci tur görüşmelerinde ) bayındırlık ve iskan bakanlığı,kültür ve turizm bakanlığı”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2004-12-26-2005-mali-yili-butce-kan-tas-12-nci-tur-gorusmelerinde-bayindirlik (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
